SAVAŞTAN (SOYKIRIM) SONRA BOSNA HERSEK
2006 Haziranıydı. Saat 11:00 sularında İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Sarayova’ya gitmek üzere havalandık. Parça parça bulutların üzerinden uçuyorduk. Zaman zaman yeşil ormanlık alanları bulutların arasından izleyerek ve fırsat buldukça da yanımdaki fotoğraf makinem ile bu güzel görüntüleri belgeselleştirmeye çalışıyordum. Uçakta bir sonraki gün Srebrenica katliamının yıl dönümü olması dolayısı ile Bosnahersek’e giden Türk parlamenterler de bulunmaktaydı.
Pilotumuzun Sarajova Havaalanı’na inişe geçtiğimizi bildiren anonsu ile makinamı çantasına yerleştirdim ve iniş için kemerlerimizi bağladık. Kısa bir süre sonra Sarajova Havaalanı’na inmiştik. Havaalanında pasaport kontrol işlemlerinden sonra bizi alan dışında bekleyen ekiple buluştuk. Kalacağımız otel (Holywood Otel) havaalanına çok yakındı. Çantalarımızı otele bıraktıktan sonra ilk ziyaret yerimiz Uluslararası Sarajova Üniversitesi oldu. Uluslararası bir üniversite olan Sarajova Üniversitesi’nin rektörü ve hocalarının bir kısmı Türk’tü. Üniversitenin eğitim ve öğretimi ile ilgili bilgi aldıktan sonra şehirde kısa bir tur attık ve otelimize döndük.
Güzel bir uykudan sonra sabahın ilk saatlerinde kalkarak Mostar’a gitmek üzere yola çıktık. Geçtiğimiz mekanlardaki bütün yapılar savaştan sonra restore edilmişti. Bir kısmında halen savaşın acımasız izlerini görmek mümkündü. Geçtiğimiz güzergahta rehberimiz bize kısa kısa , yaşanan savaşla ilgili bilgiler aktarıyordu. 3-4 saatlik bir yolculuktan sonra ata yadigarı güzel şehir Mostar’a geldik.Tarihi 500 yıldan fazla varolagelen bir şehir Mostar. İlk kurulduğu dönemlerde 20 evli küçük bir kasaba olan Mostar , Neretva Nehri’nin her iki tarafına kurulmuştu.Şehrin her iki tarafında da kuleler varmış. İçlerinde “mostari” ( köprü bekçileri) oturduğundan Mostar adı bu kelimeden gelmekteymiş.
Osmanlılar 1468 yılında Bılaga’yı fethettikten sonra Mostar’ıda almışlar ve fetihten sonra yeni bir köprü inşasına başlamışlar. Köprü Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayrettin tarafından 1566 yılında bitirilmiş.Mostar altın devrini 16.yy. da yaşamış bu yüz yılda şehre görkemli binalar, camiler yapılmış. 17. yüzyıla doğru camiler, medreseler, çeşmeler,hamamlar,hanlar ve yollar yapılmıştı. Mostar tam bir şehir havasını bu yüzyılda yakalamış.17. yüz yıl sonlarına kadar Osmanlı himayesinde olan Mostar, Karadağ ve Sırbistan’ın 1676 yılında Osmanlıya karşı savaş açması sonucunda yapılan anlaşma ile Bosna Hersek’in Avusturya-Ungurus hakimiyetine geçmesine karar verilmiş.
1991 yılında başlayan iç savaş , ülkenin bütün bölgelerini bir alev gibi sarmıştı. Bu savaşta bütün Mostar köprüleri acımasızca Sırplar tarafından yıkılmıştı. Eski Mostar köprüsü de bundan nasibini alarak yok olmuştu.
Mostar’ın tarihindeki en büyük katliam 1993 yılında olmuştur. Şehri top ateşine tutan Sırp topçular tarihi ne kadar mekan varsa hepsini yerle bir etmişlerdi. Köprünün yıkılış görüntüleri tüm dünyanın gözleri önünde sergilendi.
2004 yılında Türk mühendis ve restorasyon uzmanları tarafından köprü yeniden yapılarak dünyaya hediye edilmiş.
Mostar’da parçalı bulutlu , zaman zaman yağmurlu bir yarım gün gezme imkanımız oldu. Tabii bu gezilerde bol bol fotoğraf çekme imkanım da oldu. Özellikle köprünün her iki yakasındaki tarihi dükanlarda eski sanat eserleri , ince el işlemeciliği ile uğraşan esnafı görüntülemek zevki doyumsuzdu benim için. Nehrin her iki yakasında Osmanlıdan kalma savaşta yıkılan ve daha sonra restore edilen camileri ve diğer tarihi eserleri görmemiz mümkün.
Bunlar; Karagöz Bey Camii ( Osmanlı dönemimde ilk defa karagöz perde oyunu Mostar’da ortaya çıkmış) ,Koski Mehmet Paşa Camii,Fransiskan Manastırı,Ortodoks Kilisesi,saat kulesi,Kaytaz ailesinin evi, Bişçeviç Köşkü , Muslibeyzade Evi bunlardan bazıları .Mostar’da Neretva kıyısında bulunan cafelerde Boşnak kahvesini içerek tarihi köprüyü izleme ve fotoğraflamak güzel bir duyguydu benim için.

Mostar’dan sonraki durağımız Mostar’ın güneyinde 12 km uzaklıktaki Bılıgay’ dı. Burada çıkan Buna Nehri’nin yanına yerleştirilmiş ilk belgeler 10.yüzyıldan gelmektedir. O zaman ismi Buna idi 15. yüzyıldan beri Hersek olarak tanınmış Hum Bölgesinin başkentiydi. Bılagay Hersek idarecileri tarafından başkent olarak kullanılmış Osmanlılar Bılagay Hisarı’nı 1465 yılında fethetmişler. Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi , Bılıgay’dan bahsederken” şehrin mavi bulutlara kadar yüksek kırmızı bir yamaçta yerleşmiş ve bir çok asker tarafından korunduğunu , şehirde iki tane büyük kule , beş kale, havuz ve hapishane ile caminin yanında evlerin olduğunu” bildirmekte. Buna Nehri’nin çıktığı yerde hemen bir Osmanlı tekkesi bulunmakta ve günümüze kadar yıkılmadan gelmiştir.

Tekke , 15. yüzyılda yapılmış , Buna kaynağı ve mağarasının hemen yanıbaşındadır. Tekkenin birinci katında binanın mescidi, dershanesi,misafirhanesi, mutfağı ve hamamı bulunmakta. Tekkenin en geniş odasında ahşap nakışıyla işlenmiş bir tavan bulunmaktadır. Bu tavan , orijinal şeklini muhafaza ederek günümüze kadar gelmiştir. Buna’nın kenarında bulunan restorantta nehrin dinlendiren su sesi ile öğle yemeğimizi yiyerek hemen aşağıda bir Boşnak evine misafir olduk. Misafirperver Boşnak aile bize evlerini açarak kahve ve çeşitli meyveler ikram ettiler. Ev, tarihi bir evdi. Evin duvarında Osmanlıca yazılmış yazıtlar bulunmaktaydı.

Bılıgay’dan sonra yolumuz üzerindeki Poçitely’ ye uğradık. Şehir Mostar’ın 20 km güneyinde , Neratva’nın sol kıyısında bulunuyordu. Taştan yapılmış yapıları Neretva’ya kadar inen yokuşlara yerleştirilmişti.Osmanlılar burada bulunan kaleyi 1471 yılında fethetmişler, 1888 yılına kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmış. Poçitely ‘deki bütün yapılar taştan yapılmış .Burada da bir çok Osmanlı eserine rastlamamız mümkün. Cami ve medrese bunlardan bir kaçı.
Poçitely’den sonra akşam karanlığında tekrar Sarajova’ya doğru yola çıktık. Kısa bir günde gezdiğimiz yerlerde hem yağmuru hem güneşi gördük. Gecenin geç saatlerinde kaldığımız Holywood Otel’e tekrar döndük. Bir sonraki gün Bosna Hersek’in diğer bir şehri Travnik’e gitmek üzere odalarımıza çekildik.
Sabah olmuştu ekibimizle Travnik’e gitmek üzere yola koyulduk. Travnik , savaşta kuşatılmış ama fazla yara almadan kurtulmuş bir şehir. Şehir Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra cami ve medreselerle yapılandırılmış. Travnik Trabzon’la kardeş şehir. Belediye başkanını ziyaretimizde bize şehirle ilgili oldukça detaylı bilgiler sundu ve belediyeden ayrılarak Travnik müzesine geçtik. Müzede bilgi aldıktan sonra Travnik kalesine çıktık. Şehir , küçük ve dağların arasında olduğundan savaş esnasında halk dağların eteklerini siper yaparak şehri müdafaa etmişler. Şehir savaştan nasibini almış. Travnik küçük bir şehir.

Tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor halk. Hemen yanıbaşında bulunan bir kayak merkezine gittik. Yaylaları , yolları ve coğrafyası bizim tipik Karadeniz dağlarını andırıyordu. Bir anda kendimi Zigana Dağındaymışım gibi hissettim.
Travnik dönüşü tekrar Sarajova’ya geldik ve şehirde gezdik. Baş çarşı görülmeye değer bir yer. Özellikle akşam saatlerinden gece yarılarına kadar çarşı oldukça kalabalık. Yabancı turistler ve şehir halkı bu caddede geziyor. Şehrin bu bölgesi tamamen tarihi eserlerden oluşmakta .Burada da Osmanlı eserleri şehri süslemekte.
Savaşın acısını ve izlerini halen bütün şehirlerde ve halkın gözlerinde görmek mümkün . Türklere karşı bir sevgi ve saygıları var ve halen dünyadaki tek dost olarak bizleri görmekteler.
Metin ÖZTÜRK
1965 yılının bir mart sabahında Malatya' da dünyaya gelmişim. İlk okulun ilk dört yılını Malatya' da, son sınıfını Trabzon'da okudum. Ortaokul ve liseyi Trabzon' da okuduktan sonra, 4 yıl öğrenime ara vererek ticaretle uğraştım. 1986 yılında girdiğim üniversite sınavlarında Malatya İnönü üniversitesi İktisat programına bağlı 2 yıllık muhasebe bölümünü kazanarak tekrar doğduğum şehir olan Malatya' ya yerleştim. Malatya’ da iki yıllık öğrenimim sırasında bir sürü anılar ve dostluklarla okulu birincilikle bitirerek, 1988 yılı haziranında mezun oldum.
1990 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü' ne dikey geçiş yaparak tekrar öğrenim hayatına başladım. Bu arada aynı yıl Anadolu Üniversitesi A.Ö.F İşletme Bölümü'ne kayıt yaptırarak, her iki fakülteden de mezun oldum. 1993 yılında serbest muhasebeci unvanını alarak muhasebe büromu açtım. 1998 yılında girdiğim mali müşavirlik sınavlarında başarılı olup, mali müşavirlik unvanını aldım. Halen Trabzon' da mali müşavirlik yapmaktayım.
Lise yıllarımda fotoğraf sanatına ilgi duymaya başladım, fotoğraf çekmeyi çok seviyordum.
2001 yılında Trabzon Fotoğraf Sanatçıları Derneği’ (Fotoforum) nin açtığı iki aylık bir kursa katılarak fotoğrafçı sertifikası aldım. Halen bu sanatla yakından ilgilenmekteyim. Trabzonda iki defa kişisel fotoğraf sergisi açtım. Fotoğraflarım, Fotoforum’un toplu sergilerinde sergilendi. Değişik mekanlarda slayt gösterilerim oldu. Fotoğraf için geziyorum, gezmek için fotoğraf çekiyorum. Bir kare fotoğraf beni Trabzon' dan alıp çok uzaklara götürebilmekte.
28 Mart 2004 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Trabzon Belediyesi’ne meclis üyesi seçildim. Halen Trabzon Belediyesi Plan ve Bütçe Komisyon Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Komisyon Başkanlığı görevini yürütmekteyim. Hobilerim arasında, doğada kamp yapmak, dağlara tırmanmak, gezi amaçlı seyahatler yapmak, olta ve zıpkınla balık avlamak geliyor.
Yasal Uyarı : Bu sayfadaki tüm yazı ve görseller, eser sahibine ait olup, kısmen veya tamamen izinsiz olarak alınması, kopyalanması ve kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suç teşkil etmektedir.
Yorumlar - Comments
Toplam 32 yorum,
1-32 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Harika bir gezi anısını okumaktan zevk aldığımı belitmeliyim. Görmediğim bilmediğim bir tarih vede yerler hakkındaki okuduğum aydınlatıcı bilgileriniz doğrultusunda görmüş vede gezmiş gibi oldum. Emeği geçen tüm herkese sonsuz teşekkürler.
Ellerinize vede gören gözlerinize sağlık Metin bey (hemşehrim)
Aycan AYDIN eklemiş - adds | 25 Nisan 2007 Saat - Time
11:37
metin bey size hayranım.
Özlem SAĞIR eklemiş - adds | 25 Nisan 2007 Saat - Time
15:08
resimlerle bütün hikaye canlanmış...çok güzel.mersi
kaan güner eklemiş - adds | 14 Mayıs 2007 Saat - Time
13:33
ÇOK GÜZEL BİR ŞEHİR BU GÜZEL ÜLKEDE HAYATIMI SÜRDÜRMEK İSTERDİM.UMARIM BİRGÜN GİTMEK NASİP OLUR.YAŞAMIŞ OLDUĞUNUZ GÜNLERİ BİZİMLE PAYLAŞTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM METİN BEY.
ASHUSLETNAN eklemiş - adds | 09 Haziran 2007 Saat - Time
10:14
MERHABA METİN BEY BEN BİR BOSNALIYIM VE BU GÖRÜNTÜLER İÇİN SİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM KARDEŞLERİMİN DAHA ÖNCE YAŞADIKLARINDAN SONRA BURANIN BUKADAR GÜZEL OLACAĞINI TAHMİN ETMEMİŞTİM BEN BURDA DOĞMUŞUM 27 YAŞINDAYIM AMA ONLARIN HER ACISI BENİM ACIM OLDU
İNŞALLAH BÖYLE BİR ACI BİRDAHA GÖSTERMESİN ALLAH.
İZMİR/TÜRKİYE
selam olsun Bosnaya ve ordaki kardeşlerimize,
her zaman biz Türkler yanlarındayız......
bir kul eklemiş - adds | 19 Ağustos 2007 Saat - Time
01:51
benim ülkemi ancak bu kadar güzel tanıtabilirdiniz teşekkür ediyorum
şermin bayar eklemiş - adds | 13 Eylül 2007 Saat - Time
06:16
ne alaka bilmiyorum, eminimki bana ülke adı sorsalar en son aklıma bosna hersek gelirdi ve oraya hiç gitmedim ama rüyamda orayı gördüm.çok güzeldi...ve derken bu sayfayı buldum.elinize sağlık metin bey.
çok güzel paylaşımız için teşekkürler
şahin eklemiş - adds | 23 Eylül 2007 Saat - Time
14:30
sizi tebrik ediyorum çok güzel bir eser sergilemişsiniz görerek yaşayarak yazmışsınız ve çok güzel bir ülke benimde yaklaşık 1 senem geçti size saygılar sunuyorum
olcay kaya eklemiş - adds | 21 Ekim 2007 Saat - Time
21:36
bir ülkeyi ancak bu kadar güzel tanıtabilirsiniz.bosna benimde ülkem ve halen ordan dönmesini bekledigim birileri var.ben daha 16yasındayım ama meslegim sayesinde kazanacagım ilk parayla oraya gidip akrabalarımı bulmak istiyorum bende bir bosnagım
büşra hacoviç eklemiş - adds
| 02 Kasım 2007 Saat - Time
13:19
bosna benimde ülkem ve ben bununla gurur duydum o kadar güsel bi yermiş ki cennet gibi bir sürü akrabam var ordaaa hiç gitmedim ama gitmeyi gesmeyi orda kalmayı çok istiyorum sonuçta biisim ülkemiss sahip çıkmamıs lasım
kübra didem tetik eklemiş - adds
| 08 Kasım 2007 Saat - Time
07:45
Çok kalite ve zevkli bir çalışma okudukça;duygulandım,yaşadım...Tebrikler ve teşekkürler...
sevil gökdemir eklemiş - adds
| 14 Kasım 2007 Saat - Time
21:05
Gitmeyi arzuladığım güzel ülke, wep sayfasının hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürler. Gitmek isteyipte şu an gidemediğim, dedelerimin geldikleri toprakları görmek tanımak çok güzel bu güzellikleri o topraklarda temeşa etmeli...
HATİCE AYDINOĞLU eklemiş - adds
| 17 Kasım 2007 Saat - Time
15:41
Bence sinan gerçekten de büyük bir mimarmış allah nur için de yatırsın,ve ona teşekkür ediyurum çünkü ülkemizi güzelleştirdi...
aylin bülbül eklemiş - adds
| 17 Kasım 2007 Saat - Time
23:06
metin bey size cok tesekkur edıyorum ben bosna hersekte 2001 2002 yılları arasında vatanı gorevımı yaptım o fotografları gorunce cok duygulandım cok guzel yerler bna oraları tekrer hatırlattıgınız ıcın size tekrar tesekkur edıyorum gercekten gorulmeye deger yerler
cüneyt şenyürek eklemiş - adds
| 26 Kasım 2007 Saat - Time
20:37
fotoğraflarınızı görmek en sonunda nasip oldu.sizi ve trabzonu çok özledim.polis memuru enez fişenkçi
enez fişenkçi eklemiş - adds
| 03 Aralık 2007 Saat - Time
23:36
Selamun aleykum.
The photos are great and keep up with the good work.
Best regards from Bosnia. We love our Turkish brothers.
Allah Emanet.
E.C eklemiş - adds
| 05 Aralık 2007 Saat - Time
14:54
Merhaba,Metin bey.... Görsel,duygulu,tarih kokan, çok etkileyici sayfanız için sizi kutluyorum.... Saygılarımla............
H.Rana Eraslan eklemiş - adds
| 07 Aralık 2007 Saat - Time
11:12
bende mayıs ayında bosna-herseğe gidicem o güzel yerleri görmeyi çok istiyorum ama beni biraz tedirgin eden kısım bosna herseğin ekonimisi acaba ekonomisi nasıl pahalı bir ülkemi ona göre hazırlık yapayım internette baktım bunla ilgili bir haber yoktu
halil karabulut eklemiş - adds
| 08 Aralık 2007 Saat - Time
09:36
daha fazla dayanamıyacağım .. ben de ata yadigarı güzelim bosnayı ve şerefli halkını görmek, oraların fotoğraflarını çekmek istiyorum, böyle güzel seyahat fotoğrafları da izleyince içimdeki istek daha da artıyor ..
ellerinize sağlık, harika bir yazı hazırlamışsınız ..
selamlar saygılar ..
mustafa yasin eklemiş - adds
| 08 Aralık 2007 Saat - Time
22:31
Ellerinize gözlerinize sağlık sizin sayenizde öz toprağım hakkında bilgi edinmek güzeldi uzak ihtimal de olsa toprağımı görmek istiyorum nasip
Allah yar ve yardımcınız olsun
ömer lütfi ÖZKİŞİ eklemiş - adds
| 28 Aralık 2007 Saat - Time
23:05
Bana doğmadan önce sorulsaydı nerede doğmak istersin diye ben önce Türkiye sonra da kardeş ülke Bosnada doğmak istediğimi söylerdim cennetten bir parça Bosna inşallah gelecekte oraya gitmek istiyorum bir de Kırım a tabii:)(kırımlıyım=:))
Metin Bey emeğinize sağlık..gitmiş kadar oldum Güzel Bosna ya...
seyma yildiz eklemiş - adds
| 31 Aralık 2007 Saat - Time
18:27
Kanayan yaradır içimde Bosna... Çocukluğumda televizyonda Bosna Hersek savaşını izleyerek büyüdüm. Çocukluğun verdiği o masumlukla o görüntüler o kadar etkilemiştir ki beni. Savaşın her türlüsüne karşıyım. Çocukluğumdaki o kötü görüntülere inat bu güzel görüntüler içime umut doldurdu. Ellerinize sağlık Metin Bey. Orada şehit olan vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin.
Metin bey ne kadar güzel ecdat yadikari bosnayı ve çivarını bize tanıttınız.size teşekkür ederim.
Mehmet Kamil eklemiş - adds
| 13 Şubat 2008 Saat - Time
16:13
Şu an kızım "ölümçiçekleri " dizisiniçeken ekip içinde şu an Bosna'da şu an ilk dikkat ettiği konu" şu an bizleri ağırlayan bu güler yüzlü insanlar yaşamak için öldürmek zorunda kalmış olmanın acısını yüzlerinde taşıyor hala savaşın acısı gözlerinde taze duruyor "diyor...Bu güzel yemyeşil cenneti cehenneme döndermeye çalışanlar utansın!!!!
naz eklemiş - adds
| 17 Şubat 2008 Saat - Time
11:27
ben bu resimleri çokk beğendim.benim amcaam orada şehit oldu.vatanı uğruna öldü.bende bir boşnağım ve babamın doğduğu, amcamın şehit olduğu o toprakları çokk merak ediyorum sizde teşekkürler.
chnf eklemiş - adds
| 03 Mart 2008 Saat - Time
15:55
Metin Bey;
Bosna hersekliyiz dedelerimiz gelmiş.Hacoviç ve Martinoviç soyadımız fakat! soy ağacımızı araştırdım ama sonuç alamadım.Yanlış bir yol izlemiş olabilirim bana yardımcı olursanız sevinirim.Saygılarımla...
ayşe martin eklemiş - adds
| 18 Mart 2008 Saat - Time
00:52
merhaba metin bey çok guzel bir çalışma yapmışsınız. benim dedelerimde bosnadan gelmişler çok merak edıyorum bosnagı baba gıttı ama bana nasıp olmadı gıtmek, inşallah allah nasıp eder.bizim soyumuz yakupoviç . teşekkurler metin bey ellerinize saglık guzel çalışma olmuş:):)
ebru güneş eklemiş - adds
| 03 Mayıs 2008 Saat - Time
17:41
bende bir boşnak ım
hacovic im
fatih yıldırım eklemiş - adds
| 07 Mayıs 2008 Saat - Time
13:55
slm metin bey bosna-herseği çok güsel tanıtmışsınız.doğasıyla mimarisiyle göz kamaştırıcı yerlleri olduğunu duydum..gidemedim hiç mümkünse en yakın zamanda gidicem ama vize sorunları çıkıyor nasıl halledebiliriz bunları bi fikir varsa iyi olur
serhat sancak eklemiş - adds
| 27 Ağustos 2008 Saat - Time
11:07
slm. bu bayram bosnaya gitmeyi cok istedik, ama ucaklarda yer yokdu. Insaallah aralikda gidecegiz.orada kayak yapildigini duydum onu arastirirken Metin Beyin gezi notlarina rastladim. kendim gitmis kadar oldu cok guzel, ellerinize saglik..
Bosnaya her zaman gitmek dogal guzelliklerini gormek istedik.savas sirasinda bizimde icimiz yandi.Bosna ve Bosnalilar bizim bir parcamiz.
Bosna kayak merkezi ile ilgili bilgisi olan varsa ve yazarsa sevinirim. simdiden tesekkurler
N. Karayel eklemiş - adds
| 16 Eylül 2008 Saat - Time
13:08