Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > EKİM 2008 SAYISI - OCTOBER 2008 ISSUE > Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 3 : Bir Yıldızın Ölümü
Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 3 : Bir Yıldızın Ölümü


 

Fotograflar zaman ve mekan ile ilgili dört boyutu bize iki boyutlu görüntüler olarak aktaran anlamlı yüzeylerdir. Görüntülerin anlamları da doğal olarak fotografların yüzeylerinde yatmaktadır. Bu anlamlandırma ilk bakışta algılanabilir ama bu algılama yüzeysel olacaktır. Daha derinlemesine anlam araştırmasına gireceksek bakışımızı görüntü yüzeyinde dolaştırmamız gerekmektedir. Gözlerin bu hareketini Wilem Flusser “Tarama” diye adlandırır. Bu anlamlandırma sürecinde iki anlam katmanı ortaya çıkar. Bunlardan ilki görüntüde oluşmuş anlam katmanı, diğeri ise izleyicinin/okuyucunun oluşturduğu anlam katmanı. Bu ikinci katmanı oluşturan anlamların/kodların çözümlenmesi, algı evrenimizde oluşmaya başlayan anlamlandırma; yeniden üretmekle (re-production) eş anlamdadır.

 

Karşımızda döneminin en çok arzu edilen ve cinsel bir meta olarak bize sunulan bir kadın portresi, Marilyn Monroe’nun Eve Arnold tarafından çekilmiş bir set fotografı durmaktadır. Yeniden üretim sürecinde bu görüntü üzerinde çalışacağız…

 

Eve Arnold ile MM ‘nin yolları 1950’li yıllarda kesişmektedir. Eve Arnold, Magnum’a seçilen ilk kadın fotografçı olarak adından söz ettirmeye başladığı bu yıllarda MM de şöhret basamakları hızla tırmanmaktadır.


MM ile Eve Arnold’ın fotografik buluşması

 

 

Roland Barthes’ın kavramlarıyla “studium” ve “punctum” olarak iki aşamadan söz etmek isterim.

 

Sette bir estetik sandalye üzerinde yarı çıplak olduğu halde yardımcısı tarafından çekime hazırlanan bir MM portresi duruyor karşımızda.

 

MM güzelliğiyle erkeklerin başını döndürürken düzgün fiziği ile hayallerini süslüyordu. Bunu olabildiğince vermek gerektiği düşünülmüş olmalı ki yarı çıplak görüntüsü üzerinde yoğunlaşılmış.

 

Bu fotografta hem uyumu görebiliriz hem de zıtlıkları. Öncelikle görüntü üzerinde oluş-turul-muş uyumdan yola çıkalım.

 

Hollywood için yıldız demek ürün demektir demiştim. Eve Arnold bu fotografıyla beni ne kadar desteklemiş olduğunu göreceğiz. Bu fotografta iki ürün görmekteyiz. İlki, “Burada ürün hangisidir?” diye sorulduğunda hemen herkesin aynı cevabı vereceğini tahmin ettiğim, sandalye. Pekala diğeri hangisi diye sormuş olsaydım acaba ne cevap verirdiniz Tabii ki diğer ürün Marilyn Monroe’dur.

 

Bu iki ürün arasında ne benzerlikler var veya ne farklar var inceleyelim Sandalyenin sırtlığında yer alan estetik kıvrımların güzelliği bir anda göze çarpmaktadır. Adeta MM nin sırtından esinlenmiş gibi bir izlenim uyandırmaktadır. MM’nin saç kıvrımlarını sandalyenin sırtlığının içerisinde yer alan kıvrımla benzeşmiş olması da bu güzel bir uyum içerinde durmuyor mu? Kollarının göğüste kapanması da sırtının üst tarafındaki kıvrım kadar masum. MM duruşuyla da sandalye den farksız durmaktadır. Yere basan ayaklarının duruşuyla sandalyenin ayaklarındaki duruş arasındaki benzerlikler de hayli ilginç. Burada sormadan geçemiyorum: “Marilyn Monroe ne kadar kendisiydi, ne kadar bir görüntü ve kendisinin taklidiydi?”

 

MM Hollywood için yeni bir yıldızdır/üründür. Yıldız yaratma sürecinde sektörün birçok kanalı ortak bir çalışmanın içerisinde yer alır. Hollywood için yıldız yaratmak bir ürün yaratmak ile eştir. Bunun için yıldızlara yüklenmek istenen bir imaj oluşturulur. Yaratılan imajlar medya ve Hollywood ile organik bağı bulunan moda tasarımcısından fotografçısına kadar bütünü kapsayan bir çatı aracılığıyla elde edilir. Yaratılan imajın pazarlanmasında izleyici de bu yaratım sürecine dahil olmaktadır. Bizlere dayatılan imajlar buyruk, tavsiye ve kıyaslama şeklinde verilebilir.İzleyiciye bu kadar çeşitlilik sunan kapitalizm ürün için aynı hoşgörüyü göstermeyecektir.

 

Bireysel bir imaja sahip olan bir yıldız/ürün olan MM’nin  "biri olmaya çalışıyorum" sözleri kapitalizmin temeli olan bireyselciliğin bir özeti olarak algılanabilir. Ama ürün için oldukça acımasız olan Hollywood, dolayısıyla kapitalizm her zaman MM için hiçbir zaman kontrol dışında hareket etmesine imkan tanımadı.

 

Buraya kadar sözünü ettiğim hususlar Barthes'ın kitabında kendi örneklerinden yola çıkarak anlattığı gibi benim için sadece studiumdan ibaret Fotografta yer alan punctum aslında tam da burada beni delmektedir. Fotografın sağından kadraja giren el ile şekle sokulmaya çalışılan “ürün” arasındaki ilişkinin de dramatik bir hikayesidir.

 

Kol, ne kadar “duruşu düzeltmeye çalışsa da bir bakış var ki buna nerdeyse itiraz etmekte. Bu itiraz etkin değil de içten içe gelen bir kabullenmeme. Biraz da şaşkınlık… MM‘nin bakışlarındaki şaşkınlık öylesine sıcak ve öylesine dramatiktir ki, sonunu bildiğimiz bir trajedinin gözyaşları gibi durmaktadır. Bu karedeki en insanca duygu hatta tek insanca tutumdur.

 

MM‘un ölümü her zaman tartışma konusu olmuştur. Kimilerine göre intihar etmiş olması doğru iken önemli bir kitle ise hala öldürüldüğü yolunda inanışa sahiptir. Ben şuna inanıyorum ki her iki halde de MM öldürülmüştür. Her ne kadar Eddie Adams’ın fotografında bir fotografında sokak ortasında bir Vietkongu infaz eden polis şefi gibi bir öldürülme söz konusu olmasa da ölümünü hazırlayan sebepleri yaratması açısından öldürülmüştür diyebilirim.

 

Burada uzanan kol bana ilk bakışta Eddie Adams’ın fotografında sokak ortasında bir Vietkongu infaz için uzanan kolu anımsatması şaşırtıcı bir durum olarak değerlendirilebilir. Ben kişisel olarak her iki fotografta da Amerikan Kapitalizmin/Emperyalizminin uzanan bu kolunun yarattığı bir trajediyi, vahşeti ortaya koyduğunu düşünmekteyim


(Eddie Adams 1968 –Street Execution of a Vietcong Prisoner)

Bu fotografı daha sonraki sayılarda okumaya çalışacağız.

 

Bu konuda Atila Dorsay’ın tespitleri de çok önemlidir.

 

Kendisine yüklenmek istenen –başta aptal sarışın ve onun gerçek yasamdaki karşılığı olmak üzere- her şeyden nefret etmiş ve onca yapaylık arasında biraz gerçek yasam, biraz içtenlik aramış bir kadındı o... Herkesin tırmanmayı düşlediği dorukların anlamsızlığını anlayan ne ilk, ne de son sanatçıydı... Ne var ki onun bu denli bilinçli olmasını, el yordamıyla da olsa starlığın, ünün ve popülerliğin kimi gizlerini en çıplak haliyle görüp göstermesini yadırgadı, giderek mahkum etti Hollywood... Onun yalnızlığa, mutsuzluğa, dolayısıyla ölüme yargıladı. Marilyn yazgının, yani sinemanın kendisine yüklemek istediği bir rolü oynamadı. Ve sonunda o role isyan etti. Onun öyküsü, yüzyılımızdaki medya starlarının sahip olduğu en acıklı öykülerden biridir. Gerçek bir tragedyaya en çok yaklaşanlardan biri... Ve kitleler, kimi konularda yanılsalar da, kamu önünde yaşanan özel yaşamlardaki trajiği hiç kaçırmazlar. Marilyn’in de bu trajedi yüküyle bir efsaneye dönüşmesi kaçınılmazdı. Ve öyle de oldu

 

Brownmiller, Monroe'yu da üzerinde en çok çalışılmış, en güzel ve ünlü kurban olarak isimlendirir. Monroe'nun hayatını en güzel şekilde özetleyen kelime belki de "acı"dır. "Eğer kendim olamıyorsam, başka biri olmanın ne anlamı var ki?" diyen ve yaşadığı acılara katlanmak için kendi kendini kandırmayı öğrenmek zorunda kaldığını söyleyen MM ‘un trajik sonu bize çok önemli bir sonuç ortaya koymaktadır.

 

Kaynakça:

Berger, J. (1999). Görme Biçimleri. İstanbul: Metis Yayınları.

Mulvey, L. (1997). "Görsel Haz ve Anlatı Sineması",

Barthes Roland  “ Camera Lucida”

Atilla Dorsay/100 Yilin 150 Oyuncusu

Öngören, M. T. (1982). Sinemada Kadın ve Cinsellik Sömürüsü. Ankara: Dayanışma Yayınları

Öztürk, R. (2000). Sinemada Kadın Olmak. İstanbul: Alan Yayıncılık.

Ryan, M. ve Kellner, D. (1997). Politik Kamera: Çağdaş Hollywood Sinemasının İdeolojisi ve Politikası. İstanbul: Aykırı Yayınları.

 

Maruf ŞİNİK 
 


FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :

Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 1
Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 2  
Maruf Şinik : Işıkla Çizdiğim Yaşam



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 5 yorum, 1-5 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
sevgili maruf, yorumunu okumak cok keyifliydi.
selamlar
füsun konyali eklemiş - adds | 07 Ekim 2008 Saat - Time 20:56
Maruf merhaba,
Diğer güzel yorumlarına ilave olarak farklı bakış açılarını içeren bu yorumun da harika. Ben bu olayı "fotoğrafın ruhunu okumak" olarak adlandırıyorum. Her görüntünün bize anlatmak istediği şeyleri ayrıntılarda bulup ortaya çıkarmak, ortalama bir insanın göremediği incelikleri yakalamak fotoğraf sanatı açısından en önemli bir konu. Çalışmalarının devamlı olması dileklerimle. Selam ve saygılar.
Deniz SEYRAN eklemiş - adds | 08 Ekim 2008 Saat - Time 14:41
sevgili fusün ve Deniz agabey
bir süreliğine Gaziantepte düzenlenen 3.Uluslararası Fıstık kültür ve sanat festivalinde katıldığım için beni çok mutlu eden değerlendirmelerinize cevap yazamadım ..bunun için özürümü kabul edin...Orada başta dostum hasan yelken olmak üzere,zeynel abidin,ömer doğan,elif bozkurt, alaatin erman sedat ibrahiö gibi şu an adını sayamayamadığım çok güzel insanlarla beraber olma şansı yakaldım..ve dolu dolu fotograf yaşadık fotograf konuştuk..Ama üzüldüğüm tek şey şu oldu ki özellikle fotografa yeni başlayan genç arkadaşların fotograf ile ilgili yazıları okumaktan sa fotograf görmeyi daha çok istedikleri hatta fotografla ilgili yazıları okumanın neredeyse boşa geçmiş bir zamanmış gibi değerlendirilmiş olması da beni itiraf etmeliyim ki üzdü...Sanırım bu da çağımızı insana baskın kıldığı zamanla yarışma düşüncesinden kaynaklanıyor .Ama bundan sonraki dönemlerde fotograf izlemek kadar fotografla ilgili yazıları da takip edileceğini izlenimi vermiş olmaları da beni açıkçası sevindirdi...sizlerin fotograf okumlarıma zaman ayırıp okuma nezaketini gösterdiğiniz için ayrıca teşekkür ederim sağlıcakla kalın
maruf şinik eklemiş - adds | 18 Ekim 2008 Saat - Time 17:21
Fotoğrafı, bir düzleme yaslanmış görüntü olmaktan çıkaran da,
onun kozasını delip derinliğinde gezinmektir. Beni bu derinliklere götüren
basamakları büyük bir keyifle indim.
Doğrusu bu ya geriye de dönmek istemedim.
Sağolasın... Selam ve sevgiler....
Behiç Günalan eklemiş - adds | 24 Ekim 2008 Saat - Time 16:16
Selam Behiç Agabey
Yazıma zaman ayırıp okuman beni mutlu etti ..teşekkürler..En kısa zamanda görüşmek dileğiyle..
Bir Çin atasözü der ki;"Bir görüntü bin kelimedir"
saygılar abicim
maruf şinik eklemiş - adds | 24 Ekim 2008 Saat - Time 22:32
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.