Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > ARALIK 2008 SAYISI - DECEMBER 2008 ISSUE > Jean-Marc Caracci : Homo Urbanus Europeanus
Jean-Marc Caracci : Homo Urbanus Europeanus
 

“Yıllar önce ABD’ye gittim… Orada anladım ki insanlar cosmosda minik bir nokta…”



Röportaj : Pınar DAĞ

Jean, valizini alıp İstanbul’a geldin… Ve bir rüyan var, ’Homo Urbanus Europeanus’ adını verdiğin projenin doğru anlaşılmasını başarmak… Bundan bahseder misin?

 

İsminden de anlaşılacağı gibi Avrupalıları yani Avrupa denilen coğrafyanın üstündekileri, başkentlerine gidip, bilinen ünlü görüntüleriyle değil de bilinmeyen, hatta asla anlaşılamayacak detaylarıyla arşivlemek ve yaşamak… İstanbul 20. durağım…

 

Ama İstanbul başkent değil…

 

(Gülüyoruz…) Evet, bunu soracağını biliyordum… Ama hazırlıklıyım! Ankara ve İstanbul arasında kararsız kaldım… Ancak İstanbul’un 2010 yılı Kültür Başkenti olarak seçildiğini duyduğumda kararımı İstanbul’dan yana kullandım. Yaklaşık 10 yıl önce yine gelmiştim İstanbul’a. Temsil ettiği önemli bir yeri var İstanbul’un.



Fotoğrafçılık nasıl başladı Jean? Ya da şöyle soralım, ne zamandan beridir fotoğraf çekiyorsun?

 

(Birlikte geldiği abisini işaret ediyor) “Bana makine tutmayı şu yaşlı adam öğretti” diyor. Küçüktük ve ağbimin elinden düşürmediği bir makinesi vardı. Onu sürekli çekmemi istemesi üzerine, merakla başladı fotoğrafçılık J Ancak uzun yıllar hiç uğraşmadım. Esasen daha çok yeniyim ve kendimi geliştirmek elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Ben 2 yıl önce işimi bıraktım ve patronuma ben artık mutlu olabileceğim şeyler yapmak istiyorum demiştim... Ancak nereden başlayacağımı bilemedim.

 

Bu projen nasıl doğdu?

 

Proje’ye gelince… Yıllar önce ABD’ye gittim. Orada insanların nesneler karşısında kayboluşlarını ve ne kadar minik olduklarını izlemiş şaşkınlığımı gizleyemedim… Kocaman arabalar, devasal binalar ve daha bir sürü koca koca şey… O gün karar verdim… Cosmosda insanın duruşunu ve varlığını coğrafyayla bütünleşen bir sürece taşımak. Anlatmak, yok edilen ve içine her gün binlerce eşya sıkıştırılan kara parçalarını… İşte ’Homo Urbanus Europeanus’ bunları anlatmaya gönüllü bir proje.


Proje kaç başkent sonrası sona erecek? Yani bir sonraki süreç nedir?

 

Planım 20 başkent sonrası çalışmaları insanlarla buluşturmak. Bunu da Fransa’da ya da bununla ilgilenecek kurumlarla görüşüp bu konuda gönüllü olmalarını sağlayarak başlatmak. Ben hiçbir vakıf ya da kurumdan destek alarak bunu yapmıyorum. İşimden ayrıldıktan sonra küçük bir parayla bu projeye başladım.

 

Her şeyin neredeyse parayla döndüğü bir yüzyılda bu tarz bir projeye yan gelir olmadan başlamak ürkütmedi mi sizi? Oysa hepimizin hayali hep mutlu olduğumuz şeyleri yapmak ve hep onları kovalamak…

 

Tabii ki ürküttü ancak evli olsaydım ve çocuklarım olsaydı durum değişebilirdi. Bu nedenle tereddütsüz bu proje için kolları sıvadım ve şimdi 20. Başkent sonrası proje’ye destek verebilecek insanlarla iletişim içinde olacağım. Bir bakıma tanıtımını ve desteklenmesini sağlamak için çalışmalar yapacağım. İstanbul sonrası Paris’e döndüğümde bu çalışmalara odaklanacağım ve bir kitapeviyle anlaşıp ‘’Homo Urbanus Europeanus’  adını taşıyan kitap çıkartmayı planlıyorum. İstanbul’da da bir kitapevi aradığımı belirtmek isterim.


 

Türk fotoğrafçılarını tanıyor musun Jean?

 

Gerçekten açık gönüllülükle bir şey söylemek istiyorum. Dünya’da birçok ülkeye gittim ve fotoğrafçılık ile ilgili araştırmalar yaptım. “İnsanlar ne yapıyor ve ben ne yapmalıyım” kaosunu netleştirmek isterken karşıma hep Türk Fotoğrafçıları ve onların çalışmaları çıktı. İnanın Fransa’da insanlar hiç sizler kadar uğraşmıyor ve emek vermiyor fotoğrafçılığa ve sanata… Yani sizinle röportaj yaptığım için söylemiyorum. Bunu yakından gözlemlediğim için söylüyorum. Yani ben tam bunları düşünürken, Fotoritim Dergisi’nin benimle iletişime geçmiş olması inanılmaz oldu. Ve haklıydım siz bu işi çok sıkı yapıyor ve takip ediyorsunuz dünyada:)

 

Makine olarak ne kullanıyorsun?

 

Nikon D200 kullanıyorum. Ve genellikle siyah beyaz çekimler yapıyorum…

 

Çekimler sırasında yaşadığın problemler oluyor mu? Bir fotoğraf hatıran var mı bizimle paylaşacağın?

 

(Uzunca düşündü! Çok anısı olmalı Jean’ın J) Aslında iyi ya da kötü olarak değil ancak tatlı anı olarak aktarabileceğim bir iki hatıram oldu. İzlanda’ya gitmiştim bu proje kapsamında. Ve bir çiftle karşılaşmıştım. Genelde size her zaman yabancı gibi bakarlar. Çünkü ülkeniz dâhil her yerde her zaman bir yabacısınızdır. Ancak bu çift beni akrabalarıymış gibi sevip, evlerine konuk etmişlerdi. Bu beni fazlasıyla etkilemişti…

 

Öyleyse Jean Türkiye’ye daha sık gelmelisin J

 

Ah kesinlikle. Burada da, bu gezide de İstanbul anısı oldu. Ağbimle Kadıköy sahilinden Avrupa yakasına geçerken seyyar midye satıcısından midye aldık. İki tanesine paramız yetti. Ancak biz ikişer tane daha yedik J

 

Bu örnekleri çoğaltabilirim. Bir defa da Otobüs’e bindik. Para bozduramadığımız için Euro verdik şoföre, o da “ Boş ver bir dahaki sefere ödersin” dercesine bizi otobüse aldı. Fransa’da bir cent eksik verin otobüse binemezsiniz. Çok ciddiyim! Belki konumuz dışında ama söylemek istiyorum. Türkiye’nin Avrupa Birliğine girmesini ‘Avrupa’nın ıslah olması için’ yürekten istiyorum. Sizde ki aile kavramı, yaşlıları önemsiyor oluşunuz ve daha birçok değerinize sahip çıkıyor olmanız çok önemli… Bizim acil ihtiyacımız olan bir şey…


 

Fotoğrafların nasıl çıkıyor, kurguluyor musun?

 

Ben çok uzman biri değilim belirttiğim gibi. Genellikle kendiliğinden çıkan kadrajlar… Hava yağmurlu değilse gidiyorum… Başkentleri gezerken mesela asla şurayı mutlaka çekmeliyim demedim. Makinemi takıp öylece sokakları arşınladım. Ve hepsi böyle anlarda çıkıyor. Ayrıca insan yüzlerini çok yakından görüntülememeye özen gösteriyor, onları evrende küçüklükleri ve siluet oluşlarına vurgu yapıyorum… Ve emin olun estetik olmaları da benim için önemli…

 

Farklı tarzda çalışmalar düşünüyor musun? Seni çeken farklı alanlar…

 

Şu anda istediğim bu teknik ve üslupla birinci sınıf işler çıkarmak..Ancak evet kendimi yenilemek istiyorum ve farklı farklı projelere imza atmak istiyorum..Daha önce kişisel sergilerim oldu..Ve Fransa’da da belirli kişilerle ortak çalışmalar düşünüyorum.


 

Herkese böylesi bir macerayı öneriyor musun?

 

İnsanın başına gelebilecek en müthiş macera olsa gerek böylesi bir serüven… Zorlukları var ve ben 2 yıldır göçebe hayatı yaşıyorum.  Bir ülkeden diğerine yollarda, trenlerde hayat sürüyorum.  Hayata bir kez geldiğine inanan benim gibiler için her zaman yaşanması gereken bir tecrübe diyebilirim.  Evet öneriyorum. 
 

Ve sizlere teşekkür ederim benimle yakından ilgilendiğiniz ve İstanbul’da beni yalnız bırakmadığınız için… 

 


 

HOMO URBANUS EUROPEANUS




















































http://homo.urbanus.free.fr/europeanus/ 


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 4 yorum, 1-4 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Ne güzel..
''ben artık mutlu olabileceğim şeyler yapmak istiyorum''
Seninde belirttiğin gibi hepimizin hayali bu ancak şartlar ve imkanlar herzaman yeteri kadar özgür olabilme şansını tanımıyor bizlere.Bu yüzden Jean şanslı hissetmeli kendini.Ona 20.durağında başarılar diliyor.Bu güzel akıcı ve anlaşılır röportajı hazırlayıp sunan Pınar'a sevgilerimi gönderiyorum...^^
Hasan Sevinç eklemiş - adds | 25 Aralık 2008 Saat - Time 18:57
Fotoritim'in yayınladığı ve düşünsel altyapısı olan,teknik biçimi belirlenmiş, söylemi ile eylemi örtüşen ve bu doğrultuda "bütünlük" niteliğni yakalamış her çalışmaya dikkatle ve biraz da kıskanarak,ders alarak bakıyorum.
çalışma: insanı evrenin merkezine oturtuyor.
çalışma: insanı,kendisinin yarattıkları içinde küçüldüğünü gösteriyor.
çalışma: insanın,bugün ancak siluet olarak varlığını sürdürebildiğini,gelecekte yarattığı büyüklüğün içinde kaybolabileceğini düşündürüyor.
çalışma: istenirse,basit bir konudan,iyi nitelikli çalışmalar yapılabileceğini söylüyor.

Bütün bu "iyi" niteliklerine karşın;" ,bazı fotoğragların da geniş açılı objektif ile çekilmesinde
kararlılık gösterilmesi gerekirdi " diye düşünüyorum.
Saygılarımla

Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 27 Aralık 2008 Saat - Time 14:04
"Yola çık dostum... Her şeyi bırak yola çık.
Durgun su çürüyüp kokar."
Aklıma geliverdiği kadarıyla böyle diyordu okuduğum bir kitap.

Hikayeden çok etkilendim.
Mutlu olduğu şeyleri yakalamak herkesin düşü elbette.
Bu anlamda Jean'ın yaptıkları birçoklarına ilham verecektir.

Sevgili Pınar'ı bu güzel röportaj için ayrıca kutluyorum.
Birgül ERKEN eklemiş - adds | 28 Aralık 2008 Saat - Time 23:25
Yaşamın içinden, sarsıcı kareler. Konuşmayı çok fazla sevmediğim için yazmayı ve fotoğraf çekmeyi seviyorum. Yazış nedenim sadece üretenin ve sergileyenin mutluluğuna ve sevincine ortak olmak. Bu güzel röportaj için Pınar Hanım'ı, nefis fotoğraflar için de Jean-Marc Caracci'yi kutluyorum. Sevgiler.
H.Bahadır Laçin eklemiş - adds | 05 Ocak 2009 Saat - Time 15:23
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Adem Sönmez

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.