Evren Şar kimdir bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?
1979 yılının Haziran ayında İstanbul’da doğdum. Bu ay bana bu köşeyi ayırmanız da bir çeşit doğum günü hediyesi oldu zaten.
2000 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldum, şu anda ise yine aynı okulda Eskiçağ tarihi bölümünde doktora çalışmama devam ediyor ve araştırma görevlisi olarak görev yapıyorum.

Sizi bu fotoğraf sevdasına sürükleyen sebep nedir?
Aslında başlangıçta bir şekilde mecbur kaldım. Şöyle ki; Çocukluğumdan beri bende bir “Doğu” sevdası vardı. Yıllar boyu bu ükeler hakkında yazılar biriktirdim, kitaplar okudum, hatta Mısır ile daha yakın olabilmek için eskiçağ tarihçisi olmaya kalkıştım. 1998 yılı ise benim için bir milad oldu çünkü bu tarihten itibaren ailecek yurt dışı gezilerimize başladık. İlk durağımız ise hayatımın amacı haline getirdiğim Mısır oldu. Tabii o zamanlar elimde mecburen bir fotoğraf makinesi oluyordu ve onu, orada bulunduğum zamanı ölümsüzleştirmeye, anılarımı canlı tutmaya yardımcı olacak bir araç olarak kullanıyordum sadece. Doğal olarak çektiğim fotoğraflar pek bir şeye benzemiyordu. Mısır gezisinden döndükten ve filmleri tab ettirdikten sonra yaşadığım hayal kırıklığı ile kendimi geliştirmem gerektiğini anladım. Hemen, eski, markası bile belli olmayan Rus makinemi bir kenara bırakıp analog bir Pentax p30 aldım. O zamanlar öğrenci olduğum için çok fazla deneme yapma şansım yoktu ama harçlıklarımı biriktirdikçe Sirkeci dolaylarını ziyaret ediyor tripoddu, deklanşör kablosuydu, yeni bir zum lenstti, alıyordum ve bu aldıklarım beni gerçekten çok heyecanlandırıyordu.
Fotograf ile ilgili aldığınız eğitimler?
Çok ciddi bir eğitim aldığımı söyleyemeyeceğim. Fotografevinin açtığı bir seminer dönemine katıldım. Bir kaç ders de İstanbul Üniversitesi Fotoğraf kulübünde almıştım. Bunların dışında, okuyarak ve bol bol fotoğraf izleyerek bir şeyler öğrenmeye çalıştım ve çalışıyorum.
Fotoğrafçılık ile ilgili ne gibi faaliyetler içindesiniz?
Başta da belirttiğim gibi benim bu işe başlama sebebim Doğu ülkeleriydi ve hala bu gezi fotoğrafçılığı işini fırsat buldukça sürdürmeye çalışıyorum. Ancak fotoğrafa bir kez bulaştıktan sonra benim için gezi tutkumun ötesine geçti ve başka anlamlar kazandı. Artık fotoğraf çekmeyi beklemek için yılda bir kez çıkacağım gezileri beklemem düşünülemezdi. Ve kısa sürede farkettim ki kurgu yapmayı ve bu şekilde düşlerimi gerçekleştirmeyi en az başka kültürleri keşfetmek kadar seviyorum... Bu nedenle İstanbul içindeyken arkadaşlarımla bir takım kurgu projeler üretip bunları hayata geçiriyoruz.
Şu an kullandığınız ekipmanınız hakkında bilgi verir misiniz?
Şu anda Canon 30 d kullanıyorum ve son derece memnunum, lenslerim ise Canon
Fotoğrafta konulu çalışmayı tercih ediyor musunuz?
Evet, ben de klasik olarak konusuz çalışmaların tek başına “güzellik” dışında pek bir şey ifade etmediğini düşünenlerdenim. Bu nedenle çalışmalarımı portfolyolar halinde yapmaya çalışıyorum. Özellikle de kurgu fotoğrafları mutlaka bir dosya haline getirme çabasındayım. Ancak tabii güzel bir an yakaladığımda “aman bu tek başına kalacak” diyerek çekmemezlik de etmiyorum.
Fotoğraf çalışmalarınız esnasında etkisi altında kaldığınız herhangi bir olay var mı? Ya da bir anınız?
Kurgu fotoğraf çekmek zaten başlı başına eğlenceli bir iş ve çok kafa dengi bir ekibimiz olduğu için genel olarak çok eğleniyoruz. Bu nedenle spesifik bir olay gelmiyor aklıma ama Mısır’da krallar vadisinde filmim bitince gidip dükkanın birinden iki makara film satın almıştım ve İstanbul’a gelince bu iki makaranın bozuk olduğunu öğrenmiştim. Tek bir kare bile çıkmamıştı krallar vadisinde çektiğim fotoğraflardan... Oturup ağlamıştım.
“İyi fotoğraf” sizce nedir?
Bence iyi fotoğraf iyi fikir(ya da iyi göz demeliyim belki de) demektir. Neticede bir kadraj 4 köşeden oluşuyor ve bunu herhangi birinin kadrajından farklı kılacak olan tek şey fotoğrafçının bakış açısıdır diye düşünüyorum. Diğerlerinin görmediği bir açıdan nesnelere ya da olaylara yaklaşabilmek ve kritik anları iyi değerlendirebilmek... Makinenin iyi olması ya da kişinin tekniğinin çok iyi olması sadece görsel kaliteyi yükseltir ancak fotoğrafı tek başına fotoğraf yapmaz bana kalırsa...
Beğendiğiniz fotoğrafçılar kimlerdir?
Pek çok fotoğrafçı var, elime geçen her portfolyoyu incelemeye çalışıyorum ve ayırım yapmam gerçekten çok güç ancak ille de isim isterseniz, Türk fotoğrafçılardan Sabit Kalfagil’in kompozisyonlarını çok seviyorum.. Ayrıca Yusuf Tuvi’nin gezi fotoğraflarını beğenerek takip ediyorum. Bunun dışında Diane Arbus aklımın hep bir köşesindedir...
“Bu fotoğrafımı çok seviyorum” diyebileceğiniz somut bir örnek verebilir misiniz?
Aşağıdaki iki fotoğraf analog makine ile ilk çektiğim fotoğraflardan biri olmasının yanı sıra artık varolmayan bir şehrin fotoğrafı olması dolayısıyla kalbimde özel bir yere sahip... Bildiğiniz gibi İran’ın Bam kenti 2002 yılında 43.000 insanın ölümüne yol açan büyük bir deprem ile yerle bir olmuştu ve bu depremden bir kaç ay önce orada bulunma şansına erişmiştim...

Sizi en çok heyecanlandıran konular hangileri?
Yasak olan, ya da herkese açık olmayan konular... Örneğin Yemen’de kadın fotoğrafı çekmek gerçekten imkansıza yakın derecede zordur ve oradayken çektiğim kadın fotoğrafları benim için büyük heyecan kaynağı olmuştu. Ayrıca travestiler ya da genelevlerde bir belgesel çalışma yapabilmeyi çok isterdim ama zor... Bu konuda Erdal Kınacı ve Coşkun Aşar’ı hem takdir ediyor hem de gıptayla izliyorum...
İmkanınız olsa çekmek istediginiz fotograf /yer/ portre vs ne olurdu?
Şu anda Latin Amerika’nın arka sokakları ve Çibuti Cumhuriyeti gibi Afrika’nın küçük ve rağbet edilmeyen cumhuriyetlerini merak ediyorum…
Siz bir fotoğraf olsaydınız nasıl bir fotoğraf olurdunuz?
Rengarenk ve Discovery Channel’ın ünlü sözünde olduğu gibi “Kültür vasıtasıyla ulaşan ve çeşitliliği kutlayan” bir kare olurdum sanırım. Hatta daha da somut bir örnek vermek gerekirse, rahatlıkla şu kare olabileceğimi söyleyebilirim:
http://www.yusuftuvi.com/new/goster.asp?ID=92&ID2=76
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"