Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > TEMMUZ 2010 SAYISI - JULY 2010 ISSUE > Haluk Uygur : Bu Sefer Yazdım : Sil... Hepsini... Evet
Haluk Uygur : Bu Sefer Yazdım : Sil... Hepsini... Evet


Delete…  All…  Yes…

SİL... HEPSİNİ... EVET...

 

 

Bir gün fotoğraf ustalarından biri, normal şartlarda yakalanamaz gibi görünen bir görüntüyü nasıl elde ettiği sorulduğunda, fotoğraf tanrısının kendisine yardımcı olduğundan bahsetmişti... Eğer Olimpos tepelerindeki Zeus gibi, fotoğrafın da bir tanrısı olsaydı, acaba ne yapardı?

          

Öncelikle digital değişimle(!) birlikte artan fotoğrafçı ve fotoğraf sayısından mutlu mu olurdu? Kim kendine tabi olanların sayısının artmasından mutlu olmaz ki? Daha çok fotoğrafçı daha çok kul değil mi onun için? Yoksa kulların sayısından çok, niteliğine mi önem verirdi? Niteliksizler çoğalınca da kızar mıydı?

           

Diyelim ki kızdı ... Her tarafı adı fotoğraf olan, birçok görüntü müsveddesi kapladı diye hiddetlendi... Ve fotoğraf dünyasındaki çürümüşlüğü yok etmenin tek çaresi olarak da bir digital tufan çıkarıp, bu yoldan çıkmış görüntülerin tümünü yok etmek istedi...

          

Bence tanrının işi kolay... Hepimiz sonuçta tüm fotoğraflarımızı birbirine bağlı bilgisayarlara yüklemiyor muyuz?  Bazı şehir efsaneleri Bilgisayar Tanrısı’nın bu bilgisayar bağlantıları nedeniyle, dünyadaki her kompütüre ulaşabileceğinden bahsetmiyor mu? Hadi Bilgisayar Tanrısı da Olimpos’ta Fotoğraf Tanrısı ile birlikte oturuyorsa ve birbirleriyle arkadaşlarsa?.. Ve bu arkadaşlık, “Tüm fotoğrafları sil...” komutunu kullanmaya izin verecek kadar ileri gitmişse?.. Ne olur o zaman?...

        

Belki de fotoğraf dünyasının da bir Nuh Peygamber'e ihtiyacı olacaktır... Tanrı Photon da (ki herhalde fotoğraf tanrısının ismi böyle bir şey olurdu)  kendine göre bir peygamber seçebilir haliyle... Ve Photon, Salgado gibi bir adama (veya Ara Güler olsun) , “Ey! Fotoğrafın Peygamberi, ben tüm bu görüntü müsveddelerini yok edeceğim... Eğer senin aralarında koyduğum kurallara uyduklarını düşündüğün, dolayısıyla yaşamasını istediklerin varsa, bir gemi yap, içine de fotoğrafın soyu tükenmesin diye, iyi olanlarından birer çift baskı at...” diyemez mi?

          

Diyelim ki dedi... Peygamber Efendi seçimlerini neye göre yapacak?.. Herhalde tüm fotoğrafların yok olduğu bir gelecekte, çok değerli olacağını düşündüklerini seçecektir.

          

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Peygamber Efendi'nin gemisine binip, canını kurtaranların başında digital ortama girmemiş olanlar gelecektir. Eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı derler ya,..  Zannederim bu durumda bit pazarı aydınlıktan geçilmeyecektir...

          

Başka bir şehir efsanesine göre ise; zaten Bill Gates, Arizona'da bir mağara inşa ettirmiş... Ama öyle bir mağara ki her türlü dış müdahaleye karşı mükemmel bir korunması varmış... Tufan mufan, digital migital dinlemezmiş... Ben diyenlerin yalancısıyım atom bombası atsan dahi etkilenmeyen bir mağaraymış bu mağara...

       

Bill seçtiği milyonlarca fotoğrafı, analog ortamda bu mağaraya depolamış. Seçimi neye göre yapmış bilmiyorum ama, diyesiymiş ki, ben evrenin belleğini burada biriktirip garantiye alıyorum...

        

Şimdi düşünüyorum da... Bu Bill, bizim bahsettiğimiz tanrılardan biri olmasın!..Ya Fotoğraf Tanrısı Photon, ya da Bilgisayar Tanrısı Digicom... Veya (Nasılsa artık birleştiler) ikisi birden...  Bilgisayar ve Fotoğraf Tanrısı Photocom...

        

Peki bu tanrı evrenin belleğini garanti altına alıp, Nuh'un Gemisi'ne bindirdiğine göre, bir gün ya kızar da o malum düğmeye basarsa?..

        

“Delete”...  “All”...  Hemen arkasından da “Yes”.

         

Sil... Hepsini... Evet.

        

Geriye ne kalır? Mağaradakiler mi?

 

Acaba onların değeri ne kadar sizce?

 

 

Haluk UYGUR 
 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 4 yorum, 1-4 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Haluk üstadım,
çok keyifli, düşündürücü ama akıllarda tortu bırakan bir yazı olmuş.
Fikirinize , kaleminize sağlık.
sevgiyle kalın.
Hulki Muradi
Hulki Muradi eklemiş - adds | 17 Temmuz 2010 Saat - Time 21:54
Teknik ya da estetik boyutları olmasa bile,mağarada kalanların (seçilenlerin) değeri çokyüksek olacaktır.Diye düşünüyorum.
Bu düşüncemin ötesinde yanın kurgusunu çok beğendiğimi ifade ediyorum.
Teşekkürler.
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 20 Temmuz 2010 Saat - Time 00:13
eee, bu ne şimdi, sonuç yani bu kadar basit mi? bu sanat kıyamete gidio, kurtarıcısı da ara güler mi :=) yapmayıııın! duvarlarınızı yıkın yahu :=)
serhat delioğlu eklemiş - adds | 05 Ağustos 2010 Saat - Time 02:13
Üstad harika fikir sunumu için teşekkürler. Güzel bir deneme yazmışsınız. O zaman olacakları bizim açımızdan irdeleyelim biraz..Şimdi o işin elçisi kim olursa olsun ulaşılmaz değildir. Demek ki onun zaaflarını aramaya başlıyacağız..Neden hoşlanır, neden etkilenir,neyi sever, neyi daha sık yapar. Keşfettik mi iş kolaylaştı demektir, ondan sonra başlıyacağız güvenini kazanmaya yavaş yavaş,ürkütmeden. Kısa bir zaman sonra kendi depomuzdakilerden bir iki tane eklemeyi düşünüyoruz ya mağaradakilere,hemşire tayini gibi torpil arayacağız bulacağız ve içeriye sokacağız bir iki fotoğraf..Merak etmeyin olimpostakilerin de zayıf yanı var.. En azından iletişim sırasında elektrikler kesilir, bir mini lamercik dost bulur, ufak bir hack denemesiyle mahalle arası internet caafeden(bilerek uzatılmıştır) içeri sızmanın yollarını ararız. O da olmadı mı başlarız tehdit mesajlarına, tehdit iletecek, racon kesecek aracılar göndermeye, hiç biri olmazsa işin içine bir iki insan hakları ihlali ekler veririz dünyayı sadece kendi savundukları konudan ibaret sana bir grubun eline koz olarak sokaklarda bir ffırtına (Fullframe) koparırız nasıl dinlemezmiş olimpos vallahi nikonda dinler canonda :-)) Burası TÜRKİYE burdan çıkış yok :-))) Teşekkürler gülümseten ama düşündüren yazınız için..
Hüseyin Başaoğlu eklemiş - adds | 10 Eylül 2010 Saat - Time 17:08
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.