...ulucan(sız)...
Özgürlük ile tutsaklık arasındaki ince çizgiyi ayıran yüksek, geniş, ağır demir kapıyı araladığınızda; sizi sanki içeride yaşanan acılardan habersiz büyük dingin bir avlu karşılar. Buradan sola dönüp dar bir holden geçtiğinizde artık Ulucanlar Cezaevi'nin o ağır, insanın içini acıtan havasını solumaya başlarsınız.
Koğuşlar, hücreler, tecrit odaları, zindanlar...ve "yastığım, ranzam, zincirim..."
Soğuk renkler, paslı demir kapılar, nemden küflenmiş duvarlar hiç bilmediğimiz bir dünyanın sıradan nesneleridir artık. Darağaçlarına gölgelik yapan birkaç kavak ağacından başka da yeşile rastlanmaz burada. O kavak ağaçları ki; son bulan yaşamlara dair tanıklıklarının hikayesini hemen anlatmak istercesine sabırsız, çırpınırlar. Ve o üç fidanın solduğu küçük avluda daha da ulu görünürler. Özgürlük hasretini, başınızı göğe çevirdiğinizde gördüğünüz uçan kuşlara bakarak gidermekten başka da çare yoktur. Gencecik yaşta burada soluklarını tüketenleri anmak yüreğinizi burkan acıyı katmerler. Hasretliğin, özlemin, umudun, sevdanın en ümitsizi yaşanır bu geçit vermez mekanda...
Buradan çıktığınızda eskisi kadar rahat nefes alamazsınız. Yüreğinize kazınan yaşamın bu acımasız gerçeği peşinizi bırakmaz uzun süre. Ve artık farkındasınızdır steril yaşamlarınızdan ötede sürüp giden hayatların...
Sabahattin Ali; kurşun ata ata, mahpusluk yata yata biter diyordu...
Peki bir mahpushanenin ömrü nasıl sona erer?
Ulucanlar Cezaevi şimdilerde kapatıldı ama yok olmadı...sanırım hiçbir zaman da yok olmayacak...
O, duvarlara ve avluya sinmiş anılarda ve fotoğraflarda her zaman yaşayacak...
Mehmet OĞUZ
Ankara, Kasım 2007




















Mehmet OĞUZ Hakkında
1969 yılında Ayvalık'da doğdu. 1987 yılında başladığı üniversite eğitimini 2000 yılında Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünden aldığı doktora derecesi ile tamamladı. Evli ve bir erkek çocuk babasıdır. Halen Ankara'da yaşamını sürdürmektedir.
Fotoğrafa olan ilgisi jeomorfolog ve fotoğrafçı Ayhan Ülkü ile tanışıklığı sayesinde kalıcılaşmıştır. İlk fotoğraf eğitimini de kendisinden almış ve özellikle karanlık oda teknikleri konusundaki birikimlerinden faydalanmıştır. Daha sonra AFSAD (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği) ileri düzey fotoğraf eğitimi semineri eğitmenlerinden Fazlı Öztürk ile çalışmalarını sürdürmüştür. Yine AFSAD bünyesindeki fotoğraf atölyeleri ile eğitim sürecini devam ettirmektedir.
Önceleri analog teknikler kullanarak yürüttüğü çalışmalarını 2006 yılından itibaren dijital ekipmanlarla desteklemektedir. Fotoğrafları AFSAD içerisindeki çeşitli karma sergilerde yer bulmuştur. Fotoğraf algısında kesin sınırlara yer vermemekle birlikte, çalışmalarında daha çok sosyal yaşamın fotoğraf diliyle yansıtılması çabası görülür. Mühendis olarak sürdürdüğü iş yaşamının dışında, halen ZİCEV (Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı) bünyesinde kurulmasında katkıda bulunduğu fotoğraf atölyesinde fotoğraf eğitmenliği yapmaktadır.
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
Yorumlar - Comments
Toplam 22 yorum,
1-22 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Fotoğrafı ne kadar sevdiğini ve emek sarfettiğini bildiğim birinin, duyarlı yüreğinin sesi olan yazılarına ve gözü olan fotoğraflarına tanıklık etmek güzel...Teşekkürler...
Bilge Çelik eklemiş - adds
| 04 Kasım 2007 Saat - Time
17:55
Bravo!!! Muhteşem bir bakış açısı ........ Tebrikler
Arslan Ahmedov eklemiş - adds
| 05 Kasım 2007 Saat - Time
08:11
çok etkileyici bir çalışma olmuş
emeğinize yüreğinize sağlık
gülfer zöğ eklemiş - adds
| 05 Kasım 2007 Saat - Time
16:32
Ulucan(sız) fotoğrafların tümünde 'can'ların izleri var. Odalara düşen ışık sanki her zaman gördüklerimizden farklı gibi geldi izlerlen...Teknik ve anlatım açısından çok başarılı fotoğraflar. Kutlarım Birader ;)
Özgür Çakır eklemiş - adds
| 06 Kasım 2007 Saat - Time
15:07
Daha öncede bir kaç kişinin ulacanlar çalışmalarını izlemiştim ve açıkcası kahrolmuştum fotograflara sinen olanca hissizlik ve anlamsızılıkla...guzel anlatımınız, etkileyici bakış açınız için tebrik ve teşekkür ederim.
Sevgiler.
Emrah Delikan eklemiş - adds
| 07 Kasım 2007 Saat - Time
12:38
Sevgili Mehmet,
Nefis bir çalışma olmuş, eline, gözüne sağlık. Fotoğraflara bakarken "ben o gün başka bir yere mi gitmiştim yoksa?" diye düşünmedim değil. Tebrikler.
Özcan Şişman eklemiş - adds
| 07 Kasım 2007 Saat - Time
14:15
Aralarında tanınmış isimlerin de olduğu birçok insanın yattığı, Uçurmayı Vurmasınlar filmi ile tanıdığım Ulucanlar Cezaevine gitmeyi ve fotoğraf çekmeyi çok istemiştim. Ancak, cezaevinin halka açık olduğu sırada yaşadığım sağlık sorunlarım nedeniyle gitme fırsatını bulamadım.
Fotoğraflarının sayesinde; oraya gitmekle kalmadım, oradaki mahkumların yaşadıklarını gördüm, duvarlardaki yazı ve fotoğraflardan duygularını hissettim. Kısacası yaşananları “fazlasıyla gösterdiği ve hissettirdiği için” fotoğraflarının çok başarılı olduğunu düşünüyorum.
Çalışmalarının devamını diliyorum, sevgi ve saygılarımla,
Levent Turan eklemiş - adds
| 07 Kasım 2007 Saat - Time
16:18
Ulucanları bize o gün yüreğimizin elvermediği için belki de bakamadığımız, gezemediğimiz ya da göremediğimiz pek çok yönüyle birlikte, en önemlisi içine kendinizi de katarak her zamanki nazik ve yumuşak üslubunuzla sunduğunuz için tebrik ediyorum.. Ellerinize sağlık..
buket atlı eklemiş - adds
| 08 Kasım 2007 Saat - Time
00:47
Sevgili Mehmet
Bugun Ankara Mimarlar Odasi ile konustum... Sozlu tarih calismasi ne yazik ki sonlanmis, bir daha da tekrarlanmayacakmis, simdi ses kayitlari yaziya aktariliyormus, sonra da kitap haline gelecekmis... Ikinci duyurudaki gec kalmisligi az biraz sitemle ilettim... Kendi uyeleri disinda iletisim sikintisi cektiklerini soylediler, ama sevindirici tek sey arsivleri icin fotograf kabul etmeleri... Belgesel niteligi tasiyan bu calisman arsivlerine yakisirdi arkadasim.
Basari dilegim ve sevgilerimle.
faika berat pehlivan eklemiş - adds
| 08 Kasım 2007 Saat - Time
01:06
FAZLA SÖZE GEREK YOK;"pencerem kör,kapım kitli" başka nasıl ifade edilebilirdiki...
TEBRİKLER
GÜNSELİ BAŞAT YAZĞAN eklemiş - adds
| 08 Kasım 2007 Saat - Time
11:35
Sevgili Mehmet Hocam, çalışmalarınız içimde derin ve anlamlı duygular oluşturdu. Tebrik ederim.
Tolga SARIASLAN eklemiş - adds
| 08 Kasım 2007 Saat - Time
13:18
Kutlarım...
sübhan menekşe eklemiş - adds
| 09 Kasım 2007 Saat - Time
13:44
Tebrikler...
Mustafa Dedeoğlu eklemiş - adds
| 10 Kasım 2007 Saat - Time
00:56
Bir Cezaevi içini hayatımda ilk defa görüyorum. 12/1.Koğuş yazısı çok ürkütücü. Allah kimseyi düşürmesin. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Ayşe Çağlar eklemiş - adds
| 14 Kasım 2007 Saat - Time
22:12
Merhabalar... Yaşanmışlıklar farkındalıklarla birleşince ve iyi bir göz tesbit edince bizler için bunları çok etkileyici bir seri çıkmış ortaya. Tebrikler Mehmet OĞUZ. Sevgi saygı ile...
Oya Terzioğlu Tokgöz eklemiş - adds
| 15 Kasım 2007 Saat - Time
14:06
Tebrikler, hakikaten fevkalade!!
Volkan Kebeli eklemiş - adds
| 19 Kasım 2007 Saat - Time
04:10
Gİrmiş ve görmüş biri olarak mükemmel fotoğraflar... Tebriklerimin kabulünü rica ederim efendim...
M. Serhat Yazğan eklemiş - adds
| 21 Kasım 2007 Saat - Time
02:47
küflü duvarların kokusunu hissettim...o odalarda ömrünü tüketen insanların acılarını duyumsadım...işkence çekenler ,işkenceciler geldi gözümün önüne(filmlerden,kitaplardan algılayabildiğim kadarıyla.)...
bunları hissettirebilen karelerinizi izlemek keyifli değildi ama düşündürücüydü.....emeğinize sağlık...
gülsüm varlık eklemiş - adds
| 21 Kasım 2007 Saat - Time
14:55
Güzel oldugu kadar basarili, degerli fotograflar bunlar.
Volta attigim koridoru, göge baktigim pencereyi böyle küt diye görmek, etkiledi beni.
Bu çekimleri yaptiginiz sirada ben de orada olmayi ve hem fotograf çekip, hem size baska detaylar göstermeyi isterdim.
Ne iyi etmis de, bu projeyi gerçeklestirmissiniz.
Tesekkür ederim.
...
..
cahilus eklemiş - adds
| 01 Aralık 2007 Saat - Time
22:05
İnsansız bir mekandan insana dair izler, hem de ne izler...5. koğuşun hayallerini, Ahmet Duman'ın dumanlı duygularını, parmaklıklar arasındaki o değişmez manzaranın çekiciliğini,küçücük mazgallarla açılan dünyayı, perdenin yıpranmış sabrını bizlere hissettirecek denli güçlü ve detaylı çalışman için kutlarım Birader. Devamına...
figen aydoğdu eklemiş - adds
| 13 Aralık 2007 Saat - Time
00:12
Mehmet tebrik ediyorum. Çok etkilendim ve gurur duydum.
Önder GÖZÜYAŞLI eklemiş - adds
| 26 Aralık 2007 Saat - Time
00:07
Biz sadece bakıyoruz. Sen görüyorsun. Tebrikler.
hakan ercan eklemiş - adds
| 15 Mart 2008 Saat - Time
17:57