Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > NİSAN 2008 SAYISI - APRIL 2008 ISSUE > Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Fotoğraf Ölüyor Mu
Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Fotoğraf Ölüyor Mu


FOTOĞRAF ÖLÜYOR MU?
 

Zincirlikuyu mezarlığının önünden geçerken girişe ezelliği Kuran’dan alınma “Her canlı ölümü tadacaktır” ibaresi yazıldığında medyada kıyamet kopmuştu. Elbette her canlının başına geleceğini tartışamayız. Ancak “Fotoğraf” canlı değil. Ya “Sanatlı Söylem” ya da  Meslek Uygulaması” olan bir olgu. Fotoğrafın miladı olan 1839’dan bugüne uzanan tarihinde pekçok değişime uğradı. Ondan üreyen sayısız ciddi rekabete rağmen fotoğraf ölmedi de şimdi mi ölüyor? Aslında hemen şunu itiraf etmeliyim ki bu provakatif başlığı, acemi bir yazar olarak ajitasyon olsun diye yazdım. Aslında yazarlara yakışan bir manipülasyon. Meraklısı anlar.

 

FOTOĞRAFIN İKİ AYAĞI

 

Bilindiği gibi fotoğrafın iki ayağı var dedik. “Sanatsal Söylem” ve “Meslek Uygulamaları”. Sanatsal söylemde geldiğimiz yer ortada. Ulaşılan pekçok hedefe ve mesafeye rağmen yine de eksiğimiz çok. Nedir ulaşılanlar? Öncelikle fotoğraf altyapılarına bakarak hatırlayalım. Bugün ülkemizde fotoğraf eğitimi 74 Güzel Sanatlar Fakültesi’nin 16’sında yapılıyor. (Yapılıyor da! acaba kalite nedir? Sonuçlar nedir?) 40’ı aşkın fotoğraf derneğimiz var. (Var da! fotoğraf sanatı ve mesleği ne ölçüde güçleniyor?) Üç – dört adet fotoğraf dergisi yayınlanmakta. (Yayınlanmakta da ! acaba fotoğrafımızın kuramsal yapısı ne kadar güçlendi?) Fotoğrafın müzeleşme süreci devam ediyor.  (Ancak !  koleksiyoncu sayımız hala 1 adet.) Bu liste aslında daha da çoğaltılabilinir ancak tüm bu gelişmelerin sonucunun fotoğrafımızdaki profillerin  (Çünkü sanatı sanatçılar yapar) güçlü kimliklerle ortaya çıkması ve fotoğrafımıza “Yerlilik Bakışı” – “Üslup” – “Biçim Yapısı” kazandırmasıyla doğru bir yere ulaşılır.

 

Fotoğrafımızın sanatsal söyleminde böyle güçlü bir gelişim var mı?  Bana göre yok. Neden yok? Çünkü pekçok gelişimin ateşleyicisi ve dinamiği sayılan “Arz ve Talep” dengesinin kurulamaması, marifeti iltifatsız kılıyor. Fakat burada elbette fotoğraf sanatçılarının da günah payı var. Çünkü onlar teoriye, yerliliğe inanmadılar. Çünkü onlar konularına bir ömür koydukları halde kendilerini ve yapıp etmelerini çok fazla ciddiye aldıramadılar.

 

PROFESYONEL MESLEK UYGULAMALARI

 

Fotoğrafta sanatsal söylemin, ekonomik getirisi yok. İnsan üç öğün acıkıp, kafasını bir damın altına sokmak ihtiyacı, beliren çoluk çocuk dertleri, toplumsal yaşamın ekonomiye olan sıkı bağını, hepimize öğrettiğine göre, hamdolsun fotoğrafçılar da bu bilincin dışında değiller. Ellerinde fotoğraf makinesi sokaklarda, “Ekmek Ekmek” diye koşuşup duruyorlar. İşte bu eylemin adı “Fotoğrafta Profesyonel Meslek Uygulamaları”dır. Nedir bunlar? “Stüdyo”, “Basın”, “Teknik Fotoğrafçılık” ve “Serbest Alan”. Bilenler bilir, İngilizce buna “Free Lance Photography” deniyor. Nedir bu şemsiyenin altına konanlar? “Tanıtım Fotoğrafçılığı”, “Moda”, “Sanayi”, “Görsel – İşitsel” (Audiovisual ) gibi alanlar. Profesyonel Tanıtım Fotoğrafçıları Derneğinin başkanı olarak, kendi alanımda olup bitenlerden daha fazla haberdar olduğum için, bu yazıda “Tanıtım Fotoğrafı”nın sorunlarını ele almak istiyorum.

 

ÖLÜYORSA, PROFESYONELLİK ÖLÜYOR

 

Önce iki hikaye anlatayım. İlki, masaüstü çalışmalar yapan, reklam tanıtım alanında usta fotoğrafçı, geçerken sahibi dostu olan bir ajansa uğramış. Ofisteki manzara şu; dostu bir A-4 kağıdı fon yapıp, önüne yerleştirdiği küçük objeleri digital amatör bir ekipmanla çekiyormuş. Patron, arkadaşının bu baskın ziyareti karşısında şaşırıp, yaptığından da biraz utanıp, “- Ya işte idare ediyoruz, telaş var-” gibi cümlelerle olayı geçiştirmeye kalkmış. Meslektaşım tabi duruma çok içerlemiş. “Biz yıllarca onca projede çırıpınıp, olmaz şartlara göğüs gerdik, senin için öldük, bu nedir allahaşkına” deyip, çıkışmış. Tabi dostlukları da bitmiş. Ama ne işe yarar.

 

İkinci hikaye daha da ilginç. İkisi de derneğimizin kıdemli üyesi, bilinen iki profesyonelin yarattığı durum. Büyük bir inşaat şirketinin yıl sonu faaliyet raporu için çeşitli coğrafyalarda, firmanın yapıp etmelerinin her zamanki gibi fotoğrafları çekilecek. Holding, meslektaşımızla proje üzerinde anlaşıp, kendisi için hazırlanan uçak biletini eline verip, şantiyelerden birine fotoğraf çekimine gönderiyor. Kardeşimiz çalışıp, işi tamamlıyor ve geri dönüyor. Döndüğünde “Senin verdiğin bütçe geçmedi başka teklifler var şimdi çekimlere onunla devam edeceğiz” diyorlar. Meslektaşımız, bu etik dışı davranış karşısında donup kalıyor. Çünkü, şantiye şartları ve karşılıklı güven dolayısıyla, hiç avans almadan yola çıktığı için, el elde, baş başta kalıveriyor. Cabası da, kum fırtınasında bozulan iki kamera ve asistanlarına dağıttığı avanslar.

 

Yaşadığımız dönemde yukarıda bahsettiğim iki küçük hikayeye herhalde onlarcası, yüzlercesi eklenebilir. Çünkü, “Tanıtım” alanında kriz var.

        

NE YAPMALI?

 

Biz Profesyonel Tanıtım Fotoğrafçıları Derneği’ni, fotoğraf mesleğinin gelişmesi, tanınması, meslektaşlarının çıkarlarının ve onurlarının korunması gibi gerekçelerle yaklaşık 15 yıl önce kurduk. O günden bugüne de, yönetim kurulları bu amaçla konulan hedefler için onlarca etkinlik ortaya koydular. Pekçok gelişme sağlandı. En önemlisi de bu anlattığım hikayelerde görülen “Haksız Rekabet” konularının çözümüydü. Ancak ülkemiz ilginçtir. Dünya ticaret örgütünün talimatlarıyla kurulan “Rekabet Kurumu” fiyat üzerinden her türlü anlaşmayı iptal ettiği için profesyonel derneğimiz iş yapamaz hale geldi. Manzara da şimdi bu.

 

SONUÇ VE DİLEKLER

 

Tüm bunlar neden oluyor?

 

•Önce ülkemizdeki ekonominin fevkalade sığ, yüzeysel bir yapısı var. Bu herşeyi etkiliyor.

•Temelde toplumsal değerlerde büyük erozyon var. Büyük değerlerin kaybedilmesi devam ediyor.

•Genel eğitim seviyemiz son derece yetersiz ve estetik özürlü bir ülkeyiz.

•Hukuk kurallarının tamamlanmamış olması ile cezaların caydırıcısız olması.

•Haksız kazanç eğilimlerinin yaygınlığı.

•Ekonomik olarak sıkışınca “etik” kültürünün ortadan kaybolması.

 

Elbette yukarıdaki manzaradan fotoğrafçılar da payını alacak. Dilekler için söyleyecek şey, kendi bindiğimiz dalı keserek nereye gidebileceğimizi herkesin kendine sorması lazım.

 

Gültekin ÇİZGEN, Mart 2008

 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 4 yorum, 1-4 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
""""Tüm bunlar neden oluyor?



•Önce ülkemizdeki ekonominin fevkalade sığ, yüzeysel bir yapısı var. Bu herşeyi etkiliyor.

•Temelde toplumsal değerlerde büyük erozyon var. Büyük değerlerin kaybedilmesi devam ediyor.

•Genel eğitim seviyemiz son derece yetersiz ve estetik özürlü bir ülkeyiz.

•Hukuk kurallarının tamamlanmamış olması ile cezaların caydırıcısız olması.

•Haksız kazanç eğilimlerinin yaygınlığı.

•Ekonomik olarak sıkışınca “etik” kültürünün ortadan kaybolması.



Elbette yukarıdaki manzaradan fotoğrafçılar da payını alacak. Dilekler için söyleyecek şey, kendi bindiğimiz dalı keserek nereye gidebileceğimizi herkesin kendine sorması lazım."""


Sevgili Gültekin Çizgen üstadımızın, yukarıda tırnak arasına taşıdığım görüşlerine bende katılıyorum.
Çok dikkatli olmak ve bazı şeyleri "değerinde " yaşatmak lazım. Bunun içinde sanırım herkesin ve herkesimin üzerinde taşıyacağı sorumlulukları var paylaşmak lazım.

Sevgiler saygılar

Zeynel Yeşilay eklemiş - adds | 02 Nisan 2008 Saat - Time 15:16
sevgili gültekin çizgen,
bu kadar az ve öz bir şekilde herşey o kadar iyi ifade etmişsiniz ki, tanıtım fotoğrafçılığını yazınızın ana konusu yapsanız da, söyledikleriniz ülkemizdeki fotoğraf ve sanat için de temel tespiler. siz çözümü her kitabınızda tekrarlıyorsunuz, ah bir de okusalar, ve okuyanlar da ah bir anlasalar ya da uygulasalar. "ve fotoğraf" isimli kitabınızda

fotoğraf=çalışmak+süreç+bilgi+inanç+sabır+hedef+"insan ve doğa"+gerçeklik+"içerik ve biçim"+irade+özgünlük

diyorsunuz. tüm üretimler için geçerli bir formül bence.

saygı ve sevgilerimle...

şule tüzül eklemiş - adds | 03 Nisan 2008 Saat - Time 21:29
40 yıldır fotoğraf zenaatıyla uğraşırım,bildiklerime bir de yazınızda rastlayınca bir garip oldum desem yeridir,ben de kendimce bir şey ilave edeyim ,saygıyı da ilave edelim bütün bunlara, kendine saygı,meslektaşa saygı,mesleğe saygı ve ustaya saygı ,emeğe saygı,günümüzde anlık çıkarlara dayalı ilişkilerden dolayı yitirilmiş ahlaki duygular bunlar ,saygılar
yaşar uğur eklemiş - adds | 19 Nisan 2008 Saat - Time 10:24
"Ancak ! koleksiyoncu sayımız hala 1 adet": Hayır, Pera Müzesi'nden kendime, özel ve tüzel onlarca fotoğraf koleksiyoneri tanıyorum.
"Fotoğrafımızdaki profillerin (çünkü sanatı sanatçılar yapar) güçlü kimliklerle ortaya çıkması ve fotoğrafımıza “Yerlilik Bakışı” – “Üslup” – “Biçim Yapısı” kazandırmasıyla doğru bir yere ulaşılır": Hayır, hem marksistlerin, hem liberallerin global sistem kurduğu bir zamanda yerlilik, ancak folklorik olan olacaktır, öyle de oluyor.
"Dünya ticaret örgütünün talimatlarıyla kurulan 'Rekabet Kurumu' fiyat üzerinden her türlü anlaşmayı iptal ettiği için profesyonel derneğimiz iş yapamaz hale geldi": Dijital fotoğrafları kağıda basımda korkunç bir rekabet var, daha önce 7-8 YTL'ye yapılan işleri şimdi maliyeti 20 YKR iken, 25 YKR'a yapanlar çıktı. Fiyatta narh, tekelleşme demektir. Tabii, MÜSAM'da olduğu üzere, derneklerin açıktan müthiş paralar kazanmaları demektir. Özlenen bu, herhalde.
Gültekin Çizgen, 27 yıllık kuramsal / uygulamasal fotoğrafçılığım sırasında, tümüyle negasyon uyguladığım ender kişilerden biridir. Yani, o ne diyorsa, tersi doğrudur. Burada birkaç örnek vermeye çabaladım yalnızca.
Reha ÜLKÜ eklemiş - adds | 28 Nisan 2008 Saat - Time 19:03
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.