La Martine ‘Şiir, üstün zekaların rüyalarıdır’ demiş... Benim onları portrelememdeki amacım da o renkli rüyaların kıyısından geçme isteğimdir. Bana bu hevesi ilk aşılayan çok değerli büyüğüm-ustam Lütfi Özkök’tür. Onunla tanışana dek portrenin büyüsünü bilmezdim. Simurg bu ülkede şiir ve şair oldukça sürdürmeyi dilediğim bir proje.
Oğuz KURUM
...
SİYAH BEYAZ ŞİİRLER
Farkında mısınız? Şiiri unuttuk…
Şiiri unuttuk, çünkü bize sunulan yalanlar ve gerçekler var, tekdüzeleşen hayatımızı hızlandıran, bizi sonsuz bir koşturmayı sürdürmeye iten sanrılar…
Cengiz Bektaş
Yalan ve gerçek... Birbirine karşı olduğunu düşündüğümüz bütün kavramların sarmaş dolaş bir birliktelikle, yaşamlarımızı tehdit ettiği bir zaman diliminde, bu birlikteliklerin başını çeken iki iyi dost gibiler... Farkında mısınız, bize söylenen, sunulan, gösterilen her şeye karşı içgüdüsel bir tepkisizlik, sessizlik içindeyiz. Artık her şey olabilir, dün olması ya da olmaması için çabaladığımız her şeyi kaderine bıraktık, olsunlar ya da olmasınlar, huzurumuzu, vicdanımızı, sıradanlaşan yaşamımızı rahatsız etmesinler yeter....
Kemal Özer
Savaşa, şiddete, çaresizliğimizi en çok yüzümüze vuran çocuk ölümlerine, kısaca tüm kötü haberlere alışmaktan ziyade doymuş bir halimiz var. Yarının güzel olacağına dair inançsızlığımızı, görmeden, duymadan, aldırmadan örtbas etmeye çalışıyoruz, serde insanlık var, duyarsızlık yaftasını kimse üstüne yapıştırmak istemiyor. O yafta hep başkalarına yakışıyor, ama kendimize asla... Peki kim bu başkaları?
İsmet Özel
Sürekli kan kaybeden dünyada en çok can çekişenlerden biri de sanat olmalı... Hatta sanatın varlığı bile tartışmalı, varlığını öyle az hissediyoruz ki. Bizim sanatçı diyebildiğimiz ya da kendilerini sanatçı olarak tanımlayanlar, ama artık sanat üretememenin sancılarını yaşayanlar, sanatın can çekişmesine ait gerekçeler üzerine kafa yoruyorlar. Felsefeciler, sanat tarihçileri, kuramcılar, sosyologlar, herkes bir oldu soruyor: sanat neden can çekişiyor, ne yapmalı, çare ne?

Fazıl Hüsnü Dağlarca
Bize yaşamı olduğu gibi anlatan, ait olduğu yaşamlardan soyutlanmamış birşeyler hala üretilebiliyor mu? Yaşamın olduğu gibiliği yokolmuş sanki. Çözüm olarak bize sunulan düşünce; modernizmin de ömrünü tamamladığı, postmodern bir dünyanın kaçınılmazlığı altında, yapılacak tek şeyin, sanatçının varolan ve üretilmiş şeyler üzerinde yeniden bir yaratıma gidebilmesi.
Güven Turan
Çünkü keşfedilmemiş hiçbir şey kalmadı. Bu gidişte ne kadar anlaşılmaz, ne kadar kapitalizmi besleyen bir popülizm varsa, hassas kavramlara ve inanışlara ne kadar rahatsız edici biçimde dokunulabilirse o kadar başarıdan söz ediliyor.

Seyhan Erözçelik
Gerçek ve yalanın dostluğu, para ve seksin dünyanın yegane gerçekleri olduğu konusunda bizi ikna edebilecek kadar güçleniyor. Aşk, sevgi, insanlık kavramları bu sistemin pazarlama stratejilerinin en çok kullanılan malzemeleri. Onlar pazarlanacak "şey"lerin albenili etiketleri. Bu dostluk bizim alkışlarımızla güçlenmiyor mu sizce?

Ebubekir Eroğlu
İşte biz, çıkmaz bir sokağın sonunda, tam da bu noktada şiiri unuttuk. Bir hatırlasak, sokak açılacak, bize ait ama unuttuğumuz o sokak canlanacak. Ah bir hatırlasak!..

Ülkü Tamer
Hepimiz arayışlarımızı, tutunabildiğimiz bir şeylerle somutluyoruz. Bazı insanlar, yalanla gerçeğin sorgulamasına girdiklerinde ve duyarsızlık yaftasının kurşun gibi ağırlığını hissettiklerinde, ki ne güzeldir o his, uyanmak için yüzlerine çarpacak soğuk su kaynakları ararlar. Eğer bu arayışa giren kişi bir fotoğrafçı ise, bir izleyici olarak buna sevinirim, çünkü ruhumuzu besleyecek, kendimizi özdeşleyeceğimiz hikayelerin ayak sesleri kapıdadır. Oğuz Kurum, bir fotoğrafçı, arayışlarını fotoğrafla somutlaştıranlardan. Şiiri hiç unutmayan, sabırlı bir azınlıktan.

Sait Maden
Şiiri unutan dünyaya, fotoğraflarıyla şiir yazmaya çalışıyor. Şiiri unutmamakla yetinmiyor, unutturmamak için de önemli ve cesur bir çaba içine girdi. Cesur, çünkü objektifi ile şairlerin dünyasına girmek ve o dünyayı, kendi gördüğü gibi belgelemek cesaret ister. Her şair koca bir dünya iken, onlarca dünya arasında, herbir şairi eksiksizce fotoğraflara yansıtabilme çabası içine girmek cesaret ister. Üstelik, artık cep telefonları ile görüntü tüketen bir dünyaya,” fotoğraf ve şiir ne söyleyebilir ki?” nin inatçı bir cevabı onun fotoğrafları.

Ruşen Hakkı
Fotoğrafın içinde bir yaratma ediminin varolduğu ve fotoğrafçının da, pek çok sanatçı gibi yaratıcı bir kimliğe sahip olduğu gerçeğini yadsımıyorum. Ancak, unutmamamız gereken (çünkü maalesef hep unutuluyor) diğer bir gerçek de şu ki, fotoğraf, temelinde bir belge ve belge olmak amacıyla varedilmekte dersek, bu doğrultuda fotoğrafçı da bir belge üreticisidir diyebiliriz.

Egemen Berköz
Elbette bu belge, kadrajladığı konuyu, fotoğrafçının görüşünü, yaşama bakışını ve yaşamdaki duruşunu içine alarak ortaya çıkacaktır. Bir fotoğrafın, yaratıcısından soyutlanması, onun ifadelerini bize sunması kaçınılmaz.

Refik Durbaş
Ancak, fotoğrafçı bu türde bir belge yaratıcısı olma gerçeğini yadsıyıp, bir sanat eseri üretme çabasına girdiğinde, fotoğraf izleyicisi de benzer kaygılarla bir fotoğrafa baktığında, yani o da bir sanat eseri arayışına girdiğinde, her ikisinin de çıkmaz sokaklarda sonuçsuz arayışları hüsranla sona erecek, bu ülkenin fotoğraf camiası da, konu sıkıntıları ve sokak aralarında sümüklü çocuk fotoğrafları çekerek şöhreti yakalama telaşından kurtulamayacaktır. Oysa bu ülkenin topraklarına dağılmış, belgelenmeyi bekleyen ne çok konu var.

Özdemir İnce
O konular ki, belgelenmek için, yürek, bilgi birikimi, emek, sabır gerektirir, o konular ki fotoğrafı fotoğraf yapacak... Yaşamlar ve insanlık durumları, olduğu gibilikleri ile dört bir yana dağılmış bekliyorlar... Herşeyin tükendiği ve denendiği inancının aksine, özlediğimiz, eskide kaldığını düşündüğümüz, artık yok sandığımız anlar, duygular, insanlar ve iletişimler aslında varlar. Varolmasalar, hala nasıl bu özlem içinde olurduk, bunlara ihtiyaç duyar, sıcak sohbetlerin kıyısına geldiğimizi hissettiğimizde, büyük bir heyecanla o sohbetleri uzatmaya çalışırdık.

Metin Demirtaş
Varolmasalar, okuduğumuz şiirleri, tekrar tekrar okur, elden ele sevdiklerimize okuturduk. Eğer bir şiir okumak için, rastlantı eseri o gün bir arkadaşımızın, içinde şiir olan elektronik postasının bize ulaşmasını bekliyorsak ve çoğu zaman o iletiyi okumak için bile koşturmacalarımızdan taviz veremiyorsak, soruyorum, kim tüketiyor bu yaşamları? Oğuz Kurum işte o belgelenmeyi bekleyen konulardan birini yaşam boyu sürdüreceği bir projeye dönüştürdü.

Melisa Gürpınar
Şairler... Onlar kim? Herşeyin tanımını alt üst edip yeniden tanımlayan postmodern dünya, şair tanımını da, “izm”ler sürecinde, hak ettiğini düşündüğü yere doğru sürüklüyor. Bu sürüklenişte, tüketim çılgınlığının, ezen ve ezilenlerin dünyasının, popülizmin getirisi ile beslenen yeni şair kimlikleri ortaya çıkarken, şiiri şiir yapan, şairin yüce kimliğini yürekleri ile yazan sözcük ustaları, bu çılgın dünyayı sabırla izliyor olmalılar diye düşünüyorum.
Mehmet Başaran
Çünkü çok şükür ki onlar hala varlar, varolduklarını tek tük şiirlerine rastladığım dergilerden, ara sıra gazete köşelerine çıkan haberlerden biliyorum. Sabırlarını şiirlerinden okuyorum. Söyleşilerindeki kızmayan, bağırmayan, gülümseyen gözleri ile inatla yaşamın ne olduğunu anlatmaya çalışan hüzün kırıntıları ile bezenmiş yüzleri, varoluşlarının ağırlığını görmeye yetiyor.

Ataol Behramoğlu
Onlar, şiirleri ile, yalnızlığımıza dost, umutsuzluğumuza umut, çekingen adımlarımıza cesaret veriyorlar. Hala inanacak birşeylerin varolduğunu anlatıyorlar. Sabırla dünyayı izleyen bu yüzleri, fotoğraflarla yarına taşımayı amaçlayan Oğuz Kurum fotoğraflarının, bu anlamda çok değerli ve önemli olduklarını düşünüyorum.
Lütfi Özkök
Bir şiiri ne kadar çok sevdiysem, bende ne kadar derin bir iz bıraktı ise, şairine olan hayranlık ve beğenim ile doğru orantılı olarak, benzer biçimde bu şaire olan ilgi ve merakım da o kadar artıyor. Hiç tanımadığım bu insanın, beni, bana ait bir gerçeği bu kadar iyi anlattığına inandığım bir şiiri yazması için, neler yaşadığını, hangi acıları ve sevinçleri yürek süzgecinden geçirdiğini düşünürüm.

Cevat Çapan
Benim inmeye cesaret edemediğim derinliklere inme cesaretini gösteren, gerçekle yüzleşmenin dayanılmaz acılarından geçmiş, nietzschevari bir güçlenme ile o derinliklerden çıkmış dizelerin sahibini merak ederim.

K. İskender
Gelmek istediğim nokta, bir şair fotoğrafına baktığımda, o fotoğrafta ne görmek istediğime dair beklentilerim. Bir fotoğrafçının bir şairi fotoğraflaması için, o şairin bütün şiirlerini de bir fotoğrafa koyabilme becerisi. Fotoğrafa bakan izleyicinin, eğer o şairi biliyorsa bildiği herşeyi o fotoğrafta görebilmesi. Şairi tanımayan bir izleyiciye onu anlatabilmesi. Oğuz Kurum fotoğrafları işte bunu yapmış.

İlhan Berk
Bir şiir okuyucusu için en acı şeylerden biri, okuduğu şiirlerin sahibinin onu hayal kırıklığına uğratmasıdır. Eğer izleyici, bu hayal kırıklığını bir fotoğrafta yaşarsa, suç elbette şairde değil, fotoğrafçıdadır. Bu nedenle bir şairi fotoğraflamak dünyanın en zor işlerinden biri olmalı.

Arif Damar
Bütün şiirlerini okumak ve bilmek yetmez, şairin portresi ruhun karanlık odasında kendini ortaya çıkarana dek fotoğrafçının şairin dünyası ile özdeşleşmesi gerekir.

Ahmet Necdet
Mesele bir kadraja bir şair koyabilmek değil, o kadraja o şaire ait dünyayı koyabilmek... Şiirleri okuduğumuzda hissettiklerimizi, bizdeki değişimleri o fotoğrafta duyumsayabilmek...

Hilmi Yavuz
Biz, şairlerini yakan bir ülkenin çocuklarıyız. Bu yüzden şairlere olan borcumuz çok büyük, ödenmesi mümkün olmayan bir borcu devraldık. Oğuz Kurum'un, fotoğraflarında gördüğüm belgeselci sorumluluğu ve bilinci, bu anlamda içimi rahatlatıyor. Fotoğrafları, şairlerle aramızda bir köprü, herşeyin bu kadar hızlı yokolduğu bir dünyada, şiirin yokolmasına izin vermememiz gerektiğini söylüyor.
Haydar Ergülen
Şairler, hızla kirlenen bu dünyayı sabırla izlemek durumunda kalabilirler, dünya onlara başka bir şans tanımayabilir, bizim ise, borcu olan bir ülkenin çocukları olarak, yaşamın gerçeklik ve değerlerinin yokoluşunu önlemek adına, Oğuz Kurum'un davetine cevap vermemiz gerekiyor.

Gülseli İnal
Bir şairin kendisine ait olmayan ama o şairi anlatan bir şiiri olur mu? Olur. Oğuz Kurum, fotoğrafları ile şairleri anlatan şiirler yazmış: Siyah beyaz şiirler. Bizi şiire davet ediyorlar, bizi unuttuğumuz, hızla yanından geçip gittiğimiz yaşama davet ediyorlar...

Ahmet Oktay
Yazı : Şule TÜZÜL
Oğuz KURUM Hakkında
‘Simurg’ dışında ‘İstanbulArt’ ile MÜ GSF Fotoğraf Bölümü’nün Istanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti çalışmaları kapsamında İstanbul Kültür ve Sanat İnsanlarını portreliyor. Bu proje kapsamında İstanbul’da yaşayan ve kentin sanat ve kültür yapısının oluşmasında emeği olan sanatçılar var.
Ayrıca kurucusu olduğu İstanbul Gren Fotoğraf Üretim Atölyesi ile reklam ve tanıtım alanlarında çalışmalarına devam etmekte.

www.oguzkurum.com
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
Yorumlar - Comments
Toplam 26 yorum,
1-26 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Zor ama anlamlı bir çalışmayı devam ettirmekte olan Oğuz beye ve bu güzel yazıyı kaleme alan Şule hanıma teşekkürler.
Sevgilerimle
Cem Güneysu eklemiş - adds
| 05 Kasım 2007 Saat - Time
15:01
tebrikler oğuz çok güzel olmuş
Onuralp TOPAL eklemiş - adds
| 06 Kasım 2007 Saat - Time
11:26
bu fotoğraf karelerindeki çok değerli yüzleri bizlere birkez daha görme fırsatı verdiğiniz ve onların sanat için ne denli önemli katkıları olduğunu hatırlamamıza yardımcı olduğunuz için teşekkürler Sn.Oğuz Kurum.
gülay cengiz eklemiş - adds
| 06 Kasım 2007 Saat - Time
16:50
Kutluyorum. Çok güzel bir sergi olmuş. Ozanları kimlikleri içinde başarıyla yansıtıyor.
Kemal Özer eklemiş - adds
| 06 Kasım 2007 Saat - Time
17:31
Cekim surecinde; onlarla -muhtemel- az biraz siir, cok biraz yasam kokan sohbetlerinizi kiskanmadim desem yalan olur. Nefis bir arsiv olusuyor ve kiymetleri yasarken biliniyor, sirf bunun icin bile size tesekkur etsem azdir...
Ayni gel-gitlere kelime kuran, hislenme ve hiclenmelerime tercuman olan tum ustalarima saygilarimla...
Faika Berat Pehlivan eklemiş - adds
| 06 Kasım 2007 Saat - Time
18:05
Sevgili Faika'nın yazdıklarına aynen katılıyorum.Aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum.Tebrik ederim.Çok önemli bir iş yapıyorsunuz.Bellek işleriyle uğraşmayı sevmeyen bir ülkede bellek yaratmaya çalışıyorsunuz.Teşekkürler...
Aykan Özener eklemiş - adds
| 06 Kasım 2007 Saat - Time
20:30
Güzel ülkemizin güzel insanlarını bizlere böyle güzel bir şekilde aktardığınız için teşekkür ederim. Fotoğraflarınız çok leziz olmuş ve kendi içinde hikayelerini tam olarak anlatmış çalışmanız için tebrik ediyorum ve teşekkür ederiyorum. İyi çalışmalar...
meltem koban eklemiş - adds
| 06 Kasım 2007 Saat - Time
22:07
sevgili dostum ;okuyup sevdiğim, aşık olduğum,oturup ağladığım şiirler şimdi anlamı daha da derinleşti , duygular dahada depreşti dahada anlamlaştı. Bu dizeleri üretenlere ve bu güzel insanları bize getiren senin yüreğinin önünde saygıla eğiliyorum.
Hakan ŞÜYÜN
hakan ŞÜYÜN eklemiş - adds
| 06 Kasım 2007 Saat - Time
22:34
Bu kadar duyarsızlaşmış bir dünya da, bu tür çalışmaların yapılıyor ve bizlere ulaşıyor olması umut veriyor insana; son derece anlamlı ve güzel bir çalışma teşekürler.
Ümit kılıçaslan eklemiş - adds
| 06 Kasım 2007 Saat - Time
23:09
Sevgili Oğuz; bu anlamlı ve güzel çalışmandan dolayı seni kutluyor, renkli rüyaların kıyısına bizleri de götürdüğün için teşekkürler...
Nejat Üstün eklemiş - adds
| 07 Kasım 2007 Saat - Time
08:17
Sevgili Oğuz'u bu güzel çalışmasından dolayı kutlarım..ellerinize sağlık
İçi dolu bir dünya görünür mü
Elbette çekirdeksen çekiçle kırılırsan
Belki yansır gözlerin buğusu
Görünmez nesneleri saklayarak içinde
Kırılır yüzüme düşen ayna
Çığırtkan bir sesle kan kokar
Nehirlere karışır acımı bırakarak
Cam olur suya battıkça
Yanıltır kendime sevmeleri
Kolayca üste çıkan ten suda
Alkol karışımı olursa batmaz okyanus
Öylece kal yarı görünsün gövden
Gizlerse bir parçası yansır biriyle
Uçsuz bucaksız düş tüm
Elimde aşk feneri bir yanıp bir sönüyor
Yanan ben değilim
Sönen de
Sadece yer gösteriyorum bir salonda
Üç beş film saklarsa beni
Siyah beyaz düş tüm
Bir kez uyanırsam
Kurşundan dönen kovboy olur
Yaşamı at sırtında tozutarak bulurum
Ve koştururum
Kurşunlatan kendimi mahmuzlayarak
Uçsuz bucaksız düştüm
Uyandırın beni uykumdan
Sönmeye durdu başucumda ki fener
hüseyin bozkurt
elinize , gözünüze ve yüreğinize sağlık. bu güzel çalışmayı birkez daha görme fırsatı verdiğiniz için teşekkürler.
Ruken Ferik eklemiş - adds
| 07 Kasım 2007 Saat - Time
09:42
Tebrikler!!..Uzun zamandır üzerine çalıştığın bir projenin sunumuna yönelik ilk adımın atılmış olmasını görmekten ötürü hem mutlu oldum hem de gurur duydum..Başarılarının artarak devam etmesi dileğiyle..Sevgiler..
Özgür Kurum eklemiş - adds
| 07 Kasım 2007 Saat - Time
17:44
Öncelikle tebrik ederim. Portfolyonuz benim en ilgimi çekebilecek konulardan biri; resimlere saygı, gıpta ve nedense hüzünle baktım biraz.
Keşfedilemeyecek hiçbir şey kalmadı deniyor ya, ben insan ruhunun tamamen keşfedilebilecek bir mevzu olmadığını düşünüyorum. Ama şair dediğin onu çıplak bırakıyor parça parça...
Ellerinize, gönlünüze sağlık. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
ilknur suçsoran eklemiş - adds
| 07 Kasım 2007 Saat - Time
20:41
Sevgili arkadaşım, başarılı çalışmandan dolayı kutluyorum. Eline gözüne sağlık.
Fotoğrafların çoğunu daha önce izleme fırsatım olmuştu. Yazı ve fotoğraflarla
birlikte, siirsel bir akış yakalamışsın. Devamını ve diğer sanatçı portrelerini merak
ettik doğrusu. Selamlar,
Yüksel ALTUN eklemiş - adds
| 07 Kasım 2007 Saat - Time
20:47
Hem fotoğrafı, hem şiiri, hem de şairi yaşatabilmede oldukça başarılı olmuşsunuz... Bu kadar başarılı portreler üretmenin yanında bu kadar önemli insanları da öncelikle kendi hayatınıza sonra da bizim hayatımıza sokmuş olduğunuz için çok teşekkürler. Ellerinize sağlık...
buket atlı eklemiş - adds
| 08 Kasım 2007 Saat - Time
00:30
Daha önce Oğuz Bey'e de söylediğim gibi, fotoğrafsever ve şiirsever olarak, bu fotoğrafları çeken kişi olmak isterdim. Bu şansı iyi değerlendirmek ise büyük başarı..
yorumlarınız için hepinize çok teşekkür ederim...sevgi ve saygılarımla,
oğuz kurum
oguz kurum eklemiş - adds
| 11 Kasım 2007 Saat - Time
12:15
Merhaba Oğuz,
Başarılı ve umut veren çalışmandan dolayı seni tebrik ediyorum.
Eline, gönlüne ve objektifine sağlık,
Devamı dileği ile,
Hülya Ferah eklemiş - adds
| 14 Kasım 2007 Saat - Time
12:54
Sevgili Oğuz,
Bu çalışmalarından ötürü seni kutluyorum. Eline yüreğine sağlık. Üzüntüm bu çalışmalarından çok geç haberim olması. Sevincim ise bu çalışmanın güzelliği,özelliği. Sevgili Gülçin'e de beni bu güzelliklerden haberdar ettiği için ayrıca teşekkür ediyorum.
Sevgiler
İlkan SESLER eklemiş - adds
| 15 Kasım 2007 Saat - Time
00:47
Değerli Dostum,
Görünmeyen yüzleri, bütün burukluklarını ve bütün kabullenişlerini yansıtan bu çalışma eminim herkesin derin düşünmesine yol açmıştır.Bu kadar samimi görüntülerin sinerjisini hisetmemek mümkün değil.Seninle gurur duydum.
Meltem Yılmazlar eklemiş - adds
| 20 Kasım 2007 Saat - Time
23:08
yorum ve katkılarınız için tekrar teşekkür ederim
oğuz kurum
oguz kurum eklemiş - adds
| 26 Kasım 2007 Saat - Time
15:14
Oğuz Bey'le çalışmaları ve portre fotoğrafçılığı üzerine çok keyifli bir sohbetimiz oldu.
İzlemek için:
http://www.youtube.com/watch?v=b3_BHv8nFrI
http://www.youtube.com/watch?v=pR5Mzm6BoLY
Oğuz beyin fotoğrafları tartışmasız çok güzel ve etkileyici kendisine teşekkür ediyorum.... Şule hanımın yazısıda bu fotoğraflarla birlikte çok büyük anlam kazanıyor hele bir bölüm var ki beni gerçekten çok düşündürdü... Benim gibi bir amatöre çok güzel şeyler öğretti..
"Ancak, fotoğrafçı bu türde bir belge yaratıcısı olma gerçeğini yadsıyıp, bir sanat eseri üretme çabasına girdiğinde, fotoğraf izleyicisi de benzer kaygılarla bir fotoğrafa baktığında, yani o da bir sanat eseri arayışına girdiğinde, her ikisinin de çıkmaz sokaklarda sonuçsuz arayışları hüsranla sona erecek, bu ülkenin fotoğraf camiası da, konu sıkıntıları ve sokak aralarında sümüklü çocuk fotoğrafları çekerek şöhreti yakalama telaşından kurtulamayacaktır. Oysa bu ülkenin topraklarına dağılmış, belgelenmeyi bekleyen ne çok konu var. "
İşte bu bölüm resmen canevimden vurdu beni ve içimdeki aşkı fotoğraf aşkını daha da körükledi... Şule hanıma ve Oğuz beye çok teşekkür ediyorum.. Bu güzel çalışmalar için... saygılarımla
Hasan Burak DURMUŞ
Hasan Burak eklemiş - adds
| 07 Aralık 2007 Saat - Time
17:47
Bu çok ama çok güzel çalışma için sizi gönülden tebrik ederim...
Hakan Kesemen eklemiş - adds
| 20 Aralık 2007 Saat - Time
13:43
Sevgili Oğuz gerçekten çok güzel çalışmalara imza atıyorsun.Bu başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.
Ahmet Yılmaz eklemiş - adds
| 21 Şubat 2008 Saat - Time
23:07