e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
‘Hayallerim var içinde bol bol renk, bol bol ışık olacak, hayallerim var küçük bir kareye sığacak, hayallerim var belki birde çerçevesi olacak’’ Bu dizeler İlknur Okan Erdir’in fotoğrafa yüklediği dünya mı? Kimdir dans eden bedenleri çerçeveleyen İlknur Okan Erdir?
Evet, fotoğrafa yüklediğim dünyanın içinde bol bol renk, bol bol ışık var. Bu hayaller küçücük bir kareye sığacak kadar az ama sade bir çerçevesi olacak kadar da güzel hayaller. Şu anda çektiğim konular sadece hayalimde yakalamaya çalıştığım şeyler. Zaten daha hayallerimin sadece ucundayım. Hayvanlarla aramda çok büyük bir bağ var ve onları görüntülemek benim için inanılmaz zevkli ve huzur verici. Onun dışında mesleğim olan bale sanatında, balerin ve baletleri havada bir kuş kadar zarif uçarken ya da yere bir kelebek kadar narin konduklarında yakalamaya çalışmaya çalışıyorum aslında. İlknur Okan Erdir aslında sadece çok değerli mesleğini karelere sığdırmaya çalışan amatör bir fotoğrafçı.
Fotoğrafa nasıl başladınız? Sahne çekimlerine dair aldığınız özel bir eğitim var mı?
Aslında fotoğrafla tanışmam çok küçük yaşlarımda oldu. Annemle babamın aldıkları eski bir Kodak fotoğraf makinem vardı. Önüme gelen herkesi ve her şeyi çekmeye çalışırdım. Özelliklede kedilerimizi. Sonra tabii okul zamanı bu farklı yerlere kaydı. Ama ciddi anlamda bu güzel işle tanışmam 4 sene önce oldu. Sahne de dans ederken niye bu güzel görüntüleri küçük bir kareye sığdırmıyorum diye düşündüm. Ve bunu eşim ile paylaştığımda, doğum günümde bana bir Nikon D50 hediye etti. Sahne çalışmaları için özel bir eğitim almadım ama Sevgili Öğretmenin Melih Özbek ’den dijital fotoğrafçılık eğitimi aldım.
Fotoğrafı sizin için önemli ve ayrıcalıklı kılan nedir?
Anı yakalamak ve istediğiniz zaman sevdiğiniz ya da hatırlamak isteğiniz şeyleri avucunuzun içinde tutabilmek güzel bir duygu bence.
Türkiye’de sahne çekimleri genellikle reklâm vb çalışmalar için zaman harcanan çekim kategorisiyle değerlendiriliyor. Siz balerin ve baletleri çekerken hangi duyguları taşıyorsunuz içinizde?
Benim yaptığım şey çok farklı evet belki zaman zaman reklam içinde kullanılabilir bu tarz çalışmalar hatta kullanılsa bence çok da güzel şeylerin ortaya çıkarılabileceğini düşünüyorum. Reklâm için çok farklı şeyler kullanılabilir balerin ve baletleri çekerken, hayal gücü inanılmaz boyutlara gelebilir mesela özel bir çekimde. Ama ben şu anda canlı performansları çekiyorum. Temsillerde ya da özel provalarda çekim yapıyorum. Kimse ben çekerken özel olarak bana poz vermiyor. Onlar seyirciyle buluşurken ben sadece o anı yakalamaya çalışıyorum.
Dans ederken bir dış etken istenmez sanırım. Hele ki başınızda makinesiyle sizi çekmek isteyen birisi varsa J Bunun nasıl üstesinden geliyorsunuz? İzleyici olmak farklı, anları yakalamak farklı sanki…
Evet, dans ederken dış etkenler bizi zaman zaman rahatsız eder. Hatta bazen seyirciler arasında fotoğraf çeken oluyor. Bırakın flaşı o küçük kırmızı netleme ışığı bile bizi rahatsız edebiliyor. Düşünün çok önemli bir yerdesiniz belki dengede durmaya ya da dönmeye çalışıyorsunuz ve bir flaş patlıyor hiç beklemediğiniz bir anda. İşte o anda konsantrasyonu tamamen bozulabilir. Ben çekim yaparken bütün ışıklarım kapalı. Ve eğer kulisten çekim yapıyorsam kesinlikle baş dansçılardan izin alırım. O gün ilk temsili olan bir balerinin konsantrasyonunu bozmak çok üzücü olur doğrusu. Ama sonuçta hepsi sahne paylaştığım arkadaşlarım ve hiçbir zaman olumsuz davranmadılar hatta çok sevinirler ellerinde o günü hatırlatacak bir şeyler olacağı için.
Özellikle sizin kadrajlarınız hareketli çekimler. Sahnede; uçan bedenlerin anlatmak istediklerini bozluyorsunuz. Bu tarz çekimler yapmak isteyen fotoğrafçılara bir önerileriniz var mı?
Sahne çekimleri gerçekten çok zor çekimler. Hareketi yakalamak ve net bir şekilde dondurabilmek gerçekten kolay değil. Hele ışık şartları gerçekten çok acımasız olabiliyor sahne de ışık olsun derken gren oluyor, gren olmasın derken anı net bir şekilde karelemek zorlaşıyor.Ama zamanla deneyerek daha iyilerini yapmaya başlıyorsunuz. Ben sahne ile özellikle bale, dans gibi hareketli şeyleri çekmeye başlayacaklara bol bol çekim yapıp kendilerini ve makinelerini keşfetmelerini tavsiye ederim.
Fotoğrafın değiştirme gücüne dair, anlatım gücüne dair bakışınızı alabilir miyiz?
Fotoğrafla ağlayan birinin aslında mutluluğunu gösterebilirsiniz. Bu olağanüstü bir şey bence. Mesela yeni bir bebeğe sahip olmuş bir annenin sevinç gözyaşları gibi. Bu birazda fotoğrafçının anlatmak istediğine de bağlı tabii. Kısaca fotoğrafla her şeyi görmek istediğiniz gibi gösterebilirsiniz bir fotoğrafçı olarak. Ama fotoğrafınıza bakan bir kişi de sizin anlatmak istediğinizden farklı anlamlar çıkarabilir. Bu görecelik her zaman değişebilir.
Farklı bir tarzda çalışmak isterseniz bu ne olurdu? Sizi çeken farklı alanlar var mı?
Çok değerli Süha Derbent gibi vahşi dünyayı çekmek isterdim. Bu da hayvanları çok fazla sevmemden kaynaklanıyor sanırım.
‘Bir balerinin ayakları’ akla baleyi, canı acıyan ama yılmayan bedenlerle hatırlatır. Sonsuz bir serüven gibi dans edenleri izlemek... Bir balerinin ayakları neyi anlatmalıdır ya da hatırlatmalıdır fotoğraflarda?
Bence o fotoğrafım gerçekten bu mesleğin ne kadar zor ve özveri gerektirdiğini anlatan bir çalışma. O ayaklar gerçekten çok değerli ve ödül almış ayaklar. Sevgili Özge Başaran’ a buradan teşekkür ederim. Bu fotoğrafıma gerçekten çok güze eleştiriler geliyor. Mesela ‘gerçekten bu mesleğin ne kadar zor, yıpratıcı ve değerli olduğunu bu fotoğrafa bakarak anladım ‘ diyenler oldu ve bu beni çok mutlu etti. Demek ki düşündüğüm şeyi izleyenlere aktarabilmişim
Bizimle paylaşabileceğiniz sahne çekimlerinizle ilgili bir anınız var mı?
Evet var. Bir temsil sırasında ki bu temsilde dans ediyordum makinemi kuliste güvenli bir yere koydum, sıram bitip kulise çıkınca hemen koşup çekmek için elime aldım. O sırada ayağım bir şeye takıldı ve çok büyük gürültüyle aksesuarlardan biri devrildi. En kötü yanı da temsilin en sessiz sahnesine denk gelmesiydi. Çok üzülmüştüm.
Sizce fotoğraflar sahneyi mi, sahne arkasını mı yansıtmalı?
İki tarafı da yansıtabilir bence. Benim çok büyük bir avantajım var ki sahne arkasını çekme şansım var. Ama ne yazık ki aktif dans ederken bu istediğim gibi olamıyor maalesef. Aklımda bir proje var ama onun için aktif dans etmemem gerekiyor. Bu projenin fikir babası da çok sevgili arkadaşım Mehmet Turgut.
Bol ışıklı sahneler de, ‘İşte bu’ dedirten hayatınızın kadrajı var mı? Var ise neden hayatınızın kadrajı?
Hayır henüz öyle bir kadrajım olduğunu düşünmüyorum. Ve böyle bir şeyi demek için çok çalışmam gerektiğini düşünüyorum. Ve umarım bir gün bu kadrajı yakalama fırsatını elime geçiririm. Aslında eklemek istediğim bir şey var bu soruların altına. Gerçekten sahne fotoğrafı çekmek sanıldığı kadar kolay bir şey değil ve ben sahne fotoğraflarının da diğer fotoğraflar kadar ilgi görmesini gerçekten istiyorum belki böylece sahne sanatlarına da ilgi artmış olur.
İlknur Okan ERDİR Hakkında
1973 yılında Ankara’da doğdum. Ankara Devlet Konservatuarının Bale bölümünü bitirip Ankara Devlet Opera ve Balesin de çalışmaya başladım. 15 senedir profesyonel olmak üzere 24 senedir bale yapıyorum. Bale dışında Pilates Eğitmenliği ve Dalış sporuyla uğraşıyorum. Ve en büyük isteklerimden biri ciddi anlamda mesleğin içinden çıkıp gelen, bir sahne fotoğrafçısı olmak. Bunun için de çok çalışmak gerek. www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.