Yekta Tan kimdir bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?1968 İstanbul doğumlu, hayatın hep sözel kısmında yaşamış, sayısaldan hep çakmış, meslek olarak fotoğrafçılığı ve müzisyenliği hayatına oturtmuş, her şeyi merak eden ve öğrenmekle yaşamını sürdüren biriyim.
Sizi bu fotoğraf sevdasına sürükleyen sebep nedir?İşin aslı hiç sürüklenmedim, tam olarak içine düştüm denebilir. Kendisi gibi babası da fotoğrafçı olan, usta bir fotoğrafçının oğlu olarak dünyaya geldim. Anlayacağınız üçüncü nesil oluyorum ben bu meslekte. İlkokul yaşlarımda stüdyoda boyum yetmediğinden taburenin üstünde vesikalık çekerek başladım fotoğrafa.
"O farklı!..." Yekta TanFotograf ile ilgili aldığınız eğitimler?Akademik olarak fotoğrafçılık eğitimi almadım. Ancak o kadar zaman geçirdimki bu mesleğin içinde, karanlık odadan tutun da hem s/b hem de renkli, tabii aklınıza ne geliyorsa bu işle ilgili her alanında görev aldım… Ama şimdi üzülerek söylüyorum, bu bilgilerin ne kadar önemi kaldı tartışılır. Digital fotoğrafçılık ve pc sayesinde ne pozitörlüğün, ne o ince ince uğraştığımız kalemle negatif rötuşlamanın, ne de baskıcılık bilgilerimizin ve bu işin kimyasal boyutunun pek bir önemi kalmadı, maalesef.
"Hasat" Yekta TanFotoğrafçılık ile ilgili ne gibi faaliyetler içindesiniz ?Öncelikle kendi stüdyomu işletiyorum. Ayrıca pek çok katalog ve reklam tanıtım çekimleri gerçekleştirdim. Number One Dergisi editörlüğüm yıllarında pek çok tanınmış sanatçılarla çalışma imkanım oldu. Şu sıralar ise Portreler ve Paylaşım adlı iki derginin fotoğraf editörlüğünü sürdürüyorum. Maltepe Sanat Merkezi’nde ise fotoğraf dersleri veriyorum. Eh bir de hayatımda çok sevdiğim arkadaşlarımla gönül verdiğimiz fotoritim var. Ayrıca bol bol fotoğraf sitelerinde fotoğraflarımı paylaşmayı seviyorum.
"Uçuyoruz!..." Yekta Tan
Varsa açtığınız sergiler / katıldığınız yarışmalar?Henüz hiçbir yarışmaya katılmadım. Sanım bu konuda biraz tembellik ediyorum ama arkadaşlarımın özellikle Levent Yıldız ve Ali Emre Çetiner ile tanıştıktan sonra onların baskıları sayesinde artık katılmayı düşünüyorum. ‘Tecrübeleriniz Toprak Olmasın’ kapsamı altında ‘Her Telden’ isimli bir sergim oldu, bir de Lübnanlı Çocuklara Dayanışma sergilerine katıldım. Vakit bulabilirsem fotoğraflarımı daha çok paylaşmak istiyorum.
"Çocuksuz!..." Yekta TanŞu an kullandığınız ekipmanınız hakkında bilgi verir misiniz?Aslında tahmin edeceğiniz gibi portfolyomun büyük çoğunlığunu analog çekimler kaplar. Geniş bir ekipmana sahibim ancak ben de artık mecburen yeniçağa ayak uydurmaya başladım. Şu sıralar Fuji s9500 ve Nikon d80 kullanıyorum.
Uzun yıllar hem analog hem de digital fotoğraf makineleri kullandınız. Tabii buna paralel olarakta hem karanlık oda hem de fotoğraf işleme programları...Fotoğrafçılığın son dönemlerindeki digitalin tamamen kurduğu hakimiyet sizce kaçınılmaz mıydı ? Bu geldiğimiz noktada düşüncelerinizi ve fotoğrafın geleceği ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz ?
Belirtmek isterim ki digitalin fotoğraf alanına girmesi aslında hepimizin işini kolaylaştırdı. Bunu kabul etmek gerekir tabii. Yalnız bence fotoğraf gerçek birşeydir; yani ışığın gerçekliği, lensin içinden geçişi, filmin kimyasıyla buluşması ve agrandizörde basılırken tekrar ışığın içinden geçerek kağıda yansıması vb. Ancak şimdi işler digitalle birlikte değişti ve tamamen 0'lar ve 1'ler den oluşan sayısal ve sanal bir hale gelip elektronik bir bilinmezin içine depolanıp sonra bu bilgilerin ışında cihazların bu şifreleri bir araya getirip yeniden sanal olarak o görüntünün sahtesinin modern bir boyama resim olan digital fotoğraf olarak karşımıza çıkması. Bu bana fotoğrafı elime aldığımda ister istemez hiç de inandırıcı gelmiyor. Zaten detay olarak da fotoğrafçı gözü analog ile sayısal fotoğrafın farkını hemen hissediyor.

Bir başka yönden ele alırsakta eski sistem çalışırken gösterdiğim özeni şimdi gösterdiğimi de sanmıyorum. Belki dikkatlice 2 kare çekip bitireceğim çekimi daha az ciddi 30 kare de hallediyorum sonra içinden nasıl olsa en güzelini seçiyorum. Bu durum ister istemez gerçekleşir oldu. Sanırım bizi biraz da tembelliğe itiyor. Ayrıca ki lafı uzatıyorum biraz ama 'nasıl çekmişim ama' gibi söylemlerle karşımıza gelen pek çok fotoğrafçıyım diyen kişilerin aslında analog makineyi ellerine alıp o kareyi asla gerçekleştiremeyeceklerini bilmek de üzüntü verici. Bu durum bu işten ekmek yiyenlerin durumunu da çok etkilemiş durumda. Deneme yanılma yöntemiyle nasıl olsa ortaya (tabi ki ne çıktığı tartışılsa bile) işini görecek fotoğrafı elde edebilmek, fotoğrafçıya ne gerek var? Ben de çekerim kendi işimi kendim görürüm hissini uyandırdığından hem sürümü hemde piyasa değerini oldukça düşürmüş durumda.
"Kadıköy'den" Yekta TanBir de eklemek istediğim bir husus, bu konuyla ilgili; eskiden makine bir kere alınır senelerce kullanılırdı. Eğer gerekirse başka amaçlarda kullanılmak üzere farklı formatlarda makineler alınır ya da bol bol aksesuara yatırım yapılırdı ama bu durumda değişti. Teknoloji devamlı değiştiğinden neredeyse iki senede bir makinenizi değiştirmek ve oldukça da yüklü miktarları bulan yatırımlar yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bana kalırsa fotoğrafçılık bu sisteme uygun bir meslek değil maalesef.
"İstanbul..." Yekta TanFotoğrafta konulu çalışmayı tercih ediyor musunuz?Aslında fotoğraflarımdan da anlaşılacağı gibi kişiliğimle doğru orantılı olduğunu düşünüyorum; fotoğraf çekerken belirlediğim bir tercihim olmadı. Konulu ya da konusuz diye ya da doğa, portre, makro vs bir ayırım hiç yapmadım. Ancak yeni yeni arkadaşlarımla birlikte (Sınırsız Fotoğrafçılar) ortak projelerde yer almaktan büyük keyif duyuyorum.
"Sigaramın dumanı" Yekta Tan
Fotoğraf çalışmalarınız esnasında etkisi altında kaldığınız herhangi bir olay var mı? Ya da bir anınız?Aslında çok var ama şimdi aklıma gelen Kastamonu’ da ‘Olmadığım yer!.. isimli seri fotolarım. Onları arabanın içinden tele objektifle oldukça uzaktan çekmiştim. Ayağı zincirli birinin fotoğrafını çekiyordum ve o kadar etkili bakışlarla karşı karşıya kalmıştım ki çekimlerimi yaptıktan sonra aracımı bir yere park edip yaklaşık bir saat çayırda yatmıştım. Gerçekten çok etkilenmiştim…
"Olmadığım Yer!..." Yekta Tan
“İyi fotoğraf” sizce nedir?Bence iyi fotoğraf, bakıldığında kendisini çeken, kişinin o an hissettiklerini yansıtan fotoğraftır. Zaten fotoğrafçı karelerine duygularını yansıtabildiği kadar fotoğrafçıdır, teknik bilgi ve donanım sonra gelir.
"Hayallerim..." Yekta TanBeğendiğiniz fotoğrafçılar kimlerdir ?Ben Arif Aşçı’yı çok beğeniyorum, aynı zamanda ressam olmasından bakış açısının kendine has olduğunu düşünüyorum ve Nuri Bilge Ceylan fotolarını. Bence tam bir s/b ustası ve hayatı karelere çok iyi yansıtıyor.
“Bu fotoğrafımı çok seviyorum” diyebileceğiniz somut bir örnek verebilir misiniz?
Belki inanmayacaksınız ama bütün fotoğraflarımı çok seviyorum ama hiç birini yeterince beğenemiyorum, sanırım hiçbir zaman da beğenemeyeceğim..
Sizi en çok heyecanlandıran konular hangileri?
Çalışan yada başka bir deyişle alın teri döken ve bu teri gösteren insanların içinde olduğu konular ya da fakir olupta yüzü hep gülen insanların portreleri beni çok heyecanlandırıyor.
"Portre" Yekta Tanİmkanınız olsa cekmek istediginiz fotograf /yer/ portre vs ne olurdu?
Eğer imkanım olsaydı Güney Amerika’yı karış karış gezip fotoğraflamak isterdim. Orada başka bir hayat varmış gibi geliyor bana. İnsanlar, duygular her şey farklı ve bir o kadar da renkli….
Siz bir fotoğraf olsaydınız nasıl bir fotoğraf olurdunuz?Sanırım balıkgözüne yakın ama o kadar deforme olmayan renkli bir fotoğraf olurdum, içinde herşey olan. Aynı anda sevinci, hüzünü ve iyiliği içinde barındıran, hayatın içinden bol insanlı bir kare olurdum.

"Kızkardeş" Yekta Tan
Röportaj : Berna AKCAN