Arşivimizden  - From Our Archives

 

Claudio Cambon

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > MART 2007 SAYISI > Levent Konuk : Sualtında Fotoğraf Çekmek
Levent Konuk : Sualtında Fotoğraf Çekmek

SUALTINDA FOTOĞRAF ÇEKMEK


 
 

Sualtında bir kayalıkta, bir mağarada ya da batık bir gemide görülmeye değer öyle güzellikler var ki, bu güzelliklerin sadece dalış yapabilenler tarafından görülebilmesi gerçekten çok yazık. Bu güzelliklerin geniş kitlelere ulaştırılabilmesi, sualtı fotoğrafçılığıyla mümkün olabilir. Sualtı fotoğrafçılığı, sualtı dünyasını herkesin ulaşabileceği bir yer haline getirir. Sualtı fotoğrafları sayesinde, dalıcı olmayan birisi bile mercan kayalıklarının canlı renklerini, sualtı mağaralarının gizemini veya sualtındaki yaşam mücadelesini inceleyebilir. Birçok insan, dalmaya böyle bir fotoğraf gördükten sonra başlamıştır.



 

Sualtı fotoğrafçılığının popülaritesi artıyor

Gün geçtikçe daha fazla dalgıç, dalışlarını ve gördüklerini belgelemek için kameralarını sualtına indirmektedir. Sanırım bu popülaritenin en önemli sebebi böyle eşsiz bir ortamın başka yerde bulunamayacağıdır. Başka hiçbir ortam, bir fotoğrafçıya sualtı dünyası kadar potansiyel malzeme imkanı vermez. Öğleden sonra deniz yüzeyine eğik açıyla vuran güneş ışıklarının dansı, gün batımında av peşinde koşan akyaların küçük balıklara saldırması, gövdesini kuma gömerek avını bekleyen vatozlar, karanlık bir mağaranın keşfedilmeyi bekleyen köşeleri ve nice güzellikler.



Sualtı fotoğrafçılığı kadar heyecan verici başka bir aktivite düşünemiyorum. Ortam, her yanıyla diğer doğa fotoğrafçılarının çalıştığı ortamlardan çok farklıdır. Doğal ortamında bir aslanın fotoğrafını çekmek için sıcak ve nemli havada yüzlerce sivrisinek tarafından sokulan bir doğa fotoğrafçısından daha şanslı olduğumuzu düşünebilirsiniz. Ama, bir deniz kaplumbağası fotoğrafı çekmek için yüzlerce kilometre yol alıp, onlarca kilo ağırlığındaki dalış ve fotoğraf malzemesini taşıyıp nihayet dalışa geçtikten sonra kaplumbağanın ortaya çıkmasını beklemek de en az bir aslanın doğal ortamda fotoğrafını çekmek kadar zordur.


 


Farklı ortamın yarattığı zorluklar

 

Doğa fotoğrafçılığının belki de en zor dallarından birisidir sualtı fotoğrafçılığı. Bu zorluğun en önemli sebebi de ortamın farklılığından kaynaklanır. Fotoğraf malzemesi ile tuzlu suyun birlikte olması düşünülemez. Bir damla tuzlu suyun kameraya temas etmesi ile kameranın mekanik ve elektronik bölümleri hasar görebilir.









Çekeceği konuya konsantre olan fotoğrafçının kafasının bir köşesinde daima kamerasının su ile temas edip etmediği düşüncesi vardır. Deniz suyundaki tuz, fotoğraf malzemesi üzerinde zamanla korozyona sebep olur. Özellikle sualtında kullanılmak üzere üretilmelerine rağmen, bazı parçalar korozyona uğrayarak hasar görür. Sualtı fotoğrafçılığının bir diğer zorluğu da sualtında objektif değiştirmenin imkansızlığından kaynaklanır. Uzak mesafedeki bir filin tele objektif ile fotoğrafını çekmeye çalışan bir doğa fotoğrafçısı, istediği zaman kullandığı objektifi değiştirerek önüne konan bir kuşun fotoğrafını da rahatlıkla çekebilir. Fakat, sualtında objektif değiştirmek imkansız olduğu için fotoğrafçı dalıştan önce bir objektif kullanmaya karar verir ve o dalış boyunca başka bir objektif kullanamaz. Küçük canlıların fotoğrafını çekmeye yarayan makro objektifi ile dalan bir sualtı fotoğrafçısının eşsiz güzellikteki bir manta ya da kaplumbağa ile karşılaşması halinde yapabileceği hiçbir şey yoktur. Kafasını taşlara vuracaktır. 


 


Işık ve renk kayboluyor

 

Sualtı fotoğrafçılığının zorlukları, teknik zorluklarla da bitmiyor. Fotoğrafın temeli ışıktır. Lakin, deniz suyu havadan daha yoğun olduğu için ışığı süzerek derinlere ulaşmasına engel olur.   Güneş ışığının sadece %20’si 10 metre derinliğe ulaşabilir. Bu yüzden sualtında fotoğraf çekmek sisli havada fotoğraf çekmeye benzer. Renklerin dalga boyu uzunlukları birbirinden farklıdır. Bu farklılık yüzünden derine inildikçe, yani ışık sudan geçince, kırmızıdan başlayarak bazı renkler emilir. Açık havada, güneşin en tepede olduğu öğlen saatlerinde, flaş ve hızlı film kullanarak ve konuya mümkün olduğu kadar yaklaşarak ışık ve renk kaybını en aza indiririz.


 



Poz vermeyen modeller



 

Sualtında fotoğraf çekmenin zorlukları bunlarla da bitmiyor. Naomi Campbell ile çalışan bir moda fotoğrafçısı yapmak istediklerini modele anlatır ve Naomi, onun istediklerini yerine getirir. Bizim modellerimiz ise balıklar. Bir balığın bize istediğimiz pozu vermesi, Naomi Campbell’in yaptığı kadar kolay olmuyor. Bunun için yapabileceğimiz tek şey sabırla beklemek. Bazen dakikalarca beklememize rağmen istediğimiz görüntüyü alamadan oradan ayrılmak zorunda kalırız, çünkü sualtı dünyası bizim ait olmadığımız bir dünya.


Bu dünyada kalabilmemiz için bize verilen vizenin süresi, tüplerimizdeki hava ile sınırlı. Bir kayabalığının yuvasından çıkarak bize poz vermesi için bekleyecek saatlerimiz yok. Bu balık derindeyse, o zaman hayati tehlike de olabiliyor. Uyulması gereken kuralları unutup bir balık peşinden derinlere inerek sualtı ile ilgili çeşitli rahatsızlıklardan etkilenen birçok sualtı fotoğrafçısı var.

 


 

Kullanılan ekipmanlar

 

Sualtında fotoğraf çekmek için temelde 2 farklı kamera sistemi kullanılıyor; birincisi, sualtı için dizayn edilmiş ve üretilmiş olan Nikonos ve Sea&Sea gibi amfibik kameralar, diğeri de karada kullanılan kameraların su geçirmez kılıf içine yerleştirildiği sistemler. Kılıf sistemleri, diğer sisteme göre daha büyük, daha ağır ve daha pahalı olmalarına rağmen, daha kaliteli görüntü yarattıkları için amfibik sistemlere oranla daha çok tercih edilirler. İzlediğiniz görüntüleri Ikelite ve Nexus kılıfları içine yerleştirilen iki farklı Nikon F90X kamera, 16mm, 24mm, 17-35mm, 60mm ve 105mm ‘lik objektifler ve Ikelite flaşlarla elde ettim. Sistem seçiminden sonra sualtında film seçimi de fotoğrafın kalitesini etkileyen önemli bir faktör. Sualtında ışık az olduğuna göre, ışığa daha duyarlı olan hızlı filmler kullanılması gerektiğini düşünmek doğru değildir. Tam tersine, canlı renkleri ve detayları ortaya çıkarmak için yavaş film kullanılmalı, ortam ışığına flaşlarla katkıda bulunulmalıdır. Sadece mağara, batık dalışı gibi ortam ışığının çok yetersiz olduğu durumlarda hızlı film kullanmak uygun olabilir.

 


 

Sualtı fotoğrafçılığına ilgi duyanlar ne yapmalı?

 

Sualtı fotoğrafçılığına ilgi duyanlar, öncelikle sualtı becerilerini geliştirerek bulundukları ortamda çok rahat davranabilmelidir. Dalış kurallarına harfiyen uyup limitleri zorlamadan emniyetli dalışlar yapmalı, sualtı dünyasına iyice alıştıktan sonra, burada yaşayan canlıları tanımaya başlamalıdır. Bir canlıya yaklaşmak için onun davranışları konusunda bilgi sahibi olmanız gerekir. Az ileride, bir kayanın altında gördüğünüz orfozun fotoğrafını çekmek için tam gaz üzerine giderseniz, balık sizden kaçacaktır. Bu tür bir görüntüyü kaçırmamak için o anda orfozun ne yapacağını tahmin edecek kadar bilgi sahibi olmalısınız. Son olarak, tecrübeli fotoğrafçılardan ders almak suretiyle kişisel becerilerinizi arttırabilirsiniz.

 

 

Sualtında bulunduğumuz süre boyunca, bu gizemli dünyaya ve bu dünyanın canlılarına saygı göstermeliyiz. “Rakının yanında iyi gider” düşüncesiyle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan orfoz gibi balıkları zıpkınla vuranlar, yakın bir gelecekte bu balıkları sadece fotoğraflarda görebilecekler. Ama o zaman iş işten geçmiş ve  bu balıklar için yapılacak bir şey kalmamış olacak. Kıyılarımızdaki hızlı yapılaşma, tarım alanlarının kıyılara kadar yanaşması neticesinde doğal hayatı tahrip etmeye devam ediyoruz. Bu tahribatın yanına bir de bilinçli yapılan tahribat da gelince diğer canlıların yaşama şansları iyice azalıyor. Umarım gizemli sualtı dünyasının aynı zamanda ne kadar narin ve kırılgan olduğunu fotoğraflarımla tüm dünyaya göstererek doğadaki tahribatın yavaşlamasına katkıda bulunabilirim.



Yazı ve Fotoğraflar : Levent KONUK


Yorumlar - Comments
Toplam 6 yorum, 1-6 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
cok keyifli bir okadarda zahmetli bir iş okurken bile sanki sualtındaydım
su yüzüne cıktıkdan sonraki mutlugunuzu hissedebiliyorum
özellikle kızıldeniz bu acıdan cok zengin belgesellerden takip ettiğim kadarı ile
bu keyifli dakikalarınızı bizlerle paylaştıgınız için cok teşekkürler
başarılarınızın devamını dilerim
seher başogul eklemiş - adds | 09 Mart 2007 Saat - Time 14:48
hayatta yapmayı en çok istediğim bir kaç şey arasında bu var . sanki büyülü bir dünya çektiğiniz o tüm mercanların sanki sihirlenmiş gibi bir çekiciliği var ... hayran kaldım bunu yapan varsa kıymatini bilsin benim gibi çok isteyişde dalamayanlarda var... fotoğraflarına bakmak bile yetiyor . bu dünyanın tüm kötülüklerinden uzak doğallığını ve büyüsünü yitirmeyen ayrı bir dünya inşallah bizede nasib olur o dünyanın kapılarını açmak
btl kök eklemiş - adds | 16 Mart 2007 Saat - Time 17:23
orfozu yok eden tek zıpkıncılarmı??sadece zıpkıncılar hedef alınmıs...

bir serbest dalıcı olarak hiçbirzaman orfoz vurmadım ve vurmamda vuranlarıda uyarır gerekirse ihbar ederim ama sizin burdaki cümleniz bütün zıpkıncılar için zannedersem veya yanlış algıladım..üzüldüm doğrusu....

Konu için tebrik ederim çok aydınlatıcı olmus...
emre yanpar eklemiş - adds | 11 Haziran 2007 Saat - Time 18:54
fotograflarınızı çok begenıyorum.ahk da açtıgınız sergıde tanıdım ılk olarak sızı daha sonrada web sıtenızden takıp ettım yaptıklarınızı.ama sımdı galıba sıtenız kapandı ulasamadım sıze.oradan sipariş yoluyla fotogralarınıza ulaşabılcegım ıcın çok mutlu olmustum ancak şuanda sıze ve fotograflarınıza nasıl ulaşabılırım bılemıyorum.benı bılgılendırebılırsenız çok mutlu olurum.
SEVGİLER

antalya devlet senfonı orkestrası vıyola sanatçısı
eray kemerli
ERAY KEMERLİ eklemiş - adds | 17 Aralık 2007 Saat - Time 11:54
Paylaşımınız için çok teşekkürler

Ömer Özgün Ulutan
Ömer Özgün Ulutan eklemiş - adds | 16 Nisan 2008 Saat - Time 18:21
Çok hoş görüntüler teşekkürler
Dalğıç eklemiş - adds | 19 Nisan 2008 Saat - Time 17:34
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.
Onay Kodu - Security Code

Ara - Search

  

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

11 Ekim 2008  KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.