Arşivimizden  - From Our Archives

 

Erwin Olaf

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ali İhsan Ökten

Atakan Dürüst

Aydan Çınar

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

Hasan Sönmez

Hülya Yeltepe

İmren Doğan

Levent Yıldız

Mehmet Uçkun

Pınar Dağ

Şebnem Aykol

Şebnem Evren

Tuba Döner

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES

 

Bookmark and Share
Luca Lacche : Kentin Kokusu

Kendimi, hiç bir sahne ve kompozisyon kurgusu olmadan fotoğraf çeken sokak fotoğrafçısı olarak tanımlayabilirim – ve tercihen dışarıda, uygun ışık koşullarını kullanarak (doğal, yapay veya her ikisi de) her zaman elde çekim yaparım. Genel yaklaşımım, bir yer-bir lokasyon için, oraya gittiğim anda, o yerin “havadaki kokusunu” almayı denemek, orası hakkında yaklaşık bir fikir sahibi olmak ve ilk izlenimime güvenmektir.


Sonrasında karanlık odada(şimdilerde sadece sanal olarak) konuyla ilgili düşüncemi oluştururum, bitmiş ürüne (ışık, kontrast, renk ve ton kontrolleri, karartma, pozlama ve gren gibi geleneksel karanlık oda tekniklerinin hepsinin uygulandığı) kafamdaki görüntüyü transfer ederim. Genel bir prensip olarak, özünde “manipülasyonsuz” ama sadece, daha önce tanımladığım uygulama rutinlerini, görüntü temizleme, sensör tozlarını (istenmeyen bazı küçük detayları) yok etmek ve benzerleri gibi, sanal-dijital karanlık odada, kimyasal karanlık odada ne yapacaksam birebir aynısını replike ederim.


 

Kendimce, hep içgüdüsel davranmaya çalışırım. Sabit kompozisyon ve kadrajdan hoşlanırım, 50 mm.’lik Lensbaby’nin seçici netlemesi ile çalışmaya başladığımdan beri, dediğim gibi “bir göz atmak”, benim fotoğraflarımda daha öne çıkan bir özellik olmaya başladı. Daha genel bir söyleyişle, bana göre kompozisyon ve kadrajın en az düşünülerek yapılanı daha yaratıcı olan biçimidir. Gözün ve zihnin, mekanın atmosfer ve ruhunu yakalaması (ve yakalanması) için özgürce hareket etmesine izin vermek.


 

İlham, nesneler ve mekan var olduğu sürece gelir... Işık onları tanımlar... Ama çoğunlukla bunun ötesine geçer. Aslında, kimi zaman “genel” konuları fotoğraflamak için çok uzaklara seyahat etmek anlamsızdır- ki bu çoğu zaman benim başıma gelmiştir; çok uzak bir ülkeye gidip, çok da önemsiz detayların fotoğrafını çekmişliğim vardır. Ancak bana göre, ilham veren ve kompozisyonu belirleyen, mekanın ruh halidir... Bu da, belli bir detayın, belli bir atmosfer ile sunulmadığı takdirde olduğu biçimde tanımlanamayacağı anlamına gelir ve bu da insan sesleri, başka sesler, kokular, hava, bir yerin belli bir gündeki ruh hali ve durumunu da içerir. Bana göre bu, seyahat fotoğrafının temelidir (“stok” fotoğraf anlayışından farklı olarak).


 

Bu nedenle, fotoğrafın en önemli bileşeni, onun çağrıştırdığı ruh hali ve atmosferidir. Konu ise, aslında neyin göründüğü ile değil, nasıl göründüğünün ve hikayenin nasıl anlatıldığının önemli olduğu, ikincil parçasıdır. İşte bu nedenle ışık, belli bir açı, gölge anahtar elemanlar olarak bir fotoğrafı farklı kılabilir.


 

Kent benim en sevdiğim yaratım alanım... Sokaklara, tabelalara, kapılara, pencerelere ihtiyaç duyarım ve ayrıca tekneler, rıhtımlar, köprüler gibi suyla ilintili nesneler de çok ilgimi çeker. Doğa,  yapraksız bir ağaç, bir dalga, ya da çakıl taşlı kumsaldaki bir çiçek gibi ilgimi çekecek çok özel, çok basit ve hatta grafiksel değilse çok ilgimi çekmiyor (Uzakdoğu sanatı hayranıyım, özellikle de Japon sanatı). İnsan faktörüne gelince, benim kompozisyonlarımda çoğunlukla arka planda kalmıştır, hatta bazen sadece tüm sahnenin katalizörü olabilmektedir. 


I could define myself a street photographer, meaning that I never plan or stage a scene or composition – and I always shoot freehand, preferably outdoors, using the (natural, artificial or both) available light. My natural approach is to have just an approximate idea of a place/location and, once there, to try and get the essence of it “on the fly”, trusting the first impression. It's in the subsequent darkroom work (now only virtual) that I create my idea of the subject, transferring my mind's image of it to the final product (and that involves the use of all the usual darkroom techniques like light, contrast, color and tones control, burning, vignetting, grain etc). As a general principle, I use the virtual-digital darkroom to ideally replicate what I would do in the chemical darkroom – that basically means “no manipulations” but only, besides the already mentioned editing routine, image cleaning, dust spot (and sometimes little unwanted details) removal and such.


 

In my way, I always try to act instinctively... I like instant composition and framing, as I said the “glance” – as a fact that kind of approach has become more evident in my photography since I started doing selective focus with the Lensbaby, which is a 50mm. I find the 50mm's perspective very natural, immediate, it “gets to the point” in a very essential way – especially when used wide-open at a very shallow depth of field. Generally speaking, my idea is that less thinking when composing and framing is the most creative attitude... just letting the eye and the mind run free, catching (and being caught by) the atmosphere and “spirit” of the place.


 

Inspiration comes from the objects and the space they're in... the light describing them... but it often goes beyond that. As a fact it seems somehow pointless to travel such long distances to shoot “common” subjects – that is what happens to me in most of the cases, ending up in a far country and taking pictures of apparently insignificant details. But in my opinion it's the mood of a place that creates the inspiration and defines the composition... meaning that a certain detail wouldn't have been depicted that way if that way wouldn't have been suggested by a definite atmosphere, and that includes voices, noises, smells, the air, the mood of that place on that particular day and situation. That is the essence of travel photography for me (far from the “stock” photo attitude).


 

Hence, the most important aspect in a photo is the mood, its atmosphere, what the picture can evoke... “subject” is secondary, the part that really matters is not “what” but “how” the subject is seen, how the story is told. This is why the light, a certain angle, a shadow are key elements that can make the difference in a picture.


 

The city is my favorite creative environment... I need streets, signs, walls, doors, windows and I'm also very attracted by sea-related structures like boats, docks, bridges. Nature doesn't interest me much unless I see something essential, very simple and even graphical, like a tree without leaves, a sea wave or a flower on a pebbles beach (I'm also an admirer or oriental art, especially Japanese). About the human element, I realize that its role in my composition is often just marginal – even if in some cases it can be the catalyzer of the whole scene.












 


Luca LACCHE Hakkında

Fotoğraf yolculuğum, 80’lerin başında İtalya’nın Le Marche bölgesinde başladı. Üniversitedeki bir arkadaşımdan 50mm objektif ile Pentax MX 35mm analog SLR’ı ödünç aldığımı ve refleks makinenin doğal bakış açısı sunan 50 mm  ile “bir göz atmak” tan çok etkilenip, bir süre sonra kendiminkini (FD 50 mm objektif ile  bir Canon AE1) aldığımı anımsıyorum. Bir kaç yıl sokaklarda tecrübe edindikten sonra karanlık odada, siyah beyaz film banyosu ve baskısı üzerine çalışmaya başladım.

 

Müzik ve görsel sanatlar gibi diğer ilgi alanlarımın yanında kimi zaman ikinci planda kalıp, fotoğraf çekip çekmemekle geçen 80’lerin sonu ve 90’larda da fotoğraf alışkanlığım hep bu biçimde devam etti. 90’ların ortalarında yurt dışına seyahat etmeye başladım (çoğunlukla Amerika’ya) ve fotoğrafçılık kendiliğinden geri geldi. Bir çift Nikon filmli SLR’ı kullanarak seyahat fotoğrafı kavramı üzerinde yoğun bir ilgiyle çalıştım, ancak bugün farkına varıyorum ki aslında o yerleri tanımlamaktan çok, o yerlerin bendeki imajını ve fikirlerimi yansıtmışım. Belki de bu yüzden, bir kaç yıl önce bu işi “profesyonel” olarak yapmayı düşünüp, stok fotoğraf ajanslarında çalışmaya başladığımda, buraya ait olmadığımı düşündüm- bu benim yapmak istediğim değildi.

 

Bu çalışmadan vazgeçerek ve kendi seçtiğim konular, teknik ve araçlarla üreteceğim kendi ifade biçimime, fotoğrafın güzel sanatlar yönüne yoğunlaşmaya karar vermemin başlıca nedeni de budur (elbette ektra gelir için başka şeyler de yapmak zorundaydım). Mevcut çalışmalarımı internet üzerinde yayınlamaya başladım (yaklaşık üç yıl kadar önceydi). Bunun yanı sıra Mario Giacomelli tarzında çalışmalarından etkilenip, esinlenerek, yalnızca belli bir tipte fotoğrafın büyüsüne kapıldım; öncelikle kare format ve sonra da “mükemmel olmayan” optiklerinden ötürü ışığın bambaşka göründüğü,  bulanık, belli belirsiz odak oyunlu Holga, Diana gibi plastik makinalar...

 

Teknik olarak, genellikle bir çift Canon full frame D-SLR( şu an bir Ds Mark III ve bir 5D Mark II, ve hep RAW ayarında), Canon L-serisi sabit odaklı ve zum objektifler kullanıyorum- ama ekipmanlarım içinde favori parça,  Lensbaby objektifleri olarak devam ediyor. Onunla çektiğim ilk fotoğraflarda seçici netleme özelliğinin kompozisyon, detayları tanımlayabilme, ışık kullanımı konusundaki büyük potansiyelini fark etmiştim. 2007 yılından beri ağırlıklı olarak, “ilkel” camının, bana çok sevdiğim “plastik makine” hissini (Holga ile ilgili) yeni nesil dijital bir makineyle tatmama olanak sağlayan orjinal Lensbaby kullanıyorum. Şu sıralar yeni plastik optik kullanarak beni Holga dünyasına daha da yaklaştıran Lensbaby’nin yeni nesil Composer ve Muse ekipmanıyla çalışmalar yapıyorum.

 

http://www.lucalacchephotography.net

luca@lucalacchephotography.net


Luca Lacche

About Luca LACCHE

My photographic journey began in the Le Marche area of Italy in the early '80s. I remember borrowing a Pentax MX 35mm film SLR, with its 50mm, from a friend at the University and after a while getting my own (a Canon AE1 with the FD 50mm f/1,8 lens) – I felt really attracted by the "glance" offered by the reflex camera plus the natural point of view of the 50mm. After a few years of street practice I began doing darkroom, developing and printing black and white film.

 

My photo-attitude has always stayed that way ever since – even if photography has been "on and off" for me during the late-'80s and '90s, perhaps becoming in certain times just a secondary side of my other interests, like music and visual arts. In the mid-'90s I started travelling abroad (mainly in the US) and photography spontaneously came back – using a couple of Nikon film SLRs I developed a keen interest in the concept of travel photo, even if today I realize I've never been much into describing places but rather projecting my own image and idea into them. This is perhaps why, when I decided to turn "pro" a few years ago and began working for stock photo agencies, I felt somehow out of place – it was not my cup of tea.

 

That's the main reason why I decided to quit that activity and concentrate on the fine-art side of my photo production – only self-expression, my kind of subjects and the tech and tools of my choice (obviously having to do something else for an extra income). I began posting my recent works on the net (that was about three years ago) and, besides admiring and being inspired by the work of the likes of Mario Giacomelli, I became fascinated by a certain type of photography, first the square format then the plastic cameras like the Holga, the Diana – the blur, the subtle focus-defocus play, the light seen in a totally different way due to "imperfect" optics.

 

Speaking of tech, I exclusively use a couple of Canon full-frame D-SLRs (currently an 1Ds Mark III and a 5D Mark II, always in RAW mode), with Canon L-class prime and zoom lenses - but my favorite piece of equipment remains the Lensbaby lens. Since the first shots I took with it I realized the huge potential of its selective focus feature in composition, description of details, use of light. Since 2007 I have been mainly using the Original Lensbaby, whose “primitive” glass lets me obtain my favorite “plastic camera” feel (read Holga), even using a last-generation digital camera. Recently I have been experimenting with the Composer and the Muse, Lensbaby's last generation, especially using the new plastic optic which takes me even closer to the Holga world.

 

http://www.lucalacchephotography.net

luca@lucalacchephotography.net 

 
Çeviri (translation by) : Şebnem AYKOL



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
gerçekten de kentin dokusunu,kokusunu,havasını,detaylarını,hüznünü,dalgınlığını,estetiğini yansıtan değişik bir çalışma olmuş. grenler, karartmalar ve fluluklar kentin karmaşık,koşuşturmalı ve bazı zamanlarda ne olduğu çok anlaşılmadan silik idame ettirilen düzenini yansıtan hoş detaylar olmnuş. ellerinize sağlık diyelim ;)
bernis sütçübaşı eklemiş - adds | 11 Temmuz 2009 Saat - Time 10:55
"Ruh hali ve atmosfer"," neyi değil nasıl anlatıldığı" ifadeleri bana ve benim fotoğrafıma yakın.
Bunun ötesinde,söyleminin havada kalmayıp,hayata geçirildiği,öz ve biçimin birlikte yoğrulduğu ve böylece "fotoğraf çekmek " değil de "fotoğraf yapma "nın örneklerini veren bir çalışma.Bu anlayış ; duygu ve düşüncenin birlikte harmanlandığı bir temel üzerine oturmak durumunda.Ancak bu birlikteki oranlar %50-%50 gibi değil de ,düşüncenin,duygudan biraz daha ağır basmasını gerekli kılıyor.
Luca LACCEHE'yi kutluyorum.
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 16 Temmuz 2009 Saat - Time 18:22
Beğendim, sıcak fotoğraf dediğim işte bu...

Sadece estetik hazza fazla yoğunlaşıldığı gibi bir izlenime kapıldım...

Fotoğrafın plastik duygular dışında başka kaygıları da olmalıdır diye düşünmekteyim.
Sumer Omay eklemiş - adds | 23 Temmuz 2009 Saat - Time 12:04
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

 

e-Panel

Ara - Search


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi

Anadolu Fotoğraf Dergisi

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.