Bookmark and Share
Haydarpaşa
Kimileri için bir umut kimileri için ise bir kaçış kapısı olan Haydarpaşa.
Önünde taze, çıtır, sıcak simitler dizi dizi. Kimi bakmadan , aldırış etmeden geçer ; kimi kokusunun çekiciliğine kapılıp bir tane alıp eline gider. 


Turnikelerinden geçerken kimlerin ne düşünceleri vardır kafasında kimbilir?
Belki yeni bir yaşama bir adım atmaktır düşünceleri belki de uzaklaşma isteği , bıktığı - yorulduğu şeylerden...


Kimisi için ekmek kapısı. Satmak için mallarını sabahtan kurar tezgahını. Boş geçmesinler, bir tane alsinlar diye gözlerinin içine bakarak bağırır satıcı. 


Kimisi için ise bir oyun alanı. Çocuk işte! Ne gam , ne keder. Umurunda mı dünya? Onun için top oynayabileceği , basamaklarında sekebileceği bir yer orası.


Kimisi elde gazete bekler gelecek treni. Bugün neler olmuş? Hayat ne kadar pahalılanmış , zorlaşmış? Kim kimi ne için öldürmüş yine? Kim neyi paylaşamamış? Okur o tahta koltuklarda.


Kimi çift çıkar o kapıdan elele , güzel anılar oluşturmaya ... Kimi tek başına , elinde belki de evdeki çocuklarına götüreceği rızıklarla...

 


Taş basamaklarında otururken tellendirir bazısı hayatın tüm kederlerini. 


Yaşlı hamal atar yorgunluğunu yükleri taşıdığı aracın üstüne çömelip. Bakar trenlere uzun uzun nerelere gitmiştir aklı kimbilir, nerelere yolculuk etmiştir oturduğu yerden o anda ?


Bir çocuk gözüyle ne de kocamandır o tren. Ne de karadır. Şaşkınca izler kapısından garın.


Bir umuttur Haydarpaşa... Belki de bir kaçış...Daha nice yıllar kimbilir kaç çocuk oynayacak basamaklarında , kaç kişi oturacak tellendirecek sigarasını, kaç kişi atacak kendini bilinmezliğe doğru gitmek üzere kapısından içeri. Kaç kişi girecek belki taşı toprağı altın İstanbul’a... Bilinmez...


Haydarpaşa Garı deyince aklınıza ne gelir ilk hiç düşündünüz mü? Şimdi biraz geriye , eski Türk filmlerine gidin ve onları düşünün. Çoğu film karesinde muhakkak görmüşünüzdür Haydarpaşa Gar’ını. İstanbul’a göç eden insanlarımızın, bu taşı toprağı altın denilen büyülü kente ilk giriş kapısıdır “Gar”. Oradan umutlarına doğru yolculuğa çıkarlar. Belki gerçekleşir , belki gerçekleşmez ama ilk adım o merdivenlerde atılırdı çoğu kez. Filmler gerçek hayatımızın bir yansımasıdır aslında.Köylerimizde iş ve aş bulamayan bizler, bir umutla başka şehirlere , başka dünyalara doğru yolculuk ederiz. Bu yolculuğumuzun bir aracıdır trenler, garlar.


Ne acılar ne sevinçler görmüştür şimdiye kadar Haydarpaşa Garı ama kimseye söylememiştir kendisine anlatılanları, hep dimdik durmuştur deniz kenarında.


Gün içinde İstanbul’a çalışmak için göç eden binlerce insana aracılık yapmıştır. Sabah saatlerinde işine giden insanlara açmıştır kapılarını , akşam evine dönenlere hep aynı döngüyü sürdürmüştür yıllarca mutluluk içinde. Hey gidi şehrin içinde her gün yaşanan “GÖÇ” e tanıklık ederek.


Ama artık İstanbul’ a göç eden insanlarımız o merdivenlerden bakıp umutlarına merhaba diyemeyecekler yada artık orda sevgililer buluşamayacak, ayrılamayacaklar. Artık Haydarpaşa, işinden eve gidenler için dönüş yolu olamayacak. Bugün ise, yıllardan beri her türlü göçe ev sahipliği yapmış olan Haydarpaşa sözde kentsel dönüşüm projesi çevresinde bu misyonuna veda etmek üzeredir. Her toplumda, tarihi mekanlar vardır geçmişe köprü olan , onu yaşatan, duyguları ayakta tutan, o toplumda yaşayan insanların anılarını saklayan. Toplumsal hafızamızın bir andaçı olan Haydarpaşa şimdi teknolojinin, modern şehrin görüntüsüne ayak uydurabilmek için yok olmak üzeredir...


Yazı : Berna AKCAN, Ayşegül KANBAK
Fotoğraflar : Ali Emre ÇETİNER, Faika Berat PEHLİVAN, Yekta TAN
Yorumlar - Comments
Toplam 17 yorum, 1-17 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Çok iyi bir ekip çalışması bildiğimizi sandığımız bir mekanı bu kadar güzel anlatabilir. Elinize sağlık belgesel film gibi okudum..
sinan vargı eklemiş - adds | 02 Şubat 2007 Saat - Time 17:02
fotoğraflar ve anımsattığınız güzellikler adına teşekkürü borç bilirim. çalışmalarınızda başarılar. yeni karelerde buluşmak dileğiyle.
noyan satıoglu eklemiş - adds | 03 Şubat 2007 Saat - Time 21:51
Haydarpaşa'yı hiç bu açıdan düşünmemiştim. Bakıyoruz ama demek ki görmüyoruz. Elinize sağlık. yeni çalışmalarınızı bekliyoruz.
eklemiş - adds | 03 Şubat 2007 Saat - Time 21:55
Haydarpaşa'yı hiç bu açıdan düşünmemiştim. Bakıyoruz ama demek ki görmüyoruz. Elinize sağlık. yeni çalışmalarınızı bekliyoruz.
eklemiş - adds | 03 Şubat 2007 Saat - Time 21:57
Haydarpaşa göç edenlerin giriş kapısıdır.
Hiç uçakla göç eden anadolu evladı görülmemiştir
zira döşşekler bayağa bi yekün tutar uçak kargosunda.
Bu nedenledirki Haydarpaşa birçok filmde giriş kapısı olarak görünür bize.
Bkınız Zeki Alasya , Metin Akpınar ''Bu adamlar nereye bakıyor'' filmi.
Bendeki anısıysa bu yerin şu fotoğraftan ibarettir.
http://www.flickr.com/photo_zoom.gne?id=242526077&size=o

Utku eklemiş - adds | 14 Şubat 2007 Saat - Time 22:16
cok güzel belgesel hazırlamışsınız emeği gecenleri kutluyorum




arinna
seher başogul eklemiş - adds | 19 Şubat 2007 Saat - Time 10:33
Haydarpaşa çoğu kişi kişi için çok farklı anlamlar taşır ve tabi benim için taşıdığı anlam yoğunluğu.Haydarpaşa çok farklı bir ruh halinde milyonlarca kişinin ayak bastığı milyonlarca ruh hali.Hep bir umut kapısı olmuştur.Sadece terk edip ve kavuşanlar dışında.
Burak Paçacıoğlu eklemiş - adds | 21 Şubat 2007 Saat - Time 15:47
Haydarpaşa Gar'ı; salt siyah-beyaz Türk filmlerindeki İstanbul'a ilk adım kapısı değildir kuşkusuz.Yillar önceİ;stanbul'a merhaba diyen tahta valizli insanların .ürkek ve şaşkın adımlarla indiği merdivenler ,o muazzzam bina .!945 baharında ,şaire dizeler yazdıracak kadar etkileyicidir.Batı Trakya'da (Gümülcine/YUNANİSTAN) 15 yıl gibi uzun bir süre Türkçe olarak yayınlanan ve Türk azınlık kültürünün,sanatının sesi olan ŞAFAK dergisinin kurucuları Rahmi ALİ ile Mücahit MÜMİN'in, Haydarpaşa ile ilgili ilginç anıları vardır.Her ikiside ;Akçadağ Öğretmen Okulu'nda yatılı olarak öğrenim görüp ,mezun olmuşlardır.Örneğin: Pencere camında ayyıldız bulunan trenlere, ilk defa 60'lı yıllarda bu mekanda bindiklerini Rahmi Ali anilarında belirtir.O yıllara özgü çizmeli atlı polisler ile ilk kez karşılaştıklarını ,hayranlıkla dile getirir . N.Ataç,Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi ,Türk dilinin savaşçılığını yapan iki değeri (öğretmendirler)saygı ile anıyorum.Halen yaşayan iki insanımızı ,basınımızın halkımıza tanıtmasını istiyorum.Konuşturun onları ,ne Haydarpaşa öyküleri çıkacaktır?Annesi Selanik göçmeni,dedesı Boşnak olan, babasının ölümünden sonra 22 yılını annesi ile geçiren ,lokal bir şirketten emekli olduğunu anlatan, sadece Feneryolu semtinde oturduğunu söyleyen ,annemle ikimize anne yokluğunun acısını dile getirip gözleri dolan ve deniz kenarındaki banklardan kalkarak ,hızla Haydarpaşa Garı'na doğru adımlayan insan nerede şimdi acaba? ŞAFAK dergisinin 152. sayısında(Yayın hayatına son verdiği sayısı) kendisinin ve Haydarpaşa Garı'nın öykü haline getirildiğini ve ŞAFAK okurların hala onu aradığını biliyor mu acaba?Hiç olmazsa bu bayramda bize misafir olsun ve yüreğinin derinliklerinde gömülü olan anne sevgisinin eksikliğini bizim evde tamamlasın. Onu tanıyanlar bana ulaşamazlarsa bir halk kütüphanesi(Kültür Bakanlığı'nın)ne giderek Şafak dergisinin 152. sayısını okusunlar lütfen.Balkan Naci İslimyeli(Ressam/M.S.Ü de öğretim üyesi) bir hafriyatta tesadüfen bulunan hatıra defterinin sahibi küçük Makedon kızı aradı ve12-13 yıl sonra İstanbul da buluştu.Milliyet gazetesi geniş bir şekılde sayfalarında yer verdi.Erkek çocukları annelerine daha yakındırlar ya, ondaki anne yokluğunun acı izlerini el birliği ile yok edelim.Feneryolu'ndaki her apartman yöneticisi ,kayıtlarına göz atsın. Onunla bir bahar sabahı Haydarpaşa Garı'n merdivenlerinde buluşalım.Mektubuma cevap vermeyen Feneryolu Mahalle Muhtarı'na iyi dileklerimi gönderiyorum.Haydarpaşa Gar'ı ,martılar,trenler neler hatırlattı bana.Çok yazdım biliyorum fakat hayatın ritmini öyle güzel karelemişsiniz ki, iyiki varsınız.Saygılarımla.Sizlerle o tarihi mekan kapanmadan tanışmak istiyorum. Esen kalın.Hasan ÇAKALOĞLU( Resim Öğretmeni/AYDIN).
Hasan ÇAKALOĞLU eklemiş - adds | 16 Mart 2007 Saat - Time 22:09
Kimbilir kimler geçti o gardan, kimbilir kaç hayat kesişti orada kimsenin farkında olmadan? Karelerde ve yazılarda hüzün var biraz. Ve bu hüzünle yakalamışsınız resimlere bakıp yazıları okuyanları. Teşekkürler.
M.Metin DANABAY eklemiş - adds | 16 Mart 2007 Saat - Time 23:49
ben de istanbul'a haydarpasa'dan merhaba diyenlerdenim. hernekadar hatirlamasam da.güzel bir calisma,daha da iyilerinde görüsmek uzere...
ZEUSMOON eklemiş - adds | 17 Mart 2007 Saat - Time 13:19
merhaba;
" Kimileri için bir umut kimileri için ise bir kaçış kapısı olan Haydarpaşa".
Şiir tadında güzellikteki yazının özünü en iyi bu cümle anlatıyor sanırım.Tebrikler.
cem güneysu eklemiş - adds | 20 Mart 2007 Saat - Time 13:33
hocam harika bi anlatım
gürsel kurnaz eklemiş - adds | 18 Ocak 2008 Saat - Time 20:02
Güzel bir çalışma olmuş. Bunların arasına sınıf ve sendikal mücadeleden kareler ve anlatımlar eklenebilrse daha bir anlamlı olur düşüncesindeyim.

Elinize emeğinize sağlık.

Av. Ersin ALBUZ
Av Ersin ALBUZ eklemiş - adds | 24 Nisan 2009 Saat - Time 22:32
Merhaba,
Gönül ister ki, bu sergi demiryolu boyunca devingen olsun;
belli başlı duraklarda sergilensin. Ankara Garında, Kayseri'de, Diyarbakır'da...
Bizler bu tür sergilere öyle çok özlem duyuyoruz ki.
İnternet sitelerinde haberi okumak, örnek bir iki fotoğrafını görmek doyurucu olmaktan uzak.

Sanatçımıza, emeği geçenlere bin saygı, bin şükran.

Prof Dr Emrullah Güney
Dicle Üniversitesi, Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi, Diyarbakır
emrullahguney@gmail.com
emrullah güney eklemiş - adds | 17 Nisan 2010 Saat - Time 22:13
bugün senin canını yaktılar...
faika berat pehlivan eklemiş - adds | 28 Kasım 2010 Saat - Time 21:55
Korkarım ki dünkü yangın sonun başlangıcı...
Berna AKCAN eklemiş - adds | 29 Kasım 2010 Saat - Time 08:34
Küçük insanların küçük hesaplarının kurbanı oldu Haydarpaşa :(
kendi geleceklerini yaşatmak istedikleri gibi, geçmişimizide çalıyorlar.
Fotoğrafları çok beğendim anlatılmak isteneni çok güzel vermiş yazı olmadan bile insan yazılanları hissedebiliyor derinden, ellerinize sağlık.
Nurhan Han eklemiş - adds | 09 Ocak 2011 Saat - Time 00:49
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Adem Sönmez

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.