Arşivimizden  - From Our Archives

 

Salih Güler

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > AĞUSTOS 2008 SAYISI - AUGUST 2008 ISSUE > Mehmet Özşimşek : İstanbul Günlükleri : Büyükada
Mehmet Özşimşek : İstanbul Günlükleri : Büyükada

 

BİR ADA GÜNLÜĞÜ ÇEKMEK 
 

Merhaba fotograf dostlarım, merhaba Fotoritim’in değerli okurları.

 

Sizlerle bu sayıdaki sohbetimi bir günlük çekimine ayırmak istedim. Hemen hepimiz en çok fotograf çekecek konu bulamamaktan yakınır dururuz. Ne çekeceğimizi bilemeden bir o yana bir bu yana gezinirken birkaç kareyle eve döneriz. Bana ayrılan bu bölümde sizlerle bir günlük çekimine çıkacağız ve günün sonunda hikayeyi anlatan fotografların nasıl çekileceğini anlatacağım. Ben bir günlük çekmeyi üç aşamada tamamlıyorum. Bu aşamalar hazırlık, çekim ve düzenleme aşamalarıdır. Önce hazırlık aşamasına deyinmek istiyorum. Özellikle sokak fotografını da içeren gezi-günlük çekmeye başlamadan önce gidilecek yer ile ilgili bilgi edinmelisiniz. Bu bilgiler ışığında daha gitmeden, gidilecek yer ile ilgili karelerin kafanızda oluştuğunu göreceksiniz. Hatta günlüğünüze konu olan mekan fotograflarını bulup incelemek sizin için çok yararlı olacaktır. Gideceğiniz yere nasıl ulaşılacağını, gezilip görülecek yerleri, üretilen ürünleri, tarihi mekanlarını öğrenmek işinizi kolaylaştıracaktır. Bu aşamayı tamamladıktan sonra fotograf çantanızı hazırlamaya başlayın. Hava durumuna göre (mutlaka meteorolojiden öğrenmelisiniz) giyeceklerinizi hazırlayın, fotograf malzemelerinizi kontrol edin, pilleriniz dolu olsun. Hafıza kartlarını boşaltın ve yeterli çekim yapabileceğiniz sayıda kart alın. Eğer film kullanıyorsanız mutlaka birkaç ayrı asa film bulundurmalısınız (100–200-400 ASA gibi). Sıra çekim yapmaya geldi. Sevgili fotoritim dostları gelin bundan sonrasını beraber gezelim, görelim ve çekelim.

 

Ben günlük çekme mekanı olarak bu sayı için Büyükada’yı seçtim. Böyle bir mekanı seçmemin birçok nedeni var tabiî ki. Öncelikle seçtiğim mekan ada ve bir vapur ile ulaşılabiliyor. Bu da yolculuk sırasında vapurdaki yaşamdan ve çevredeki deniz manzarasından birçok değerli fotograf karesi demektir. İkinci neden tabiî ki tarihi değeri ve özellikle Pazar günleri birçok yabancının ve İstanbullunun buraya akın etmesi. Ayrıca Büyükada’da ulaşımın bisiklet ve fayton ile yapılması da fotografik anlamda artı bir değer. Son olarak ta bu adanın dini ziyaretler açısından önemi var, yalnız başına bu bile günlük konusu olabilecek kadar fotografik öneme sahip.

 

Haydi, şimdi ada hikayemizi çekmeye başlayalım. Sabah Kabataş’tan kalkan vapura binmeden önce tüm makine ayarlarımızı yapıyoruz. Yani ışığın durumuna göre en az 125 enstantane verecek diyafram ayarlarını, içeride çekim yapabilecek asa (ISO) ayarlarını ve renk ayarlarını (WB) kontrol edip jetonumuzu atarak iskeleden vapura biniyoruz. Gişeden geçince bizim gibi adaya giden yolcuların binişini gösteren bir kareyi çekmeyi ihmal etmiyoruz. Birkaç yolcuyu çekebileceğimiz gibi bir tek yolcuyu gemiler arasından biraz siluet biçiminde çekmek de iyi bir fikir olabilir. İskeleden halat alan gemicilerin görüntüsünü yine aşağıdan çekebileceğiniz gibi, yukarıya çıkıp farklı bir grafik de oluşturabilirsiniz.

Fotoğraf 1

 Fotoğraf 2

Eğer bu karelerde yeterince memnun olmadıysanız canınızı sıkmayın, aynı işlem daha beş kez diğer ada iskelelerinde tekrar edilecektir. Bu fotografları çekerken vapur personeliyle muhabbeti de ihmal etmeyelim. Onlara yaptığımız işi kısaca anlatalım ve kendilerine fotograflarını göndermek istediğinizi belirtip adres veya maillerini mutlaka alalım.
 

Fotograf çekmeye denizden manzaralarla devam ediyoruz, martılar, yanımızdan geçen diğer vapurlar ve muhteşem İstanbul manzarası karelerimizi oluşturacak görüntüler. Çekim sırasında hem sizin, hem vapurların ve martıların hareket ettiğini unutmayın ve enstantane ayarınız 500 gibi değerlerde tutmaya gayret edin.

Fotoğraf 3

Fotoğraf 4


Fotograf 3 ve 4 deki enstantanelere benzer birçok kare çekmeye devam edin. Artık iyice çekime ısındığımızı sanıyorum. O zaman vapurdaki yaşamı karelemeye başlayalım. İçerilerde dolaşıp şöyle kısa bir gözlem yapınca yolcuların büyük bir kısmının çayını yudumlayıp gazete okuduklarını göreceksiniz. Dikkat çekmemeye özen gösterip, yolcuları fazla rahatsız etmeden bu görüntülerden birkaç kare çekin. Daha sonra bir satıcının elindeki en basit bir eşyayı dünyanın en büyük makinesi olarak satmaya çalıştığını, bazı yolcuların içerideki bu devinim yerine dışarıyı seyretmeyi seçtiğini fark edip onları da verdiğim örnek fotograflarda olduğu gibi(daha da güzellerini çekeceğinizden eminim) çekmeye devam ediyoruz. Vapurun açık alanlarına çıktığınızda martılara yakın olmayı seçen ve onları attığı ekmekle vapurun peşine takan insanlardan güzel fotograf kareleri çekmelisiniz.


Fotoğraf 5

Fotoğraf 6

Fotoğraf 7

Fotoğraf 8



Fotograf 5–6–7 ve 8 de bu karelerden örneklerdir. Yolculuk boyunca iskelelerden halat alıp verme işlemleri, vapur içindeki sohbetler, martıları besleyen yolcular ve satıcılar deklanşörünüzü hareketlendirecek fotograf kareleri olmaya devam edecektir. Hatta benim her gezide mutlaka denediğim ve bir kaçında başarılı olduğum kaptan köşküne çıkıp fotograflamayı da mutlaka denemelisiniz. Gerçi son dönemlerde pek izin vermiyorlar amma denemenin bir zararı yok. En fazla hayır, çekmeyin cevabını alırsınız. Sizde teşekkür edip aşağı inersiniz, fakat birde izin verirlerse işte o zaman size çok kimsede bulunmayan fotograf kareleri elde etme imkanı doğdu demektir. 

Fotoğraf 9


Fotograf 9 gibi yanaşmak için dışarıyı gözetleyen kaptan fotografını çekmek artık işten bile değil. Böyle hızlı bir tempoda fotograf çekerken Büyükada’ya vardığınızın farkında bile olmazsınız. Hemen vapurdan inip adaya varan yolcuları vapurla karelemekte hikayenin bir parçası. 


Fotoğraf 10
 

Artık Büyükada’dayız ve yazının başında dediğim gibi burada ulaşım bisiklet ve faytonlarla yapılıyor. Adanın küçük meydanındaki saat kulesinin solunda fayton durağına girip müşteri bekleyen faytoncularla muhabbete koyulun. Onlar fotograflarının çekilmesine çok alışık oldukları için hiç zorluk çekmeyeceksiniz.


Fotoğraf 11


Fotograf 11 de olduğu gibi fayton ve faytoncuların bir seri görüntüsünü çekebilirsiniz. Hemen yan sokakta bisiklet kiralayan ve tabiî ki bisiklet süren ada ziyaretçilerini de farklı şekillerde karelemeyi unutmuyoruz. 


Fotoğraf 12


Hatta yolda biraz bekleyip fayton ve bisikletlileri birlikte görüntülerseniz daha güçlü bir anlatım elde etmiş olursunuz. Eğer benim kadar şanslıysanız kedileriyle ünlü Büyükada’da bisiklet selesine oturmuş bir kediyi görüntüleyebilirsiniz. 


Fotoğraf 13


Bundan sonra ister yaya ister fayton kiralayarak Aya Yorgi Tepesine doğru yola koyuluyoruz. Yolda faytonlar, bisikletliler, elele yürüyen sevgililer fotograf karelerinizi oluşturan hikaye paragrafları olacaktır. Aya Yorgi yokuşunun başındaki faytoncular ve dilek takıları satan satıcılar da buraya özgü kareler.
 

Fotoğraf 14

Fotoğraf 15

Fotoğraf 16


Yokuşu tırmanmaya başlayınca bisikletlerini ter içinde itenler, yürümeyi göze alamayıp merkepler binenler yine farklı fotograflar çekmenizi sağlayacak.


Fotoğraf 17

Fotoğraf 18


Tam yoruldum dediğiniz anda Aya Yorgi Kilisesi'ne varmış olacaksınız. Kilisenin dışı, girişte adak adanan mumlu yerleri çok güzel fotograflar veriyor. 


Fotoğraf 19

Fotoğraf 20

Fotoğraf 21


Kilisenin bulunduğu tepeyi dolaşarak Büyükada ve çevresinin birçok güzel manzarasını çekmeye devam ediyoruz. Her mevsimde ve her ışık koşulunda bu tepeden muhteşem fotograflar çekeceğinizi söylersem abartmış olmam.


Fotoğraf 22

Fotoğraf 23

Fotoğraf 24


22–23–24. fotograflara baktığınızda ve orada bulunduğunuzda bana hak vereceğinize eminim. Geriye dönüş yolculuğunuzu daha çok mimari fotografa ayırabilirsiniz. Dönüşte gün batımında 25 ve 26. fotograflara benzeyen gün batımlarını mutlaka denemelisiniz.


Fotoğraf 25

 Fotoğraf 26

Bir gününüzü fotograflarla anlatmanın verdiği hoşlukla dönerken sıra üçüncü aşamaya geldi. Yani fotografları seçme, günlük hikayesine göre sıralama ve düzenlemeden oluşan bölümümüze. Bu çalışmayı hemen yapmayabilirsiniz. Hatta birkaç gün beklemek fotografları seçmek açısından işinizi kolaylaştırabilir. Gerisi dostlarınıza ve arkadaşlarınıza güzel bir Büyükada Günlüğü Gösterisi yapmaya kaldı.

 

Günlük çekmeyi anlatırken olayın akışı bozulmasın diye aralara teknik bilgileri sıkıştırmadım. Siz her çekimde mutlaka enstantane - diyafram değerlerini kontrol edin. Makinenizde A-Av modunu kullanın. Konu hareketliyse enstantane değerini yüksek tutun (500–1000 gibi değerler) eğer manzara çekiyorsanız diyafram değerinizi kısın (f:11–16–22 gibi değerler kullanın). Çekimler sırasında hava kapalı ve bulutlu olursa renk ayarınızda bulut modunu seçin (dijital makine kullananlar için). Denemeler yapmaktan, değişik enstantaneler yakalamak için yüksekliğinizi ve konuya mesafenizi değiştirmekten kaçınmayın. Meraklı olun ve her karenin bir başka yönden nasıl çekilebileceğini vizörden bakarak görün. Bir başka Fotoritim sayısında, bir başka gezide buluşmak dileğiyle, hoşça kalın, fotografta kalın. 
 
Mehmet ÖZŞİMŞEK
www.mehmethoca.net 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Sevgili Mehmet Hocam; Birbirinden güzel karelerinizi görünce hem Büyükada'ya hoş bir yolculuk yaptım, hem de sizi ve sizinle çekime gitmeyi çok özlediğimi hissettim. En kısa zamanda görüşebilmek dileği ile çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Gözünüze sağlık. Öğrenciniz Arel Kalender
Arel Kalender eklemiş - adds | 09 Ağustos 2008 Saat - Time 14:27
Sevgili dosum...
Fotoğraf serüvenindeki tutkunu ve sürekliliğini keyifle takip ediyorum.
Çevre Derneği'nin bodrum katından başlayıp, efot taki sıkı kurslara ve oradan İstanbul'a ulaşan bu yolculuğunun aynı heyecan içinde hiç bitmemesini diliyorum...

Enver Şengül eklemiş - adds | 16 Ağustos 2008 Saat - Time 11:15
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.