Arşivimizden  - From Our Archives

 

Claudio Cambon

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > MAYIS 2008 SAYISI - MAY 2008 ISSUE > İsmail Acarsoy : Kangal Köpekleri
İsmail Acarsoy : Kangal Köpekleri


KORUNMASI GEREKEN SOYLU HAYVANLAR : KANGAL KÖPEKLERİ

 

Anadolu’da insanlar yüzyıllardır etinden, sütünden, yününden… vb. yararlandıkları hayvanlar dışında;  “at”, “köpek” ve “güvercin” e çok yakın olmuş ve itina etmişlerdir.

 

Bir asrı bile bulmayacak geçmiş zaman içinde, ağırlıklı olarak toprağa bağımlı yaşayan Anadolu insanı için at sahibi olmak, öncelikle yaşam standardının yüksekliğine ve bazen de yiğitliğe / mertliğe delalet ederdi ya da öyle olması istenirdi. Gerek binek ve gerekse yük hayvanı olarak kullanılan “at” ın toplumumuzdaki kökleri Orta Asya’ ya kadar uzanır.   

 

Tarihte posta görevi yapan güvercin; İslam Peygamberi’ nin saklandığı mağaranın girişine yuva yapıp, varlığını gizlemesine yardımcı olduğu için, özellikle Alevi Bektaşi inancı gereği kutsanır ve zarar verilmemesi, dokunulmaması, korunması gerektiği öğretilir. 


 

Bazı meraklıları içinse taklacı, paçalı güvercinler gösteri, süs ve eğlence aracı olarak, hatta tutku halinde bir hobi şeklinde önemsenir, bakılıp beslenir.    

 

Kangal köpekleri ya da Avrupa’ da yaygın adıyla “Karabaş” ın Anadolu’ daki geçmişi de binlerce yıla gider. Tarihin derinliklerinde Anadolu’ da boy verip, sonra yok olup giden birçok medeniyete ait kalıntılarda Kangal’ın izine rastlamak mümkündür. Olağanüstü yeteneklerini ve gücünü Avrupa’nın fark edip toplamasıyla birlikte kavrayabildik ancak, elimizin altında bulunan hazine değerindeki hayvanın önemini.  Fakat bu arada, safkan Kangal o kadar çok alıp götürülmüştü ki, Anadolu’ da Kangal soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. 
 

Neredeyse son anda görebildik bu değerleri ve özverili birileri gene kişisel çabaları ve özel gayretleriyle, bu soylu hayvanın bin yıllardır barındığı Anadolu topraklarında soylarını devam ettirebilmeleri için kolları sıvayıp üretim çiftlikleri kurdular.

 

Bu çok özel çabayı gösterenlerden biri de Onur Kanlı’dır. Mesleğini bir kenara bırakmayı göze alabilmiş, eşini ve çocuğunu da bu uğurda kendi çabalarına fiilen ortak ederek bir ideali var kılmıştır.


 

Onur Bey ve eşinin çok büyük bir özveriyle yürütebildikleri Kangal çiftliğini ilk gördüğümüzde, hissettiğimiz heyecanı tarif etmek mümkün değildir. Ayaklarımıza dolaşan ve ısrarla ilgi isteyen inanılmaz güzellikteki yavruları kucaklamak ve sevgiyle dokunmak, o çok özlediğimiz doğal yaşamı teneffüs etmek kadar olumlu bir etki bıraktı üzerimizde.

 

Onur Bey’ in olağanüstü çabasına destek vermek için en küçük boş zamanını bile Kangal’ ların yanında geçiren, bakımlarına ve beslenmelerine destek olan, aynı zamanda paraşütçü de olan fotografçı dostumuz İsmail Acarsoy’ un kalan zamanlarda Kangal’ ların fotograflarını çektiğini bilmekteydik.


 

O halde biraz daha derli toplu,biraz daha etkili belgesel bir çalışmaya neden yönelmesin di !?

 

Önerimize sıcak bakan ve amatör ruhunu burada da net bir şekilde ortaya koyarak belgesel çalışmaya fazlasıyla emek veren İsmail Bey’ e, Celal Kılıç’ ın verdiği desteği de teslim etmek gerekir. Celal Kılıç, Kangal’ larla ilgili fotografik çaba gerçekleşirken, gerek izlenecek yol ve yöntem, gerekse ortaya çıkan fotografların değerlendirilip seçilmesi aşamalarında fiilen bulunarak nitelikli bir çalışmanın çıkmasını sağlamıştır.

 

Onur Bey’ e, eşine ve çocuğuna emekleri için, İsmail Bey ve Celal Kılıç’ a da bu güzel belgesel çalışma için sonsuz teşekkür ediyoruz.


     

Dileğimiz odur ki ;

 

Bu ülkenin Kangal’ lar kadar önemli diğer bütün paha biçilmez değerleri böyle özverili ellerde yeniden yaşamlarına kavuşsun, yok olup gitmesin ve bu belgesel çalışma bir “Van Kedisi” belgeseline, bir “Ankara Keçisi” ( eğer halâ varsa ) belgeseline ve benzerlerine vesile olsun.                       

 

Tekin ERTUĞ

 

 

 

REHABİLİTASYON MERKEZİM

   

Her insanın hayatında huzur bulduğu bir yer ya da kendisini mutlu hissettiği bir sığınak ne bileyim siz adını nasıl kelimeye dökersiniz bilemem ama bir yer vardır. Benimki de, rehabilitasyon merkezim.

 

Sizlerle paylaşacağım bu mekan bir kangal çiftliği. Bu çiftlikte kangal cinsi köpekler, akbaşlar, koyunlar ve irili ufaklı birçok dostlar yaşıyor.


 

Her Pazar uyandığımda, bazen kahvaltı bile yapmadan buraya gelirim. Önce tek tek kafesleri gezer onları sever okşar konuşurum fakat bazıları var ki bunların isimlerini yazmadan geçemiyeceğim (Şerkan, Kaya, Kapar ve Volga) bunlar bir kaçı. Bazen yallarını (yemeklerini) yemeden, bazen de yedikten sonra, bu dostlarımla tek tek yürüyüşe çıkıyorum.

 

İşte benim en mutlu olduğum anlardan bir tanesi. İkimiz de özgürürüz ve uzun soluklu bir koşu başlıyor. Biraz yorulunca dönüp bir bakıyor, ya da tekrar yanıma gelip bana dokunuyor, bir elektrik veriyor yüzümü yalıyor. İyi ki beni kafesten çıkarttın diyor. Tekrar koşuyor ta ki pınarın oraya kadar. Orada bekliyor ben dinlenirken o etrafı kolaçan ediyor. Yanıma geldiğinde ise gözlerimin içine bakıp yüzüme yanağını sürüyor.


 

İşte o an konuşuyoruz. O derin bakışlarındaki ifade bana her şeyi anlatıyor. Dostum ve Ben.

 

Bu yürüyüşler bir kaç saat sürüyor. Her gezintide farklı bi karakter yapısıyla karşılaşıyorum. Her birinin kendine özgü az da olsa davranış farklılığı var .

 

Tam da yeri gelmişken diyebilirsiniz. Bu çiftlik kimin ve ben nasıl bu kadar rahat bir şekilde geziyorum. Buranın gerçek emektarı büyük bir özveriyle, özveriyle diyorum çünki kendisi üniversite hocalığını bırakarak bu çiftliği oluşturuyor. En az veteriner kadar her türlü hayvandan anlıyor. Özelliklede kangallardan.


 

Bu kişi Sn: Onur Kanlı’ dır. Yani benim abi dediğim büyüğüm değerli dost. Kendisinden daima bir şeyler öğreniyorum.

 

Gerçekten hiç kolay olmayan bir iş yapıyor. Düşünsenize hayatındaki bir çok şeyden fedakarlık yapıyor. Köpek yetiştirmeye üniversite yıllarında başlıyor. Anadolu’yu karış karış gezmiş gezmeye de devam ediyor. Böylesine büyük bir sevgi olmasa bu özveri gösterilir mi? Hayır sadece sevgi ve sadece seven insan bunu yapar.


 

Aklıma gelmişken… Bir çocuk düşünün hayvan sevgisiyle büyüyor. Onur hocanın tatlı mı tatlı güzel kızı. Adı Doğa, tam da adı gibi dünya tatlısı  Ben hayatımda hayvanlarla anlaşan böyle bir çocuk görmedim benim minik güzel arkadaşım.

 

Akşam üstü oluyor koyunların yemleri veriliyor. Düşünsenize bir ağıl dolusu koyun hepsi bir anda karınlarını doyuruyor. Güzel bir seremoni ya da değişik bir resital O sesi duymanızı isterim. Bu arada koyunlar yavrulamaya başladı.  İşte benim rehabilitasyon merkezim…

 

İsmail ACARSOY

 

 

IRK ÖZELLİKLERİ

 

Morfolojik Özellikler

 

Kangal köpeklerinde vücut iri ve kaslı tüyler sık ve kısadır. Vücudu örten kılların rengi kirli beyaz, açık sarı ve açık kahverengi arasında değişir. Ağız çevresi, göz çevresi ve kulaklar siyahtır. Bu renkler Kangal köpeğine ait bir ırk özelliği olarak kabul edilmektedir. Gözler kahverengi tonlarındadır. Baş büyük ve yuvarlağa yakın, kulak orta uzunlukta ve yatık, burun nispeten küttür. Göğüs geniş ve derindir. Bel orta uzunlukta, kuyruk yukarı doğru kıvrıktır. Bacaklar yüksek ve kalın, pençeler büyüktür. Parmak sayıları ön ayakta dört, arka ayakta dörttür.


 

Vücut Yapısı

 

Kangal köpeği iri yapılı köpek grubunda yer alır. Sürü koruma köpeği olduğu için anatomisi, bu görevi en iyi şekilde yapmasını sağlayacak biçimde oluşmuştur. Mevcut köpek ırklarının çoğu melezleme yoluyla elde edildiğinden, melezleme de kullanılan köpeklerin farklı yapıdaki vucut bölümleri, melez köpekte uyumsu olarak bir araya gelebilmektedir. Dolayısı ile bazı köpek ırkları, tenasübe (vücut uyumluluğuna) aykırı ve vücut bölümleri ile karakterize olmaktadırlar. Kangal köpeğinin yapısında ise ırk özelliği olarak beliren herhangi anormal bir yapı görülmez. Örneğin vücuda göre kafanın büyük olması, bacakların fazla kalın olması veya derinin kıvrımlı, kılların çok uzun veya çok kısa olması gibi.


 

Kangal köpeği iri yapılı, büyük kafalı, derin ve geniş göğüslü, sağlam ve kuvvetli bacak yapısına sahip olmasına rağmen bu bölümler ile vücudun diğer bölümleri arasındaki uyum mükemmel olduğu için bunların gelişmişliği fark edilmez. Onun bu mükemmel yapısını koruması, yaşamını sürü koruma köpeği olarak devam ettirmesiyle mümkündür. Nitekim İskoç Çoban Köpeği Collie, Kraliçe Victoria'nın teşvikiyle yapılan yetiştirme sonucu uun tüylü bir ev köpeğine dönüştürülmüştür. Düz alınlı Bull Terrier köpekleri, aralarından alnı hafif çıkıntılı bir köpeğin 1950'lerde bir yarış kazanması üzerine, bu yönde yapılan yetiştirilmeye –zamanla– tümsek alınlı bir ırka çevrilmiştir. Newfoundland, St Bernard ve İngiliz Mastifi gibi bazı iri yapılı köpek ırkları daha da iri olmaları için, uzun süren seleksiyon çalışmaları ile devleştirilmiş, sonunda iş yeteneği azalmış, hantal bir ırka haline getirilmişlerdir. Aynı şyler Shar–Pei ve Napoliten Mastifinin derisinin kıvrımlı; İngiliz Bulldogunun iri kafalı ve basık burunlu olması için yapılmıştır ki, bu ırk günümüzde kafanın fazla büyük olmasından kaynaklanan birçok olumsuzlukla karşı karşıyadır. (Göz kapakları ve dudaklarının sarkık olması gibi) Kangal köpeğinin böyle bir durumla karşılaşmaması yetiştiricilerin yetiştiricilerin uygulayacağı metotlara bağlıdır. Kangalın sürü koruma köpeği olarak ırk özelliklerinin korunması, bunun içinde uygun yetiştirme metotlarının uygulanması gerekmektedir. Aksi taktirde dünyada birçok köpek ırkının yaşadığı olumsuz gelişmeler Kangal köpeğinin de başına gelecektir.


 

Canlı Ağırlık ve Vücut Ölçüleri

 

Kangal köpeklerine ait canlı ağırlık, vücut ve baş ölçüleri ile ilgili veriler genelde devlet ve üniversite çiftliklerinde yetiştirilen Kangal köpeklerinden elde edilmiştir. Bu çiftliklerde özel yetiştirme metotları ile iyi bakım ve beslenme uygulandığı için elde edilen verilerin köy şartlarında yetiştirilen köpeklere göre genelde yüksek olması beklenir. Başka bir deyişle köy şartlarındaki Kangalların canlı ağırlık ve vücut ölçülerinin bu ortalamalardan düşük olması normaldir.


 

Kangal köpeklerinde vücut uzunluğunun cidago (omuz) yüksekliğine oranı 100/85–90'dır. Yani vücudun yandan görünüşü kareye yakın dikdörtgen şeklindedir. Canlı ağırlık ve vücut ölçüleri köpeklerin yetiştirildiği yer (köy, dağ, arazi, çiftlik bahçe vb) ile bakım ve beslenme şekline bağlı olarak büyük farklılıklar göstermektedir. İyi bir Kangal köpeğinde yüksek canlı ağırlık ve vücut ölçüleriyle birlikte bu ölçülerin birbiri ile uyumluluğu da önemlidir.


 

Kafa ve Boyun Yapısı

 

Köpeklerde genelde üç tip kafa yapısı görülmektedir. Bunlar; dar ve uzun kafa yapısı (dolichocephalic), kısa ve geniş kafa yapısı (brachycephalic) ve ikisinin arası kafa yapısı (mesaticephalic) olarak sıralanabilir. Kangal Köpekleri mesaticephalic kafa yapısına sahiptir. Kafa büyük ve bölmeleri arasındaki uyum iyi olduğu için güzel görünümlüdür. Vücudun diğer bölümleriyle orantılıdır. Gözler yuvarlak olup kahverengi tonlarındadır. Halk arasında koyu renk gözeler makbuldür. Gözler arasındaki mesafe normal uzunluktadır. Göz kenarları St Bernard ve Basset Hound ırkı köpeklerde olduğu gibi sarkık değildir. Bu özellik Kangalın tozlu havalardan olumsuz etkilenmesini önler. Dudaklar sıkı ve koyu renkte olup İngiliz Mastifi ve Danoalarda olduğu gibi sarkık değildir. (Sarkık dudaklar fazla salya akmasına sebep olur.) Kulakların arası geniş ve hafif kubbemsidir. Alın çıkıntısı genellikle belirgin değildir. Alın ile burun bölgesi arasında zarif bir eğim vardır. Burun uca doğru olup vücuda sağlam bir şekilde bağlantılıdır. Boynun alt kısmında, çene altından göğüs bölgesine doğru bir oluk yapar şeklinde, iki taraflı olarak uzanan gerdan bulunur. Yavrularda belirgin olarak görünen gerdan erginlerde fazla değildir.


 

Vücut Bölümleri ve Bacaklar

 

Uzun yıllar Anadolu'nun zor şartlarında koyun sürülerinin koruyuculuğunu yapmak Kangal köpeğine, kendine özgü bir vücut yapısı ile güçlü bir kas ve iskelet sistemi sağlamıştır. Sürülerle merada uzun mesafeler yürümek ona dayanıklılık, kurdu kovalamak için sürat, uzun süre koşabilme yeteneği ile kurtla boğuşup üstün gelmesini sağlayacak yapı ve cesareti kazandırmıştır. Kangallarda göğüs derin ve geniştir. Yandan bakıldığında diğer tarafta kalan dizin görülmesi göğüs derinliğinin iyi olduğunun işaretidir. Böylece akciğerin hacmi ve kapasitesi artar ve bu da  Kangalın daha uzun mesafe koşmasını sağlar. Boynun sırt omurlarına bağlandığı yerde cidago adı verilen hafif bir yükseklik vardır. Cidagodan başlayan sırt çizgisi çok zarif eğimle bel çizgisiyle birleşir Sağrı çizgisi hafif yukarı doğru çıkarak cidago yüksekliğine yakın bir seviyede hafif bir eğim yapar ve kuyruk sokumuna ulaşır. Göğüsün alt çizgisi ön bacaklar arasından yere paralel ve düz bir şekilde devam eder; son kaburgaya yaklaşırken çok hafif bir eğimle yukarıya doğru yönelir. Karın bölgesinin başladığı noktadan itibaren daha dik bir şekilde yukarı doğru devam eder ve arka bacakla 85–90 derecelik bir açıyla birleşir. Ön bacaklar sağlam yapılı ve birbirine paralel olup yere dik olarak inerler. Ön bacağın üst kol kemiği ile kürek kemiğinin birleştiği açı; ön bacakların hareketliliği ile göğüs kafesinin esnekliğini artırarak hayvanın hızlı koşmasını ve çabuk yorulmamasını sağlar. Bu açının ideal ölçüsü –tazılarda olduğu gibi –60–70 derecedir. İyi bir Kangal daki açı buna yakındır.


 

Ön bilekler arka bileklerden daha kalındır. Çok az öne doğru açılarak pençe ile birleşirler. Pençeler büyüktür ve yere sağlam basar. Kangallarda parmakların arasının, sıkı olan kedi pençesine benzer olanı makbuldür. Tırnaklar kısa ve pençe rengine yakın renkte olmalıdır. Arka bacaklar güçlü kaslardan oluşur. Hafif dışbükeydir. Arka incik öne göre daha uzun ve incedir. İçe doğru eğimi daha fazladır ve büyük pençelerle sağlam bir şekilde yere basar. Kuyruk kalın olup uca doğru incelir. Uzunluğu aşağıya doğru sarkık durumdayken dirsek seviyesindedir ve genelde ucu kıvrıktır. Yukarı kalktığında sağrı kıvrımlar oluşturur. Kuyruk kıvrımları Kangalın bir simgesi olarak kabul edilmekle birlikte tırpan şeklindeki


 

İnsanlara Karşı Davranış

 

Kangal köpeği sahibine bağlı, yabancı kişilere tepkilidir. Sorumlu olduğu bölgeye –insan dahil– hiçbir canlıyı sokmamaya çalışır. Sahibi yanındayken yabancı kişilere karşı fazla tepki göstermez. Davranış bozuklukları ve istisnalar hariç hemen saldırıya geçmez. Yabancı şahsı birkaç kez havlayarak bekler ve sahibinin komutunu bekler.


 

Kangal köpeğinin merhamet duygusu gelişmiştir. Normal şartlarda sahibi ve bakıcısına karşı saldırgan değildir. Savunmasız kişilere –özellikle kadın ve çocuklara karşı– uysal ve yumuşak davranır. kangalın iyi huylu olması büyük ölçüde büyüme dönemindeki yetiştirme şekliyle ilgilidir. İnsanlara ve çevreye alışması çok küçük yaşlarda başlar. Henüz gözü açılmamış eniklerin her gün itina ile sevilip okşanması, ileriki yaşlarda insanlarla daha iyi ilişki kurmalarına yardımcı olur. Yavru büyürken her aşamada ona sevgi ve şefkat ile yaklaşılmalı, nelerden hoşlanıp hoşlanılmadığı belirlenmelidir. Hatta ev ve bahçe ortamlarında yaşayan Kangal yavrularına belirli zamanlarda radyo ve televizyon dinletilmesi, onların sosyalleşmelerine yardımcı olur. Ancak tüm bu sosyalleştirme çalışmalarının bir disiplin içerisinde yapılmasına dikkat edilmelidir.


 

Bazı kimseler, bekçilik etmesi için yetiştirilen köpeklerin ıssız ve karanlık bir yerde dış ortamdan izole edilmiş şekilde yetiştirilmelerini tavsiye ederler. Bu tavsiyeye göre yetiştirilen köpeğin daha saldırgan olup daha iyi koruma yapacağını savunurlar. Halbuki bu şartlarda yetişen bir köpek yeterince güneş ışığı almadığı için sağlıksız olur. Ayrıca insanlarla sağlıklı iletişim kurmadığı için korkak ve ürkek tavırlar sergileyebilir ya da aşırı ve hedefsiz saldırganlık gösterebilir.


 

Bekçilik için yetiştirilen Kangalın görevi, bulunduğu bölgeye yabancı kişilerin yaklaşması durumunda, onları havlayarak uyarmak ve yaklaşmamalarını sağlamaktır. Bekçilik görevi yapan köpekler için saldırma ve yaralama başvuracakları en son davranış şekli olmalıdır. İri ve güçlü bir köpek olan Kangalların yanlış yetiştirilme sonucu saldırganlaşması ve kontrolden çıkarak amaçsızca etrafa zarar vermesi, hem köpek hem de sahibi için tehlikeli sonuçlar doğurur.


 

Kangal, öldürmek için tasarlanmış bir hayvan değildir. Örneğin pitbull ırkı köpekler gibi öldürmek amacıyla saldırmaz. Bölgesine giden yabancı bir insana saldırmaya kalktığında bu kişi hareketsiz durur veya bulunduğu yere oturursa, Kangal bu davranışı teslimiyet olarak algılar ve sahibi gelene kadar yabancıyı hareketsiz tutmak için etrafında dolaşır. Bu davranış biçimi Kangalların insanlara öldürmek amacıyla saldırmadığına örnektir. Kangal, sahibini ve ailesini koruma görevini yerine getirirken iyi ve kötü niyetli insanları ayırt etme yeteneğine sahiptir. Eğer gelen kişinin kötü niyetli olduğuna inanırsa harekete geçer. Amacı öncellikle düşmanı eyleminden caydırmak ve uzaklaştırmak aksi takdirde teslim almaktır. Mecbur aldığında düşmana ciddi zararlar vermekten çekinmez ve bunu yapacak güce sahiptir.


 

Sürü Koruma Davranışı

 

Ortalama 300 başlık bir koyun sürüsünü korumak için ikisi erkek biri dişi olmak üzere en az üç yetişkin Kangal köpeğine gereksinim vardır. Kangallar görevlerini genellikle çobandan bağımsız olarak yaparlar. Sürüde en az bir dişi Kangalın bulunması gereklidir. Çünkü dişi köpekler dişi kurtlara karşı daha duyarlıdır. Analık içgüdüleri nedeniyle koruma duyguları daha da gelişmiştir.


 

Asılardan beri sürü koruma görevi yapan Kangal köpeğinde bu davranış içgüdüseldir. Sürü koruma görevini yaparken farklı zamanlarda farklı davranış şekilleri gösterirler. Sürü meraya ilk çıktığı zaman köpekler sürüden biraz uzaklaşıp etrafı kolaçan ederler. Yaşlı ve deneyimli olanlar arada bir sürüyü kontrol ederler. Genç ve deneyimsiz olanlar sürüden biraz daha fazla uzaklaşabilirler. Herhangi bir tehlike yoksa, sürü belirli bir yerde otlamaya başladığında genellikle sürüyü gözlemleyebilecekleri yüksekçe bir yerde yatarlar. (Rüzgarın estiği yöne doğru sürünün farklı yerlerinde yatarlar.) Sürü herhangi nedenle ürkerse, yerlerinden ok gibi fırlarlar, sürüyü tehdit eden kurt gibi herhangi bir yırtıcı hayvan varsa aynı hızla onun peşinden koşarlar. Kısa mesafede kurda kim yetişirse kurdun üstüne atlar (Kurda Çöker); Diğerleri de ona yardıma gelir. Kurda yetişme olayı sık görülen bir durum değildir. Genellikle kurt kaçar ve köpeklerde bir süre kovaladıktan sonra sürüye geri dönerler. Bazı köpekler ise inatla kurdun izini takip edip onu yakalamaya çalışır. Kurt kovalayan bazı kangalların birkaç gün sonra sürülerine döndükleri görülmüştür.


 

Kurtlar genellikle koloni halinde yaşarlar. Dolayısıyla sürüye grup halinde saldırırlar. Kurdu uzun süre kovalayan Kangallar, sürüyü savunmasız olarak bırakırlar. Bazı kurtlar koloniden birini köpekleri peşine takması için görevlendirir, sonra farklı yönlerden sürüye saldırırlar. Çobanların bu durumlar için önlem almaları gerekebilir. Bunlardan biri, köpeklerden bir veya ikisini yanında bağlı olarak yedekte tutmaktır Diğer köpekler kurdun peşine takılıp sürüden uzaklaşınca yedek köpekler devreye girer. Bu gibi Saldırıları önlemek, çobanın ve köpeklerin deneyimlerine bağlıdır. Daha önce bütün saldırılara mağruz kalmış köpekler kurdu bir süre kovaladıktan sonra geri dönüp sürüsünün çevresinde çark gibi döner ve etrafı araştırırlar. Köpekler geri dönerken bazen bir veya ikisi takibe devam eder. Sürünün yanına dönen köpekler, sürüyü tehdit eden herhangi bir tehlike olmadığını görürse ve hala kurdun peşinde köpek varsa tekrar kurdun peşine düşerler. Köpeklerin bu davranışı, günün değişik zamanlarına göre farklılık gösterir. Gündüz ısrarla kovalarken gece vakti kovalamada fazla ısrarcı olmaz ve sürülerinin başına çabuk dönerler.


 

Kurdu ısrarla takip eden Kangallar, saldırıyı püskürtüp kısa süre sonra sürünün yanına dönen kangallar kadar uzun ömürlü olmazlar. Bunun iki nedeni vardır: Birincisi, kurt kapanı denilen tuzağa düşerek kurtlar; ikincisi, diğer sürülerin köpekleri tarafından öldürülme olasılıklarının yüksek olmasıdır. Israrcı kangallar günün birinde kurtların bir davranış şekli olan ve kurt kapanı adı verilen tuzağa düşüp onlara yem olurlar. Kurt kapanı; kurtlardan birinin sürüye yanaşıp köpeklerin dikkatini çekerek kaçması ve peşinden gelen köpeği sürüden uzak bir yerde, aile fertleri ile pusuya düşürüp öldürmesine denir.


 

Kangalların diğer sürülerin köpekleri öldürülmesi olayında ise çobanların rolü büyüktür. Bu çobanlar; kurt kovalarken sürüden uzaklaşan cesur bir Kangal köpeğine, dönüşte –koruyup kollamaları gerekirken–kendi köpeklerini saldırttırırlar. Bu ve benzeri olaylardaki çobanın davranışı, eğitimi ve bilinçli olması ile ilgilidir.


 

Kurdu çok uzun süre kovaladıktan sonra öldüren Kangallar da vardır. Bu uzun takipten sonra kurtlar kurtulsalar da takipte ısrarlı olan Kangalların koruduğu sürülere ikinci kez yanaşmazlar. Sürü emniyetini elden bırakmayan ve kurdu kısa bir süre kovalayıp geri dönen Kangalların sürüleri ise kurt saldırılarına daha fazla maruz kalırlar.


 

Kurtlar yavrularını büyütünceye kadar, yerlerini belli etmemek için, yuvalarının etrafındaki sürülere zarar vermekten kaçınırlar. Saldırılarını en çok gece ve sabahın erken saatlerinde yaparlar. Kurt saldırılarının ender görüldüğü gündüz vakitlerinde Kangallar, yarı uyku halinde dinlenmesi ile harekete geçerler. Kangallar geceleri daha aktiftir ve sürü yatana kadar sürekli etrafında dolaşırlar; sürü yattıktan sonrada etrafında belirli bir konumda yatarlar.


 

Çoban, gece uyurken sürünün hareketlenmesi halinde uyanık için, sürü içinden kendine alıştırdığı bir koyunu eline bağlar. Bu koyuna halk arasında ''bağcak koyunu'' denir. Dinlenmekte olan sürü herhangi bir nedenle hareketlendiğinde bağcak koyunu da harekete geçerek çobanı uyandırır. Çobanın herhangi bir sebeple sürüsünün yanında bulunmaması halinde bile, ürü hareket ettiği zaman, deneyimli ve iyi yetiştirilmiş Kangallar –çoban aramadan– sürüyle birlikte gider ve sürünün korunmasını sağlamaya çalışırlar. İyi bir Kangal köpeği şartlar ne olursa olsun sürüyü asla yalnız bırakmazlar.

 

Kangallar sürüye yaklaşan yabancı insanlara karşı da sürüyü korurlar. Yaklaşan bir yabancı gördüklerinde bir araya gelip havlayarak ona doğru koşarlar ve onu uyararak onu sürüden uzak tutmaya çalışılar. Çoban müdahale etmez ve yabancı koşarak kaçarsa köpekler onu kovalar ve yaralanmasına neden olabilir. Kangallarda bölge koruması ön plandadır. Sürüden uzak bir mesafeden geçen yabancılara sadece havlayarak varlıklarını bildirirler.

 

Sürüde kullanılacak Kangalların kardeş olmalarına özen gösterilmelidir. Çünkü kardeş birbirlerini daima kollar ve hiç bir durumda terk etmeler.

 

Sürüde bulunan Kangallar arasında daima hiyerarşik bir düzen vardır. En güçlü köpek sürünün lideridir. Doğal şartlarda dişi ile o çiftleşir. Aralarında kavga çıkan gençlere o müdahale edip ayırır. Yemek aynı kaptan yenecekse önce o karnını doyurur.


 

Beslenme Davranışı

 

Doğadaki tüm canlılar yaşamlarını sürdürmek için beslenmek zorundadır. Dolayısıyla yiyecek için hem diğer türlerle hem de kendi türündeki bireylerle mücadele içindedir Bu doğal davranıl köpeklerde yiyeceklerini kıskanma şeklinde ortaya çıkar. Yavru iken gerekli eğitimi alamayan köpekler bu davranışlarını hayat boyu sürdürürler.

 

Etobur olan köpekler et ve kemik gibi yiyecekleri diğer yiyeceklerden daha çok sahiplenir ve kıskanırlar. Yal ve ekmek gibi yiyecekleri sorun çıkarmadan beraber yiyebildikleri halde et ve kemik gibi yiyecekleri aynı kaptan yemeleri hemen hemen imkansızdır. Kangal yetiştiricisi için olumsuz sayılabilecek bu davranış, Köpek yavru iken eğitilerek önlenebilir. Bunun için yetiştiricinin yavrulara et ve kemik gibi yiyeceklerin eliyle vermesi ve bazen de yavrunun ağzından bu yiyecekleri çıkarıp alması gerekir.


 

Günlük yiyeceklerin her gün aynı saatte verilmesinde yarar vardır. Özellikle sürü halinde yaşayan köpekler, verilen yiyecekleri çabuk tüketmeye çalışırlar. Tüketemediklerini de daha sonra yemek üzere gömerler Evde veya bahçede tek olarak yaşayan köpeklerde çok hızlı yemek tüketme alışkanlığı görülmese de artan yiyecekleri saklama alışkanlığı devam eder. Verilen yiyecekler karışım halinde ise yemeğe önce et ve kemik gibi lezzetli yiyeceklerden başlar. Kangallar enerjilerini çok iyi kullandıkları için iri cüsseli olmaların rağmen fazla besin tüketmezler.

 

Bu bilgiler  www.kangalkopekleri.com   adresinden alınmıştır.

  
 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 11 yorum, 1-11 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Ellerinize saglik resimler sanki yasiyorlar
mükembel. Islerinizde basarilar dilerim

Saygilar
Gökhan Saki
Gökhan Saki eklemiş - adds | 10 Mayıs 2008 Saat - Time 23:33
harika köpekler bunların sahibi çok şanslı bence bu köpeklerin kıymetini bilsinler :)
mehmet ali dilek eklemiş - adds | 07 Temmuz 2008 Saat - Time 00:46
sslm arkadaslar ben caresız bır hastalıga yakalandım hastalıgın adıda saf kangal hastalıgı ve ben bu hastalıga yakalandıgıma sevınıyorum cunku kangal kopaklerı dunyada esı ve baska cınsı olmayan kopaklerdır ben kangal kıadar sedık koruyucu ve kahraman kopek ırkı duymadım ve gormedım,kangal besleyen arkadaslar sızlere seslenıyorum neolur candostunuzolan kangal kopeklerınıze ıyı bakın CUNKU BULAMAYANLARDA VAR
egemen karasu eklemiş - adds | 17 Temmuz 2008 Saat - Time 22:57
kangal köpeklerini çok seviyorum çok sadık bi köpekler keşke benimde bi kangal köpeğim olsaydı
elanur payman eklemiş - adds | 21 Temmuz 2008 Saat - Time 20:02
KARRDEŞ HİÇ YORULMADAN OKUDUM VE SÜPER HARİKA TAKDİR EDİYORUM .BENİM İÇİNÇOK İİ OLDU.KANGALLARI ÇOK SEVİYORUM
DENİZLİ EFESİ eklemiş - adds | 30 Temmuz 2008 Saat - Time 23:51
çok güzel çerçekten benimde olmasını isterim ama olmuyor bulamıyorum
ugurözkan eklemiş - adds | 06 Ağustos 2008 Saat - Time 20:08
selam millet....
evet, resimler müthis olmus :)

benim bi sorum olacakti: bu hangi sehir ve kimin köpekleri ??
tsk
yup eklemiş - adds | 21 Ağustos 2008 Saat - Time 21:40
abi valla zengin oluyum bu kankallardan 2 erkek alıcam kankalın üstüne köpek tanımam
osman güvendik eklemiş - adds | 24 Ağustos 2008 Saat - Time 09:50
kangallar çok guseller buna ne kur ne pitbull hepsını yer allah sahıbıne bağışlasın
doqan eklemiş - adds | 30 Ağustos 2008 Saat - Time 12:14
çok güzel hayvanlar
asi paşa eklemiş - adds | 30 Ağustos 2008 Saat - Time 14:02
valla benim 1kangalım bi de dağ kurdum var kurdumu Çorumun Akdağ diye bir köyünde tutdumm ama yalan söylemiyim benim kurt koyunları hiç sevmezz koyunları sevmediği gibi çoban köpeklerini de sevmiyo geçen sene 2 kangalın arasından sağ çıktı kangalların biri korkudan evine kadar durmadan kaçtı öbürünü de dövüyodu çoban yani kangalların sahibi benim kurda vurdu ve tek pençesini kırdı doğal olarakta ben kavga yaptım...Ama benim evdeki kngalımla ii anlaşıyolar 3 hafta önce ikisini de saldım tabi kangalımı zincirle tutuyorum saldırgan olduğu için kurt salık valla ortalığı duman ettiler 3 köpeği ikisi öldürüyodu tekini zaten öldürdüler ikisi bir benim kangalı ayırıcaam diee elim kan toplamıştı
devamı sıradaki mesajda
KuRt-BoNCuK eklemiş - adds | 04 Eylül 2008 Saat - Time 15:56
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.
Onay Kodu - Security Code

Ara - Search

  

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

11 Ekim 2008  KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.