Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > MAYIS 2008 SAYISI - MAY 2008 ISSUE > Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Duyurular
Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Duyurular


FOTORİTİM OKURLARINA DUYURULAR

 

Geçtiğimiz günlerde iki ilginç tören oldu. İlki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümünün 30. yıl etkinlikleri kapsamında 9 Nisan 2008 – Çarşamba günü, üniversitenin oditoryumunda yapıldı.

 

FOTOĞRAF BÖLÜMÜNÜN 30. YILI

 

30. yıl etkinlikleriyle ilgili hazırlanan belgeselde, yaptığım konuşmaya bağlı düşüncelerimi kapsayan yazı önceki Fotoritim’lerde yayınlanmıştı. Fotoritim okuyucularına, 30. yılına ulaşmış Fotoğraf bölümünün kuruluş hikayesini aktarmıştım.

 

Rektör Prof. Rahmi Aksungur, Fakülte Dekanı Zeki Alpan ve Bölüm Başkanı Doç. Yusuf Murat Şen’in konuşmalarından sonra belgesel sunuldu ve emeği geçenlere de teşekkür belgelerini verdiler, bizde aldık. 

 

11 Nisan 2008 tarihinde de MSGSÜ – SBE  Fotoğraf programı lisansüstü öğrenci sergisi “Varlık ve Zaman” başlığı altında üniversitenin Fındıklı’daki binasında, Osman Hamdi Bey salonunda açıldı. Sergide yer alanlar Ayşe Ceyda Binyıldız, Kürşat Ergan, Uğur Günay, Emre İkizler, Yasemin Karslı, Saliha Kasap, Derya Kılıç, Coşar Kulaksız, Kazım Hilmi Or, Baran Özdemir, Ediz Potori, Mustafa Bilge Sarkın, Kazım Şahbudak, Tayman Tekin, Seçkin Tercan, Yakup Türkoğlu, Tuna Uysal, Ebru Ceren Uzun. Kendilerini kutluyorum.

 

1. ULUSAL FOTOĞRAF GÜNLERİ


Yaklaşık aynı günlerde 10 – 12 Nisan 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Dergisinin 1. Ulusal Fotoğraf Günleri, İtalyan Kültür Merkezi’nde bir kokteylle açıldı. “Ustalara Saygı, programımızda yer kalan sanatçılar ve eğitmenler başlığı altında Sayın Prof.Güler Ertan, Sayın Halim Kulaksız, Sayın Prof.Mehmet Bayhan, Sayın Yusuf Tuvi ve bana, ön gösterilerimizden sonra plaket verildi ve sanatçılar kısa bir konuşma yaptılar.

 

Ben şunları söyledim; 1958 – 2008, Fotoğrafta 50 yıl olmuş. Bir yüzyılın yarısı olan bu 50 yılda, Türk fotoğraf kültürünün oluşumuna, özgün fotoğraflarım ve düşüncelerimle katkıda bulunmaya çalıştım ve çok çalıştım. Fakat hala sanat ve fotoğraf özürlü bir ülkede yaşıyoruz. Hiçbir yerde çalışmadan, fotoğraf dışında hiçbir şeye bakmadan geçen 50 yılda “Körler çarşısında ayna satmak” hiç kolay olmadı. Bu amaçlar doğrultusunda, ölçülebilir bilgilere yaslanan başarılarıma rağmen tüm değerlendirmeleri bilemiyorum. Ancak bildiğim tek birşey var. Çabalarımın, ülkemizde fotoğraf sanatının ve mesleğinin uygulanabilir, peşine düşülebilir bir alan olduğu vaadini, genç kuşaklara vermesidir. Buna inanan pekçok genç, ışığın ardına takıldı, bugünlere geldi. Hiçbir şey yapmamış olsam bile, böyle bir ülkünün, hedefin yerleştirilmesine olan katkım bana yeter. Mutluyum. Hanımefendiler, beyefendiler hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

Uzun yıllar büyük emek verdiğim “Yeni Fotoğraf Dergisi”nden sonra uzun ömrüyle ve etkileriyle bir misyon üstlenmiş Şerif Antepli  ve Nadir Ede yönetimindeki “Fotoğraf Dergisi”nin, fotoğrafımıza katkıları ortadadır. Yayın bayrağını dalgalandıra dalgalandıra, yayın hayatlarını etkinliklerle sürdürüyorlar.

 

GÖSTERİLER

 

Bu etkinlikler kapsamında 10 – 12 Nisan 2008 tarihleri arasında Maltepe Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, EFSA, Fotoforum, Fotogen, FSK, Gafsad, İfod, İfsak, Bahçeşehir Üniversitesi, Haliç Üniversitesi, Afad, Afsad, Kask, Konfad, Anfad, Banfad, Oktay Çolak, İbrahim Zaman, İzzet Keribar, Basaf, MFD, Zeyfod, Bufsad, E-fot ve Alptekin Baloğlu’nun gösterileri izlendi.

 

Görüldüğü gibi fotoğraf çevresinde bir hareketlilik var. Kurumlaşmanın hareketleri var. Buna sevinmek lazım. Bunları niye yazıyorum? Ömrüm ve çevremdeki kuşağımın ömrü, ülkemizde fotoğrafın kurumlaşması çabalarıyla geçti. Kişisel inancım eğer belli hedefler için sistem içinde konular programlanmaz ve düzenlenmezse stratejik bir gelişme sağlanamaz. Her şey takdik seviyesinde kalır ki, genelde işe yaramaz, uçup gider. Tüm bunlar olup biterken emeklerimin boşa gitmediğini düşünüyorum. Çabalarımda, kavgalarımda haklıymışım.

 

Bağlı olarak içinde olduğum Trek Fotoğraf Merkezi’nde ilginç fotoğraf sergileri açılmakta. Sonuncusu Amerikalı bayan sanatçı Lynsey Addario. Galerinin küratörü olarak serginin duvarına şöyle bir yazı astım.

 

“DARFUR” LYNSEY ADDARIO SERGİSİ ÜZERİNE

 

Sudan’da, Darfur’da büyük bir trajedi yaşanıyor. Yine gözyaşı, yine acı, yine kıyım. Sergi, Sudan’ın batısında 2003 yılından bu yana yaşanan olaylar üzerine.

 

“Fotoğraf” dünyaya açılan görselliğin en yalın kılıç penceresidir. “Belgesel Fotoğraf” ise, yaşanan dünyadaki tüm olayların izdüşümüdür. Çoğu kez sanat eserinden beklentimiz, dünyayı algılama, yaşama yeni bir yorum getirme misyonudur. İzlediğiniz sergi bu misyonu üstlenmiş.

 

Hangi araçla olursa olsun sanat eserleri, insan aklının, ruhunun gelişmesine bir katkıdır. Bilgilerin doğrudan kavranmasına yardımcı olur. “Doğrudan Fotoğraf” ise, izleyici ile “Gerçek” arasına kurulmuş en sağlam köprüdür.  İyi çözümlenmiş çalışmalar, tüm anlamıyla bizi zenginleştirir.

 

50 yıllık fotoğraf kariyerim sırasında, değişik ülkelere yaptığım çok sayıda geziden edindiğim izlenim; “Her ulus, sanat varlığını kendine özgü bir biçim dünyası içinde sergiliyor” tanımlanması şeklinde oldu. Bu özellikle coğrafya, iklim koşulları, tarihsel birikim ve yaşanan dinin itici gücüyle oluşmuş “Gerçek”tir.  Bilen bir kişi objektifini çevirdiği zaman ortaya çıkar. Burada izlediğimiz bir Amerikalı sanatçının fotoğrafları. Fotoğrafçası kendine ait ama “Gerçek” insanlığa ait.

 

Bir sanat eserinde gerçeğin değerli olabilmesi için insanın temel sorunlarından biriyle bağlantılı olması gerekir. Fotoğraf tarihine baktığımız zaman son tahlilde fotoğrafın somut olarak insan macerasının değişik yüzlerine eğildiğini görürüz. Buradaki sergi Darfur’da yaşanan trajedi. Kendimiz için dersler çıkararak, iyi seyirler dilerim efendim.


Gültekin Çizgen – Küratör

 

NURİ BİLGE CEYLAN – EMİNE CEYLAN’IN “BABAM” SERGİSİ ÜZERİNE

 

Ceylan kardeşler Teşvikiye Destek Reasürans Galerisi’nde Nisan ayında çok önemli bir sergi açtı. 84 yaşındaki babalarını çekmişler. Fotoğraf dilleriyle, anlatımlarıyla, fevkalade özenli baskılarıyla renkleriyle, tonlarıyla örnek bir çalışma ortaya çıkarmışlar. Sergi kitapçığının girişine Emine Ceylan son derece hoş bir metin eklemiş. Fotoğraf kütüphanelerinde mutlaka olması gereken bir belge.

 

Gültekin ÇİZGEN, Nisan 2008



FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :

Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Fotoğraf Ölüyor Mu
Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : "Umberto Eco Nasıl Bir Türkiye Fotoğrafı Seçer?" Üzerine 
Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Fotoğrafa Amatörce Yaklaşımın Ufukları
Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü'nün 30.Yılı
Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Tartışmalıyız
Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Ne Olacak Şu Fotoğraf Yayıncılığımızın Hali?

Gültekin Çizgen : Portre


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
sevgili gültekin çizgen,
paylaşımınız için teşekkürler.
ben paylaştığınız haberlerden LYNSEY ADDARIO konusunda yazdıklarınızdan yola çıkarak bir konudaki görüşünüzü merak ediyorum.
sergiyi ben de gezme şansı buldum. görselliği çarpıcı, anlattıkları ile izleyiciyi çarpan fotoğraflar. daha sonra sayın addario hakkında şöyle birşey öğrendim. darfur'da çektiği fotoğraflardan, bir kız çocuğuna ait olan bir fotoğrafı, ciddi bir rakama, basına değil de, fotoğrafı beğenen zengin birine satmış. fotoğrafı alan fotoğrafı çok beğendiği için aldığını söylemiş. yani darfur dehşetinin, bir kız çocuğunda dile gelen çığlığı belki de birilerinin duvarını süsleyecek ya da sırf beğenilen bir fotoğraf olma özelliği ile bir yerlerde varolacak.

bu bilgiyi öğrendiğimde, fotoğrafı görmediğim halde, insanlık utancımızın kaynağı olan örneklerden birini belgeleyen bir fotoğrafın bu şekilde kullanılması, insan olarak beni iki kez utandırdı.

sizin "fotoğrafçı" kavramı konusunda, yukarıdaki örnek üzerinden giderek, bu bağlamda neler düşündüğünüzü merak ediyorum. fotoğrafçının öyle ya da böyle para kazanması gerektiğinden, yukarıdaki örnek normal karşılanabilir mi, normal karşılanmazsa fotoğrafçıya tepkimiz ne olmalı, bu tür fotoğrafların ve fotoğrafçıların desteklenmesi doğru mu?

fotoğrafta etik, ahlak, değer kavramlarının sınırları var mı, nerde başlar nerde biter? fotoğrafçının işi ve sorumluluğu fotoğrafı yarattığı aşamada sona mı erer, fotoğrafçı fotoğrafından nereye kadar sorumludur?

belki bir yazınızın konusu olur bunlar. belki birgün karşılaşır konuşuruz.

saygı ve sevgilerimle...
şule tüzül eklemiş - adds | 08 Mayıs 2008 Saat - Time 17:10
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.