Aşura günü; Hz. Muhammed' in torunu imam Hüseyn' in, Kerbela' da Muaviye' nin oğlu Yezid tarafından, 72 arkadasiyla birlikte sehit edildigi gündür. Her yıldönümü, Muharrem ayının onuna rastlar... Arapçada onuncu anlamına gelen Aşura gününde, imam Hz. Hüseyn ve Kerbala şehitleri için yas törenleri düzenlenir...
Biz bir grup fotografci Istanbul' da; her sene, Halkalı` da `Aşura Meydanı` nda, Caferiler tarafindan tertip edilen törendeydik…
Iste fotograflarimiz ve güne dair hissetiklerimiz...





Ankara doğumluyum, Dil ve Tarih Coğrafya Fakultesinden 1985 yılında mezun oldum, mesleğim tercümalık. Bir hobi olarak başladığım fotoğrafın, yaşantıma kattıklarını, gördüğüm her şeye farklı bir bakış açısı getirmesi ve de en önemlisi ne denli büyük bir sevgiyle bağlandığımı hissettiğimde, bu uğraşımı mesleki platforma taşımak istedim. Ve yaklaşık 2 yıldır sinema filmlerinde set fotoğrafçılığı ve çeşitli dergilerde zaman zaman fotoğraf muhabirliği yapmaktayım.
Fotoğraf çekmeye başladığımdan beri ''belgesel nitelikte'' fotoğraflara izlemenin dışında ilgi duymamıştım, işim gereği de bu tarz fotoğraf çekmeye fırsatım olmadığı için şimdiye dek farklı tarzlarda fotoğraflardan oluşan bir portfolyo sahibiydim. Ancak fotoğrafçı dostlarla yaptığımız program sonucunda Aşura günü fotoğraf çekme olanağı buldum. Dini bir ritüel çerçevesinde birleşen ve her yaştan büyük bir kalabalığın olması beni şaşırttı. Çok kalabalık bir fotoğrafçı topluluğuyla birlikte çekim yapmanın şaşkınlığı da üzerine eklendiğinde uzunca bir süre tereddüt yaşadım, ancak sonra bu kalabalık topluluk içerisinde detay çalışmamın daha olumlu sonuç verebileceğini düşünüp o yönde fotoğraflar çektim. En küçüğünden en yaşlısına dek orada bu ritüeli yaşatmak ve anımsatmak amacıyla bulunan insanların aynı bilinçle ve aynı ciddiyetle hareket ediyor olmaları bence görülmeye değer bir tabloydu ve etkilenmemek olası değildi. Hem konu ile ilgili daha fazla bilgilenme adına hem de farklı bir ortamda bulunma ve ''belgesel fotoğraf'' ın tadını alma adına benim açımdan son derece güzel bir tecrübeydi.





77’de Ankara’da doğdum, ilkokul, ortaokul, lise (Ankara’da çeşitli mahalle mektepleri) ve Üniversite (Anadolu) okudum. Benimde bir Lubitel 2 im ve Lubitel Hikayem var fotoğrafa başlangıcımda. Foto Muhabirliği yaptım bazı gazeteler için. Fotoğrafçılık yaptım bazı dergiler için. Ama çoklukla kendim için fotoğraf çektim en çokta bunu sevdim. Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (Afsad) üyesiyim.
Aradan geçen zamanın kurutamadığı gözyaşlarını gördüm. Boşluğu ve onu dolduruşumuzu. Feryat figansız içtenlikle ve sadelikle tutulan bir matemden geriye kalanları gördüm. Çokça dokunamadım deklanşöre bu yüzden kaptıramadım kendimi avcılığa, onun yerine geriye çekilip izlemeyi tercih ettim. 2 kaset siyah beyaz notlar aldım ya unutursam diye.





1981 yııda Samsun'da dünyaya geldi. 2004 Bodrum`un Kalbi dergisi ve aynı yıl içinde Çeşme Guide kitabı fotografçılıgı... 2004-2005 döneminde ise Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman'da KOSGEB için hazılanan 2005-Sanayi Rehberi Fotografçılıgı yaptı.
2006 Samsun 1. Sanat Sokak Fotoğaf Sergisi ve 2007 Ocak ayında 40 Kare Fotoğaf Sergisi ve 2007 Aralık ayında Kıyılar adındaki kişisel sergisinde çalımaları sergilendi, (Ve fotoğraf) adında bir fotoğraf topluluğu üyesi Engin Güneysu daha çok fotoğafın en önemli alanlarıdan biri olan sosyal/belgesel içerikli fotoğaflar üretiyor...
İnsanların inançlarına bağlılığı beni her zaman çok etkilemiştir, caferilerin aşura gününde bu değerli anlarına şahitlik etmek ise benim için çok güzel bir anıydı, olayların akışı ile insanların yaşadığı duygusal anlarını izlemek ve bu değerli anlarını fotoğraflamak benim için çok zevkliydi, özetlemem gerekirse halkalıdaki caferilerin yaşadığı ve yaşattıkları aşura günü unutamayacağım bir gün oldu...





Vesikali fotoğrafçı... 1959 Ankara doğumlu. Hislenip h`içlendikçe yazar, çizer, çeker, çoğu kez de susar izler. Fotoğraf yaşamına girdi, yaşama bakışını değiştirdi. Baktığını görebilmek ve bunu ifade edebilmek; fotoğraf altı; araştırma ve inceleme notları ile hikayeleri dizmekten sonsuz haz alıyor. Fotoğrafevi ve İFSAK egitimli, AFSAD Uyesi. Cenk Gençdiş` in Portre Fotoğrafçılığı, Gökhan Bulut` un, Soyut Atölyelerine katıldı... Fotoğrafın gizemli dünyasını keşfedip, verdiği o tarifsiz hazzı bireysel yaşamak sınırlarını zorlamaya başladığı andan beri de ZİCEV (Zihinsel Yetersiz Çoçukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı) bünyesinde : Z!H!N Ergo Sum Fotoğraf Atölyesi ve SHCEK Metin Sabancı Rehabilitasyon Merkezi bünyesinde : Corpus Ergo Sum Fotoğraf Atölyelerinin kurulmasina destek verdi. FOTORİTİM dergisi neferi.
Daha once cesitli vesileler ile bulundugum samahlar ve cem torenlerinde Hz. Ali ve Hz. Huseyin`e yakilan agitlari dinlemis ve gercekten cok etkilenmistim... Asura gibi, Karbela gibi bir aciyi, yasanmisligi izlemeyi ve belgelemeyi nihayet bu seneye denk getirebildim... Farkli kultur ve inanctaki kisilerin bu ozelliklerine benzeri baglari beni her daim cok etkilemistir...
Genelde detay ve portre calistim, istegim o surecte insanlarin ruh hallerini tespit etmekti... Birlik ve beraberliklerini, yani tek vucut olup duruslarini cok taktir ettim... Karsinizda; coluk cocuk, kadin, erkek yediden yetmise insanlari binlerce sene once menfur bir pusuda kaybettikleri insanlari icin aglar ve gam, keder icinde sizlanirken izlemek bundan etkilenmemek mumkun degil, ben bir cok kez gozyasima engel olamadim... yurek ustune konan bir el ile de sakinlesti... Bir diger etkilendigim sey de erkeklerin bedenlerine elleri ile vuruslari (dovunmeleri) idi... Turkiye` deki Caferiler bir kac seneden beri zincir ile kendilerini dovmuyorlar, bunun yerine –taktir ettigim bi davranis olan- Kizilay` a kan veriyorlar... Ufacik cocuklarin doktukleri goz yasinin anlam ve tanimina ise kelimeler yetmez....





Serbest mimarlık yapıyorum ve İzmir’de yaşıyorum. Fotografa 1994 te basladım 1997 de bıraktım, 2005 ten bu yana çok daha yoğun ilgilenmeye başladım. Fotoğrafa ve fotoğrafın çok şeyi değiştir-diğine/tireceğine inanıyorum. Kavramlara, insana, duygulara dair çalışmayı seviyorum. Fotoğraf hayatımın an’lamı.





1977, Ankara doğumludur. Ankara Üniversitesi’nde grafik tasarımcı olarak meslek hayatına devam ediyor. Tasarımdaki altyapısını son dönemde fotoğrafta yoğunlaştırarak Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nde Temel ve İleri Düzey Fotoğraf Eğitim Senimerlerini 2006 ve 2007 yıllarında bitirdi. Afsad, Cengiz Oğuz Gümrükcü & Mehmet Turgut Deneysel Fotoğraf Atölyesi'ne katıldı. Ardından Mart-2007’de Afsad’a üye oldu.
Yönetim Kurulu Üyeliği ve İleri Düzey Eğitim Seminerinde danışmanlık görevlerine devam etmektedir. Şimdiye kadar dokuz adet karma sergiye katıldı. ‘Buyrun Er Meydanına’ adlı ilk kişisel sergisini Kasım 2007’de açtı. Bu sergiyle ilgili bir de katolog yayınladı. Işığın peşindeki yolculuğuna yeni projeleriyle devam ediyor...
19 Ocak 2008 günü yapacağım çekimi Şubat 2007'de ajandama not aldığımı ve geçen zaman aralığında belleğimi konunun tarihsel ve görsel bilgileriyle beslediğimi söyleyebilirim ilk olarak. Bu sebeble 'yüzeysel günlük bir fotoğraf aktivitesi' olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Tarih yaklaşana değin daha evvelinden fotografik olarak oldukça işlenmiş örneklerini incelemiş olmamın katmak istediğim yorum zenginliğine faydalarının da olduğuna inanıyorum. Hemen hemen aynı bölgelerden ve aynı an'lara yönelttik onca objektiflerimizi.
Bir fotoğrafçı olarak 'fotoğrafçılar için ayrılmış bölgelerde' çalışmaktan hoşlanmadığımdan kimi zaman o bölgenin dışına çıkıp biz fotoğrafçıların hallerini de izlediğim olmadı değil. Mümkün olan zaman aralığında ve ortamın çekim şartlarına göre hafızalarda kalıcı birkaç fotoğraf çıkarabildiysem ne mutlu...





Her yıl geleneksel olarak düzenlenen Aşura Matemi bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Halkalı’da kendi leri için özel tahsis edilmiş alanı dolduran 10 binler, asırlar önce yaşanan katliamı göz yaşlarıyla andı.
Kuşkusuz böyle bir görsel şölende yer almamak çok büyük bir kayıptı. Ben de işyerimden izin günüme ayar çekip soluğu Aşura Meydanı’nda aldım. Benim gibi bir çok fotoğrafçı arkadaşımız da oradaydı. Objektifler sürekli farklıyı aradı. Azeri vatandaşlarımızın oluşturduğu görsel şölenin bıraktığı izlerle gün sona ererken, en çok merak ettiğimiz fotoğraflarımız oldu. Sizlerle paylaşmak istedik.




1962 Bursa doğumlu. Ankara'da yaşıyor. Boş zamanlarında resim yapmayı ve fotoğraf çekmeyi seviyor. AFSAD üyesi. Belgesel ağırlıklı olarak yaptığı çalışmaları ile Ankara ve İstanbul'da açılan dört karma sergide yer aldı. Fotoğraf çalışmalarını; halen AFSAD bünyesindeki "Ulus-Altındağ bölgesinde kentsel dönüşüm çerçevesinde kaybolan kentsel dokunun belgelenmesi" ve "Doğa" konulu atölyelerde sürdürmektedir.
Binüçyüzaltmışsekiz yıl önce yaşanan "baskıya ve zulüme teslim olmayışın" anma gününde, orada olmak ve yaşadıklarımı fotoğraf makinemle belgelemek benim için çok anlamlıydı.
"Bu fotoğrafı çekmiş olmaktan çok memnunum çünkü kafamda kurguladığım bir fotoğraftı öncesinde. Bu yüzden kara çarşaflar, siyah giysili erişkinler arasında bir kız çocuğu ile gözgöze gelirim belki diye belki herkesten biraz daha tetikteydim. Aslında çektiğim an farkında bile olamadım hengameden. Sonrasında sürpriz oldu istediğim kareyi çekmiş olduğumu farketmek eve gelince. Tasın ise hiç farkında değildim açıkçası. Kabul etmek gerekirse şanslı bir anmış..."
"Çekmek istediğim ve amacıma ulaştığım bir başka kare bu. Aslında ritmik sayılabilecek tekrarlar üzerine kurulduğundan yapılan hareketler kurgulamaya vaktim olduğunu söyleyebilirim. Seçilen iki yüzün Hz.Ali ve yine aynı kız olması ise şanslı bir günümde olduğumun ispatı."
"Tasın önemli olduğu aşikar bu yas etkinliğinde. Kerbela'da aç susuz geçen zamanı simgeliyor. Ben de bu çocuğa sorarak öğrendim. Elindeki nedir? diye sordum ve verdiği cevap biraz ezber biraz kendini kaptırmışlıkla "yetimler Kerbela'da susuzdular" oldu. Sonrasında ise meraklı gözlerle tası niye fotoğrafladığımı anlamaya çalışırken gözgöze geldik yine..."
"Erkekler tarafında belki biraz az çalışımışlıktan belki delikanlılığın verdiği enerjiden olsa gerek fazlaca komut eşliğinde hareket ve biraz daha az samimi bir yas vardı açıkçası. Böyle bir fotoğrafı çekmek için ise komutları takip edip perde hızını ayarlamak yeterli oldu. Tabi kadrajı bilinçli oluşturduğumu söyler isem yalan olur."
"Gitmeye yakın tören alanının dışında matem havasının biraz dağıldığı aşikardı. Bu fotoğrafın fonundaki vatandaşlar da biraz sermiş bir vaziyette izliyorlardı canlandırmayı uzaktan. Modelim olan delikanlı ise ciddiyetinden hiç ödün vermedi görüldüğü üzere."
Rizeli bir ailenin 1976 Ankara doğumlu ortanca çocuğu... Hayatının ilk beş senesini öğretmen bir annenin çocuğu olarak başkentin anaokullarında geçirdi. ilkokul hayatı, babasının mesleği gereği Mardin ve Tunceli’de geçti. Ortaöğrenimini Bursa’da tamamladı. Tıp eğitimi için Ankara’ya, çocukluğunun artık sadece fotoğraflarda kaldığı şehre geri döndü. Üniversitede öğrenci kulüplerinde tiyatro, klasik dans ve fotoğrafla ilgilendi. Radyoloji ihtisasını yaptığı Bursa’da dört yıl geçirip soluğu İstanbul’da aldı. Çocukluğunun ve ilk gençliğinin Anadolu’yu harmanlayarak geçmesinin fotoğraf anlamında da şimdilerde bilinçaltında olmak üzere kendisine çok şey kattığına inanıyor. İstanbul’da yaşıyor ve manyetik rezonans ile insanları görüntülüyor. Fotoğrafa ilgisi kendini bildiğinden beri var ama 1994 yılında HÜFK (Hacettepe Üniversitesi Fotoğraf Kulübü) ve eğitmen Mehmet Gökağaç ile tanıştığından beri ne yaptığını bilerek fotoğraf çekiyor. 
Üniversiteden sonra bir süre ara verdiği fotoğrafla, dijitale direncinin kırıldığı ve internette fotoğraf paylaşım siteleriyle tanıştığı 2004 yılından itibaren daha yoğun ilgileniyor. Özellikle yoğunlaştığı bir konu olmamakla birlikte İstanbul’da şehir ve insan manzaralarını fotoğraflamayı çok seviyor. Kulüp çalışmaları esnasındakiler dışında Lübnan’lı Çocuklarla Dayanışma sergisine ve Türk Radyoloji Derneği 2007 Kongresi bünyesindeki karma sergilere katıldı. 2007 yazında ise Sina Demiral ile ortaklaşa “İstanbul’da” isimli kişisel sayılabilecek ilk sergisini açtı. İşi ve hobisi gereği hayatı ve insanları görüntülemeye devam edecek...




78 dogumluyum, Anadolu Universitesi Iletisim Bilimleri Fakultesi Gazetecilik Bolumu mezunuyum. Yedi yildir araliksiz fotografla ugrasiyorum. Iki yildir yabanci bir haber ajansi'nda Agence France-Presse de foto-muhabirligi yapiyorum.

Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
e-Panel “Fotoğraf Dernekleri”
EİF “En İyi Fotoğrafım” Mayıs'08
TFSF Onaylı
Ulusal Yarışmalar
National Photo
Contests Under TFSF Patronage
12 Mayıs 2008 1. EFOD FOTOĞRAF YARIŞMASI "Su İçin(de) 3 Çığlık"
19 Mayıs 2008 BEYŞEHİR ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOSEL MARATONU
22 Mayıs 2008 TÜTEN TUR FOTOĞRAF YARIŞMASI "En Güzel Tatil Fotoğrafını Ben Çekerim"
26 Mayıs 2008 AKADEMİ ALBÜM ULUSAL FOTOĞRAF PROJE YARIŞMASI
16 Haziran 2008 BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünden Bugüne Köprüler"
30 Haziran 2008 DENİZ TİCARET ODASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Denizde Yansımalar"
31 Temmuz 2008 ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Adaların Sesi"
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"