Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > ARALIK 2008 SAYISI - DECEMBER 2008 ISSUE > Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 4 : Savaş Önce Duyguları Öldürür
Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 4 : Savaş Önce Duyguları Öldürür

SAVAŞ ÖNCE DUYGULARI ÖLDÜRÜR

 

Zaman zaman TV ekranlarında veya gazete sayfalarında dünyanın çeşitli yerlerindeki savaşlardan elde edilmiş görüntülerle karşılaşıyoruz. Bu görüntüler karşısında neredeyse kanımız donuyor. Bize sunulan bu vahşet görüntülerine karşı içimizde kim bilir ne fırtınalar kopuyordur ilk anlarda. Ama sonraki zamanlarda ölüm karşısında daha soğukkanlı, daha dingin hatta durumu şakaya alacak kadar duygusuz olabiliyoruz. Kan ve ölüm görüntülerinin kişilerde şiddet duygusunu tetikleyeceği söylenir.

 

Savaş meydanlarında günlerini geçiren asker için ölüm oldukça sıradan bir olay haline gelir. Bir süre sonra ölüm adedi üzüntü oranını belirlemeye başlar. Aynı zamanda bazı bilim insanlarının tespitlerine göre savaştan veya şiddetten en çok onu uygulayanlar korkuyor. Neşe Düzel’in psikiyatrist Doç.Levent Küey ile yaptığı röportajda şu anekdottan bahsedilir. İngiliz'le Alman'ın çarpıştığı cephede yemek molası aynı saatte veriliyor. 'Öldürmediğimizde öldürülmüyoruz' bilincini yaratıyor askerlerde.

 

Yani savaşta bedenlerden önce duygular ölüyor.

 

İnsanoğlunun içindeki şiddetten bir gün tümüyle arınması mümkün olacak mı?


Bu soruya Freud, “İnsanlık uyguladığı vahşetin sonuçlarını görürse ve bunlarla yüzleşebilirse bir ümit vardır. Şiddetten arınmak için geçmişteki vahşet içeren ayıplarınızla toplum olarak yüzleşmeniz ve bu ayıpları tamir etmeniz gerekiyor. Bir toplumda şiddet dışı kültür ancak yüzleşmeyle yerleşebilir.” şeklinde cevap verir.

 

Bu sayımızda gazetecilik mesleğinin efsanelerinden Eddie Adams’ın bir fotografını inceleyeceğiz.

 

Önce Eddie Adams’ı biraz tanıyalım. Tam 13 savaşta foto muhabiri olarak izleyen Adams, Richard Nixon'dan Başkan Bush'a kadar onlarca Amerikan başkanı ile Papa John Paul II, Deng Tiaoping, Enver Sedat, Fidel Castro ve Mihail Gorbaçov gibi kudretli isimleri objektifiyle  dünyaya yansıttı. Ama onu bir anda, rahatsız eden bir içerikle de olsa şöhrete taşıyan, 1 Şubat 1968'de, Vietnam Savaşı esnasında, Saygon'un Çin bölgesindeki Cholon Caddesi'nde çektiği tek bir kare oldu. Etraftan yağan mermilere aldırmadan savaşı belgelemeye çalışan Adams ve NBC TV ekibi, Güney Vietnamlı askerlerin elleri kelepçeli bir Vietkong esirini meydana sürüklediklerine şahit oldu. Sorgulanacağını düşünüyorlardı. Ama beklemedikleri bir anda Güney Vietnam Polis Şefi Yüzbaşı Nguyen Ngoc Loan, tabancasını çekerek mahkümu kafasından vurdu. Mermi ile adamın kafasının buluştuğu anı yakalayan Adams'ın karesi, dünyanın tüm önde gelen gazetelerinin manşetini süsleyecekti. Bu kare, Vietnam Savaşı'nın en unutulmaz anılarından biri oldu.


 

Bu fotografı okumaya başladığımızda küçük bir hatırlatma yapmadan geçemeyeceğim. Bir görseli okurken alfabeye göre gözlerimiz de aynı işlemi uygular. Şöyle ki; bizler soldan sağa okurken gözlerimiz de taramayı bu hat üzerinde yapar. Araplar ise sağdan sola taramayı yaparlar. Biz de “studium”a  soldan sağa yapacağız.

 

Bu taramayı yaparken ilk gözümüze çarpan; kadrajın solundan giren askerdir. Askerin bakış istikameti bizi doğrudan infaz edilen kişiye yöneltiyor. Biz orada bir olaya tanık ederken ortam hakkında bilgiye bu taramalardan ulaşıyoruz.

 

Kadraja sol taraftan giren askerin yüzündeki ifadeden ve onun yönlendirdiği olaydan anlaşılacağı üzere sokak ortasında yapılan infaz esnasında polis şefi tabancanın tetiğine basmış ve mermi tabancadan fırlamış, infaza uğrayan vietkong’un kafasından tam çıktığı sırada an durmuştur adeta. Bu patlama ile soldaki askerin yüzünde bir refleks oluşmuş. Bu hareket sanki başka infazlarda görev alabilecek bir askerin psikolojisini de yansıtmış gibi durmaktadır. Kadraj içerisinde sol kenarda adeta sıkışmış gibi durması da adeta o askerin bulunduğu durumun sıkışmışlığını da bizlere yansıtmaktadır. Söz konusu askerin fotografta yer almaması durumunu göz önüne aldığımızda ise sanki bu infaz boş bir sokakta yapılmış izlenimi verecektir. Ama o askerin oradaki durumu ve kadraj içerisinde arka planda belli belirsiz yürüyen kişilerin ve araçların olması, infazın bize gündelik yaşamın devam ettiği bir zaman diliminde gerçekleştirildiği havası vermektedir.


Başkalarının ölümüne tanıklık ederken kendi ölümümüzün de yaklaşmakta olduğunu görmemiz bize bu fotografın etkisini vermektedir.

 

Polis şefi üzerinde studium’a devam edecek olursak ve taramayı tabancadan kola uzanan bir hat üzerinde yapacak olursak tabancanın tetiğini çeken kol kaslarının gerginliği hemen dikkati çekmektedir. Çok hafif bir kuvvet uygulayarak çekilebilmesi muhtemelen kaslarının gerginliği polis şefinde her türlü vahşeti yapabilecek bir psikolojiyi de yansıtmaktadır. Zira gündelik yaşamın devam ettiği bir ortamda yapılan bu infaz bize bunu doğrulamaktadır. Her ne kadar infaz edilen kişi kısa bir süre önce Polis şefinin yardımcılarından birinin ailesini katlettiği iddia edilse de bu davranışı doğrulamak mümkün değildir. Hatta bu işi rutin hale getirdiği izlenimi de uyanmaktadır. Bunu destekleyen unsur her ne kadar bilimsel olmasa da benim kişisel yorumlarımda da bunu destekleyen öğe, gömleğinin kollarının kıvırık olmasıdır. Bu da bir çalışma esnasında yaptığımız kol kıvırma işlemini hatırlatıyor olmasından kaynaklanmaktadır. Ve yüzündeki Amerikalıların “poker face” dediği ifadesiz yüz hatlarından da bunu anlamak olasıdır. Her zaman yaptığı bir işi tekrarlıyor gibi bir durum söz konusudur.

 

Şimdi infaz edilen gencin üzerinde taramamıza devam edelim. İnfaz edilen gencin yüzünden ve kıyafetinden anlaşılacağı üzere infaz öncesi hayli tartaklanmıştır. Ve biz ölümünden önceki son ana tanıklık etmekteyiz. ”Başkalarının ölümüne tanıklık ederken kendi ölümümüzün de yaklaşmakta” olduğunu görmemiz bize bu fotografın etkisini vermektedir. Bu fotografın dünya kamuoyunda ses getirmesinin ve kısmen Vietnam’daki Amerikan vahşetinin sona ermesine neden olan etkisi de sanırım budur. Bütün dünya medyası tarafından birinci sayfadan kullanılan bu fotoğraf, Vietnam'da neler olduğuna dair Amerikan kamuoyunda da ilk tartışmaların yapılmasına yol açmıştı

 

Son olarak kadrajın sağında yer alan ve o sokakta yer almasına rağmen sanki o ortamda değilmiş gibi ilgisiz yoluna devam eden askerin tavrına. O merminin kafatasından çıkabileceğini bilmesi gereken asker mermi yolunda olmasına rağmen bundan dolayı herhangi bir refleks göstermemiş adeta sıradan bir işin yapılmasına alışık bir tavır sergilemektedir. Belki polis şefinin tavrından daha ürkütücü olan budur. Bir kişinin duygusunu yitirmek. Bu kadrajda bu askerin duygusunu yitirmiş tavrı/olayı sıradanlaştıran tavrı benim için bu fotograftaki “punctum”dur. Beni en çok etkileyen de birçoklarından farklı olarak bu askerin sıradanlaşmış hareketidir. 
 

Bu fotograf Eddie Adams’a 1969 yılında Pulitzer ödülü kazandırdı. Ama bu fotografı asla herhangi bir sergisinde kullanmadı. Ama fotografın arka planıyla ilgili anekdotları aktarmaktan da geri durmadı. O’na göre bu fotografı gören herkes polis şefi Loan'u kınıyordu; ama infaz ettiği adamın birkaç saat önce Loan'ın yardımcısının ailesini katlettiğinden kimsenin haberi yoktu. ‘Her fotografın bir hikâyesi vardır; ama bazen fotograf, hikâyenin bütününü anlatmadığı için yanıltıcı olabilir.' diyordu Adams. Tıpkı savaşlarda bedenlerini kaybedenlerin yanında duyguları ölen milyonlarca kişinin varlığının neredeyse hiçbir bütünde yer almadığı gibi. Ama şu bir gerçektir ki SAVAŞ DAHA ÇOK DUYGULARI ÖLDÜRÜYOR.

 

NOT: Bu fotograf okumasını Adana’da 13 Kare Fotograf Festivali sırasında AFAD üyelerinden oluşan bir arkadaş grubuyla ortaklaşa yaptık.(Koray Özözen, Selda Dölekoğlu, Aslı Şah Yayıcı, M. Hakan Çaylar, Kenan Niron, Resmiye Kaya )

 

 

KAYNAKÇALAR

Ali İhsan Ökten : Fotoğraf Yazıları : Fotoğrafın Eleştirel Gücü 02 Kasım 2008

Berger, J. (1999). Görme Biçimleri. İstanbul: Metis Yayınları.

Mulvey, L. (1997). "Görsel Haz ve Anlatı Sineması",

Barthes Roland  “ Camera Lucida”

Öztürk, R. (2000). Sinemada Kadın Olmak. İstanbul: Alan Yayıncılık.

Ryan, M. ve Kellner, D. (1997). Politik Kamera: Çağdaş Hollywood Sinemasının İdeolojisi ve Politikası. İstanbul: Aykırı Yayınları

Hasip AKGÜL(1999)Görme Kılavuzu İstanbul Akış Yayıncılık

 

Maruf ŞİNİK 
 


FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :

Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 1
Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 2
Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 3 : Bir Yıldızın Ölümü   
Maruf Şinik : Işıkla Çizdiğim Yaşam



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 12 yorum, 1-12 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
maruf, onceki fotograf okumalarin gibi bunu da zevkle okudum. su anda fonda cok ironik bir bicimde "perfect day" caliyor. :)))
sevgiler,
fusun konyali
fusun konyali eklemiş - adds | 03 Aralık 2008 Saat - Time 01:00
Mükemmel bir yazı. Maruf Bey kutlarım.Size ve Adana'daki dostlara da selamlar...
Ö.Özgür ONAR eklemiş - adds | 03 Aralık 2008 Saat - Time 06:30
teşekkürler okuyana yorumlayana yazana ...var olun gölgenizin eksilmemesi dileğiyle
maruf şinik eklemiş - adds | 03 Aralık 2008 Saat - Time 19:30
maruf, güzel bir yazı. eline sağlık. bu fotoğraf aynı zamnda bir savaşı bitiren fotoğraftır. bir kare ancak bu kadar bigiyi verebilir. başka hangi kare bu kadar bilgi verbilirki. aynı zamanda bu fotoğrafdan sonra A.B.D. halkı biz bu savaşı bunun içinmi yapıyoruz diye kelimenin tek anlamıyla ayaklandı ve savaşa toplumsal destek azaldı...
hasan yelken eklemiş - adds | 03 Aralık 2008 Saat - Time 22:02
Maruf ağabey,
Verimli,öğretici,paylaşımcı ama kesinlikle keyifli bir çalışmaydı...Çalışmaydı çünkü ders gibiydi...Teşekkürler paylaşımınız için...Sevgiyle...
Koray Özözen eklemiş - adds | 04 Aralık 2008 Saat - Time 00:41
benim için de çok keyifli oldu ...başka sohbetlerde başka alternatif okumalarda da buluşacağız ..sevgiler
maruf şinik eklemiş - adds | 04 Aralık 2008 Saat - Time 10:30
arkadaşım Maruf ....reelde mütevazi, hoşgörülü, içten ve dosthane .....yazılarında ise o bir bay cool
öncelikle yazım kurallarını uygulayışına ve kullandığın dile hayranım ....akıcı ve akılda kalan bilgilendirici ama yormayan cümlelerinle yazını keyifle okudum teşekkürler görüşmek üzere

Neşe Tüzün eklemiş - adds | 05 Aralık 2008 Saat - Time 02:09

Sevgili Maruf ağabey,

güzel sohbetiniz ve etkili aktarımınız için teşekkürler...
bu tip paylaşımlarımızın çoğalması dileğimle...sevgiler...
Aslı Şah Yayıcı eklemiş - adds | 05 Aralık 2008 Saat - Time 13:10
Sevgili Maruf,
Eline aldığın her fotografı enine boyuna akıcı bir dille aktarıyorsun. Bu kez okuyup geçmek olmaz dedim. Bende uyandırdığı beğeniyi aktarmadan olmayacaktı. Zira marifet iltifata tabidir.Teşekkürlerimle sağlıklı günler dilerim.
Uğur Bilge eklemiş - adds | 08 Aralık 2008 Saat - Time 21:19
Maruf ağabey,
paylaşım içerisinde geçirdiğimiz o birkaç gün için tekrar en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekten bu gibi sohbetlerin bu yoldaki gelişimimiz için çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Senin gibi içten fotoğraf dostlarımızın artmasını diliyorum. Tekrar paylaşmak dileğiyle. Sevgiler..
M. Hakan Çaylar eklemiş - adds | 10 Aralık 2008 Saat - Time 13:20
Merhabalar, bu ünlü fotoğrafı bilmeyen yoktur herhalde.İlk gördüğümde hissettiğim şeyleri hala çok net bir şekilde hatırlıyorum.Olası başlıklardan biri de bu "başkalarının ölümünde kendi ölümüne tanıklık etmek."Bir ölüm fotoğrafı bu, hatta ölmeden önce bir insanı görebileceğimiz ender fotoğraflardan biri;silahla bir tehdit de yapılıyor olabilirdi, ama şu gerçek ki fotoğraftaki adam ölüme çok çok yakın bir yerde.Hani bir kehanet yapılır ve bu gerçekleşirse mucizevi bir an yaşanır, burada da fotoğraf bize bir kehanette bulunuyor ve bizi bu kehanetin gerçekeşmesi durumuna çok yaklaştırıyor.Anlamın bu denli yoğun olduğu bir fotoğraf.
Fotoğraf her zaman nesneldir, bu hayatımızdan acı yada mutlu bir an olabilir.Bunun üzücü yada sevindirici olması tamamen ahlaki bir konudur, fotoğrafa bakan insanların problemidir bu.Yani bu adamın bir katil olduğnu öğrenmek bizim ahlaki bakışımız değiştirebilir, bu adam masum bir kurban da olabilirdi.Ama fotoğraf için bir şey değişmiyor; bu ölümün fotoğrafı.
Teşekkürler
cuneyt cetinkaya eklemiş - adds | 16 Aralık 2008 Saat - Time 16:04
Degerli yazılarınızı devamlı takip ediyorum. Fotografı yaratmak kadar okumak ta önemlidir.Bu konudaki katkılarınız için kutlarım.Bu vesile ile bende düşüncelerimi aşagıya aktardım.
‘’Bir fotografı seyrederken,hiç kimse çirkinligi bulmaz,buna karşılık çogu kimse güzelligi bulur.(Susan Sontag)’’ Susan Sontag’ı eleştirmek haddim degil ama farklı düşünmek hakkım oldugunu düşünerek günümüzdeki görüntü kirliliginde fotografta çirkinligi bulmanın çok kolay hale geldigini söyleyebilirim.
Fotografı izleyen,baktıgı karenin ne anlatmak istedigini düşünmüyor ise onu gerçekten gördügünü idda edemez.Bunun dışındaki tavır ise görmek degil, ancak bakmak olabilir.Gerçek sanat izleyicisi eseri adeta yargılayandır. Her fotografın bir görsel anlamı vardır, bu da sanatçının düşüncesinin yansımasıdır. İzleyen bu yansımayı algılamalı ve kendine göre yeniden yorumlamalı,hatta çekenin düşüncesinden başka bir degişik bakış getirmesi eserin zenginligini gösterir.
İzleyen fotografı kültürü, sosyal yapısı hatta içinde bulundugu psikoloji ile görerek yorumlar ve görüntüye kendini katar.Aynı fotografın çeşitli izleyenler tarafından degişik yorumlanmasının sebebi budur.Bir Amerikalı, Japon ve Türk ynı kreye kültür farkları nedeniyle degişik yorumlar getirecektir. Fotografı çeken gerçek nesneleri görür ve çeker izleyici ise belli çerçeveye alınmış kareyi görür,bu açıdan yanıltılması kolaydır.Fotograf bire bir gerçegi direk olarak yansıtmaz onun gösterdigi kendi gerçekligi oldugundan izleyen de fotograftaki gerçekligi görür.
Fotografı çeken nesneleri degişik şekilde yorumlayarak kareyi oluşturur ve izleyiciye mesaj vererek onu degişim için çabaya davet eder.Fotografın başarısı izleyen tarafından algılandıktan sonra onda düşünsel olarak degişim yaratmasıdır.Estetik degeri olan fotograf izleyeni duygulandırır,coşturur,düşündürür ve bilgilendirir.İzleyen sırf bilgilenmek amacıyla görmez ancak bu eylemi sayesinde düşünerek bilgilendiginin farkına varır’’.Aynı konu iki ayrı fotografçı tarafından çekilebilir; biri mevcut toplumsal koşulları düzeltmek,toplumda bu sorunlar konusunda bilinç oluşturmak isteyebilir,diger fotografçı için salt fotograf çekme sürecinin verdigi haz yeterli olabilir. (Merter Oral,Fotograf ve toplumsal degişme)’’İzleyen ise bu iki kareyi çekenin amacının dışında yorumlayabilir.Çekene sırf haz veren kareden toplumsal degişim mesajı çıkarabilir.
Sanatçılar yaşam tarzlarının oluştudugu düşüncelerini eserlerine yansıtırlar. İzleyenler ise kendi bulundukları kültürel,psikolojik vesair duruşları açısından yorumlarlar ve bunu biçimsel ve özün bütünlügü içinde yaparlar.’’Her şeyin biçimsel düzeyde ele alındıgı bir sistemde,sanat ve toplumda da içerikten söz etmek oldukça güçtür.’’(Birsel Matara, 80’den günümüze Türk fotograf sanatına genel bir bakış) gerçekten biçim ve özün bütünselligini görme eyleminde esas almayan bir izleyicinin sanata bakışı sakattır. Görselligi yorumlamak sanıldıgı kadar kolay degildir.

saygılarımla



latif kuey eklemiş - adds | 26 Aralık 2008 Saat - Time 15:14
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.