Arşivimizden  - From Our Archives

 

Faruk Akbaş

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > AĞUSTOS 2008 SAYISI - AUGUST 2008 ISSUE > Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 2
Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 2


 

Fotoğraflar yaşantımızda önemli yerleri olan nesnelerdir. Yaşamımızdaki birçok önemli olayları bilinçli yapılmasa da belgelemek, mutlu anları görüntülemek veya sevdiğimiz insanlarla hiç olmazsa aynı kareyi paylaşmak hevesiyle onlarca fotoğraf çekilir-çektirilir. Bunun için bir yandan özel mekanlar seçilir, öte yandan insanların bizleri görmelerini istediğimiz şekle girmeye çalışırız.

 

Bu amaçlarla elde edilen fotoğrafların bazıları evimizin göze çarpabilecek en güzel köşesini süslerken saygı ve gurur abidesi olarak karşımıza çıkarlar. Makam sahibi bir aile ferdi veya büyüğünün görüntüleri her an gözümüzün önündedir çoğu kez.

 

Bazı anı fotoğrafları ise albümlerde yerlerini alırlar. Her fırsatta albümler karıştırılır ve tekrar tekrar o ana dönülmeye, o sevinci, heyecanı yaşamaya çalışırız. Bu aslında değişimin sürekli olumsuz etkilediği ortamdan kaçışın veya geçmişe duyulan özlemlerin dürtüsüdür."Gitgide artan yalnızlığımız" a ortak aradığımızda her zaman sığınabileceğimiz vefalı dostlardır fotoğraflar. Ayrıca birbirlerini tanıma aşamasındaki kişilerin samimiyetlerinin ve birbirlerine açılma niyetlerinin bir göstergesi olarak, sahip olunan fotoğrafları paylaşma isteği olarak karşımıza çıkabilir. Her fotoğraf karesinde o an ile ilgili bilgiler de beraberinde gelir.

 

" Bu fotoğrafı mahallece gittiğimiz piknikte çekilmişiz. O zaman üç yaşındaydım."

 

"Ayakta duran Dayım."

 

"Burada kardeşimin elinden gofretini almıştım. Bunun için suratını ekşitmiş." gibi, buna benzer bilgiler…

 

Bu bilgilerle karşı taraf ne kadar ilgilenir bilmiyorum. Fakat bildiğim bir şey var ise her fotoğraf karesinin eğilim ve hikayesi vardır. Çekim öncesi ile sonrasını bağlayan bir hikaye.


 

Şu an okumaya çalıştığım yıllar öncesine ait siyah beyaz bir fotoğraf. Öyle ki, renkleri solmaya yüz tutmuş, paspartusunda nemden ve kirden dolayı izler ve yüzünde çatlamalar oluşmuş. Elimdeki fotoğrafik metni okumaya başladığımda, ilk göze çarpan şey; baba ve oğlunun estetik ve zengin işlemeli saten perdenin üstün körü örtmeye çalıştığı pencerenin ve yine perdeyle aynı işlemeli bir konsolun önünde uyum içerisinde kol kola girmiş oldukları haldeki duruşlarıdır.

 

Perde, konsol ve yerdeki halının işlemelerindeki uyum ve sadelik evin içerisinde yayılırken evin hanımının da zevkini ortaya koymaktadır. Genel olarak Türk-Osmanlı geleneğinde ev içi düzenlemelerle ev hanımının ilgilendiği düşünüldüğünde karede görünmemesine rağmen onun hakkında az da olsa fikir sahibi olabiliriz.

 

Aynı zamanda varlıklı bir aile karşımızda durmaktadır. Bulunulan mekan özellikleri bize bu konuda biraz ipuçları vermektedir, bunun yanı sıra o yıllarda toplumda önemli kişiler arasında moda olan bıyık kesimi babanın konumun gösterirken şık ve pahalı kumaştan yapılmış takım elbise, değerli sayılabilecek nitelikte kravat iğnesi ile sade ve temiz işçilikli asa ailenin ekonomik portresini ortaya çıkarmaktadır.

 

Eşyalar arasındaki uyumu kahramanlarımızın yüzlerinde ve tavırlarında da görmek pek şaşırtıcıdır.

 

Bir askeri okulda okuyan olası ilk izninde ailesini ziyareti esnasında babasıyla beraber çekilmiş fotoğrafı okumaya yüzlerden devam etmek istiyorum.

 

Baba, oğlunun subay olarak mezun olmasını sabırla beklemektedir. Çünkü bu sayede kendi toplumsal seviyesini muhafaza edecek ve/veya yükseltecektir. Bunun yanında ailesinin, soyunun devamının sağlanmasına katkı bulunacak olan oğlu babanın gurur kaynağı olarak karşımızdadır.

 

Bu güvenle izleyiciye karşı umursamaz bir tavır almıştır. Ceketinin önünü iliklememiş ve gözlerini izleyiciden kaçırmış olması rastlantıdan öte bilinçli bir davranıştır. Yalnızca oğlunun dolayısıyla kendi geleceğini düşünmektedir. Oğlunun koluna girmekle bunu göstermeye çalışırken bir yandan da bayağı (!) bir sahiplenme duygusuyla teşhir eden babanın yüzündeki gururlu hallini görmek pekala mümkündür. Ayrıca diğer eliyle asayı sıkıca kavrarken ayağını yere ne kadar sağlam bastığını da bizlere göstermektedir.

 

Oğul ise babanın aksine izleyicilerin gözlerinin içine derin derin bakmaktadır. Bu davranışıyla konumunun farkındadır. Aynı zamanda kareyi yukarıdan aşağıya böldüğümüzde babanın simetrik görüntüsüdür. Her iki karakterde de kendinde olan güvenin izlerini görebiliriz. Bu özel durumun üniformasından kaynaklandığını bilen çocuk üniformasını gururla tutunmakla bunu bizlere açıkça göstermektedir.

 

Her ne kadar bu hareketi biraz ürkekçe yapıyor olsa da o babasının izindedir. Oğul üniformasından dolayı saygınlık kazanacak baba ise oğlunun sayesinde toplumsal seviyesini yükseltecek olmasının gururu ve soyunun geleceğini devlet garantisi altına almış olmayı başarmanın mutluluğu içerisinde karşımızda durmaktadır. Baba ve oğul oldukça gururlu ve mutludurlar. Her ne kadar yüzleri gülmese de…

 

Bir kumaş parçası (perde) ile başlayıp yine bir kumaş parçası (resmi elbise) ile bitirmeye çalıştığım bu foto grafik metinde sonuç olarak söylenebilecek pek çok şey vardır. Hadi bunları hep beraber söyleyelim…

 

Maruf ŞİNİK



FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :

Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 1
Maruf Şinik : Işıkla Çizdiğim Yaşam


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Merhaba Yorumunuza bir ayrıntı daha katmak istiyorum.Babayla oğulun ilişkilerini temas halindeki tek yerleri olan kollardan anlaşılabilir.Her ne kadar ikisi kameranın karşısında kendi duruşlarını ortaya koymuş olsa da birbirine geçen kollar önemli bir ipucu veriyor: babanın elinin duruşundaki rahatlık ve güven duygusu, babalık sorumluluğunu fazlasıyla yerine getirmiş olmaktan kaynaklanan güveni ve otoriteyi gösteriyor.Bir elinde tuttuğu bastonu ve diğer elinde de manevi destek olarak tuttuğu oğlunun kolu.Elinin son derece rahat olması oğluna kesinlikle sahip olduğunu ifade ediyor sanki ; hiçbir şüphesi yok gibi.Aynı zamanda da gencin, babanın elinin ağırlığı ile güvenle ceketinin düğmeleri arasına yerleştirdiği elinin aşağı sarkışı.Yalnız başına ayna karşısında yaptığı provalarda çok kendinden emin olan bu duruşu, babasının o anki ağırlığıyla biraz zedelenmiş gibi. Hala babasının elini-adını yada namını- taşıyacak kadar güçlü olmadığını düşünüyor, pek göstermese de.Ne dersiniz?
Cuneyt Cetinkaya eklemiş - adds | 26 Ağustos 2008 Saat - Time 22:01
Cüneyt Beyin yorumlarına kısmen katılıyorum. Normal koşullarda iki ayrı fotoğraf karesi olabilecek olan, birbirine giren kollar dışında hiçbir fiziki ve psikolojik bağ içermeyen iki farklı fotoğraf baba-oğulun birbirine geçen kolları ile bağlanmış, eksik olan bağ -yeterli olmasa da- bu şekilde kurulmuştur. Düşünceme göre bu bağ sadece baba-oğul dayanışmasını değil, Maruf Beyin ifade ettiği burjuva eğilimlerini ve özlenimlerini de destekliyor. Bu bakımdan ben fotoğrafın ilgi noktasının birbirine geçmiş kollar olduğunu düşünüyorum..

Fatih KISA eklemiş - adds | 04 Eylül 2008 Saat - Time 12:27
Maruf merhaba,
Bu fotoğrafta senin de belirttiğin bir detay var. Perdenin bir kısmının açık bırakılmış olması. Bu fotoğrafın, bir fotoğrafçı tarafından ve fotoğraftaki kişilerin kendi evlerinde çekilmiş olduğunu düşünüyorum. Fotoğrafçının evin bu köşesini seçmesinin bir özelliği olaması gerekir diye düşünüyorum. Eğer gerçekten fotoğraf tekniğine vakıf bir kişi idiyse dışarıdan gelecek ışığı engellemek için perdeyi açık bırakmaması gerekirdi. Bence perdenin açık bırakılması bilinçliydi ve ailenin geleceğinin sürekli olacağını, nesillerin devam edeceğine ait güveni ifade ediyordu. Selam ve sagılar.
Deniz SEYRAN eklemiş - adds | 08 Ekim 2008 Saat - Time 15:07
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.