Bookmark and Share
Orhan Yayla : Sıcak Işık

“SICAK IŞIK” Orhan YAYLA

 

Portre, fotoğrafın ilk kullanılmaya başlandığı günlerden beri fotoğrafçıların ilgisini çekmiş, belki de yüklenen geniş anlam itibarı ile de, fotoğrafın açılımı içinde en çok yer tutan bir alan olagelmiştir.

 

İlk stüdyo portrelerinde resimsel izlerin peşinde koşulmuşsa da, giderek fotoğrafın yapısında varolan gerçeklik duygusu gizli veya belirgin olarak fotoğrafçının dışavurum arzusunu yansıtmaya başlamıştır. Fotoğraf makinasının objektifi ise, fotoğrafçısının tamamen objektif olabilmesine yetmemiş, bu da giderek fotoğrafçının uslübunu yaratmıştır. Stüdyo ortamında sıradan insanların ya da ünlülerin fotoğrafını çeken fotoğrafçılar, konularının gerçekliği ile kendi gerçeklerinin bir karışımını bize sunmuşlardır ve aslında bu çelişkili denge fotoğrafın sıradışılığını oluşturmaktadır.

 

Gerçek yaşam ortamında ise fotoğrafı çekilen insan, hayvan, nesne veya doğanın bize ne kadar etkileyici veya şaşırtıcı ölçüde yansıtıldığının en önemli ölçütü, fotoğrafçının konusuyla ne kadar içten, ne kadar sevgi ile ve nasıl bir dürüstlük ile ilişki kurduğudur.

 

Günümüzden geriye doğru baktığımızda, fotoğraf tarihi içinde kalıcı olarak yerini almış çalışmaların bu özverili ilişkilerle birebir ilintili olduğunu görürüz. Tek bir fotoğraf karesi ile rastlantısal olarak sanat tarihine geçmek mümkün olmadığı gibi, çok kısa sürelere sığdırılmış, yüzeysel ve tutkusuz yaklaşımlı fotoğraf diliyle evrensel başarı beklemek de hiç mümkün değildir.

 

“SICAK IŞIK”, bir fotoğrafçının kendine ait, doğup büyüdüğü yörenin; insanları, hayvanları ve doğası üzerine yaptığı çok uzun bir çalışmanın bize sunulmasıdır.

 

Orhan YAYLA, gerçekten de büyük bir dürüstlükle; içindeki önce insan sonra da fotoğrafçı hamurunu yoğuran çevresinin ve insanlarının portrelerini, kendi duygusal ve kültürel gerçekliği ile buluşturmuş ve bütününe bakıldığında, izleyeni derin bir sıcaklıkla sarmalayan bir dünya anlatmayı başarmıştır. Bu dünyanın içinde var olan gizli ve büyülü yaşama sevinci de üstlerine sinmiş bir duyarlılıkla fotoğrafları ayrıca sarmalamaktadır.

 

Nasıl ki ışıksız fotoğraf düşünülemez ise, gerçekte bütün sıcaklığı ile orada duran insanlar, hayvanlar ve doğa da bu sıcaklığı yansıtmadan fotoğraf kağıtlarına aktarılamazdı. Fotoğrafladığı konularıyla kurmuş olduğu çok sıcak ilişki, Orhan YAYLA’nın işlerinin tümünde çok dikkat çeken ayrı bir özellik olarak öne çıkmaktadır.

 

Bu anlamda, “SICAK IŞIK”  büyük bir samimiyetle ve titiz siyah beyaz tekniğinin de konusuyla çok dengeli bir ustalıkla kullanıldığı nadir bir portreler bütünüdür.

 

Mehmet KISMET

Dragos, Istanbul   

14 Mayıs 2006













 

Kalbin ışığı

 

Fotoğrafı gizemli kılan içindeki ışıktır. O yüzden ışığın olduğu ya da az önce çekilip izlerini bıraktığı yerde dile getirilemeyen bir şey vardır. Bu tarifsiz duyguları en iyi anlatan araç bir fotoğraf makinesidir.

 

Saptanan her an; karenin içinde yer alan nesneler, nesnelerin çerçeve içindeki düzeni ve bu nesnelere düşen ışıkla anlam kazanır. Fotoğrafların, kendinden önce çekilmiş fotoğrafların arasında kaybolmaması, aksine sıyrılıp çıkması gerekir. Fotoğrafın başlangıcından bu yana tüm fotoğrafçılar, önce teknik, sonra da estetik olarak fotoğrafta ölümsüzlüğün ardına düşmüşlerdir.

 

Orhan Yayla, fotoğrafını, şehirden uzakta, bulutların o bölgede yaşayanların başları üzerinde ayla gibi olduğu, gökyüzüyle toprağın kucaklaştığı ve yağmurun bir yazgı gibi çizildiği “yurdu” Karadeniz’in yaylalarında aramayı sürdürüyor. Yaşamı fotoğraflar aracılığıyla siyah beyaz bir senfoniye dönüştürüyor.

 

İşte bütün bu büyüleyici coğrafyanın üzerindeki doğa görüntüleri, yamaçlar, çöken sis, patikalar, hayvanlar, evler, mezarlıklar, ağaçlar ama her şeyden daha çok artık ölümsüzlüğü garantileyen insan yüzleri Orhan Yayla’nın fotoğraflarında gelip bizleri buluyor. Orhan Yayla, içindeki ışıkla, dışarıdaki ışık karşı karşıya geldiğinde deklanşöre basıyor.

 

Belli ki, Orhan Yayla’nın nesneleri ile arasında gizli bir anlaşma var. Çektiği tüm fotoğraflarındaki kişilerle karşılaşmaları ilk değil. Fotoğraflarda yer alan ve yöre insanından modelliğe yatay geçiş yapan tüm yüzler, tarihte kalacak olmanın gururu ve mutluluğuyla objektifin karşısında yerlerini alıyorlar. Orhan Yayla da, fotoğraflarını çektiği kişileri doğal çevrelerine asla müdahale etmeden ve yüzlerindeki incelikli gizemi göz ardı etmeden zamanın duvarına çiviliyor.

 

Sergi açmak fotoğrafçılığın ilk perdesi ise, ikinci perdesi de albüm çıkarmaktır. Ve bu ülkede bir fotoğraf albümü çıkarmanın ne kadar özveri gerektirdiğini bütün fotoğraf dünyası bilir. Bu satırları okuduğunuza göre, bu albüm bütün zorlukları aşarak önümüze kadar gelmiş. Öyleyse bizlere de bunun keyfini sürmek ve Karadeniz’in eşsiz doğası önünde geçit töreni yapan çarpıcı portrelere uzun uzun bakmak düşüyor.

 

Son zamanlarda gördüğümüz en çarpıcı yüzler ve mükemmel bir siyah beyaz işçiliği “Sıcak Işık”ın altında birbirleriyle buluşmuş... Orhan Yayla’ya ve Karadeniz’in ışığı böyle güzel yansıtan yüzlerine fotoğraf dünyasına “Hoşgeldiniz!” diyoruz.

 

Merih AKOĞUL















Orhan YAYLA Hakkında

Orhan Yayla, 1961 yılı Zonguldak doğumludur. Annesi ve babası Vakfıkebir' in bir köyünde, başka başka insanlar da, başka başka yerlerde dünyaya gelmişler. Öğrenmiştir ki nerede ve kim olursa olsun sonuçta şu cümle kuruluyor: " Gelinen yer Dünya' dır".

 

Çocukluğundan bu yana karakalem resim çizmiş, bir dönem mürekkep balığı iskeletinden oymacılık yapmış, fotoğraf makinesini çocukluğundan beridir tanırken, 1992 yılında bir arkadaşının tatlı baskılarıyla tekrar gündemine alıp, sonrasında da yaşamının önemli bir enstrumanı haline getirmiş ve bu süreçte dia gösterileri, karma sergiler ve değişik paylaşımlarda bulunmuştur.


Orhan Yayla (fotoğraf: Yıldız Çelik)
 

2003 yılında "Ara Güler Klasikleri" adlı sergi ile tanıştığı İstanbul Fotoğraf Merkezi (İFM) ise onun için bir dönüm noktasıdır. Orada aldığı siyah-beyaz fotoğraf eğitimi ile gerçek fotoğrafın ne olduğunu anlamaya başlamış, içindeki ışığın şekillenmesi ile birlikte, çok uzun olsa da çizilen yeni bir yola girdiğini kabullenerek fark etmiştir.

 

İFM' de aldığı eğitimi, karanlık odasını sıkça kullanarak, sergilerini hiç kaçırmayarak ve merkezin sunduğu olanakların tümünden faydalanıp, orada tanıştığı ve neredeyse hepsiyle dost olduğu Türk fotoğrafının önemli birçok insanının her birinden aldığı parçalarla pekiştirmiştir.

 

Sıcak Işık fotoğraf projesi İFM' de özellikle Mehmet Kısmet' in attığı ve attırdığı adımlarla ve Nevzat Çakır'ın katkıları ile şekillendirilmiş ve önce İFM' de sergilenip, sonrasında Trabzon, Samsun, Zonguldak’ta ve Antalya’da Nöroşirürji kongresi içinde bu sergilenim sürdürülmüştür. İzmir, Adana ve Ankara’da da bu paylaşıma devam edilip Çamlıhemşin’de (belki de bir yaylada sisler arasında) ve fotoğraflar sahiplerine hediye edilerek sergilenimin sonlandırılması planlanmaktadır.

 

Sıcak ışık fotoğraf projesi 2007 Ağustos ayında baskısı tamamlanarak fotoğraf kitabı haline getirilmiş ve İstanbul Fotoğraf Merkezi yayını olarak fotoğrafseverlere sunulmuştur.

 

Orhan Yayla Nöroşirurji uzmanıdır.

 

oryayla@gmail.com

www.istanbulfotografmerkezi.com



Kitap Hakkında

Sıcak Işık - Warm Light 

Orhan Yayla

 

İstanbul Fotoğraf Merkezi Yayınları;

İstanbul, 2007, 227 sayfa, Türkçe-İngilizce, Paperback.

ISBN No: 9750073223


 


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 13 yorum, 1-13 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Orhan Bey, çalışmalarının bu aşamaya geleceğini tahmin etmek zor değildi. Çok başarılısın. Ancak, korkarım daha da fazlasını hazırlayacaksın. Anlatmadığın o kadar insan var ki (sırtı eğilmiş yaşlılıktan çenesi çıkmış ama huyu çıkmamış laz hanımlar, malay hazırlama, limonlu ramazan pidesi ıslatma ama soba üstünde, fasulyeli mancar, yer sofrası, kiraz ağacı, elma ağacı, töngel, ebegümeci, karabaş, atlar, çiviye asılmış ceketler -duvarda- eski tuğla harmanı). Hepsi seni bekliyor. Bir zaman sonra senin kadar anlatanın olmadığını görecek ve daha çok anlatma ihtiyacı duyacaksın. Ailece eğitimini tamamladığın insanlara hizmetin diğer bir dalı olan hekimlik mesleğini de bırakmamanı rica ederiz. Sevgi ve saygılarımla,
Canan (Aydın) Gözük eklemiş - adds | 03 Aralık 2008 Saat - Time 10:29
Sıradan anlardan birinde çekilen bu fotografları,denklanşöre bastığı andan itibaren sanat eskizine dönüştüren fotografçıya teşekkür etmek istedim.Fotograf editörlerinin eminim ki fotograf tekniği ve sanatsal kurgu açısından çok iyi buldukları bu fotograflara,mimari ve beden ilişkisi açısından bakıncada,ışığın dışında ,proposisyondaki algısını heyecanla izledim.Yarınlarda,daha çok fotografla görmek dilegiyle.
stuttgart-Deutschland
z.hülya emir eklemiş - adds | 03 Aralık 2008 Saat - Time 11:37
ilk gördüğümde, orhan orhan da, bu ineğin bu davetiyede ne işi var demiştim. hem, ne sıcağı, ne ışığı... üstelik de doğu karadenizin yaylalarını, dağlarını vazgeçilmez bulmama rağmen. ta ki, istanbul'da serginin kendisini görene kadar!
sıcacık ışığını daha geniş kitlelerle ve daha nicelerini de bizimle paylaşmaya devam etmen dileğiyle... anakaraya bekliyoruz.
ayşe saray eklemiş - adds | 03 Aralık 2008 Saat - Time 17:11
Sevgili Orhan, Zonguldaklı ve Çelikel'li olarak çalışmalarınlarını izliyorum ve çok seviniyorum,iyi ki öğrencimiz oldun .Çalışmaların, başarıların arkandan gelen tüm Çelikelliler için güzel bir örnek oluyor.Geçtiğimiz hafta okulumuzdaki öğretmenler günü etkinliklerindeydim , fotoğraf külübü kurulmuş öğrencilerle fotoğrafla ilgili küçük bir söyleşi yaptık çok istekli gördüm onları.Birol Üzmez ve sen önder oldunuz onlara teşekkürler.
Sevinç İşcan
sevinç İşcan eklemiş - adds | 03 Aralık 2008 Saat - Time 23:24
Fotoğraflarınız çok etkileyici..Doğrusu Ankara'da sergilenmesini,onları yakından görmeği çok isterim ve albümünü edinmeyi de..Ellerinize sağlık..
Berrin Cerrahoğlu eklemiş - adds | 04 Aralık 2008 Saat - Time 11:37
Sevgili Orhan, sevgili meslektaşım...
yöremin sıcaklığını tüm tonlarda hissettim, fotoğrafda kaliteyi de...
bekir Tuğcu eklemiş - adds | 05 Aralık 2008 Saat - Time 22:24
Merhaba Sevgili Orhan Bey. Bir fotoğrafınızı Gültekin Çizgen''in kitabında görmüş ve çok beğenmiştim. Şimdi bir koca dünya geçiyor önümden, keyifle izliyorum. Çok güzel fotoğraflar. Kutlarım. Selam ve sevgilerimle...
H.Bahadır LAÇİN eklemiş - adds | 15 Aralık 2008 Saat - Time 16:26
siyah ve beyazın asil renkleri aydınlatmış onların dünyasını bu asil renkler aydınlatsın hepimizin dünyasını. ışığınız bol olsun. tek kelimeyle mükemmel
duygu evcümen eklemiş - adds | 27 Aralık 2008 Saat - Time 09:58
Birol Üzmez aracılığıyla adıma imzalayarak hediye ettiğiniz fotoğraf albümünüz odamda yeralmaktadır,bu sitede de örneklerini görmek beni sevindirdi.Geç de olsa size teşekkür etmek istedim,yolunuz açık olsun...

Soner Yaman / Simurgphotos
Soner Yaman eklemiş - adds | 10 Şubat 2009 Saat - Time 00:06
Merhaba
O kadar güzeller ki hepsini birbirinden değişik bşr dünya gibi ne kadar aynı yöre olsa bakışlar her şeyi değiştiriyor.. Bu anları yakalamak elbet kolay değil büyük bir başarı.Yeni kitabınızı sabırsızlıkla beliyorum.
Şafan CAN eklemiş - adds | 15 Şubat 2009 Saat - Time 17:15
Edouard Boubat, “Fotoğraf, bir ışık okuludur” der ve devam eder: “Onu beklemeyi, ölçmeyi, bir kilisenin, bir evin, bir yüzün çevresinde dönüşünü izlemeyi, bir pencerenin pervazında yakalamayı öğrenirsiniz bu okulda. Yaz ışığını, şafak ışığını, kuzeyin saydam ışığını, güneyin ezici ışığını, dorukların mavi ışığını ve akşamın altın rengi ışığını tanırsınız.”
Orhan Yayla, fotoğraflarına yöresinin, insanının, doğasının ve kültürünün ışığını da katarak bize doyumsuz fotoğraflar sunmuş. ALİ İHSAN ÖKTEN
ALİ İHSAN ÖKTEN eklemiş - adds | 17 Şubat 2009 Saat - Time 09:35
sıcacık......içime çöl rüzgarları savuran kareler...gel bak hayat burda diyen kareler...beni alıp o bana masum masum bakan kuzuyla karşı karşıya getiren bir kare......sesini bile duydum o kuzunun....köyümden bir havadis verdi bana....gel dedii....gel bak köyüne bahar geliyor...süsleniyor ağaçlar ......süsleniyor dağ bayır...sende gel dedi...siz gitmişssiniz..

bende giebilrim umarım.....
hayatın kısa bir fragmanını bana izlettiren kareleriniz kutluyorum

saygıyla..
ESMA KÜÇÜKALİOĞLU eklemiş - adds | 07 Mart 2011 Saat - Time 16:06
sevgili orhan bey

yaşamınızın sımsıcak kareleriyle bizlere ışık saçmışınız. ben payıma düşenleri aldım.
elerinize birikiminize sağlık. karelerinizle beyninizdeki ışığı ortaya koyup paylaşmışınız başarınız için kutlarım. işığınız hiç eksilmesin.
sami türkay eklemiş - adds | 08 Mart 2011 Saat - Time 00:09
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.