e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
Doğa fotoğrafçılığının bir alt kolu kuş fotoğrafçılığıdır. Kuş fotoğrafçılığının kendine özgü, daha çok da kuşların doğasından kaynaklanan zorlukları ve bu zorluklarla başedilmesi için kullanılması gereken teknik detaylar bulunmaktadır.
Kendi açımdan kuş fotoğrafçılığını diğer fotoğraf dallarından ayıran özellikleri şu başlıklar altında sayabilirim: Tanımlama, zamanlama, kullanılan ekipman.
Her ne kadar çoğu insan ilk kuş çekimlerini deneme yanılma ve tesadüfen çekerse de, zamanla uzmanlaşma ve yoğunlaşma artar. Bu süreç "eğer kuş fotoğrafçılığına ciddi anlamda yönelinmiş ise" kuş cinslerini ve doğasını tanımaya, onlara nasıl yaklaşılacağını öğrenmeyle nihayetlenecektir. 
Örneğin baştankara cinsi bir kuşun çekimi ile balıkçılın çekimi arasında (kuşların kendine özgü doğal farklılıklarından dolayı ) fark olduğu görülecektir. Baştankara kendini insana daha çok yaklaştırırken balıkçılın veya bir flamingonun davranışı bunun tersi istikamettedir. Dolayısıyla "bu kuşlar ne yer" "nerede konaklar" "ne zaman yumurtlar" "ne zaman göç eder" ve "hangi doğa koşullarında yaşar" gibi sorulara net yanıtlar verilebilmelidir.
Zamanlamayı iki şekilde düşünmekte fayda var, birincisi kuş çekim anında çekilecek kuşun nasıl tepki vereceği diğeri ise günün hangi saatlerinde çekime gidilmesi gerektiğidir. İkincisinden başlarsak yani "hangi vakitte çekime çıkılmalı?" sorusuna yanıtım daima sabahın ilk ışıklarını çekim merkezinde karşılamak şeklinde olacaktır. Elbette bunun istisnai olacağı durumlarda sözkonusudur, kuşların topladığı merkezin ışık koşulları sabah çekime izin vermiyorsa daha ileri saatlerde çekim söz konusu olacaktır. Dolayısıyla kuş fotoğraçılığı yapacak olanların uykusuzluğa hazır olmaları gerektiğini hatırlatmak isterim.
Teknik detaylar geçmeden önce altını çizmek istediğim husus; kuş fotoğrafçılığına sınırlı sayıda insan ile gidilmesi gereğidir. Kalabalık fotoğrafçı gruplarıyla kuş fotoğrafçılığı maalesef olmuyor. Kuş fotoğrafçılığında birincil unsur sessizlik daha doğrusu farkedilmemektir. Sessizlik, gerekli bir koşul olmakla birlikte yeterli bir koşul değildir, aynı zamanda fotoğrafçının kuşun doğal yaşam alanındaki cisim ve hayvanlardan ayırt edilememesi gerektiğidir. 
Bu koşulun sağlanabilmesi için doğada kamufle olmak gerektedir. Bu ister bir ağacın dalları arasına gizlenmek, ister dal parçaları ile üzerimizi örtmek isterse kamuflaj kumaşların kuşanmak yahut kamuflaj çadırları içinde gizlenmekle sağlanabilmektedir. Hatta çekim esnasında teçhizatın da kamuflaj kumaşları ile sarılmasını tavsiye edebilirim.
Teknik detaylar içinde makine ve lenslere geçmeden önce kuş fotoğraçısının kendini tripod, monopod gibi sabitleyicelere alıştırması gereklidir. Her ne kadar son yıllarda çok hızlı makine ve lensler ile sarsıntıyı önleyici mekanizmalar geliştirimiş olsa da sabitleyicilerin fotoğrafın kalitesini artırdığı şüphe götürmez. 
Kuş fotoğrafçılığında hızlı makine (enstantenesi yüksek hızda çalışan ve yüksek iso değerleri veren), hızlı lenslere (hızlı otofokus yapıp, diyafram açıklığı yüksek lensler) ihtiyaç duyulmaktadır. Bu özelliklere son yıllarda gerek makine gerekse lensler içinde sarsıntıyı önleyici mekanizmalar eklenmiştir. Ör. Nikon lenslerde sasıntıyı önleme işareti VR, canonlarda ise IS ile gösterilmektedir. Bu söylenenlere rağmen benim nazarımda lensin keskinliği daha önemlidir. 
Kuşu fotoğraflamakta iki makine kullanıyorum Nikon D70s ve Nikon D200. Elimde çok sayıda lens ve convantör olmasına rağmen temel olarak iki lensi kullanıyorum nikkor f2.8 80-200 mm tele zoom ile f5.6 80-400 VR. Hangisinden daha çok memnunsunuz diye soracak olursanız şüphesiz 80-200 derim. Çünkü bu lensin keskinliği inanılmaz. Yüksek diyafram açıklığı nedeniyle arka planın konudan ayrılması üstün. 
Ancak bazen bu lens ile kuşa yaklaşmak yetersiz kalabiliyor. Kuş genelde hareketsiz veya yavaş hareket eden bir kuş ise (flamingo gibi) tripod, kuş hareketli ve avlanırken (balıkçıl gibi) monopod kullanıyorum. Ve çekimlerimi mutlaka deklanşör kablosu yardımı yapıyorum. Zira direkt deklanşöre basmak çok az da olsa titreşime neden olabiliyor.
Benim için kuş fotoğrafçılığı insanın doğa ile başbaşa kaldığı anları ifade ediyor. Kuşları çektikçe ve onları tanıdıkça kendi acizliğimin daha çok farkına varıyorum. Bol fotoğraflı günler dileklerimle...
Oğuz ALTUN Hakkında Uzun yıllar stayt film kullandım, slayt filmlerimin az bir kısmını bilgisayara geçirip, dijital ortamda saklayabildim, eğer vakit bulursam sualtı slaytlarımdan başlamak üzere diğer slaytlarımı da bilgisayar ortamına geçirmeyi planlıyorum. Son zamanlarda ise yoğun olarak dijital çekim yapıyorum. Bir makinamda da siyah beyaz takılı, nadir de olsa s/b portre çekiminde bulunuyorum. Makro, doğa ve portre fotograf çekimleri yapıyorum. Deneysel fotografçılığa sıcak bakıyorum. Ve asıl bu alanda ürünler vermeyi istiyorum (fine art, pop art). Fotografçılığı yaratıcılık ve o anın bir daha tekrarlanma olasılığının olmaması, estetik yanının ağır basması nedeniyle sanata yakın buluyorum. Manipüle edilmemesi ve çalıntı olmaması koşulu ile Photoshop kullanımında sakınca görmüyorum. Aşağıdaki linklerden daha önce çekmiş olduğum fotoğraf örneklerine ulaşılabilir.
Site Bağlantıları : http://www.photo.net/photodb/member-photos?user_id=1668018 http://www.scubaturk.net/photo/default.asp?gallery=/photo/AA_Oguz_Altun/Galeri
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
10 yılı aşkın süredir fotografla ilgileniyorum. Sualtı fotograflarım popüler olmasına rağmen, kendimi kara fotografçısı olarak görüyorum.
E posta : diskuso dat hotmail.com
http://www.nallihan.net/ (bu linkte Nallıhan kuş cennetinde çektiğim fotoğraflar sergidedir, siteye girdiğinizde ismime tıklayınız.)