Merhaba fotograf dostlarım, merhaba Fotoritim’in değerli okurları.
Sizlerle bu sayıdaki sohbetimi bir günlük çekimine ayırmak istedim. Hemen hepimiz en çok fotograf çekecek konu bulamamaktan yakınır dururuz. Ne çekeceğimizi bilemeden bir o yana bir bu yana gezinirken birkaç kareyle eve döneriz. Bana ayrılan bu bölümde sizlerle bir günlük çekimine çıkacağız ve günün sonunda hikayeyi anlatan fotografların nasıl çekileceğini anlatacağım. Ben bir günlük çekmeyi üç aşamada tamamlıyorum. Bu aşamalar hazırlık, çekim ve düzenleme aşamalarıdır. Önce hazırlık aşamasına deyinmek istiyorum. Özellikle sokak fotografını da içeren gezi-günlük çekmeye başlamadan önce gidilecek yer ile ilgili bilgi edinmelisiniz. Bu bilgiler ışığında daha gitmeden, gidilecek yer ile ilgili karelerin kafanızda oluştuğunu göreceksiniz. Hatta günlüğünüze konu olan mekan fotograflarını bulup incelemek sizin için çok yararlı olacaktır. Gideceğiniz yere nasıl ulaşılacağını, gezilip görülecek yerleri, üretilen ürünleri, tarihi mekanlarını öğrenmek işinizi kolaylaştıracaktır. Bu aşamayı tamamladıktan sonra fotograf çantanızı hazırlamaya başlayın. Hava durumuna göre (mutlaka meteorolojiden öğrenmelisiniz) giyeceklerinizi hazırlayın, fotograf malzemelerinizi kontrol edin, pilleriniz dolu olsun. Hafıza kartlarını boşaltın ve yeterli çekim yapabileceğiniz sayıda kart alın. Eğer film kullanıyorsanız mutlaka birkaç ayrı asa film bulundurmalısınız (100–200-400 ASA gibi). Sıra çekim yapmaya geldi. Sevgili fotoritim dostları gelin bundan sonrasını beraber gezelim, görelim ve çekelim.
Ben günlük çekme mekanı olarak bu sayı için Büyükada’yı seçtim. Böyle bir mekanı seçmemin birçok nedeni var tabiî ki. Öncelikle seçtiğim mekan ada ve bir vapur ile ulaşılabiliyor. Bu da yolculuk sırasında vapurdaki yaşamdan ve çevredeki deniz manzarasından birçok değerli fotograf karesi demektir. İkinci neden tabiî ki tarihi değeri ve özellikle Pazar günleri birçok yabancının ve İstanbullunun buraya akın etmesi. Ayrıca Büyükada’da ulaşımın bisiklet ve fayton ile yapılması da fotografik anlamda artı bir değer. Son olarak ta bu adanın dini ziyaretler açısından önemi var, yalnız başına bu bile günlük konusu olabilecek kadar fotografik öneme sahip.
Haydi, şimdi ada hikayemizi çekmeye başlayalım. Sabah Kabataş’tan kalkan vapura binmeden önce tüm makine ayarlarımızı yapıyoruz. Yani ışığın durumuna göre en az 125 enstantane verecek diyafram ayarlarını, içeride çekim yapabilecek asa (ISO) ayarlarını ve renk ayarlarını (WB) kontrol edip jetonumuzu atarak iskeleden vapura biniyoruz. Gişeden geçince bizim gibi adaya giden yolcuların binişini gösteren bir kareyi çekmeyi ihmal etmiyoruz. Birkaç yolcuyu çekebileceğimiz gibi bir tek yolcuyu gemiler arasından biraz siluet biçiminde çekmek de iyi bir fikir olabilir. İskeleden halat alan gemicilerin görüntüsünü yine aşağıdan çekebileceğiniz gibi, yukarıya çıkıp farklı bir grafik de oluşturabilirsiniz.
Fotoğraf 2Fotograf çekmeye denizden manzaralarla devam ediyoruz, martılar, yanımızdan geçen diğer vapurlar ve muhteşem İstanbul manzarası karelerimizi oluşturacak görüntüler. Çekim sırasında hem sizin, hem vapurların ve martıların hareket ettiğini unutmayın ve enstantane ayarınız 500 gibi değerlerde tutmaya gayret edin. 
Fotoğraf 4
Fotoğraf 6
Fotoğraf 7
Fotoğraf 8
Artık Büyükada’dayız ve yazının başında dediğim gibi burada ulaşım bisiklet ve faytonlarla yapılıyor. Adanın küçük meydanındaki saat kulesinin solunda fayton durağına girip müşteri bekleyen faytoncularla muhabbete koyulun. Onlar fotograflarının çekilmesine çok alışık oldukları için hiç zorluk çekmeyeceksiniz. 
Fotoğraf 15
Fotoğraf 16





Fotoğraf 26Bir gününüzü fotograflarla anlatmanın verdiği hoşlukla dönerken sıra üçüncü aşamaya geldi. Yani fotografları seçme, günlük hikayesine göre sıralama ve düzenlemeden oluşan bölümümüze. Bu çalışmayı hemen yapmayabilirsiniz. Hatta birkaç gün beklemek fotografları seçmek açısından işinizi kolaylaştırabilir. Gerisi dostlarınıza ve arkadaşlarınıza güzel bir Büyükada Günlüğü Gösterisi yapmaya kaldı.
Günlük çekmeyi anlatırken olayın akışı bozulmasın diye aralara teknik bilgileri sıkıştırmadım. Siz her çekimde mutlaka enstantane - diyafram değerlerini kontrol edin. Makinenizde A-Av modunu kullanın. Konu hareketliyse enstantane değerini yüksek tutun (500–1000 gibi değerler) eğer manzara çekiyorsanız diyafram değerinizi kısın (f:11–16–22 gibi değerler kullanın). Çekimler sırasında hava kapalı ve bulutlu olursa renk ayarınızda bulut modunu seçin (dijital makine kullananlar için). Denemeler yapmaktan, değişik enstantaneler yakalamak için yüksekliğinizi ve konuya mesafenizi değiştirmekten kaçınmayın. Meraklı olun ve her karenin bir başka yönden nasıl çekilebileceğini vizörden bakarak görün. Bir başka Fotoritim sayısında, bir başka gezide buluşmak dileğiyle, hoşça kalın, fotografta kalın. www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
Mehmet ÖZŞİMŞEK
www.mehmethoca.net
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"