
FOTOĞRAF ÖLÜYOR MU?
Zincirlikuyu mezarlığının önünden geçerken girişe ezelliği Kuran’dan alınma “Her canlı ölümü tadacaktır” ibaresi yazıldığında medyada kıyamet kopmuştu. Elbette her canlının başına geleceğini tartışamayız. Ancak “Fotoğraf” canlı değil. Ya “Sanatlı Söylem” ya da “Meslek Uygulaması” olan bir olgu. Fotoğrafın miladı olan 1839’dan bugüne uzanan tarihinde pekçok değişime uğradı. Ondan üreyen sayısız ciddi rekabete rağmen fotoğraf ölmedi de şimdi mi ölüyor? Aslında hemen şunu itiraf etmeliyim ki bu provakatif başlığı, acemi bir yazar olarak ajitasyon olsun diye yazdım. Aslında yazarlara yakışan bir manipülasyon. Meraklısı anlar.
FOTOĞRAFIN İKİ AYAĞI
Bilindiği gibi fotoğrafın iki ayağı var dedik. “Sanatsal Söylem” ve “Meslek Uygulamaları”. Sanatsal söylemde geldiğimiz yer ortada. Ulaşılan pekçok hedefe ve mesafeye rağmen yine de eksiğimiz çok. Nedir ulaşılanlar? Öncelikle fotoğraf altyapılarına bakarak hatırlayalım. Bugün ülkemizde fotoğraf eğitimi 74 Güzel Sanatlar Fakültesi’nin 16’sında yapılıyor. (Yapılıyor da! acaba kalite nedir? Sonuçlar nedir?) 40’ı aşkın fotoğraf derneğimiz var. (Var da! fotoğraf sanatı ve mesleği ne ölçüde güçleniyor?) Üç – dört adet fotoğraf dergisi yayınlanmakta. (Yayınlanmakta da ! acaba fotoğrafımızın kuramsal yapısı ne kadar güçlendi?) Fotoğrafın müzeleşme süreci devam ediyor. (Ancak ! koleksiyoncu sayımız hala 1 adet.) Bu liste aslında daha da çoğaltılabilinir ancak tüm bu gelişmelerin sonucunun fotoğrafımızdaki profillerin (Çünkü sanatı sanatçılar yapar) güçlü kimliklerle ortaya çıkması ve fotoğrafımıza “Yerlilik Bakışı” – “Üslup” – “Biçim Yapısı” kazandırmasıyla doğru bir yere ulaşılır.
Fotoğrafımızın sanatsal söyleminde böyle güçlü bir gelişim var mı? Bana göre yok. Neden yok? Çünkü pekçok gelişimin ateşleyicisi ve dinamiği sayılan “Arz ve Talep” dengesinin kurulamaması, marifeti iltifatsız kılıyor. Fakat burada elbette fotoğraf sanatçılarının da günah payı var. Çünkü onlar teoriye, yerliliğe inanmadılar. Çünkü onlar konularına bir ömür koydukları halde kendilerini ve yapıp etmelerini çok fazla ciddiye aldıramadılar.
PROFESYONEL MESLEK UYGULAMALARI
Fotoğrafta sanatsal söylemin, ekonomik getirisi yok. İnsan üç öğün acıkıp, kafasını bir damın altına sokmak ihtiyacı, beliren çoluk çocuk dertleri, toplumsal yaşamın ekonomiye olan sıkı bağını, hepimize öğrettiğine göre, hamdolsun fotoğrafçılar da bu bilincin dışında değiller. Ellerinde fotoğraf makinesi sokaklarda, “Ekmek Ekmek” diye koşuşup duruyorlar. İşte bu eylemin adı “Fotoğrafta Profesyonel Meslek Uygulamaları”dır. Nedir bunlar? “Stüdyo”, “Basın”, “Teknik Fotoğrafçılık” ve “Serbest Alan”. Bilenler bilir, İngilizce buna “Free Lance Photography” deniyor. Nedir bu şemsiyenin altına konanlar? “Tanıtım Fotoğrafçılığı”, “Moda”, “Sanayi”, “Görsel – İşitsel” (Audiovisual ) gibi alanlar. Profesyonel Tanıtım Fotoğrafçıları Derneğinin başkanı olarak, kendi alanımda olup bitenlerden daha fazla haberdar olduğum için, bu yazıda “Tanıtım Fotoğrafı”nın sorunlarını ele almak istiyorum.
ÖLÜYORSA, PROFESYONELLİK ÖLÜYOR
Önce iki hikaye anlatayım. İlki, masaüstü çalışmalar yapan, reklam tanıtım alanında usta fotoğrafçı, geçerken sahibi dostu olan bir ajansa uğramış. Ofisteki manzara şu; dostu bir A-4 kağıdı fon yapıp, önüne yerleştirdiği küçük objeleri digital amatör bir ekipmanla çekiyormuş. Patron, arkadaşının bu baskın ziyareti karşısında şaşırıp, yaptığından da biraz utanıp, “- Ya işte idare ediyoruz, telaş var-” gibi cümlelerle olayı geçiştirmeye kalkmış. Meslektaşım tabi duruma çok içerlemiş. “Biz yıllarca onca projede çırıpınıp, olmaz şartlara göğüs gerdik, senin için öldük, bu nedir allahaşkına” deyip, çıkışmış. Tabi dostlukları da bitmiş. Ama ne işe yarar.
İkinci hikaye daha da ilginç. İkisi de derneğimizin kıdemli üyesi, bilinen iki profesyonelin yarattığı durum. Büyük bir inşaat şirketinin yıl sonu faaliyet raporu için çeşitli coğrafyalarda, firmanın yapıp etmelerinin her zamanki gibi fotoğrafları çekilecek. Holding, meslektaşımızla proje üzerinde anlaşıp, kendisi için hazırlanan uçak biletini eline verip, şantiyelerden birine fotoğraf çekimine gönderiyor. Kardeşimiz çalışıp, işi tamamlıyor ve geri dönüyor. Döndüğünde “Senin verdiğin bütçe geçmedi başka teklifler var şimdi çekimlere onunla devam edeceğiz” diyorlar. Meslektaşımız, bu etik dışı davranış karşısında donup kalıyor. Çünkü, şantiye şartları ve karşılıklı güven dolayısıyla, hiç avans almadan yola çıktığı için, el elde, baş başta kalıveriyor. Cabası da, kum fırtınasında bozulan iki kamera ve asistanlarına dağıttığı avanslar.
Yaşadığımız dönemde yukarıda bahsettiğim iki küçük hikayeye herhalde onlarcası, yüzlercesi eklenebilir. Çünkü, “Tanıtım” alanında kriz var.
NE YAPMALI?
Biz Profesyonel Tanıtım Fotoğrafçıları Derneği’ni, fotoğraf mesleğinin gelişmesi, tanınması, meslektaşlarının çıkarlarının ve onurlarının korunması gibi gerekçelerle yaklaşık 15 yıl önce kurduk. O günden bugüne de, yönetim kurulları bu amaçla konulan hedefler için onlarca etkinlik ortaya koydular. Pekçok gelişme sağlandı. En önemlisi de bu anlattığım hikayelerde görülen “Haksız Rekabet” konularının çözümüydü. Ancak ülkemiz ilginçtir. Dünya ticaret örgütünün talimatlarıyla kurulan “Rekabet Kurumu” fiyat üzerinden her türlü anlaşmayı iptal ettiği için profesyonel derneğimiz iş yapamaz hale geldi. Manzara da şimdi bu.
SONUÇ VE DİLEKLER
Tüm bunlar neden oluyor?
•Önce ülkemizdeki ekonominin fevkalade sığ, yüzeysel bir yapısı var. Bu herşeyi etkiliyor.
•Temelde toplumsal değerlerde büyük erozyon var. Büyük değerlerin kaybedilmesi devam ediyor.
•Genel eğitim seviyemiz son derece yetersiz ve estetik özürlü bir ülkeyiz.
•Hukuk kurallarının tamamlanmamış olması ile cezaların caydırıcısız olması.
•Haksız kazanç eğilimlerinin yaygınlığı.
•Ekonomik olarak sıkışınca “etik” kültürünün ortadan kaybolması.
Elbette yukarıdaki manzaradan fotoğrafçılar da payını alacak. Dilekler için söyleyecek şey, kendi bindiğimiz dalı keserek nereye gidebileceğimizi herkesin kendine sorması lazım.
Gültekin ÇİZGEN, Mart 2008
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"