e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü

|
Kitabın Adı |
Sebastiao Salgado - Ara Güler Koleksiyonu |
|
Yayına Hazırlayan |
Pınar Çelikel |
|
Yayınevi |
Yapı Kredi Yayınları |
|
Basım yılı |
2004 - 1. Baskı |
|
Fiziksel Özellikleri |
Büyük Boy- 103 sayfa, siyah-beyaz, kuşe kağıt |

Bölümler:
Bu Sergi Nasıl Doğdu - Ara Güler
07-16/ altı sayfa
Serra Paleda'nın Öncesi ve Sonrası - Samih Rifat
15-28/ on dört sayfa
Onuncu Günün Fotoğrafçısı - Haluk Çobanoğlu
29-34/ altı sayfa
Katalog
35-91/ elli yedi sayfa
Yaşamöyküsü
92-103 on iki sayfa
Katalog alt bölümleri;
"İşçiler"(38-67), "Açlık"(68-81), "Latin Amerika"(82-91) başlıklı üç bölümde yer alan fotoğraflar ve bu fotoğraflara ilişkin alt yazılar ile yorumlardan oluşuyor. Bölüm içindeki yorumlar Eduardo Galeno ve Jose Samarago'nun.
Bu yazıda, kitaba ilişkin yazıların yanında Salgado’nun hayatına ve fotoğraf anlayışına ilişkin görüşlere de yer verilecektir.
Kitap, Salgado’nun hayatından kesitler vererek, dünyaya, sanata, fotoğrafa bakışını ele almaktadır. Kitaba ilişkin yapılan yorumlar, kitaptan ve başka kaynaklardan edinilen bilgiler ışığında yapılan değerlendirmelerdir.
Kitaba giriş özelliği de taşıyan "Bu Sergi Nasıl Doğdu" başlıklı bölümde Ara Güler, S.Salgado ile ilişkilerini, sergide yer alan fotoğrafların kendisine fotoğrafçı tarafından hediye edilme öyküsünü anlattıktan sonra "Bu fotoğraflar dünyaya çok sağlam bakan, gördüklerini başkalarıyla paylaşan, sergiler ve kitaplarla bütün dünyaya yayılan bir gözün ürünüdür. Duyguların bir kaydedicisidir." (12) diyerek, Salgado hakkındaki görüşlerini özlü bir biçimde sunmaktadır.
"İşçiler" bölümünde Brezilya, Reunion Adası, Sicilya-İtalya, Bangladeş, Fransa, Kuveyt, İngiltere, Hindistan'dan; "Açlık" bölümünde Etiyopya, Mali, Çad, Afganistan'dan; "Latin Amerika" bölümünde Guetamala, Ekvator, Brezilya, Meksika'dan fotoğraflar dahil, kitabın tamamında, çeşitli boyutlarda kırk sekiz adet siyah- beyaz fotoğraf yer almaktadır. Kitapta yer alan yazılı metinler, her bir sayfanın yarısında Türkçe, diğer yarısında İngilizce olmak üzere yerleştirilmiştir.
Sekiz çocuklu bir ailenin altıncı çocuğu olarak 1944 yılında, Brezilya’nın bir köyünde doğan Sebastiao Riberio Salgado, ekonomi alanında öğrenimini tamamladı ve doktorasını yaptı.
Fotoğrafla, 1973 yılında, Afrika'ya yaptığı bir yolculuk sırasında tanıştı. Bu yolculuk, O'nun hayatının yönünü değiştirdi. Bu yıldan itibaren kendini fotoğrafa adadı. Dört dil biliyordu; birlikte çalıştığı insanlara karşı bir üstünlük kurma aracı yapmamaya özen göstererek, çalışma ortamının gerektirdiği yerlerde bu dillerle konuştu, okuyup yazdı. Fotoğrafın iyi ya da kötü olmasının, fotoğrafı çekilen insanla kurulan ilişkiye bağlı olduğuna inanan ve bu inancını her zaman uygulayan Salgado, çalışma ortamındaki, fotoğrafını çektiği, fotoğraflarının nesnesi olan insanlarla birlikte yaşadı, onlarla bütün hayatı paylaşmaya çalıştı.
"Büyülü realizm"in büyük ustası Salgado, Latin Amerika ülke ve haklarının, yüzlerce yıllık birikiminin enternasyonal, şiirsel dilidir adeta. Dünya görüşünün, ideolojisinin biçimsel sunumu olan fotoğraflarını, bu evrensel ruhun görsel dili olarak sunmaktadır bütün insanlığa.

Salgado, insanlığın, insanlaşma evriminin; "tarih içindeki büyük insanlaşma mücadelesinin, sanat alanında", 20. yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden biridir. Bu yüzyılın başlarında açılan 'yeni çağ'ın, Latin Amerika, Afrika ve Asya başta olmak üzere, bütün dünyaya yayılan güçlü dalgasının sıra dışı, etkili dilidir. O, yüreği emeğin ve emekçilerin dünyası ile bütünleşmiş bir aydındır.
Salgado'yu Salgado yapan, eserlerindeki güçlü ve eşsiz içeriktir. Her ne kadar Samih Rifat, "Serra Paleda'nın Öncesi ve Sonrası" başlıklı bölümdeki yazısında, "S. Salgado'yu benzerleri yüzlerce, binlerce gazeteci-fotoğrafçıdan ayırt eden, yapıtlarına tanımlanması olanaksız bir büyü, bir derinlik katan şey, biçimdir; başka hiç bir şey değil. Biçim de, sanırım bu fotoğrafçıların 'Rönesans ressamlarına borçlu oldukları' şeyin ta kendisidir.(23)" diyerek, Salgado'nun taşıdığı ve bütün sanat yaşamı boyunca kendisine rehber edindiği evrensel ruhun yarattığı fotoğraflarının temelinde yatan şeyin "biçim" olduğunu, vurgulayarak belirtmeye çalışsa da, (bu; 'estetizm akımının, yani biçimin ağırlığını ve doğanın titizce taklidini' esas alan akımın etkisinde olduğu anlamına gelir); O'nun fotoğraflarını var eden, onlara asıl kimliğini veren şeyin sınıfsal - sosyal içerik olduğu kabul edilmektedir. Fotoğraflarındaki destansı anlatım biçiminin gücünün, bu berraklaşmış içerikten kaynaklandığı bütün eserlerinde görülebilir. Bu içeriği yaratan ise, fotoğraflarına zemin oluşturan coğrafyalardaki üretim ilişkilerinin, sosyal dokunun, sınıf çelişkilerinin, Salgado'nun beyninde yarattığı fırtınalardır.

Salgado ve benzeri fotoğrafçıların ve diğer sanatçıların, "Rönesans ressamlarına borçlu oldukları" şey ise esas olarak bu "ruh"tur. Rönesans sanatçılarının, feodal ortaçağ gericiliğine, "giyotin zulmü"ne karşı çıkışlarının ifadesi de olan sanatsal yüceliklerinin 20. yüzyıldaki karşılığı, sadece ve esas olarak biçimsel benzerlikler değil; "giyotin zulmü"nün yirminci yüzyıldaki devamı niteliğindeki siyasal, sosyo-ekonomik sisteme karşı mücadelenin dinamiği olan ve Salgado'nun yaratıcılığının temelini oluşturan bu "ruh"tur.
1698 yılında ilk kez Sao Paolo'da, daha sonraları iç kesimlerde bulunan altın madeni, Brezilya yerlilerinin hayatını yüzyıllarca çamur içindeki sefalete çevirmiştir. Öyle ki, Brezilya ormanlarında yaşayan iki yüz çeşitten fazla zehirli yılanın, aynı ortamı paylaşan diğer canlılara karşı davranışları, altın feodallerinin ve altın burjuvalarının, madenlerde çalışanlara uyguladıkları zalimlikler karşısında hayli hafif kalmıştır. Salgado işte bu tarihi ve sosyal gerçeği gün yüzüne çıkardı; O'nun değer biçilemeyen fotoğrafları sayesinde dünya , "Brezilya'nın Para Eyaletindeki Serra Paleda'da altın arayan, çamura bulanmış 50.000 adamın epik boyutlardaki insani dramına ... tanık" (54) oldu.
Haluk Çobanoğlu'na göre "...dünyadaki haber ve belgesel fotoğrafçılığı geleneğinde, kökeni ilk çağ filozoflarının idealizmine ve etik arayışlarına kadar uzanan izleri görebilirsiniz. Bu geleneğin seçkin örnekleriyse, geçen yüzyılın ilkeli fotoğraf ajanslarını yaratan haber fotoğrafçılarıdır. O, belgesel ve haber fotoğrafçıları, fotoğrafın icadından bu yana dünyanın görsel tarihini yaşayarak yaratmışlardır… Onlar... dürüst, ilkeli bir mücadele verdiler... düzenle uzlaşan devrin insanını şiddetle eleştiren ilk çağ düşünürü Diyojen'in günümüzdeki mirasçısı sayılabilirler."(29)
Salgado'nun 'dünyasını' yazıları ile paylaşmaya çalışan Eduardo Galeano, görüşlerini şöyle belirtir: "Salgado, fotoğrafçı olduğunu keşfetmeden önce iktisatçıydı. Sahel'e ilk önce bir iktisatçı olarak geldi. Orada ilk defa, gerçeğin kendini gizlemek için kullandığı deriye nüfuz etmek için kameranın gözlerini kullandı."(69) E. Galeano şunları da ekler: "Üçüncü Dünyada kurşunlarla ölmek, 'doğal' ölümdür. İnsanlığı iletmeyen, haber yapmayan büyük iletişim medyasının bakış açısına göre Üçüncü Dünya, hayvanlardan sadece iki ayak üzerinde yürüme kabiliyetiyle ayrılabilen üçüncü sınıf insanlarla doludur. Onların sorunları doğadan kaynaklanan sorunlardır., tarihten değil; açlık, kıtlık, şiddet doğal işleyişin bir parçasıdır." (62)

Oysa Salgado, bu çürümüş fikirleri bütün sanat yaşamı ile reddeder: "Yaşamın ve çalışma koşullarının tüm ağırlığına karşın, Salgado'nun fotoğraflarında insanlar hiçbir zaman düşkün, teslim olmuş halleri ile" görülmez. "Onlar en azından bakışları ile var olan koşullara direnirler. Çünkü fotoğrafçı şahit olduklarını diğer insanlara aktarırken, dünyayı var olan biçimiyle kabul etmez ve onun değiştirilebileceğine inanır. Her fırsatta fotoğraflarını 'kendi dünya görüşü' ile çektiğini vurgular." (33)
Salgado, "'tek' bir konuyu devasa biçimde ele alan foto-röportajları ile 20. yüzyılın son çeyreğinin en önemli belgesel fotoğrafçısı olarak belirir.
"1986 ve 1992 yılları arasında o ana kadar ki en büyük projesi olan "Workers/İşçiler(1993)" üzerinde çalıştı; “endüstri çağında bir arkeoloji” alt başlığını taşıyan bu albümü hazırlarken yirmi altı ülke gezerek geniş çaplı bir işçi profili çıkarttı." Bu albüm, yirminci yüzyılın görsel “manifestosu” gibidir.
S.Rifat'ın Leonardo da Vinci'den aktardığına göre "Resim, gözü etkileyen on şeyle bağlantılıdır sıkı sıkıya: koyuluk ve açıklık, madde ve renk, biçim ve yerleşim, yakınlık ve uzaklık, hareket ve hareketsizlik…"(24)
“Leonardo'nun bu sözü de, Salgado onu okumuş olsun olmasın, sanatının temellerini işaret ediyor bize. Çünkü Salgado'nun fotoğrafları da sıkı sıkıya bu on öğeyle, bu on öğenin çeşitlemeli ilişkileriyle kurulmuş"tur. (25)
Onun "... fotoğraflarında insanın var oluşuna, özüne olan güveni ve övgüyü görürsünüz. Kendine özgü, benzersiz, destansı (epik) fotoğraf dili, insana olan sevgisi ile tamamen örtüşür. Fotoğraf tarihi boyunca, yaşadığı çağın insanına ait konuları, bu hacimde, farklı coğrafyalarda ele alıp, bu kadar uzun süreli belgeleyen ikinci bir fotoğrafçı yoktur" (33-34)

"Salgado insanların fotoğraflarını çekiyor. Hasbelkader fotoğraf çekenler ise hayaletlerin fotoğrafını çekerler. " (Galeano-90)
Onun fotoğraflarında insanlar hep dirençlidir. Sadece insanlar değil, insanların yaşamına katılan, varlıklarını insanların hayatı ile sürdürebilen nesneler de insanlarla ve onların ruh halleriyle uyumlu ilişkiler içinde yer alır.
Hemen her fotoğrafında etkileyici bir derinlik vardır; ele aldığı, işlediği konuların sosyal içeriğinin derinliği; insan/insan, insan/nesne ilişkilerinin sürekliliği ve yol açtığı sonuçlar itibariyle ortaya çıkan, hayatın sınırsızlığı ile uyumlu bir derinliktir bu.
Fotoğrafını çektiği bir Fransız çelik işçisinin yüzündeki aydınlık; geleceğini birleştirdiği sınıfın, geleceğe ilişkin umutlu kararlığının parlak bir ifadesidir.
Salgado, “Kimsenin fotoğraflarımdaki ışığı veya renklerin paletini takdir etmesini istemiyorum. Fotoğraflarımın, insanları tartışmaların içine sürüklemesini, ses getirmesini ve insanları bilgilendirmesini istiyorum” diyor.
“İnsanlığa daha fazla Salgado !”
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.