Arşivimizden  - From Our Archives

 

Birgül Erken

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ali İhsan Ökten

Atakan Dürüst

Aydan Çınar

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

Hülya Yeltepe

İmren Doğan

Levent Yıldız

Mehmet Uçkun

Pınar Dağ

Şebnem Aykol

Şebnem Evren

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES

 

 FR Duyurular - FR News

 

 


Etkinlikler - Activities

4. Sami Güner Kupası Ödül Töreni ve Gösterileri

 

Uğur Günay Fotoğraf Sergisi

 

Yusuf Tuvi Fotoğraf Sergisi Dünyanın Renkleri, İzmir'de

 

Özlem Kadakoğlu 40x40 Fotoğraf Sergisi İstanbul'da

 

2010  FIAP Doğa Bienali Başvuruları

 

Tersane-i Amire Fotoğraf Sergisi

  

5 Usta / 5 Atölye Fotoğraf Sergisi

  

Dask Dogay 2010'da Şanlıurfa'da

  


Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > MAYIS 2007 SAYISI > Kıvanç Kalaba : Siyahtan Yansıyan Renkler Kenya
Kıvanç Kalaba : Siyahtan Yansıyan Renkler Kenya


İlk kez, çocukluğumda izlediğim belgesellerde ve Barış Manço’nun sunduğu 7’den 77’ye programında görmüştüm Kenya’yı. Uçağımız Nairobi havaalanına inerken, hep hayalini kurduğum bir şeyi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyordum içimde. Kısıtlı bir zamanım ve çekmem gereken bir reklam filmi vardı. Bu yüzden de fotoğraf için zaman ayırmamın çok zor olacağını biliyordum.

 

 

Nairobi içindeyken her boş anımda fotoğraf makinemi alıp sokaklarda dolaşmaya başladım. Başlarda oldukça ürkek ve huzursuzdum. Aklımda, bana yapılan uyarılar vardı. Şehir içinde fazla dolaşmamam gerektiği, hırsızlık ve suç oranının yüksek olduğu gibi… Ancak bir süre sonra içimdeki tedirginlik azaldı. İstanbul’da fotoğraf çekerken yaşadığım şeylerden pek farklı değildi başıma gelen olaylar. En zor kısmı ise “Hey mister…. Safari safari” diye peşime takılan rehberlerden uzaklaşmaktı. Bir tanesi o kadar uzun süre peşimde dolaştı ki yarım yamalak ingilizcem ve Türk vatandaşlarına özgü vücut dilimi kullanarak Safari istemediğimi kesin olarak açıkladım. Rehber şaşkınlık içinde bana baktı ve “Why?” dedi.

Bir turistin safari istememesi olacak şey miydi canım…

Vahşi yaşamı ( En azından ondan geriye kalanları ) elbette görmek isterdim fakat objektifimi çevirmek istediğim ilk canlı insandı.  Beni heyecanlandıran şey: O insanın kültüründen ve  hayatından bir parçaya tanık olmak, ona konuştuğu dilde merhaba diyip yanına yaklaşmaktı.

 

 

 

No safari, yes people

 

Peki nasıl insanlardı benim aradıklarım, neredeydiler?  Otelin içinde para karşılığı zıplama gösterisi yapan Masailer değildi. Etrafı tamamen çevrilmiş timsah parkında cesaret şovu yapan adam da değil.. Bir yandan eskiden doğal olanların, bugün özel gösterilere dönüştüğünü görüp üzüldüm, bir yandan da aradığım insanlara ulaşmak için turistlik alanlardan uzaklaşmam gerektiğini anladım.

 

Kibera’ya gitmek istediğimi ilk söylediğimde, orada bana yardımcı olmaya çalışan Türk dostumun itirazı ile karşılaştım. Çok tehlikeli olduğunu, başımıza bir çok şey gelebileceğini anlattı.  Başkent Nairobi’nin içinde yer alan Kibera yaklaşık 800.000 nüfusu ile dünyanın en büyük varoşuydu ve bir turist için pek de güvenli olmaması normaldi.

 

Küçük bir çocukken istediğimiz bir şey için ısrar etmek çok daha kolay olurdu.

“Bana ne…. İsterim de isterim” nidalarını, etkili bir ağlamayla birleştirip sonuca gidebiliyorduk. Belki çocuk fotoğraflarını çekmeyi sevmemdeki unsurlardan birisi de, hissettiklerini en net ve doğal şekilde yansıtmalarıdır.

 

 

Ben Kibera’ya gitmek için mesleki bilgilerimi kullandım ve Oscar a aday olamasam da iyi bir küskün misafir oyunculuğu sergiledim.

 

Ertesi gün, benimle ilgilenen Türk dostumuz ve Kibera’nın içinde saygı duyulan Kenyalı rehberimiz ile buluşup arabaya bindik. Kibera’ya gidiyorduk.

 

Yol aldıkça, çok büyük bir alana yayılmış olan teneke damlı evleri görmeye başladım.Sanki zaman geriye doğru akıyordu.

Arabadan inip Kibera’nın ortasından geçen demiryoluna vardığımızda ise zaman tümüyle durmuştu. .

 

 

İleride küçük çocuklar koşturuyordu, fotoğraf çekmek için yaklaştığım zaman orasının bir ilkokul olduğunu fark ettim.

 

Okulun tek öğretmeni ve aynı zamanda müdürüyle bir süre sohbet ettik. AIDS Afrika’nın bir gerçeğiydi. Tüm üzüntüsüne rağmen o kadar doğal ve kanıksamış bir şekilde anlatıyordu ki, bir sağlık programındaki verileri dinliyordum sanki… Binler, yüzbinler diye yükseliyordu rakamlar. Bu konudaki tüm duyarlılığıma ve bilgime rağmen çok fazla etkilenmedim anlattıklarından. Sayılar ve rakamlar....

Ufak ve sevimli bir çocuk koştura koştura yanımıza gelip konuşmayı böldü bir anda. Para ya da şeker isteyecekti fakat öğretmeni görüp birden ciddileşti. Tokalaşmak için elini uzatıp “hello” dedi. Gülümseyerek elini sıkarken “jambo” diye karşılık verdim.Bu sırada, öğretmen bana gözleriyle işaret etti O işaretin ne anlama geldiğini bilmemeyi çok isterdim.HIV virüsü taşıyan yüzbinleri dinlemek, bir tanesinin karşısında olmaktan çok daha kolaydı. Hayatımdaki en zor anlardan birisiydi. Ağlamamaya çalışarak kendimi toparladım ve geldiği gibi koşa koşa giden çocuğun ardından baktım.

 

 

Belki de hiç çıkmayacak bir okul yıllığı için  fotoğraf çekip oradan ayrılırken, Kibera ‘da olumlu gelişmelerin de olduğunu, sağlık ve eğitim koşullarının düzeltilmeye çalışıldığını dinledik. Davet edildiğimiz Mısır Medresesi karşıma farklı bir görüntü çıkartmıştı.

 

 

Mısır Hükümetinin desteğiyle faliyet gösteren bu okul, müslüman öğrencilere hem dini hem de oldukça kapsamlı bir ders programı ile eğitim veriyordu. Okulun içeriği ve eğitimi ne olursa olsun gördüğüm en önemli nokta, öğrenme aşkıyla yanan çocuklardı.

 

 

Kenya artık bir sömürge olmamasına rağmen Afrika’daki bir çok ülke ile aynı anıları ve aynı sorunları paylaşıyor. Günümüzde bile İngiltere’nin büyük bir siyasal ve kültürel etkisi var. Farklı dinlerden ve farklı kabilelerden gelen insanların oluşturduğu nüfus için kenetlenmiş bir toplum demek pek mümkün değil. Yine de bazı Afrika ülkelerinde olduğu gibi dinsel ya da kabile kökenine dayalı çatışmaların yaşanmaması sevindirici. 

 

 

İnsanlar, gülümseyerek yaklaştığınız zaman genelde size gülümsüyor ve fotoğraf çekmenize izin veriyorlar. Çekinerek yaklaştığınız birinin bile, size içten bir şekilde gülümsediğini görmek sevindirici. Özellikle Nairobi’de yaptığım çekimler sırasında, kendimi Sultanahmet Meydanı’nda dolaşan Japon turistlere benzettim. Artık niye sürekli gülümsediklerini ve sağa sola koşturduklarını anlayabiliyorum.

 

 

Karşılaştığım ya da tanıştığım insanlar için gözlemlediğim öncelik “Yaşadıkları an” oluyordu..Geçmişe takılmış ya da geleceğini çok fazla düşünüp programlayan insanlar değiller. Yaşadıkları zor koşullar, hayatı güzellikleri ve acılarıyla beraber kabullenmeyi zorunlu kılıyor. Yağmur yağarsa ıslanıyorlar, güneş açınca terliyorlar ama bunun için bizler gibi söylenip durmuyorlar. Islanmak da, terlemek de hayatın bir parçası.Açlık ve parasızlık da öyle. .   

Belki de bu yüzden  çok duyduğum ve öğrendiğim ilk Suavice cümle “Hakuna Matata” oldu.

Anlamı: Takma Kafana.

 

Kenya hayata dair çok şey öğretiyor insana.

Unuttuklarımı yeniden hatırlatıyor.

Bana her rengi yansıtan bu siyah ülkeye ve insanlarına teşekkür ederim..


Yazı ve Fotoğraflar : Kıvanç KALABA 



Yasal Uyarı : Bu sayfadaki tüm yazı ve görseller, eser sahibine ait olup, kısmen veya tamamen izinsiz olarak alınması, kopyalanması ve kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suç teşkil etmektedir.   

Yorumlar - Comments
Toplam 16 yorum, 1-16 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Kıvanç merhaba,

Çok uzun zamandır görüşmüyoruz. Fotoğraftan kopmadığına sevindim.

Yukarıdaki çalışmaların oldukça kaliteli.

En kısa zamanda tekrar görüşmek dileğiyle,

Sevgiler.

Ahmet Yakar,Adana
ahmet yakar eklemiş - adds | 03 Mayıs 2007 Saat - Time 00:04
Bizde gelen bir kanı vardır; farklı yerlere giden insanlar güzel fotoğraf çeker. Aslında işin aslı hiçte öyle değildir. Başarılı fotoğrafçı her yerde güzel, başarısız fotoğrafçı her yerde kalitesiz fotoğraf çeker. Kıvanç Kalaba buna güzel bir örnektir. Fotoğrafları örnek alınacak niteliktedir. Ayrıca yazısı da çok hoş olmuş. Keyifle oudum..
Recep Güleç eklemiş - adds | 03 Mayıs 2007 Saat - Time 02:23
sevgili Kıvanç, çalışmaların insan odaklı ve çok kaliteli... seni kutlarım... selamlar
Fahrettin Şankaynağı
eklemiş - adds | 03 Mayıs 2007 Saat - Time 16:09
Mutlaka ki fotografci, bulundugu mekanda; izleyenin bir bilgisayar ekraninda hissettiklerinden cok daha farkli duygular yasiyor, ama inan sevgili Kivanc sizi okurken ve fotograflarinizi izlerken, Kibera daki okulda, size merhaba demek icin elini uzatan o cocuk ve ogretmenin goz isaretini ben de gordum ve o andaki ruh halinizi/karmasanizi ense kokume kadar hissettim...

Bir ``jambo`` da benden on(lar)a...

Cok basarili bir portfolyo... Kiskanmadim desem yalan soylerim.

Basarilarinizin devami dilegimle.

Faika Berat Pehlivan eklemiş - adds | 03 Mayıs 2007 Saat - Time 20:52
Kıvaç
Gördüğüm fotograflara da diğerlerine de bir kez daha keyifle uzun uzun baktım
Samimi anlatımının ayrı bir tadı var gene...

görüşmek dileğiyle umarım hoş sohbetini paylaşma imkanım da olur:)

eklemiş - adds | 08 Mayıs 2007 Saat - Time 02:29
siyahın renksiz olduğunu söylerler. bu çalışmada gerçekten bütün renkler siyahtan çıkmış gibi. insanların yüzlerinde rengarenk sevgi yansımaları var hemde tüm yokluğun, ezilmişliğin,sömürülmüşlüğün kol gezmesine inat.bizi oralara götürdüğünüz için teşekkürler.ışığınız bol olsun
hasan yavuz eklemiş - adds | 10 Mayıs 2007 Saat - Time 18:03
fotoğraflar ve yazın çok hoş... Barış Manço eminim gülümsüyordur. Nur içinde yatsın:)
Nadim Güç eklemiş - adds | 25 Haziran 2007 Saat - Time 16:03
selamlar,
fotoğrafların gerçekten şahane...
yazı dilinde öyle saf ve akıcı...
ikisi birleşince ortaya güzel ve etkili bir anlatım çıkmış......
paylaşımın için teşekkürler...
derya solmaz eklemiş - adds | 02 Temmuz 2007 Saat - Time 10:06
Kıvanç bey merhabalar;

Çalışmalarınız gerçekten etkileyici. İnsan karelerini çok zengin bir şekilde bize sunmanız bizi memnun ediyor. Sevi ve sayılarıla...

AytaçYAMAÇ_____
Aytaç Yamaç eklemiş - adds | 22 Temmuz 2007 Saat - Time 16:46
merhaba ben üniversite öğrencisiyim. yaptığınız çalışmayıo beyenmemek insanın elinde değil o kadar muhteşem ele almışsınız ki. tebrik ederim. bu arada fotoğrafla amatörce bende ilgileniyorum. tabi sizin elinize kimse su dökemez.
elif balcı eklemiş - adds | 29 Eylül 2007 Saat - Time 11:00
Çok etkileyici bir fotoöykü ..Yalnızca uzaktan izlediğimiz ve empati kurmakta zorlandığımız hayatlar dibimize kadar getirilmiş gibi..Ve hala anlamakta zorlanıyorsa beyinler bir sorun, hem de ciddi bir sorun var demektir algılarda..Çocukların gözlerine dikkatle bakıldığında onlarda da bir umutsuzluk görülüyor aynı zamanda:"Hakuna Matata":) Yapılacak ne var bundan başka..???
Sibel Aksüt eklemiş - adds | 24 Kasım 2007 Saat - Time 20:01
KIVANÇ MERHABA,FOTOĞRAFLARINDA YAKALADIĞIN ANLAR İLE KENYA YI BİZLERE COK FARLLI ANLATMIŞSIN.BU COĞRAFYADAKİ İNSANLARLA BİZİ BULUŞTURDUĞUN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.KARELER GERÇEKTEN ÇOK ETKİLEYİCİ. ÇALIŞMALARINDA KOCAMAN BAŞARILAR DİLİYORUM. YILDIRAY SARI COĞRAFYA ÖĞRETMENİ
YILDIRAY SARI eklemiş - adds | 06 Kasım 2008 Saat - Time 23:25
kıvanç abi merhaba:) valla ne dıyeyım cok hosuma gıttı. resımlere bakıp yazıları okurken ssankı ordaydım.tek kelımeyle mukemmel:)
tuğba özkan eklemiş - adds | 03 Temmuz 2009 Saat - Time 13:46
Tuğba Hanım sayesinde ben de okuma şansına eriştim.

Bazılarını önceden bildiğim, insana, çocuğa, Afika'daki gündelik hayata dair duru, içten bir sunum.

Elinize sağlık Kıvanç Bey.

Selamlarımla,

EK
Erdem Kütükoğlu eklemiş - adds | 03 Temmuz 2009 Saat - Time 14:58
afrikada henüz tanrıyı öğrenmiş bir çocuk gökyüzüne baktı ve haykırdı: tanrı olmk kolay, çok kolay hem de ... zor olan afrikada bir çocuk olmak...

emeğinize sağlık..
Ezgi Aktaş eklemiş - adds | 30 Eylül 2009 Saat - Time 12:55
elınıze saglık hem yazınız hem fotograflarınız çok guzel.
aysegul elveren eklemiş - adds | 02 Ekim 2009 Saat - Time 14:43
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim e-Panel "Fotoğraf Eleştirmenliği"


 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

 DEVAM EDEN ONAYLI YARIŞMALAR 

 

 


M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi

Anadolu Fotoğraf Dergisi

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.