e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
SAVAŞ ÖNCE DUYGULARI ÖLDÜRÜR
Zaman zaman TV ekranlarında veya gazete sayfalarında dünyanın çeşitli yerlerindeki savaşlardan elde edilmiş görüntülerle karşılaşıyoruz. Bu görüntüler karşısında neredeyse kanımız donuyor. Bize sunulan bu vahşet görüntülerine karşı içimizde kim bilir ne fırtınalar kopuyordur ilk anlarda. Ama sonraki zamanlarda ölüm karşısında daha soğukkanlı, daha dingin hatta durumu şakaya alacak kadar duygusuz olabiliyoruz. Kan ve ölüm görüntülerinin kişilerde şiddet duygusunu tetikleyeceği söylenir.
Savaş meydanlarında günlerini geçiren asker için ölüm oldukça sıradan bir olay haline gelir. Bir süre sonra ölüm adedi üzüntü oranını belirlemeye başlar. Aynı zamanda bazı bilim insanlarının tespitlerine göre savaştan veya şiddetten en çok onu uygulayanlar korkuyor. Neşe Düzel’in psikiyatrist Doç.Levent Küey ile yaptığı röportajda şu anekdottan bahsedilir. İngiliz'le Alman'ın çarpıştığı cephede yemek molası aynı saatte veriliyor. 'Öldürmediğimizde öldürülmüyoruz' bilincini yaratıyor askerlerde.
Yani savaşta bedenlerden önce duygular ölüyor.
“İnsanoğlunun içindeki şiddetten bir gün tümüyle arınması mümkün olacak mı?”
Bu soruya Freud, “İnsanlık uyguladığı vahşetin sonuçlarını görürse ve bunlarla yüzleşebilirse bir ümit vardır. Şiddetten arınmak için geçmişteki vahşet içeren ayıplarınızla toplum olarak yüzleşmeniz ve bu ayıpları tamir etmeniz gerekiyor. Bir toplumda şiddet dışı kültür ancak yüzleşmeyle yerleşebilir.” şeklinde cevap verir.
Bu sayımızda gazetecilik mesleğinin efsanelerinden Eddie Adams’ın bir fotografını inceleyeceğiz.
Önce Eddie Adams’ı biraz tanıyalım. Tam 13 savaşta foto muhabiri olarak izleyen Adams, Richard Nixon'dan Başkan Bush'a kadar onlarca Amerikan başkanı ile Papa John Paul II, Deng Tiaoping, Enver Sedat, Fidel Castro ve Mihail Gorbaçov gibi kudretli isimleri objektifiyle dünyaya yansıttı. Ama onu bir anda, rahatsız eden bir içerikle de olsa şöhrete taşıyan, 1 Şubat 1968'de, Vietnam Savaşı esnasında, Saygon'un Çin bölgesindeki Cholon Caddesi'nde çektiği tek bir kare oldu. Etraftan yağan mermilere aldırmadan savaşı belgelemeye çalışan Adams ve NBC TV ekibi, Güney Vietnamlı askerlerin elleri kelepçeli bir Vietkong esirini meydana sürüklediklerine şahit oldu. Sorgulanacağını düşünüyorlardı. Ama beklemedikleri bir anda Güney Vietnam Polis Şefi Yüzbaşı Nguyen Ngoc Loan, tabancasını çekerek mahkümu kafasından vurdu. Mermi ile adamın kafasının buluştuğu anı yakalayan Adams'ın karesi, dünyanın tüm önde gelen gazetelerinin manşetini süsleyecekti. Bu kare, Vietnam Savaşı'nın en unutulmaz anılarından biri oldu.
Bu fotografı okumaya başladığımızda küçük bir hatırlatma yapmadan geçemeyeceğim. Bir görseli okurken alfabeye göre gözlerimiz de aynı işlemi uygular. Şöyle ki; bizler soldan sağa okurken gözlerimiz de taramayı bu hat üzerinde yapar. Araplar ise sağdan sola taramayı yaparlar. Biz de “studium”a soldan sağa yapacağız.
Bu taramayı yaparken ilk gözümüze çarpan; kadrajın solundan giren askerdir. Askerin bakış istikameti bizi doğrudan infaz edilen kişiye yöneltiyor. Biz orada bir olaya tanık ederken ortam hakkında bilgiye bu taramalardan ulaşıyoruz.
Kadraja sol taraftan giren askerin yüzündeki ifadeden ve onun yönlendirdiği olaydan anlaşılacağı üzere sokak ortasında yapılan infaz esnasında polis şefi tabancanın tetiğine basmış ve mermi tabancadan fırlamış, infaza uğrayan vietkong’un kafasından tam çıktığı sırada an durmuştur adeta. Bu patlama ile soldaki askerin yüzünde bir refleks oluşmuş. Bu hareket sanki başka infazlarda görev alabilecek bir askerin psikolojisini de yansıtmış gibi durmaktadır. Kadraj içerisinde sol kenarda adeta sıkışmış gibi durması da adeta o askerin bulunduğu durumun sıkışmışlığını da bizlere yansıtmaktadır. Söz konusu askerin fotografta yer almaması durumunu göz önüne aldığımızda ise sanki bu infaz boş bir sokakta yapılmış izlenimi verecektir. Ama o askerin oradaki durumu ve kadraj içerisinde arka planda belli belirsiz yürüyen kişilerin ve araçların olması, infazın bize gündelik yaşamın devam ettiği bir zaman diliminde gerçekleştirildiği havası vermektedir.
“Başkalarının ölümüne tanıklık ederken kendi ölümümüzün de yaklaşmakta olduğunu görmemiz bize bu fotografın etkisini vermektedir.”
Polis şefi üzerinde studium’a devam edecek olursak ve taramayı tabancadan kola uzanan bir hat üzerinde yapacak olursak tabancanın tetiğini çeken kol kaslarının gerginliği hemen dikkati çekmektedir. Çok hafif bir kuvvet uygulayarak çekilebilmesi muhtemelen kaslarının gerginliği polis şefinde her türlü vahşeti yapabilecek bir psikolojiyi de yansıtmaktadır. Zira gündelik yaşamın devam ettiği bir ortamda yapılan bu infaz bize bunu doğrulamaktadır. Her ne kadar infaz edilen kişi kısa bir süre önce Polis şefinin yardımcılarından birinin ailesini katlettiği iddia edilse de bu davranışı doğrulamak mümkün değildir. Hatta bu işi rutin hale getirdiği izlenimi de uyanmaktadır. Bunu destekleyen unsur her ne kadar bilimsel olmasa da benim kişisel yorumlarımda da bunu destekleyen öğe, gömleğinin kollarının kıvırık olmasıdır. Bu da bir çalışma esnasında yaptığımız kol kıvırma işlemini hatırlatıyor olmasından kaynaklanmaktadır. Ve yüzündeki Amerikalıların “poker face” dediği ifadesiz yüz hatlarından da bunu anlamak olasıdır. Her zaman yaptığı bir işi tekrarlıyor gibi bir durum söz konusudur.
Şimdi infaz edilen gencin üzerinde taramamıza devam edelim. İnfaz edilen gencin yüzünden ve kıyafetinden anlaşılacağı üzere infaz öncesi hayli tartaklanmıştır. Ve biz ölümünden önceki son ana tanıklık etmekteyiz. ”Başkalarının ölümüne tanıklık ederken kendi ölümümüzün de yaklaşmakta” olduğunu görmemiz bize bu fotografın etkisini vermektedir. Bu fotografın dünya kamuoyunda ses getirmesinin ve kısmen Vietnam’daki Amerikan vahşetinin sona ermesine neden olan etkisi de sanırım budur. Bütün dünya medyası tarafından birinci sayfadan kullanılan bu fotoğraf, Vietnam'da neler olduğuna dair Amerikan kamuoyunda da ilk tartışmaların yapılmasına yol açmıştı
Son olarak kadrajın sağında yer alan ve o sokakta yer almasına rağmen sanki o ortamda değilmiş gibi ilgisiz yoluna devam eden askerin tavrına. O merminin kafatasından çıkabileceğini bilmesi gereken asker mermi yolunda olmasına rağmen bundan dolayı herhangi bir refleks göstermemiş adeta sıradan bir işin yapılmasına alışık bir tavır sergilemektedir. Belki polis şefinin tavrından daha ürkütücü olan budur. Bir kişinin duygusunu yitirmek. Bu kadrajda bu askerin duygusunu yitirmiş tavrı/olayı sıradanlaştıran tavrı benim için bu fotograftaki “punctum”dur. Beni en çok etkileyen de birçoklarından farklı olarak bu askerin sıradanlaşmış hareketidir.
Bu fotograf Eddie Adams’a 1969 yılında Pulitzer ödülü kazandırdı. Ama bu fotografı asla herhangi bir sergisinde kullanmadı. Ama fotografın arka planıyla ilgili anekdotları aktarmaktan da geri durmadı. O’na göre bu fotografı gören herkes polis şefi Loan'u kınıyordu; ama infaz ettiği adamın birkaç saat önce Loan'ın yardımcısının ailesini katlettiğinden kimsenin haberi yoktu. ‘Her fotografın bir hikâyesi vardır; ama bazen fotograf, hikâyenin bütününü anlatmadığı için yanıltıcı olabilir.' diyordu Adams. Tıpkı savaşlarda bedenlerini kaybedenlerin yanında duyguları ölen milyonlarca kişinin varlığının neredeyse hiçbir bütünde yer almadığı gibi. Ama şu bir gerçektir ki SAVAŞ DAHA ÇOK DUYGULARI ÖLDÜRÜYOR.
NOT: Bu fotograf okumasını Adana’da 13 Kare Fotograf Festivali sırasında AFAD üyelerinden oluşan bir arkadaş grubuyla ortaklaşa yaptık.(Koray Özözen, Selda Dölekoğlu, Aslı Şah Yayıcı, M. Hakan Çaylar, Kenan Niron, Resmiye Kaya )
KAYNAKÇALAR
Ali İhsan Ökten : Fotoğraf Yazıları : Fotoğrafın Eleştirel Gücü 02 Kasım 2008
Berger, J. (1999). Görme Biçimleri. İstanbul: Metis Yayınları.
Mulvey, L. (1997). "Görsel Haz ve Anlatı Sineması",
Barthes Roland “ Camera Lucida”
Öztürk, R. (2000). Sinemada Kadın Olmak. İstanbul: Alan Yayıncılık.
Ryan, M. ve Kellner, D. (1997). Politik Kamera: Çağdaş Hollywood Sinemasının İdeolojisi ve Politikası. İstanbul: Aykırı Yayınları
Hasip AKGÜL(1999)Görme Kılavuzu İstanbul Akış Yayıncılık
Maruf ŞİNİK
FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :
Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 1
Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 2
Maruf Şinik : Fotoğraf Okumaları 3 : Bir Yıldızın Ölümü
Maruf Şinik : Işıkla Çizdiğim Yaşam
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.