Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > TEMMUZ 2010 SAYISI - JULY 2010 ISSUE > John Bergholm : Geçiş ve Botanik
John Bergholm : Geçiş ve Botanik


For English: Please Scroll Down and Read the Page
 

Fotoğraf her zaman bilincimin bir parçası oldu. 1960’larda New England’da yetişen üçüncü jenerasyon fotoğrafçılar olarak, ilk hatıralarımın pek çoğunda fotoğrafçılığın bazı yönleri karışmıştır. En favori hatıram, orman boyunca devam eden Merrimack sahilinde Tyngsboro Köprüsü’nün mükemmel fotoğraflarını çekmeye çalışan babamın peşinde dolaşmamdır. İşte o gün benim, Graflex camının zemininde fotoğrafların baş aşağı ve arkaya doğru ilk görüşümdü. 

 

O görüş ne kadar büyülü olursa olsun, fotoğrafçılığın etkileyiciliğini ya da gücünü hala anlayabilmiş değilim. Fotoğrafçılığı ciddi olarak yapmaya başlamam, yirmi yaşlarımın ortalarında, babamın bana 35 mm fotoğraf makinelerinden birini vermesiyle başladı. Bu tutkunun peşinden yıllarca koştuktan sonra sonunda bu etkileyiciliği anladım. Benim için bu yaratıcılıktan geliyor. Sanırım bazı insanlar için yaratıcılık, yiyecek, içecek ya da hava gibi temel bir insan ihtiyacı.

 

 

Photography has always been a part of my consciousness.  As a third-generation photographer raised in New England in the 1960’s, many of my earliest memories involve some aspect of photography.  My favorite memory is of traipsing after my dad through the woods along the banks of the mighty Merrimack as he worked at lining up the perfect shot of the Tyngsboro Bridge.  It was that very day that I got my first glimpse of the upside-down and backwards image on the ground glass of his Graflex.

 

As magical as that sight was, I still did not understand the fascination or the power of photography.  It wasn’t until my mid-twenties when my dad gave me one of his many 35mm cameras, that I really began to take photography seriously.  Now, after so many years of pursuing it I finally understand the fascination.  For me it comes from creating.  I think that for some people creativity is a basic human need, like food or water or air.

 

www.johnbergholm.com  

 


 

GEÇİŞ

TRANSITION

John Bergholm

 


2009’un Şubat’ında bir arkadaşımı ve ruh eşimi kanserden kaybettim. Bu fotoğraflar, aynı yıl daha sonraları ortaya çıkmaya başladı. Bu proje, organik uçuşta hareket incelemesinden ortaya çıktı ama bu koleksiyon büyüdükçe, fotoğrafların daha derin anlamlarının olduğu kesin olarak ortaya çıktı. Onların bir metafor olduklarını ve sanatım yoluyla, alt bilincimin, yaşamdan ve yaşam sonrasında geçiş sürecini ve tecrübesini yakalama teşebbüsü olduğunu anladım. Aklımda bu mefhumla çektiğim fotoğraflarda daha ihtiyatlı olmaya başladım ve buna bu seri de dahil.

 

42 başlıklı şarkının yorumunda: “O ölüler, ölü değiller, onlar benim sanatımda yaşıyorlar.”

 

Bir arkadaşım geçenlerde bana şu alıntıyı gönderdi: Sanatçılar, sanatları yoluyla kendilerini iyileştirirler.” Bu kesinlikle, benim çalışmalarımda yaptığım şey gibi görünüyor.

 

 

In February of 2009 I lost my best friend and soul-mate to cancer.  These images began to appear later that same year. The project originated as a study of motion in organic flight but as the collection grew it became obvious that the images held a much deeper meaning. I began to understand that they were a metaphor and an attempt by my subconscious to capture, experience, and process the transition from life to after-life, for myself, through my art. With that notion in mind, I have become more deliberate in the images I shoot and include in this ongoing series.

 

To paraphrase Coldplay in a song entitled 42: “Those who are dead are not dead they’re just living in my art”.

 

A friend recently sent me the following quote: “Artists heal themselves through their art”. It certainly seems that that’s what I’ve been doing with this work.

 

Çeviren (translated by) : Hülya YELTEPE

 







 

BOTANİK

BOTANICA

John Bergholm

 


Botanik portfolyom, benim iki favori fotoğrafçım olan Tom Baril (Amerika; 1952-şimdi) ve Karl Blossfeldt (Almanya; 1865-1932) ilham ve bilgi aldı.

 

Baril’in çalışmalarını doksanların başlarında keşfettim. Onun, zambaklar, güller, ayçiçekleri ve freesias gibi sıradan nesnelerle artistik çalışmalarından büyülendim. İşte bu çalışma, ilk defa, çiçeklerin, kendilerine özgü kişiliklerini bulmak ve açığa çıkarmak için, onlara bireyler gibi davranılabileceği ve fotoğraflanabileceğini fark etmemi sağladı.

 

2007 yılında, yirminci yüz biterken Berlin’de fotoğraf çeken Blossfeldt’in çalışmalarından haberdar oldum. O, bir demir heykeltıraşçısı, fotoğrafçı ve sanat eğitmeni. Beril’in aksine, onun yaklaşımı biraz daha bilimsel ve çalışmalarının da ortaya koyduğu gibi analitik, daha dobra ve dürüst, çıplak ve açığa çıkarıcı. Her bir objeyi basit, süssüz, boş bir arka planda fotoğraflıyor. Bir anlamda, sanattaki bütün formların doğadan geldiği teorisini katılmak için sistematik olarak bitki örneklerini fotoğraflamaya başladı. Çalışmaları, zamanının bilim ve sanat topluluklarının her ikisinde de konuşuldu.

 

Bu konuya, Botanik, serisinin bu iki estetiğin sentezi olması niyetiyle başladım. Bu çalışmayı yaparken, her görüntüyü önceden hayal etmedim; tam tersi kendime proje için sahip olduğum görüşlerime uygun olan kompozisyonu keşfetmek için özgürlük tanıdım. Blossfeldt, bende doğal yaşamın pek çok ve çeşitli yapıları kendi cephaneliğinin dizaynında kullanmasından etkilendim. Yakından baktığınızda, işe yarayan kalıbı bulmak için, tamamen başarıya ulaşana kadar tekrar tekrar devam eden doğanın hilesini keşfedebilirsiniz. Doğa kesinlikle matematik temelli. Bununla birlikte, her bir türü titizlikle bilimsel ismi ile etiketleyen Blossfeldt’un aksine ben o şeyin ne olduğuyla çok fazla ilgilenmiyorum. Benim için, o formun güzelliğinin görülmesi ve beğenilmesi yeterli. 

 

 

My Botanica portfolio is inspired and informed by two of my favorite photographers, Tom Baril (American; 1952-present) and Karl Blossfeldt (German; 1865-1932). 

 

I discovered Baril’s work in the early nineties.  I was captivated by his artistic handling of such mundane subjects as lilies, roses, sunflowers, and freesias.  It was this work that first made me realize that flowers could be treated like individuals and photographed to find and reveal their unique personalities.

 

In 2007 I learned of the work of Blossfeldt who had been photographing in Berlin at the turn of the twentieth century.  He was an iron sculptor, photographer, and art educator.  In contrast to Baril, his approach was scientific and analytical resulting in work that is straightforward and unadorned, naked and revealing.  He photographed each subject simply, against a stark, blank background.  He began systematically photographing plant samples, in part, to prove his theory that all forms in art have their beginnings in nature.  His work spoke to both the scientific and artistic communities of his time.

 

I approached the subject matter with the intention that the series, Botanica, should be a synthesis of these two aesthetics.  In making this work I do not pre-visualize each image; rather, I allow myself the freedom to discover a composition that fits my overall vision for the project.  Like Blossfeldt, I am fascinated by the natural world’s use of the many and varied structures in its design arsenal.  When you look closely you discover that nature’s trick is to find a pattern that works then repeat it again and again until the whole is achieved.  Nature is clearly mathematically-based.  However, unlike Blossfeldt, who meticulously labeled every specimen with its scientific name, I do not necessarily care what a thing is.  It is enough for me for the beauty of its form to be seen and appreciated. 


Çeviren (translated by) : Hülya YELTEPE










Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz. No comments for this document yet, you can make comment from the form below.
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.