
“UMBERTO ECO NASIL BİR TÜRKİYE FOTOĞRAFI SEÇER?” ÜZERİNE
“Açık Toplum Enstitüsü” Türkiye Direktörü Hakan Altınay’ın aktardığına ve bizim medyadan öğrendiğimize göre yeni bir “tanıtım projesi” yapmışlar. Projenin özü; Umberto Eco gibi The Guardian’dan İspanya’dan, Fransa’dan, İtalya’dan bir kısım çok önemli yazar ve sosyologları Türkiye’ye davet edip, “Türkiyeli Fotoğrafçıların” çektiği fotoğraflar arasından 10’ar adet fotoğraf seçtirip, üzerlerine metin yazdırıp Avrupa başkentlerinde sergilemeyi düşünmüşler.
Ala. Elbette iyi niyetli bir yaklaşım. Ancak fotoğraf deyince kulağımı kabartıp, gözümün yağını parlattım. Çünkü medyanın haberinde bir başka bilgi daha vardı. “Her türlü oryantalist klişe içeren bu ve benzeri imgeler dışında bir Türkiye algısının oluşmasını önemsiyoruz.” denmiş. Elbette bu da çok iyi niyetli bir yaklaşım. Ancak, konunun başka açılımları ve geçmişi olabileceğini düşünüp, iki satırla bunu anlatmak isterim.
NE OLACAK YANİ?
Sonunda bazı fotoğraflar toparlanır ve pamuk eller cebe diyerek ilan edilen proje yapılır. Kıyamet de kopmaz. Ancak ülkemizin “Tanıtım Sicili” çok parlak değildir. Hatırlayalım ki, bir kaç yıl önce Birleşmiş Milletlere kayıtlı 206 ülke arasına bir yeni ülke ismi mi eklendi, dünya vatandaşları “Urkey” neresi diye birbirlerine sordular. Çünkü bir aklıevvel İngilizce “Turkey”in T harfini iki kolunu yana açmış “T” harfi takliti yapan insan, bir turist imajıyla birleştirmek istemişti. Hiçbir şekilde kolay okunup, anlaşılamayan bu yeni imajı, Kültür ve Turizm Bakanlığımız da çok beğenip onaylayarak, esasen “Hindi” anlamına gelen “Turkey”imiz böylece “Urkey“ oluvermişti. Tanıtım alanında belli bilinç ve temel felsefe yoksunu, yabancılaşma yolunda devşirilmiş kadrolarıyla, dev adımlarla yürüyen bir ülke olarak başımıza gelen sıkıntıları pek çok örnekle hatırlamak mümkündür.
FOTOĞRAFLAR
Fotoğraf temelinde ülke nasıl temsil edilir? Sanırım bu haberde bu da tariflenmiş. “Mutlaka hepiniz şahit olmuşsunuzdur Avrupa’da çok sık rastlanan Türkiye imajı, bikini reklamının önünde yürüyen çarşaflı kadın fotoğrafıdır.” Hakan bey böyle buyurmuş. Herhalde öyledir. Bir asrın yarısı kadar, yaşamının 50 yılını bir fotoğrafçı olarak geçirmiş olarak ben mi bileceğim, Açık Toplum Enstitüsü mü bilecek? Elbette beyefendiler bilirler.
600 kusür kişiden toplanmış 2.500 adeti aşan, ülkemizin en büyük “Cumhuriyet Dönemi Fotoğraf Koleksiyonu”nun sahibi olarak, fotoğraf ve tanıtma konusu üzerinde düşündüm. Umberto Eco, gibi profillerin sıradan reklam – metin yazarı olarak kullanılamayacağını düşünerek bu etkinliğin “sanat buluşması” olabileceğini varsayabiliriz. Fotoğrafçılar ve yazarlar. Biri plastik - görsel alanda, diğeri edebiyat alanında iki gücün buluşmasıdır. En azından böyle düşünülmelidir.
Kültür ve Turizm Bakanlığımızın bir fotoğraf koleksiyonu veya müzesi ne yazık ki yoktur. Tanıtma Genel Müdürlüğü’nün bünyesinde onlara göre Türkiye’yi temsil eden, çok karmaşık ilişkiler ve usüllerle yıllardır toparlanan, ihalelerle oluşan bir kısım renkli – dia pozitif fotoğraflar olduğu malumdur.
Ancak fotoğraf sanatı sanıyorum ayrı birşeydir. Almanların fotoğraf literatürüne hediye ettiği deyimle “Schöne Bilder” “Güzel Fotoğraf” Bakanlığın fotoğrafın temsil kabiliyetine bağlı kalarak aradığı ölçektir. Bu tür fotoğraflar için Eco’yu Türkiye’ye çağırmaya gerek yok. Çünkü onlar kendilerini bu tür fotoğrafların altlarını metinle doldurmakla mükellef saymazlar.
Bilinir ki, ülkenin yüz akı fotoğraf sanatçımız Ara Güler’in en bilinen ünlü fotoğrafı, Edirne’deki Eskicami’nin duvarını süsleyen yazılar içinden “Vav” harfinin altında çekilmiş “Allah’lı Çarşaflı Kadın” fotoğrafıdır. Bu ünlü fotoğraf, onlarca, yüzlerce defa geniş ölçekte dünya medyasında, en ünlü dergilerde yayınlanmıştır ama bu fotoğraf Hakan Altınay’ın “Oryantalist klişe ve benzeri imgeler” standartına uyacağı için başından üstü çizilmeye adaydır.
TÜRKİYE’NİN TANITIM SİCİLİ
Yıllardır turizm için çok şey yapmaya çalışıyoruz. Evet güney sahillerimizi pek çok beş yıldızlı otellerle doldurduk. Denizimiz, güneşimiz dillere destan. Çeyrek asırlık büyük gayretin sonucu yıllık 26 milyon - “Urkey” - ziyaretçisi ve hasat 20 milyar dolar. Küçümsediğimden değil, hatta buna da şükür denebilir ama eğer Fransa’nın başkenti Paris’e yılda 75 milyon insan geliyorsa, burada durup düşünmek gerekir. Her konuda kendimizi nedense hep başarılı sayarken, acaba aklımızın bir bölümünü başka arayışlara ayırmalı mıyız? Bence ülkemiz temelde “Kültür ve sanat özürlü bir ülke” imajından kurtulmadıkça sorun çözülmeyecektir. Bu imajı bozan bence “çarşaflı kadın” değildir. Çünkü Hindistan’ın sarisine rağmen, oraya akan milyonlar, bizden fazla.
NE YAPMALI VE SONUÇ
Eğer metin yazarlığı yerine olayı “bir sanat buluşması” olarak görebileceksek, fotoğrafçılarımızın önlerine konacak o fotoğraflar üzerinde görüşleri olması gerekir diye düşünüyorum. Hayatlarında Battal Gazi destanı dahil beş yüz sayfa okumamış, bir tek fotoğraf sergisine gitmemiş, evlerinde kitaplığı olup olmadığı meçhul, olsa da içinde yerli fotoğraf sanatçılarımızın albümlerinin olup olmadığını bilmediğimiz, “sözde seçkin bürokrasinin” 84 yıllık Cumhuriyetimizde fotoğrafımızın sanatsal söylemine hiçbir katkıda bulunmadığı ortadayken, şimdi de fotoğraftan medet ummanın doğru yolunun, doğru olarak aranması gerektiğini düşünüyorum. Enstitünün adı “Açık Toplum” ya, ola ki biz fotoğrafçıların da fikirlerine açıktırlar.
Elbette bu seçkin dünya entellektüellerinin önüne konabilecek “Türk Fotoğrafçıları” tarafından üretilmiş gerçekten değerli pek çok fotoğraf vardır. Bunda mutabıkız. Soru bizce açık, “Bunlar nasıl ve hangi fotoğraflardır, kimlere aittirler?” Benim anlamak istediğim temelde budur.
Gültekin ÇİZGEN * - Şubat - 2008
Profesyonel Tanıtım Fotoğrafçıları Derneği Başkanı Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı
Ulusal Yarışmalar
National Photo
Contests Under TFSF Patronage
12 Mayıs 2008 1. EFOD FOTOĞRAF YARIŞMASI "Su İçin(de) 3 Çığlık"
19 Mayıs 2008 BEYŞEHİR ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOSEL MARATONU
22 Mayıs 2008 TÜTEN TUR FOTOĞRAF YARIŞMASI "En Güzel Tatil Fotoğrafını Ben Çekerim"
26 Mayıs 2008 AKADEMİ ALBÜM ULUSAL FOTOĞRAF PROJE YARIŞMASI
16 Haziran 2008 BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünden Bugüne Köprüler"
30 Haziran 2008 DENİZ TİCARET ODASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Denizde Yansımalar"
31 Temmuz 2008 ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Adaların Sesi"
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"