e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü

Atölye arkadaşlarınızla birlikte farklı bir çalışmaya imza attınız. Nedir proje ismi ve formatı?
Proje İsmi: Devinim.
Formatı ise Web Televizyonu.
Projenin çıkış noktası ve amacından bahseder misiniz?
Türkiye birbiriyle tarih boyunca evlenip çoğalmış böylelikle karışmış değişik etnik grupların, dinlerin ve ırkların oluşturduğu çok özel bir coğrafya.
Yani görünen kadarıyla bu özel coğrafyadaki insan formasyonu Trakya, Anadolu, Kafkasya, Balkanlar, Orta Asya ve Mezopotamya kültürlerinin ortak bir yansıması.
Bugün galiba genelinde “batılı” olmaya çaba sarf eden Türkiye’nin - belki de- en büyük sorunu, kendini hiçbir vatandaşını dışarıda bırakmayacak bir ölçekte tanımlayamaması. 
Yani bir başka deyişle sınırlarının dışına çıkan herhangi birimize siz “Türkiyeliler” kimlersiniz diye sorulduğunda cevabımız tamamı ile sığ bir vizyondan,
“Biz Orta Asya’dan bu coğrafyaya gelip yerleşenleriz”
veya
“Irkımız Türk, dinimiz İslam ” olagelmiş.
Eğer bunlar doğru tanımlar ise bu coğrafya içindeki ırkı ve kökü Orta Asya Türkleri’ne dayanmayan veya bir başka perspektifle kendini dini ile de tanımlamayı seçmeyenlerimiz yarınlarımızda bu çok özel coğrafyada ne kadar hak sahibi olabilir?
Veya bu tanımlar artık doğru kabul edilemeyecek kadar çağ dışı ise hala neden kendimizi bu denli dar pencerelerden ifade etmeye çalışıyoruz?
Neden soru sormayı, bize dayatılan tarihi sorgulamayı, kendimizi eleştirmeyi bizi yeterince tanımayan ve bize ithal çözümsüzlükler dayatan başka ülkelerin insanlarına bırakıyoruz?
Eğer buna bu şekilde devam edersek, bugün toplumumuza yavaş yavaş hakim olmaya başlayan; Alevi-Sünni, Türk-Türk olmayan, Zengin-Fakir, Sağcı-Solcu, Kadın-Erkek v.s gibi kolaylıkla sayısı artabilecek katı kutuplaşmaları nasıl önleyebilir ve nasıl daha “beraber” bir hayatın temellerini atabiliriz?
Nedense, bunlar gibi bu özel coğrafyanın dününde ve bugününde ürettiği birçok soruyu sorup tartışmaya dahi korkmuşuz…
Oysa soru sormak, sorgulamak ve hatta eleştirmek demokratik bir toplumun oluşmasının ve de gelişebilmesinin birincil şartı değil midir?
“Devinim” bir sanatçı perspektifinden sadece “sorgulamaya” çalışan ve her ama her soruyu sormanın ve de sorabilmenin önemini vurgulamak isteyen bir proje.
“Kerim Bora Atölye”olarak eminiz ki, bu ve benzeri -kısıtlı ve de tabiatıyla yüzeysel- projeler asla toplum olarak aramamız gereken cevapları ayaklarımıza getirmeyecektir.
Ama birer “vatandaş” olarak Türkiye’nin gelişmesi ve demokratikleşmesi adına, toplum olarak ikna olacağımız cevapların doğacağı tartışmaların artık başlayabilmesi bizlerin bu ülkenin vatandaşları olarak neyi ne kadar sorgulayabildiğimizle ilintilidir…
Konu başlıkları?
Proje kapsamında yapılan röportajları dokuz konu başlığı altında topladık. Bu konu başlıkları, Türkiye’de;
-Kimlik Tanımlamaları ve Ötekileştirme
-Yakın Siyasal Tarihimizden
-Türkiye’de Genç Olmak
-Alevi-Bektaşi Vatandaşlarımız ve Rahatsızlıkları
-Sünni-Müslüman Vatandaşlarımız ve Rahatsızlıkları
-Eğitim Sorunsalı
-Cinsiyet Ayrımcılığı
-Gecekondular ve Sosyal Adaletsizlik
-Şehit Yakınları ve Rahatsızlıkları
Proje’nin krokisi nasıl hazırlandı?
Proje Türkiye’de yirmi ilde, bin, halktan insan ile yapılan video röportajlardan oluşuyor.
Bu kişilerin çeşitli sosyal, etnik ve jenerasyon farklılıkları içermesine özen gösterdik.
Bu birbirinden değişik toplulukların sorunları algılayışındaki farklılıkları kovalarken karşımıza çıkan daha fazlasıyla birbirine olan benzerlikler, -adeta- Türkiye insanının bunca farklılığı içindeki ortak paydasının bir kanıtı.
“Bin” sayısının yarısı İstanbul dışındaki on dokuz ilde, diğer beş yüzü ise İstanbul’da çekildi.
Bin kişiye kendilerini nasıl tanımladıkları ve toplumsal rahatsızlıkları üzerine sorular yönelttik. Kişilerin cevapları bölgesel, sosyo-ekonomik, dinsel, etnik ve de bazen ırksal tanımlamalar içerdi.
Ve tabiatı ile bu tanımlamalarla beraber Türkiye’nin gelmiş geçmiş sorunları en sıkça dile getirilen şeyler oldu.
Seçtiğiniz pilot şehirler hangileri?
Ankara, Antakya, Ardahan, Artvin, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Düzce, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Kırklareli, Manisa, Mardin, Muğla, İstanbul, İzmir, Rize, Tekirdağ, Urfa.
Çekim formatınız nedir?
Proje bir amatör mini-DV kamera ile beyaz bir fon önünde çekildi. Röpörtajlar daha sonra kısaltılıp, kurgulanıp, başka video görüntüleri ve fotografik enstalasyonlarla desteklendi. New-Media tarzında sunulacak bu video performansta kullanılan grafik tasarım “T.C. Vatandaşı Olmak”ana fikrinden yola çıkarak oluşturuldu.
Prezentasyon şekli nasıl olacak?
Montaj ve kurgusu tamamlanmış yirmi saatlik bu video- performans “Devinim TV” adlı bir Web TV’nin alt yapısını oluşturacak. İlk önce bu alt yapı izleyiciye sunulacak.
Peki, ya projenin sürdürülebilirliği?
Temmuz 2009’da “Devinim TV” yine “T.C. Vatandaşı Olmak” teması üzerinden bu sefer güncel röportaj ve programlarla izleyicisiyle buluşmaya devam edecek.
Projeye ait ticari reklam ya da banner göze çarpmıyor. Sponsorlarınız var mı, Projeyi kim, ya da hangi kurum/kuruluş finanse ediyor?
Bu proje için hiçbir şekilde yerli veya yabancı bir fon veya sponsorluk kullanılmadı. Proje tamamen katılımcısının kendi katkısıyla tamamlandı.
Projenin sunulucağı platform olan “Devinim TV” web platformu da hiçbir ticari amaç taşımamaktadır.
Bu nedenle hiçbir ticari reklam veya banner bulundurmamaktadır.
Başarılar diliyor ve projeyi izlemeye devam ediyoruz…
Röportaj: İmren DOĞAN
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :
Kerim Bora : Rüzgara Fısıldanan Sözler
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved