Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > MAYIS 2007 SAYISI > Rolfe Horn : Nesnelerin Enerjisi
Rolfe Horn : Nesnelerin Enerjisi

Rolfe Horn : Energy of the Things

-Öncelikle kısaca seni tanımak isteriz.

First of all we want to know you, can you give us some brief information about yourself?


San Francisco' da doğdum ve büyüdüm. İlk kameramı 7 yada 8 yaşında aldım, fakat o zaman fotoğrafçılığı hobi olarak yapacak maddi gücüm yoktu. 15 yaşımda yeniden fotoğrafçılığı keşfettim, gazete dağıtıcılığı yaparak, kamera, film ve fotoğraf banyosu için gerekli maddi güce eriştim. Üç ay içinde , babamın atölyesinin köşesinde kendime  karanlık oda yaptım. O zamandan beri fotoğrafçılık benim en büyük tutkum oldu. Sonunda bir fotoğraf makinesi dükkanında iş buldum, sonra bir yıl ticari bir fotoğrafçının yardımcısı olarak çalıştım ve ticari fotoğrafçılığın değişik yönlerini daha ileri düzeyde öğrenmek için fotoğrafçılık okuluna gittim.


 
I was born and raised in the San Francisco Bay area.  I bought my first camera at age 7 or 8, but could not afford the hobby then.  At age 15, I rediscovered photography, having a job delivering newspapers, I could afford a camera, film and developing.  Within three months, I had built a darkroom in a corner of my father’s workshop.  It has been one of my greatest passions since then.  Eventually, I got a job at a camera store, then worked as an assistant to a commercial photographer for a year, then off to photography school to further learn aspects of commercial photography.


 

-Fotoğraf  yolculuğun konusunda bilgi verebilir misin?


Can you inform with us about  your journey of photograph?

 
Ben gerçekte manzaraların ıssızlığından hoşlanıyorum, beni en çok o bakış açısı (ıssızlık) çekti. Tabii ki teknik bakış açılarından hoşlanıyorum örneğin Ansel’s Zone sistemi , film/banyo edici kimse kombinasyonu ve bunun gibi. Ben oldukça içine dönük biriyim,dolayısıyla ülkeleri dolaşmak ve sonrasında karanlık odada oldukça zaman geçirmek benim için mükemmel derecede uygun. Kolejden sonra, iyi gitmeyen bir ticari fotoğrafçılık işine başladım. Çünkü ben iyi bir girişimci değilim. Bu bir şansdı, çünkü Michael Kenna ile tanıştım ve ticari işleri takip etmekten ziyade ona yardım etmeye başladım. Bu sayede, 2 yıl sonra ayrıldım ve kendi fotoğraflarımla yaşamaya başlayabildim.


I really enjoyed the solitude of the landscape, so I was drawn to that aspect the most.  Of course, I liked the technical aspects, such as Ansel’s zone system, film/developer combinations, etc. I am somewhat introverted, so travelling the lands and then the quiet hours in the darkroom fit me perfectly.  After college, I began a commercial photography business which did not go too well becasue I am not a good self promoter.  That is fortunate, as I met Michael Kenna and began to assist him, rather than pursue commercial work.  After two years or so, I went out on my own, and have been able to make a living with my photos.


 

-Fotoğraflarının ağırlıklı S&B olması yönündeki tercihini belirlerken hangi unsurlar sana yol gösterdi?


We know that your photographs are mostly B&W. Which items led you while you set about choise this way?
 
Klasik fotoğraf gerçeği yakalıyor ben de bundan hoşlanıyorum. Siyah ve beyaz önceden renklerde gördüğümüz gerçekliği ortadan kaldırıyor. Fotoğraf çekerken manzarada aradığım şeylerden biri sahne  ve onu bir hayal gibi hissetmek, sanki hayal gücünün yansıması olması, ama bu bir fotoğraf , bir çeşit gerçeklik de varolmalı. S&B buna mükemmel uyar.


I like the way that a traditional photograph capures reality.  Black and White is once removed from our reality, as we see in color.  One of the things I seek in the landscape is to photograph a scene and make it feel like a dream, make it feel as if it is of the imagination, but because it is a photograph it had to exist in some form of reality.  Black and white suits this perfectly.  


 

-Kendine ait bir tekniğinin oluştuğu bir gerçek Kısaca tekniğinden bahsedebilir misin?

In fact.you have got own technique .Can you give us some information about your technique shortly.

           
Yıllarca Ansel’s Zone sistemini kullandım, poz almada, film banyosunda ve baskı konusunda çok heyecan vericiydi.Bu sistem çok iyi teknik baskı verir. Sahnenin bize verdiği ve bizim sahneye karşı verdiğimiz duygusal tepkiye izin vermediğini farkettim. Her görüntü kendi ışık derecesine, kendi gerçeklik tonuna ve kendi ruhsal durumuna sahiptir. Zone sistemi buna izin vermez. Ben tipik olarak mevcut sahne için tonları yerleştirmede duygularımın bana emir vermesine izin veririm. Bazen gece fotoğrafları gündüz gibi ya da gündüz sahnesi akşam karanlığı gibi görünür. Her şeyin siyahtan beyaza tam bir aralıkta olması gerekmez. 


For years I had used Ansel’s Zone System, being very exacting about exposure, development, and printing.  This give a very good technical print.  I began to realize that it did not allow for an emotional response to the scene, the feeling that the scene gives off. Every image has its’ own luminousity scale, its’ own tonal realtions, its’ own mood.  The Zone System doesn’t allow for this.  I typically let my feelings dictate where I place tones for a given scene.  Sometimes make night photo appear as daytime, or a daytime scene look like dusk.  Not everything has to have a full range from white to black. 

  
 

-Doğayı S&B fotoğraflamak genelde zor iştir.  Ancak görülüyor ki bu anlamda başarın tartışılmaz. Hazır teknikten bahsetmişken bu konuda da birkaç bilgi verebilir misin?


Taking nature’s B&W photographs generally hard work   But, we see that, you have indisputable performance this way .So whilst we talk about technique can you give us some information about your technique also.
 

Gözlerimin yakaladığı şeylere bakıyorum sadece. Basit şeylerden hoşlanırım;  çayırlıktaki ağaç, suyun içindeki taş ve bunun gibi. Benim yaşamım rahatsızlıklarla doludur dolayısıyla, bu yüzden birçok rahatsızlık vermeyen şeyleri aramaya yöneldim. Bu basitçe yaklaşım enerjilerini ortaya çıkarmada nesnelere güç verir.

I just look for things that catch my eye.  I like simple things; a tree in a meadow, a rock in the water, and such.  My life is full of distractions,  so I tend to look for things without a lot of distractions.  This simplistic approach gives a strength to the subject, a certain abstract energy to it.



 

-Dijital fotoğrafçılığın bu anlamda getirileri ve götürüleri neler olmuştur sence?

According to you, are there any advantages and disadvantages with digital photography’s? What do you think about this subject?

 

Çok sayıda avantajlar ve dezavantajlar var

 
Dijital makinenin avantajları ; işlem masrafı daha azalıyor, büyük zaman tasarrufu, sonuçları hemen alabilme imkanı, oynama yapmak kolaylaşıyor, iyi sonuç alabilmek için daha az yeteneğe ihtiyaç oluyor, çok büyük boyutlarda kolayca baskı alınabiliyor ve  havaalanlarındaki x-ray cihazlarını çok dert etmiyorsun 



Dijital makinenin dezavantajları ; artık fotoğrafın(pikselgrafın) olmaması, geleneksel fotoğrafın gerçekliğinin artık geçerli olmaması, baskıların el yapımı olmaması( dijital baskılar temelde yüksek kaliteli posterlerdir), kameraların yağmurda ya da dondurucu şartlarda iyi çalışmaması.


Many, many advantages and disadvantages.

 
Advantages of digital:  less ongoing costs, greater time savings, able to see immediate results, easier to manipulate, less skill needed to get good results, able to make very large prints easily, no more worrys about airport xray machines.

Disadvantages of digital:  No longer a photograph (pixelgraph), the reality aspect of traditional photography is no longer valid, prints are not handcrafted (digital prints are basically high quality posters), cameras may not work well in rain or freezing conditions. 


 

-Çalışmalarını belli başlıklarda topladığını görüyoruz. Genelde proje bazında işler. Fotoğrafa yeni gönül veren arkadaşlarımız için proje çalışmanın ne gibi farklılıklar yarattığı konusunda neler söylersin bize?

We see that you have collected your works certain titles. Usually these works are project bases. For new photographer, what do you say to us in what kind of differences made  about working on a Project

   

 

Projelerin belirlenmiş nesnelerin keşfinde en iyi yol olduğunu düşüyorum. Proje çalışmalarında yeni fotoğraflar yaratmak için aynı yerlere tekrar tekrar gitmek zor olabilir. Projeler vizyonunda fayda sağlayacak yaratıcılık konusunda seni zorlar.


I think projects are a good way to explore a given subject.  It can be difficult to go to the same place over and over again to make fresh images.  It forces you to be creative, which will benefit your vision.

 


Çalışmalarında Japonya’ yı iki kere görüyoruz internet sitende. Bu ülkenin seni çeken yanı ne oldu?.


We saw Japan in your works two times at your web site . Which side of this country arouse you or your interest
 
Asya kültüründen, onların sanatlarından ve felsefelerinden daima hoşlandım. Dillerini konuşamadığım ya da okuyamadığım yerlere gitme fikrinden hoşlanıyorum, böylece kameram iletişim için kullandığım bir araç oluyor. Üstelik Japonya ve Asya’da insanlar bu izinsiz girişlerimden rahatsız olmuyorlar. Amerika’da,  diğer insanların mülkünde fotoğraf çekerken tutuklanmıştım ve üzerime silah doğrultulmuştu. Dolayısıyla, başka bir ülkede yabancıyken, insanlar daha yardımsever, daha hevesli ve daha bağışlayıcılar.


I have always liked the Asian culture, both in their arts and philosophy.  I like the idea of going to a place where I do not speak or read the language, my camera being the tool I use for communication.  Also, in Japan and Asia, people do not worry about tresspassing.  In the US, I have had been arrested and had guns pointed at me for taking photos on other peoples land.  So as a foriegner in another country, people are much more friendly, more curious and forgiving.


 

-Türkiye’ de bir çalışma düşündün mü hiç? Ya da aslında farklı sormak lazım galiba bunu sana, Türkiye’ yi tanıyor musun?  Mesela bir Kapadokya’ yı biliyor musun? Ya da Türk fotoğrafçılarından tanıdığın ya da iletişimde bulunduğun kimse var mı?

Have you thought working a project about Türkiye? Or firstly we ask another question, do you know about Türkiye? For instance, have u got any information about Cappadocia. Or have you known any Türkish photographer or an acquaintance in Türkiye who will give you any information?

  

Henüz Türkiye hakkında bir fikre sahip değilim.Yer olarak Karadeniz Akdeniz ve  Ege denizi arasında keşfetmek için çok güzel bir yer.


I have not thought about Turkey yet.  It’s location between the Black Sea, the Mediterranean Sea and the Aegean Sea would make it a nice place to explore. 


 

-Fotoğraf ile ilgili basılmış yayınların, açtığın/katıldığın sergiler konusunda bilgi verebilir misin?.

Have u got any publication printed about photograph . Can you give us some information about exhibitions you opened/joined

Şu anda 3 tane kitabım var 2 tanesi de önümüzdeki 3 yıl içinde gelecek. Şimdilik sergi kısmı yok sadece galeri sergileri ve diğerleri.


I have three books right now, with two more in the next three years.  Nothing on the exhibition side for the moment, just galleries exhibits and such.

 

-Gelecekte Rolfe' u nerede göreceğiz? Fotoğrafçılığın gittiğini öngördüğün noktada Rolfe nerede bir duruş bulacak?


In the future, where we will see Rolfe. How do you evaluate the development process of photograph? In this process, how the rolfe will show a stance? 

 

Emin değilim. El yapımı Japon kağıtları üzerine baskı denemeleri yapmaktan ve  büyük ölçekte baskı yapmaktan hoşlanıyorum . Benim için henüz dijital baskı anladığım veya kabul ettiğim bir şey değil. Dünya üzerindeki manzaraların olağanüstü güzelliğini fotoğraflamaya devam etmek istiyorum.


I am not sure.  I would like to experiment printing on handmade Japanese papers and making larger scale prints.  I do not see digital printing for me yet.  I want to continue to make photographs of exceptional beauty of landscapes around the globe. 

Röportaj : Ali Emre ÇETİNER, Ayşegül KANBAK


Rolfe Horn web sitesi : www.f45.com

Yasal Uyarı : Bu sayfadaki tüm yazı ve görseller, eser sahibine ait olup, kısmen veya tamamen izinsiz olarak alınması, kopyalanması ve kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suç teşkil etmektedir.  

 

Warning : All images are copyrighted and can't be downloaded and/or published by any means without the author permission.

Yorumlar - Comments
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Kendi tekniğinizle ilgili verdiğiniz cevap birileri tarafından dikkate alınmalıdır. İyi bir bakış açısı.
One must take into account of your answer regarding the question of your technique. A good point of view.

Bu güzel söyleşi ve fotoğraflar için teşekkürler.
Thanks for this nice conversation and photos.

Baybars SAĞLAMTİMUR



eklemiş - adds | 02 Mayıs 2007 Saat - Time 10:39
Amerikali siyah beyaz doga fotografcisi Ansel Adams' in adi ile anilan Ansel's Zone sistemi nedir, merak eden olursa, buldugum bir kac linki paylasmak isterim...

http://www.baytan.org/prak/isikolc.html
http://www.gokhandemirer.com/zonesistem.phtml
http://www.luminous-landscape.com/tutorials/zone_system.shtml
Faika Berat Pehlivan eklemiş - adds | 02 Mayıs 2007 Saat - Time 23:44
Faydalı güzel bir şöyleşi fotoğraflarda iyi örnekler tebrik ederim .
Fikri Özalp eklemiş - adds | 08 Mayıs 2007 Saat - Time 10:04
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.