
Organ nakli ve bağışı günümüzde üzerinde durulması gereken en önemli hususlardan biridir. Bugün Türkiye’de yaklaşık 40 bin böbrek hastası diyaliz makinelerine bağlı olarak yaşamını sürdürmekte ve 10 binlerce hasta organ nakli beklemektedir.
Biz Ege Üniversitesi Toplum Gönüllüleri olarak organ bağışı yetersizliğinden kaynaklanan sorunlara bir nebze olsun çözüm üretebilmek için Organlarımı Bağışla Projesi’ni başlattık. İnsanların bu konudaki bilinçsizlikleri donör sayısının düşük seviyelerde seyretmesine sebep oluyor. İnsanların yanlış bildiği bazı konularda onları aydınlatmak için organ bağışı konusunda proje ekibi olarak eğitimler aldık ve kafalardaki soru işaretlerini gidermeye çalıştık.Amacımız daha fazla insana ulaşarak bu projenin Türkiye genelinde yaygınlaşmasını sağlamak ve böylece nakil bekleyen hastaların umudunu yitirmesini önlemek.

Organ bağışında en önemli faktör beyin ölümü tespitidir, ancak beyin ölümü, bitkisel hayatla karıştırılmaktadır. Beyin ölümü teşhisi yalnızca yoğun bakım ünitelerinde konulabilir ve hastanın beyin ölümü teşhisi sonrasında hayata geri dönme şansı yoktur. Organ bağışı bu süreçten sonra geçerli olabilir. Bitkisel hayat ise bir yaşam formudur ve hastanın tekrar iyileşme şansı vardır. Organ bağışını azaltan dini inançların etkisini irdeleyecek olursak; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu 6.3.1980 tarih ve 396/13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu açıklamıştır. Diğer İslam ülkeleri ve büyük dinler de organ bağışını desteklemektedir. 
Organ bağışını azaltan bir diğer etkense basında çıkan organ mafyası haberleridir. Bu haberler tamamıyla gerçek dışıdır ve bir insanın öldürüldükten sonra organlarının alınması konusunda adli kayıtlarda herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır. Ayrıca yaşının yüksek olduğunu düşünüp organlarının işe yaramayacağını belirten bir çok insan bilmelidir ki mutlaka vücutlarında işe yarar organları mevcuttur. Diyalizin ne kadar pahalı bir yöntem olduğu da unutulmamalıdır ve böylece organ bağışının ekonomiye de katkı sağlayacağı göz ardı edilmemelidir. O halde hem insan sağlığı için hem ekonomik açıdan organ bağışı yapılmalıdır. 
Unutulmamalıdır ki; organ bağışı yalnızca ailenin rızasıyla olur ve siz öldükten sonra buna karar verecek olan kişi en yakınınız yani ailenizdir. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra cebinizden organ bağış kartı çıksa bile ailenizin izni olmadan asla organ nakli yapılamaz. Bir nevi vasiyet yerine geçen şu cümleyi ailenizle hayatta iken paylaşın: ’’Öldükten sonra başka insanlara umut olabilmek için organlarımı bağışlamak istiyorum’’
EGE ÜNİVERSİTESİ TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ Ege Üniversitesi Fotoğraf Topluluğu (EFOT) Fotoğraflar: Gülşah Sütlüoğlu, Bernis Sütçübaşı Önümüzdeki dönem için “Bekleyiş” sergisi hazırlığındayız. Amacımız; daha fazla insana ulaşarak bekleyişlerin hayal kırıklığına dönmesine engel olabilmek! Bilmediğin bir şehirden ya da sokaktan daha başka bir yer. Orada olmak, dışarıdaki yaşama ara veriyor sanki. Fotoğraf çekmek, hastahane koridorundaki bekleyişleri görmek ve onlarla zamanın geçmesini beklemek bir belgeselin içinde olmak gibi. Nesrin... Onu ilk gördüğüm gün, birkaç saat içinde Ankara'dan gelecek karaciğeri bekliyordu... bekledik...

-------------------------------------------------------------------
Hastahanede olmak hiç bilmediğin bir yerde olmak gibi...

Ameliyathaneye girdi, yoğun bakımdan çıkmasını bekledik…
Yoğun bakımdan çıktı… Hastaneden çıkmasını bekledik… İyileşti çıktı….
Ona aldığımız boyama kitabını bitirmiş olmalı!
Benim için tarif edilemez bir paylaşım hastanede olmak, onlar tahmin edemeyeceğiniz kadar güçlüler. En basit bekleyiş bile sıkıcı ve zorken onlar hayatlarına geri dönmeyi bekliyorlar.
Gülşah SÜTLÜOĞLU
-------------------------------------------------------------------
“Hastaneleri sevmem...Hani hastane kokusu vardır ya... Her gidişimde hasta oluyorum...”
Kokusundan bahsedilir hep, o hastalardan sessiz çığlıklar halinde yükselen,onunla kendinin arasındaki farkı sorduran,senin yerine onun o yatakta yatıyor olmasının adil olmadığının farkına vardıran ve her an o yatağın seni de hapsedebileceğini buram buram koklayabildiğin “korku”dur aslında “koku” sandığın… Beynin de dil sürçmesi yapabiliyordur bazen!

Biz rahatsız olduk bu kokudan, çok çok rahatsız olduk hem de. Bu rahatsız koku, ne kadar hayatın dışına atmaya çalışsak da bir yerlerde çarpacaktı burnumuza. Organ bekleyenler, organ alıp kokusu dinenler poz vermekte hiç tereddüt etmedi objektiflerimize, organlarını paylaşmakta tereddüt edenleri utandırırcasına. Her aralanan kapıya hiç vakit kaybetmeden, gerekirse tekmeyle girmeleri gerekti. Bir kaçıyla beklediğimiz organa kavuştuk, bir kaçıyla taburcu olduk, gazetelerdeki başarılı organ bağışı haberlerimizi okuduk, kontrollerimize geldik, bir kaçıyla umudumuzu kaybetmedik, bekledik... Mert' le tanıştık rastgele, artık okula başlaması gereken yaşta, fona hastane kokusunu almış, çarşafını yarış arabasına otoban yapmış, organ bekleyişi içindeyken. Diğer gidişlerimiz de hiç rastlayamadık Mert in çarşaf üstü yarışlarına... Gazeteden öğrendik Mert'in bir daha çarşaf üstü yarış yapamayacağını...
Koku daha fazla alana yayılmadan, yayıldığı alanları temizlemek için henüz geç değilken paylaşmak istedik burnumuza fotoğraf makinemizle çektiklerimizi…
Bernis SÜTÇÜBAŞI
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
Fotoğraf Değerlendirme
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"