Her şeyini kaybetmiş bu kadınlar ile ilgili bir kuruluş ile temasa geçiyor. Herşeylerini mi? Tam olarak değil... Bu çıkmazdan kurtulabilmek için hala haysiyet ve ümitleri var.
Barksız kadınlar üzerine istatistiki rakamları tam olarak bilmiyoruz, elimizde yok ama her geçen gün, yıldan yıla daha fazlalaştığını biliyoruz. "2002 yılında bu çalışmaya başladığımda elimizdeki rakamlar barksız kadınların yaklaşık % 36 sını temsil ediyordu. Bu kadınlar bu noktaya nasıl geldiler? En çok bu soru kafama takılmıştı. Sebepleri muhtelifti; ölüm, boşanma, tecavüzcü bir eş, dayak, iş kaybı ve sonuç; sokağa düşen kadınlar. Kadınlar erkeklerden daha dayanıksız. Sokaklara dayanamıyorlar, alkol, tecavüz ve hastalıklara karşı savaşmaları gerekiyor."
Mari Pierre 3 seneden fazladır bu kadınları, Macalou, Claudine, Chantal vs... izliyor. Her birinin ayrı hikayesi var. Genelde hepsi çocuk sahibi. "Çalışmamı en çok güçleştiren şeylerden biri de içlerinde bulundukları zor yaşam şartlarını bana göstermemek istekleriydi. Unutmadan, içlerini kemiren bir suçluluk duygusu, onları yargılayacağımız ve kötü anne gözüyle baktığımız düşüncesi. Bu, onlar için küçük düşürücü bir durumdu. Benim varlığımı kabul edenler zorlu yaşam şartlarına şahit olmamı isteyenlerdi... Onların savaşma gücünü göstermeye çalıştım, zira gerçekten yaşadıkları karşısında çok güçlü bir direnç göstermekteydiler.
Aynı zamanda fotoğraf çekmek de çok kolay olmadı. Günlük yaşamlarında öyle ahım şahım şeyler olmamakta. Zamanlarının çoğunu beklemekle geçiriyorlar. Bana güvenleri tam olduğunda, Nikon F 10 reflex makinemle 24 ya da
2005 yılında Marie Pierre bu çalışmasının bir kısmını, Kadınlar Günü vesilesiyle sergiledi. Sergi daha sonra aynı yılın Nisan ayında Limours Lisesi'nde, Aralık ayında da Nancy'de bir galeride sergilenmeye devam etti. Benzeri zor dosyalar üzerine çalışan herkes gibi iyi bir editör bulamama sıkıntısını yaşıyor. Parmaklarımızı çatıp ona şans diliyoruz.



Oturacağı bir ev bulmadan önce uzunca bir süre, acil sığınma merkezinde kalmış. Marie Pierre Dieterle onu günlük yaşamında izledi. Güne Paris banliyölerinden birinde, bir kafede, sabahın 7'sinde kahvaltı ederek başladılar. Bu merkezlerin kapıları genelde, sabah 8'de kapanır. Merkezde her zaman banyo ve tuvalet ihtiyacını gideriyor. Banyo ortak. Kadınlar arasında yakınlık kurmak bazen zor, bazen ikili tartışmalara bile sebep olabiliyor. Mari Pierre, Claudine`i sokakta da izledi. Bu fotoğrafta Murielle Haussmann Bulvarında, Galerie Lafayette'e yaptığı iş müracaatı görüşmesi sonrasında. Murielle, geçimini sağlayabilmek için sokakta bile iş arıyor.








Macalou, ağır hasta olan oğlunu tedavi ettirmek için Mali`den gelmiş, sağlığı kontrol altına alınmış ve şimdi okula gidiyor, ama Macalou`nun çalışma izni yok, e nasıl yaşayacaklar, neyle? Akşam olduğunda nerde uyuyacaklarını bilmiyorlar. 115`i arıyor ama servis telefonu çoğunlukla meşgul çalıyor.



Kırık ayak bileğine rağmen Muriel, Vincennes ormanında bir çadırda yaşamayı tercih ediyor, çünkü acil servislere tahammül edemiyor. Üstelik çiftler için nadiren yer bulunabiliyor. Paris Belediyesi'nde eğitim imkanı bulduğundan beri de arkadaşı ile bir otelde yaşıyor. Bir bebek bekliyor. Evlenmek istiyorlar...



RÖPORTAJ
Barksız kadınlar projesi nedir?
Bir gün televizyonda izlediğim bir programda, her geçen gün sokakta yaşayan kadınların sayısının arttığından söz ediliyordu. Daha fazla bilgi edinmek istedim. Onlarla ilgilenen bir kuruma müracaat ettim ve ilk röportajımı yaptım. Evi barkı ve mahremiyeti olmayan bir kadının düşünceleri üzerine her şey; hırsızlık, tecavüz ve bilhassa onları hiç terketmeyen utanma duygusu üzerine. Bu ilk yaklaşım, proje üzerinde daha uzun vadeli çalışma isteği doğurdu.
3 sene boyunca sokaklarda; sığınma evleri ve otellerde yaşayan kadınları izledim. Hikayelerini ve neden, bir gün hatta dünden yarına, kendilerini sokakta bulduklarını öğrenmek istedim. İçlerinden bazıları ile gerçek bir sırdaşlık, ortaklık kurdum ve şahit olduklarını kaydettim.
Projenin başlama ve bitiş tarihi nedir?
Bu projeye 2002 yılında başladım. Çok az sayıda kadın, tanınma korkusu yüzünden fotoğrafının çekilmesini kabul etti. Onları ikna edebilmek ve güvenlerini kazanabilmek için epey zaman harcadım... Proje 3 sene sürdü (2002`den 2005`e kadar).
Neden bu proje?
Barksız bir kadın olmak, taşıdığı ahlaki ve fiziki tehlikeleri ile inanılmaz bir baskı yaratmakta. Soyulma ve tecavüze uğrama risklerinin yanı sıra, kimliğini kaybetme, başkalarının bakış açılarından korkma, onları derin bir yalnızlığa mahkum ediyor. Onların durumlarına dair basmakalıp yargılar ve başkalarının olumsuz bakış açıları ile savaşmak için bu çalışmayı gerçekleştirdim. Sözlerine görüntüleri de eşlik etsin diye çektim.
Proje kaç fotoğraftan oluşuyor?
Sonuçta, aralarından kırk küsür fotoğraf seçtim...
Çekimlerinizde kurgu var mı?
Fotoğraflaması zor bir konu, çünkü fazla bir olay yok. Hayattan pek çok beklenti ve yalnızlıktan had safhada ıstırap çekiş var. O yüzden portre ağırlıklı çalıştım, kurgu olmasa bile bazı kareleri çekerken aynı hareketi bir kez daha yapmalarını ve zaman zaman da çekerken bana bakmamalarını söyledim.
Bu proje bir ekip çalması mı bireysel bir çalışma mı?
Görüntülerin elde edilmesi, kaydı, baskısı ve bir serginin hazırlanması, hepsini tamamen ve tek başıma ben hallediyorum.
Her hangi bir sponsor ya da sponsorlarınız var mı? Varsa kim/kimler?
Sergi; Paris şehri ``Kadın Erkek Eşitliği`` gözetim kurumu tarafindan finanse edildi.
Bu proje sergilendi mi? Sergilendiyse nerede ve ne zaman?
Bu proje bir çok kez Paris'de, aynı zamanda da Fransa`nın bir çok şehrinde sergilendi. Şubat 2008` de bir festival çerçevesinde yine sergilenecek.
Projenizin gerçekleştirilmesi sırasında en komik, en üzücü ve en unutulmaz anlar nelerdi?
En üzücü olan : Bir kadının bir paket sigara için kendisini sattığını öğrendiğim an.
En unutulmazı : Birlikte geçirdiğimiz anlar.
En komik anısı; hiç yok.
Bu projenin sebep ve hedefi neydi?
Sebebi : Bu kadınları görünür kılmak, onların zorlu yaşam parkuruna şahitlik etmek. Fransa'da barksız kadınların sayısı gün geçtikçe artmakta. 2006 yılında sabit ikametgahı olmayan kadın sayısı neredeyse 100 kadının 26'sıydı.
Hedefleri ise;
Bir hedefi: Bu kadınların haysiyetinin gösterilmesi. Mesela bu kadınlardan çok yıpranmış olanlarını, röntgenciler ve sapkın insanlar yüzünden fotoğraflamamayı uygun buldum. Her barksız kadın ille de bir sokak serserisi değil elbette.
Bir diğer hedefi ise: Projenin bir kitap haline getirilmesi, ama henüz yeterli finansmanı bulamadım.
Teşekkürler Marie Pierre...
...
C` est quoi le projet de ``femmes sans domicile`` …
Un jour, j’ai appris à la télé qu’il y avait de plus en plus de femmes à la rue, sans logement. J` ai voulu en savoir plus. J’ai alors contacté une association d’accueil pour femmes sans domicile et j’ai effectué un premier reportage. J’ai réalisé alors tout ce que signifie pour une femme l’absence de logement et d’intimité : les vols, les viols mais aussi le sentiment de honte qui ne les quitte jamais . Cette première approche m’a donné envie de travailler sur le longterme : j’ai suivi pendant trois ans des femmes en grande précarité vivant à la rue, en hôtel social ou en centre d’hébergement. Je voulais connaître leurs histoires, savoir pourquoi elles se retrouvaient dehors, parfois du jour au lendemain. Avec certaines d’entre elles, une véritable complicité s’est installée. J’ai enregistré leurs témoignages.
La date de commencement et la dure?
J’ai commencé ce projet en 2002. Très peu de femmes acceptent d’être photographiées par peur d’être reconnues . Il m’a fallu beaucoup de temps pour gagner la confiance de certaines d’entre elles. Ce projet a duré trois ans de 2002 à 2005.
Pourquoi ce projet?
Être femme et sans domicile, avec tout ce que cela comporte comme dangers physiques et moraux, implique une violence terrible. Il y a le risque de vols, de viols… mais aussi la perte de son identité et la peur du regard des autres qui enferme dans une profonde solitude. C’est pour lutter contre les stéréotypes et changer le regard des autres sur leurs situations que j’ai réalisé ce travail..Je les ai enregistrées afin que leurs paroles accompagnent les images.
Combient de photos?
J’ai selectionné au final une quarantaine de photos
Est ce qu` il y a des mis en scene?
C’est un sujet difficile à ;photographier car il ne se passe pas grand chose. Il y a beaucoup d’attente dans la vie de ces femmes et elles souffrent d’une grande solitude. J’ai alors décidé de faire des portraits en situations donc pas de mise en scène mais parfois je leur demandais de refaire un geste ou de ne pas me regarder.
Est-ce que c` est un travail d` equipe ou individual?
J’ai travaillé entiérement seule : prise de vue, enregistrement, transcription, et création d’une exposition
Avez vous de(s) sponsor(s)? Si oui, qui est votre sponsor(s)?
La réalisation de l’exposition a été financée par l’observatoire de l’égalité homme/femme de la ville de Paris.
Avez vous deja expose votre projet, Si oui, ou et quand?
Ce projet a été exposé de nombreuses fois à Paris mais aussi dans d’autes villes de France. Il sera exposé en février 2008 dans un festival.
Durant la realisation : Quel est le plus comique, le plus triste moment du travail? Et le moment inoubliable ?
Le plus triste moment : apprendre qu’une femme s’est prostituée pour un paquet de cigarette
Les moments inoubliables : les moments passés ensemble
Le plus comique : je n’en vois pas
Quel etait la raison et le but?
La raison : rendre ces femmes visibles, témoigner de leurs parcours
Le nombre de femmes sans domicile augmente en France. En 2006, elles représentent environ 20% des sans domicile fixe (SDF).
Le but : montrer la dignité de ces femmes
J’ai choisi de ne pas photographier les femmes très abîmées par la rue par peur du voyeurisme. Une femme sans domicile fixe (SDF) n’est pas forcément une clocharde !
Un autre but était la réalisation d’un livre mais je n’ai pas trouvé les financements
Merci Marie Pierre...
Marie-Pierre Dieterlé Hakkında
Biyoloji mastırı sonrası Marie Pierre Dieter'le kendisini fotoğrafa, insanlığa yararının bilincinde, toplumsal içerikli fotoroportaja adamaya karar verdi. Serbest fotoğrafçı, çesitli basın organları ile birlikte çalışıyor. Fotografik çalışmaları Defi-jeune bursu, Agfa birincilik odülü, Ilford odülü, Profesyonel Basın Palmares`i, Kodak odülü, Angers, Uluslararası Scoops ve gazetecilik festivali odüllerine layık görüldü.
Marie Pierre Dieterle ozellikle kadın sorunları ile ilgileniyor. Uzun soluklu bir çalışma olan "Barksız Kadınlar" adlı çalısmasını; bir çok mağdur şahit ve fotoğrafla gerçekleştirdi. Bu çalışma aynı zamanda "Yarın, ne zaman ?" adı altında sergilendi.
Après une maîtrise de biologie, Marie-Pierre Dieterlé décide finalement de se consacrer à la photographie de reportage après avoir pris conscience de son intérêt pour l'humain et les sujets de société. Photographe free-lance, elle collabore régulièrement avec la presse. Son travail photographique a souvent été distingué : bourse Défi-Jeune, 1er prix Agfa, Prix Ilford, Palmarés de la Presse Professionnelle, dotation Kodak, festival international du Scoop et du Journalisme d’Angers...
Marie-Pierre Dieterlé s'intéresse tout particulièrement à la condition féminine et a effectué un travail au long court auprès de femmes sans domicile, recueillant témoignages et photographies. Ce travail a donné lieu à une exposition "C’est quand demain ?"
Röportaj ve Çeviri : Faika Berat PEHLİVAN
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"