Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > MAYIS 2007 SAYISI > İbrahim Zaman ile Söyleşi ve Tarlalar Albümü
İbrahim Zaman ile Söyleşi ve Tarlalar Albümü

 

 

Fotoritim’e hoş geldiniz İbrahim Bey, öncelikle zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Yeni albümünüz ve serginiz “ Tarlalar “ ın hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Nasıl oldu sergi? İzlenimler, tepkiler sizi tatmin etti mi  ?

 

 

Çok iyiydi, ilgi çok güzeldi, çok olumlu tepkiler aldı, anlaşılan herkesin çocukluğundan bir tarlası varmış. Sergi esnasında başkaları ile ilgilenirken, baktım biri bekliyor ; “ Ah ! Sizden çok özür dilerim, tarlanızı dümdüz yaptım, o gelincikler yamyassı oldu, bana çocukluğumu tekrar yaşattınız, yattım yuvarlandım “ dedi , karşılıklı gülüştük. Bu ve benzeri tepkiler beni mutlu etti doğrusu … Herhalde salon dile gelmiş olsa idi, beğeni sesleri ile çınlayacaktı adeta, yine sergi defterindeki mesajlar da övgü doluydu…




 

Tarlalar çalışmanız kaç yıla yayılmış bir çalışma ?

 

20 yıldan bu yana süregelen bir çalışma, bu projenin  yapılmasına karar verişim ise 5 yıl önce oldu. Bu 5 yıl içinde konuya daha çok yoğunlaştım tabii, hem bu karar öncesi hem de bu karar sonrası çalışmalarım ile Tarlalar’ı oluşturdum.

 

Albümünüzde benim gözüme çarpan ilk olarak, “ bir konu üzerinden fotoğrafın tüm türleri, tüm çeşitleri, fotoğrafın bilinen pek çok tekniğinin bir arada uygulanmış olması “ oldu. Portre’den Ters Işık’a, Renk Uygulamaları’ndan Kompozisyon’a, Makro’dan Leke Düzeni’ne kadar, Tarlalar konusu üzerinde uygulanmış, işlenmiş .

 

Cemil Ağacıkoğlu’da ; “her zamanki gibi bunlar yine fotoğraf üzerine birer lügat birer ansiklopedi, söyleyecek fazla şey bulamıyorum, içerisinde kim ne isterse bulacak” diye belirtmişti.  

 

Türkiye’de Zaman projemde de aynı şekilde idi ama doğal olarak ülkeyi anlatırken bazı kısıtlamalar olabiliyor, daha başka disiplinler içinde çalışmak gerekiyor, o kadar hür davranamıyorsun, burada ise daha hürdüm. Yani fotoğrafı bulamadığın zaman, çekmeyerek devam ediyorsun yine başka yerlerdeki arayışlara. Bu da daha serbest bir çalışma imkanı sağladı bu projemde … Beni mutlu edecek karelerin peşine düştüm, paylaşmak dışında hiçbir kaygı taşımadan.


 

Albümün basımını siz mi gerçekleştirdiniz ?

 

Ülkemizde sponsorluk denilen müessese tam oturmadığı için, henüz gelişmiş olmadığı için, hatta çoğu kişi telaffuzunu bile bilmediği için albümümün çıkarılmasını kendim gerçekleştirdim. Oysa şirketlerin sanata ve kültüre yapacakları bu tür destekleri, harcamaları masraflarına ekleme imkanları var ama bizde, bu tüm aşamalar ile sanatçılar uğraşmak, koşturmak zorunda kalıyorlar. Ve bu koşuşturmada rahatsız edici yanıtlara bile maruz kalıyor sanatçılar.  Aslında sanatçıların bu faaliyetlerle uğraşmamaları lazım, onların bu tür işlerini yine ülkemizde gelişmemiş bir müessese olan menajerlik, ajans kuruluşlarının halletmesi lazım. Yani işin bu yanını, bu konuda bilgili, deneyimli kadroları olan, ilişkileri sağlam ve profesyonel örgütlenmelerin halletmesi lazım.

 

Elbette bu tür sistemler olsa bile, bunun bir garantisi yok. Öyle bir şey olsa rahatlıkla pek çok albüm çıkartabilirim, elbette sanatsal üretimi arttıracak unsurlar bunlar.

 


Teknoloji, fotoğraf ve dijital fotoğraf üzerine neler düşünüyorsunuz ?

 

Teknoloji, sadece fotoğraf alanında değil her alanda insanı şaşkına çevirecek, baş döndürücü şekilde ilerliyor. Benim ise dijital ile aram kötü. 350d kullanıyorum ancak deneme mahiyetinde. Analog sistemden hiçbir şikayetim yoktu, derken böyle bir teknoloji geldi, buna geçişte eski sistem beni öbür tarafa kadar götürür diye düşünürken bu hızlı gelişimde, “keşke daha evvelden başlasaydım” diye düşünmeye başladım. Eksisi ve artısı ile bu süreç yaşanacak ve gelecekte tamamen bu sistem çalışacak, buna başlamak lazımdı aksi halde 2-3 yıl sonra film bulamayacaktım belki de.

 

Bu bir arz talep meselesi, talep bittiğinde binlerce kişi çalıştıran fabrika ne yapacak ? İnat için devam ediyorum demesi mümkün değil. Hem üretim politikasına aykırı hem ekonomi politikasına aykırı. Sen istediğin kadar eskisini kullanacağım de, bulamayınca yapabileceğin pek bir şey yok.

 

Bunlar zaten sadece şuanki döneme ait olaylar değil, fotoğrafçılığın eski zamanlarında da pek çok gelişmeler, yenilikler oldu, videoda da oldu, müzikte ise taş plaklardan bantlara; CD lere kadar da oldu. Bu gelişmeler çok kısa sürede eski teknolojiyi yok ediverdi. Geçen bir teknolojide ısrar etmenin bir faydası yoktur, çünkü onunla ilgili ne yedek parça, ne çalışan bir yer bulamazsınız. Getirisi götürüsü ile o devir artık kapandı, yeni teknolojiye aynı gözle baktığımız zaman ise henüz film ile elde edilen seviye yakalanamadı ama yakalanacak, belki de geçilecek.

 

Zaten, Türkiye’de dijital üzerinde büyük bir kavram kargaşası var; dijital kelimesi üzerinde. Dijital kameralardan önce yani sayısal kayıt yapan kameralara geçilmeden önce, reklam sektörüne, medya sektörüne Photoshop ve benzeri programlar geldi. Bunlar gelince dijital kameralar bile gelmeden evvel işin adı dijital oldu.  Photoshop ile dijital ortam karıştırılıyor, bütün terimler dijital kelimesi içinde harman oldu. Hani bir marka ile tüm ürün cinsini adlandırırız ya, aynı o şekilde. Bunları birbirinden ayırmak lazım. Dijital kamera kullanılarak yapılan çekim ayrı şey, Photoshop benzeri programlar kullanılarak fotoğraf işleme işlemleri ayrı şey. Dijital kamera dediğimiz şey, bir görüntüyü film üzerine değil sayısala, elektronik ortama taşıma işlemidir. Fotoğraf çekiminde değişen bir şey yok.

 

Kaydedici işlevinde kimyasal ile elektronik temelde aynı yola çıkar. Fotoğrafçı kaydedici ile meşgul olmaz, onun işi bu değildir. Fotoğrafçı gez, göz, arpacık şeklinde beyni ve gözü ile vizörden bakacak, görmesini bilecek, tüm süreç fotoğrafçı ile başlatıp onunla bitecek.  Artık photoshop’suz iş yapılamaz oldu. Ben çekimlerimi RAW modunda uyguluyorum, sonra onları işleyebilmek için TIFF’e çeviriyorum. Çünkü RAW çekimin doğrudan baskıya alınması da imkansız.

 

Ne yazık ki dijital ile ilk akla gelen  Photoshop olunca, doğrudan fotoğraf çekimi akla getirilmiyor. Fotoğrafa bakıp, “dijital di mi? bunda müdahaleniz var di mi? Bununla oynadınız di mi?” deniyor.


 

Bu şüpheci yaklaşımda olanlar büsbütün de haksız değiller elbet. Photoshop gibi programlarla fotoğrafların içine yapılan her müdahale , “fotoğrafça” açısından doğru değil, ben etik bulmuyorum. Doğrudan fotoğrafı ne ile çektiğiniz önemli değil ancak fotoğrafın üzerinde yapılacak ve doğrudan fotoğrafın etiğine, tarzına, duruşuna, özüne aykırı işlemler, bunları doğru bulmuyorum açıkçası. Fotoğraf, yapılacak bir şey değildir, fotoğraf yapılmaz, fotoğraf çekilir. Masa başında üretilen şeye fotoğraf denmez. Fotoğrafı doğrudan fotoğraf olarak çekersiniz, yüklersiniz, el değmeden basamayacağınız için programlar vasıtası ile düzeltirsiniz, bu ayrı. Bugünkü yöntemlerin uygulanmasıdır bu,  karanlık oda da yapılan işlemlerin, programlarda yapılmasıdır.

 

Örneğin, bir yerden Klemenjero Dağ’ını almışsınız, öbür taraftan Niagara Şelalesi’ni almışsınız, öte yerden de Pizza Kulesi’ni almışsınız ve harika bir kompozisyon oluşturmuşsunuz, ben de görsem beğenip duvarıma asmak için alırım belki, ancak bunun adı artık fotoğraf değildir. Bunun adı , sanal bir ürün olur, belki sanat eseri de olur ama fotoğraf değildir. Bunları alıp fotoğraf sergisi açamazsınız. Adını ne koyarsanız koyun, size kimse karışamaz aynı şekilde de “doğrudan fotoğraf artık bitti, masa başında yapılan bir iş oldu, siz şöyle bir yana durun” dediniz mi, yok öyle yağma derim. İnsanlık var olduğu müddetçe doğrudan fotoğraf yok olmaz.  

 

 

Amatör fotoğrafçılar için özellikle az evvel bahsettiğiniz kavram kargaşalarının içine düşmüş  fotoğrafçılığın başında olanlara neler önerirsiniz ?

 

Kültür, bilgi olmadan bana göre sanat olmaz, bunlar olmadan da temeli sağlam hiçbir şey olamaz. Önce o bilgiyi edinmek lazım, bilgi de su gibi içilecek bir şey değil. Bilgi, egzersiz gerektirir, çalışma gerektirir ve onun üzerine yoğunlaşma gerektirir. Ne kadar çok egzersiz yaparsanız o kadar görme özelliğiniz gelişir. Fotoğrafı kaydeden her ne olursa olsun, onun adı fotoğraf ise zaten kelimenin içinde “mana” hazır ; foto – ışık, graf – çizgi … Işıkla çizmek… Dolayısı ile IŞIK OLMADAN FOTOĞRAF OLMAZ.  Bir fotoğrafçı önce ışığı tanımak mecburiyetindedir. Ne kadar ışığıiyi tanır ve konuya göre, yerine göre kullanmayı bilirse, ürünü o kadar sıradanlıktan mükemmelliğe doğru yol alır. Fotoğrafı sanata taşıyacak olanlar bunlardır. Işık ve gölge oyunları.

 

Fotoğraf sadece eni boyu olan bir nesne. Onu üçüncü boyuta dönüştüren şey, ışık ve gölge oyunları ile perspektiftir. Eğer bunlar yoksa, nesneler yapışıp, kalır.  Fotoğrafın yanal bir ışık ile çekilmesi gerektiği yerde dümdüz bir ışık ile fotoğraf çekerseniz, bir zemine yapışır, bir duvar kağıdı gibi kalır. Fotoğrafı arkasına elini sokabilecekmişsin gibi etkili kılan unsurların başında gelen ışıktır. Elbette grafik düzen, kadraj, renk ve leke dağılımı gibi unsurlar da ihmal edilmemelidir.

 

 

Benim tavsiyem; makineleri bir yana bırakıp, en azından bir hafta ışığı gözleyin. Mesela bir minareyi sabahtan akşama kadar değişik vakitlerde gözlemleyin.  Bu her şey olabilir, 12 saat içinde aynı şeye baktığınız halde, ışık o şey üzerinde ne kadar değişkenlikler göstecektir, bunu yaşayıp anlayacaksınız. Denize bakıyor iseniz o mavi deniz öyle bir zaman gelir ki gri olur. Fotoğrafta kötü ışık olamayacağını, ışığın kötü kullanılmış olacağını öğreneceksiniz. Yani ışık kötü olamaz, bir fotoğraf için kötü olan ışık, başka bir yerdeki konu için en gerekli ışıktır. Siz neresi için hangi ışığın gerektiğini bu çalışmalar ile öğrenebilirsiniz ancak.  Yola çıkan bir fotoğrafçı, ışığı tanıyarak yola çıkmalıdır. Fotoğrafta ; “ ben sanat yapıyorum, ben böyle olmasını istedim “ sözüne yer yoktur. Önce işi öğrenirsiniz, alt yapısı sağlam olur, onun üzerine bir takım şeyler bina edebilirsiniz. Fotoğrafça olan uygulamada, öncelikle fotoğrafın hususlarını dikkate almak lazımdır.

 

Nuri Bilge Ceylan’ın şu sıralar bir sergisi var, mutlaka gidin, görün. Ordaki çalışmalar için  “figürleri nerelere nasıl yerleştireceği konusunda adeta bir ressam titizliği ile tüm kompozisyonların üçüncü boyut etkisine taşındığı , mekan duygusunun had safhada hissetirildiği , ders niteliğindeki fotoğraflar”, diyorum.  Tabii ki fotoğrafta farklılık da önemli. Alıştığımız şeylerin dışındaki fotoğraflar insanı çekiyor. Mesela bana halen hava fotoğrafları çok ilginç gelir. Gündelik hayatımızda görmediğimiz bir bakış açısı.

 

Fotoğrafçı hiçbir zaman “ ben oldum” dememeli. Bakın ben 50 yıldan beri ışığın peşinde koşuyorum, hala daha iyi fotoğrafı yakalamanın derdindeyim. Fotoğrafta iyi olmak yeterli değildir, oldum diye düşündüğünüzde kaybolursunuz. Ciddiyetle yapılması gerekir, ciddiyet hiçbir zaman hafife alınmamalıdır. Egzersiz asla bırakılmamalıdır, fotoğrafta verilen aralar antrenman yapmamış bir futbolcu gibi form düşüklüğü demektir, sizi gerilere iter.  

 

Fotoritim olarak, paylaşımlarınız ve güzel söyleşiniz için çok teşekkür ederiz…


Röportaj : Levent YILDIZ

İbrahim Zaman

1937’de Adapazarı’nda doğdu, 1959’da sanatsal nitelikli  fotoğrafa ilgi  duydu. Adapazarı’nda Grup 5 ve AFAK fotoğraf kulübü kurucu üyeliğini yaptı.

Güvercinler adıyla ilk kişisel sergisini 1967’de İstanbul’da açtı. Ulusal ve uluslar arası, sayısız sergi, saydam gösterisi ve yarışmalara katıldı. Çok sayıda ödül aldı. Zamanla 40 yıl, Türkiye’de Zaman, Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi ve Tarlalar gibi fotoğraf albümleri yayınlandı.

Uzun yıllar ulusal ve uluslar arası yarışma jürilerinde bulundu ve halen bu görevlerini sürdürmektedir. On yılı aşkın zamandır fotoğraf dergisinde eğitim yazıları yazmaktadır. Bir süre Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümünde portre dersleri de veren İbrahim Zaman İFSAK onur üyesidir.

www.ibrahimzaman.com












Yasal Uyarı : Bu sayfadaki tüm yazı ve görseller, eser sahibine ait olup, kısmen veya tamamen izinsiz olarak alınması, kopyalanması ve kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suç teşkil etmektedir.  

Yorumlar - Comments
Toplam 6 yorum, 1-6 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
fotografa dair kulaga kupe ip uclariniz icin cok tesekkurler. :)
Faika Berat Pehlivan eklemiş - adds | 02 Mayıs 2007 Saat - Time 23:34
Tarlalar fotoğraf kataloğunuzu da inceleme fırsatım olmuştu, çok enfes hazırlanmış.Beton yığınları içinde boğulan bizlere bir ferahlık, özgürlük, bol oksijen duyguları yüklüyor, ellerinize sağlık selamlar
rıdvan kaya eklemiş - adds | 03 Mayıs 2007 Saat - Time 10:59
ışık konusundaki öğütler altın değerinde, İbrahim beye verdiği bilgiler için Levent sanada bu röportajı yaptığın için teşekkürler
Burak Nevruzoğlu eklemiş - adds | 05 Mayıs 2007 Saat - Time 22:11
fotoğraflara bakınca aklıma nedense küresel ısınma ve çölleşme geldi.yurdumun bu güzel topraklarıda acaba zamanla insanoğlunun hışmından nasibdar olacakmı? ibrahim beyi erken davranıp bu toprakları belgelediği,gelecekte bakıp iç çekeceğimiz bir albüm oluşturduğu için kutluyorum.ışığınız bol olsun.
hasan yavuz eklemiş - adds | 10 Mayıs 2007 Saat - Time 17:44
benim bir sorum var size en iyi şelale fotoğrafı çekim teknikleri ?
saygılar
mehriban gunakar eklemiş - adds | 30 Ağustos 2008 Saat - Time 01:00
Sn.Hocam,ne güzel anlatmışsınız "Fotografta Işık ve Ciddiyeti".Bizlere Fotograflarınızla,Albumlerinizle ve Paylaştıgınız Bilgilerinizle "Işıgımız" oldunuz. Tesekkurler.
Rüksan Anarat eklemiş - adds | 26 Eylül 2008 Saat - Time 16:03
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.