Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > OCAK 2012 SAYISI - JANUARY 2012 ISSUE > Sadık Demiröz : Dünyevi Hikayeler
Sadık Demiröz : Dünyevi Hikayeler

 

DÜNYEVİ HİKAYELER

Sadık Demiröz

 


Hiçbir Şey Kalmadı


 

Sizinle ilk tanışmamız Mayıs 2007'de idi, aradan yaklaşık 4,5 sene geçti. Bugünkü Sadık Demiröz'de değişenler neler oldu?

 

Zaman çabuk geçiyor… 4,5 yıl daha büyüdüm. Fotoğraf olarak değişenler… Bunları yaptığım işlerimden görebilirsiniz… Bence ufak tefek değişim, gelişim ya da her ne derseniz varsa da temel aynı, “klasik fotoğraf”… Sanırım fotoğrafa eskisinden daha da rahat bakıyorum… Doğrudan, değiştirilmiş, grafik, resim, belgesel, bunlarla pek ilgilenmiyorum. Tek tek fotoğrafın kendisiyle ilgileniyorum… Yani teknik olarak bazı işlerim dijital manüpilasyon, bazıları geleneksel anlamda manüpile edilmiş… Bazıları doğrudan fotoğraf… Her ne kadar fark edilir teknik bir tarzım olsa da, sanırım tekniğimi fotoğrafın içeriği belirliyor. Belki de şöyle diyebiliriz içerik benim için biçimden bir adım önde. Benim için, bir işin nasıl bir teknik sunuşu olacağını içerik belirliyor, bu konuda kendimi çok daha rahat hissediyorum ve teknik bir tarz ve bütünlük beni eskisi kadar etkilemiyor… Demek istediğim felsefi bütünlük, işlerim arkasındaki asıl olan şey… İşte bu benim için daha önemli. Bu yüzden de renkli, siyah beyaz, doğrudan, değiştirilmiş, dijital benim için hepsi fotoğraf… Çünkü hepsinin manüpilatif bir fotoğraf gerçekliği var. Ben de işlerim de işte tam olarak bunu kullanıyorum zaten.


Çağdaş Natürmort


 

Sanat tarzının süreklilik (tekrara düşmeden, gelişerek) arz etmesi önemli demiştiniz. Sizce bu konuda istikrarınızı koruyor musunuz?

 

Yukarıdaki soruda sanırım buna biraz cevap verdim. Ben fotoğrafa tutkuyla başladığımda Anadolu Üniversitesi G.S.F. grafik 1. sınıf öğrencisiydim. Doğrudan fotoğraf benim için çok önemliydi. Hatta öğrencilik yıllarında 3. ya da 4. Sınıf da Cumhuriyet Gazetesi “Yunus Nadi Ödülleri” Fotoğraf dalında bana verilmişti… O kadar yani… (hala tutkuyla doğrudan fotoğrafla uğraşmaktayım. Buna daha çok benim hobim diyebiliriz. Dinlenmek için hoşuma gittiği için fotoğraf çekmeye çıkarım. Yani amatör fotoğrafçılık benim bir hobim olarak kaldı ve çektiklerimi çok uzun zamandır benim işlerim diye paylaşmayı bıraktım). Daha sonra araştırma görevliliği ve Amerika MFA yılları da dahil, geleneksel kimyasal fotoğrafın her teknik aşamasını “alternatif process” makineler, kimyasallar, filimler de dahil uygulama, deneme ve manüpile etme fırsatını buldum… Aslında bunları yapmamdaki temel amaç belki de “Doğrudan Fotoğrafın” anlatmak istediklerime yetmemesiydi… Kısaca benim yaptığım, “hayatın yansıması” diyebileceğimiz “fotoğrafik gerçekliği” Gerçek Üstü görüntüler elde etmek için kullanmak. Bu benim sanat anlayışımın teknik temeliydi ve hala öyle. (istikrardan bahsettiğiniz buysa)


Savannah’tan Hediyelik – 2


 

Teknik sunuş yada biçim olarak, kendimi tamamen özgür bırakmam, yani fotoğrafı bir bütün olarak (renkli, siyah beyaz, belgesel, manüpilatif, dijital analog) görmeye başlamam ve içeriğin sunuş biçimimi belirlemesine izin vermem benim şu anki duruşumdur. İşlerimdeki içerik ise, benim izleyiciye anlatmaya çalıştığım hayatla ilgili bir çözüm, doğru-yanlış ya da güzel çirkin değil hatta başı sonu olan bir hikaye de değil. Bu görüntüler, yaşamda yaptığım bağlantılar, tecrübe kazandığım ilişkiler, yani içinde yaşadığımız zaman ve tüm geçmişimin bir kolleksiyonudur aslında… Eğer benim bir çalışmama bakan izleyici onunla iletişime geçip (benim anlatmak istediğimin dışında) o işten kendi hikayesini çıkarabiliyorsa ben kendimi başarılı sayarım çünkü tam da istediğim budur aslında…


Vejeteryanın Kabusu


 

Görsel sanatların birleştirilmesi yani hepsindeki araçların zorlanarak aynı zamanda yaratıcılığın da zorlanması mı demek sizce?

 

Hayır, araçlar sadece birer araçtır bence… Dediğim gibi içerik biçimi belirler buna da ancak sanatçının tercihi karar verir (nasıl bir biçimde sunulacağına).


İğrenç Natürmort


 

Surrealism, Popart, Postmodernizm, gibi sanat akımları, Marsel Dushamp, Andy Warhol, Starn Twins, Joel Peter Witkin, Mehmet Siyah Kalem, Yunus Emre gibi sanatçılar ve filozoflar benim gelişim sürecime büyük etkileri olmuştur. Bence Fotoğraf, fiziksel gerçeğin dışında bilinçli ya da bilinç dışı, karmaşık, soyut ve düşünsel kavramları görsel olarak ifade edebilir. Bunu yaparken saf fotoğrafa yapılan eklemeler, çıkarmalar ve müdahaleler (ki bu en saf fotoğrafta bile az yada çok mevcut zaten) tamamen sanatçının üretim sürecindeki tercihidir.


Liposucion için İkna


 

Fotoğrafımızda çağdaşlık kaygısı ne anlama gelir sizce? Çağa ayak uydurmak mı, çağın ötesine ulaşmaya çalışmak mı?

 

Sanatçı, içinde yaşadığı çağın farkında olan kişidir.” Değerli hocam Sıtkı Erinç’in Çağdaş Sanat Yorumu dersinden aklımda kalan bir sanatçı tanımı bu. Genel olarak insanlar yaşadıkları çağı kanıksarlar ve rutine dönen yaşamlar ayrıntıları ve hatta bütünü görmemizi engeller. Yaşadığımız farklılıklar ancak geçmişle kıyaslanınca ortaya çıkar ama bunlar ciddi saptamalar için değil yine rutine bağlanmış sohbetlerde olur… Geçmişle kıyaslama çok fazla olduğunda ise buna nostalji deriz ki bu da kültür tıkanıklığının bir belirtisidir aslında… Çağdaş bir sanatçı, bundan 200 yıl sonra dönüp bakıldığında yaşadığı yılların ve yaşadığı çevresinin özelliklerini yansıtabilmiş olandır. Bir başka deyişle, geçmişteki birikim ve tecrübelerin üzerine ekleyebildikleridir. Çağın ötesine ulaşmak biraz iddialı bir laf ama unutmayalım ki bugün yapılan hiçbir şey geçmişi değiştiremez fakat bu gün yapılan her ne olursa olsun geleceği belirlemede az ya da çok etkili olacaktır. Sanat eseri neden olmasın…


Beynime Yerleştirilmiş Görüntü


 

Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi'den sonra yeni bir yayın gündeminize geldi mi?

 

Evet işlerimi bir araya getirmeye çalışıyorum ayrıca bir de kitap var bakalım…


Sosyal Ağ Kızı Sahnede


 

"Dünyevi Hikayeler" serginizde yer alan çalışmalardan biraz bahseder misiniz? Hangi dönemdeki eserleriniz? Nasıl bir konsept oluşturmak istediniz?

 

Yeni işler çoğu… Bazıları uzun zamandır bitirilmeyi bekliyordu. Benim işlediğim kavramlar hayatın içinde kanıksadığımız, çok önemsediğimiz ya da farkına bile varmadığımız şeyler… Eleştirel olmaktan uzak fakat yalın saptamalar, içinde yaşadığımız ya da bize yaşatılan gerçeklikler… Fotoğrafın gerçeği yansıtan bir malzeme olması ve benim bu gerçeği manüpile edip kendi gerçekliklerimi oluşturabilmem, fotoğrafı malzeme olarak sanatsal işlerimde kullanmamın en önemli nedeni.


Bir Hafta Sonu Fotoğrafçısının Günlüğü


 

Fotoğraf dilinin cesareti, sertliği, kara-mizahı, sorgulaması vs. sizi izleyici beyninde yaratmayı hedeflediğiniz algılar olarak çeker mi?

 

Kırmızı bir elma fotoğrafı düşünelim. Her ne kadar elma bir sembol olsa da fotoğrafta gerçek olan kırmızı bir elmadır. Aynı elmayı kırmızı uzun tırnaklı bir kadının avucunda çekersek fotoğraftaki gerçekten çok gerçeklik ön plana çıkar… Artık izleyici kendi hikayesiyle (geçmişiyle) o gerçekliği algılamaya başlar… Sanatçı burada (doğrudan bir fotoğraf dahi olsa) konuyu daha da manüpile edebilir… Mesela, şimdi aynı kırmızı elmayı avucunda tutan kadını uzun kırmızı tırnaklarını elmanın içine geçirmiş olarak fotoğrafladığımızı düşünelim… Burada artık fotoğrafta fiziksel olarak bulunmayan şeyler bile fotoğraftaki gerçeklikte var olmuştur mesela “erkek” gibi. Başka bir örnek verelim, herkesin çekebileceği basitlikte bir Beyin fotoğrafı düşünelim fiziksel gerçek beyin olmasına rağmen bu fotoğrafın altında Aziz Nesin imzası görürsek o fotoğrafın oluşturduğu gerçeklikler birden beyin fotoğrafının fiziksel gerçekliğinin önüne geçer.


Ağrıkesici


 

Benim sanatsal görüşüm insan tecrübelerini vurgular. İlgili ya da ilgisiz görüntüleri katmanlar oluşturarak birleştirmek zihnimde var olan soyut gerçekleri oluşturmama olanak sağlar. Teknik olarak doğrudan fotoğraflanan bir iş bile, içinde barındırdığı semboller nedeniyle, görünen gerçekten başka sizin gerçekliğinizi oluşturabilir. Fotoğraflarımı yalnızlık ve izolasyon duygularını ifade etmek için kullanırım. Ayrıca konunun mizahi ya da üzücü taraflarını da göstermeye çalışırım.


Şeytan Seni Alıp Götürecek


 

Fotoğraf hayatın gerçeklerini bir ayna gibi yansıtabilir fakat unutmayalım ki keşfedeceğimiz kendi dünyamız bildiğimiz bize öğretilen gerçeklerden daha gerçek olabilir.


Hediye


 

"Dünyada yapılmamış sanat konusu yoktur, senin yaratıcılığınla katacağın yorum vardır. Ufak nüanslardır etkili olan, farkı yaratan", sözüne katılır mısınız?

 

Evet, olabilir ama her gün gelişen farklılaşan bir yaşam tarzı da var, bunu da küçümsememek gerek. Genel ve kavramsal insani değerler insanlık var olduğundan beri aynı. Sevgi, iyi, kötü, hırs, intikam, adalet vb. Bu büyük kısır döngüde binlerce yıldır insanlık hala ideali arıyor… Aslında çok ilginç ve gerçek üstü… Bunun sebebi belki de her doğan bebeğin sadece genlerindeki yetenek ve yetersizliklerle doğması ve bizim uydurduğumuz kavramların sonradan tekrar tekrar öğretilmesi ve insan ömrünün bunları geliştirip bir üste yani ideale geçmesine bir türlü yetmemesi… Biraz basitçe formülüze edersek, aslında bu insani kavramların yaşı ortalama bir insan ömrü kadardır. Belki de bu yüzden aynen devam eden bir kısır döngüdür. Mesela, farklı yaşam tarzlarında ve çağlarda ihanet kavramını hep görürüz… Biçim olarak çağlara ve toplumlara göre farklılık gösterse de vardır… Yanlış olduğu binlerce yıldır hemen her öğretide vurgulanan ihanet kavramı neden insan hayatından tamamen çıkmaz… (Dialektik bir mantıkla bakarsak ihanet diye bir kavramın ortadan kalkması sadakat kavramının varlığını da anlamsızlaştıracaktır belki de). 

 

İşte sanatçı ihanet kavramını öğrendiği çağdaki biçimde sunar buna da “ufak bir nüans” diyebiliriz herhalde. 


Virüsten Korunma


 

Katmanları çok derinleştirilmiş, çözülmesi kafa yorulması belki de öğrenilmesi gereken bir çalışmanız mı yoksa sade ve dediğini bir anda söyleyen direkt bir çalışmanız mı?

 

Sanatta “Az” “Çoktur” aslında… Bunu yapabilmek ise bilgelik gerektirir… Benim için asıl olan bir kişi dahi olsa benim işlerimle iletişime geçip onlardan kendi hikayelerini yorumlayabilmesidir. Basit ya da karmaşık şu aşamada benim için ikisi de birer sunuş tercihidir yani biçimdir ve bunu içeriğe göre belirlerim. O yüzden benim fotoğraflarıma verdiğim isimler birer çıkış noktasıdır, İzleyici için belirleyici değildir ama basit bir sunuşu karmaşıklaştıracağı gibi karmaşık bir sunuşu basitleştirebilir… Her ne kadar bilinçli olarak yapmasam da, bu anlatmak istediğimi izleyiciye empoze etmek değil, bir Enigma yaratmak ve izleyicinin kendi başına kalmasını sağlamak için olabilir ancak. O yüzden benim işlerimde eser adı önemlidir.


Değerli Kuru Yaprak


 

Yıllardır (belki gerekli belki gereksiz) süre gelen "dijital fotoğraf", "fotoğrafa müdahale" gibi tartışma konularını artık fotoğraf dünyamızın gündeminden düşürdüğüne inanıyorum. Aslında neyi tartışmamız, çözmeye çalışmamız lazımdı sizce? Şu an neler eksik ya da göz ardı ediliyor?

 

Ben öğrenciyken otomatik netlik yapan makinelerle çekilen fotoğrafların diğerlerine göre daha az değerli olduğu bile tartışılıyordu... Çünkü fotoğrafta “Ustalık” içerikten çok daha önemliydi… İkisi bir arada olursa da mükemmel…


İsimsiz Natürmort


 

Yani doğru pozlanmış bir saydam (pozitif film) iyi bir kadraj ve ışıkla birlikte iyi bir fotoğraf sayılmak için yeterliydi. Şimdi bu anlamda kötü fotoğraf çekmek imkansız gibi… Fotoğrafa yapılan teknik müdahalelerde (montaj, baskı, çekim teknikleri… vb.) fazlasıyla ustalık isterdi. Şimdi her biri için nerdeyse ayrı bir program var… Yani yöntemler değişti ama fotoğraf aynı fotoğraf aslında… Dijital fotoğraf “fotoğrafın” ustalık isteyen kısımlarını herkesin yapabileceği bir hale getirdi. Yani bir anlamda fotoğrafı demokratikleştirdi. Günümüzde teknik sorunların minimuma indiğini düşünürsek, artık fotoğrafı çeken kişinin o fotoğrafta olması gerekiyor bence… Yıllardır Türk fotoğrafındaki en büyük eksiklik… Nerde büyümüş, inançları, korkuları, geçmişi ve bugünü bunlar bir kişiyi diğerlerinden ayıran ve bazen de birleştiren ve yapılan işe eklendiğinde o işi diğerlerinden farklı kılan ya da gruplaştıran etmenler… Türk Fotoğraf Sanatı diye bir şeyden bahsedebilmemiz için o ülkede bunları işlerine yansıtabilecek cesaret ve özgürlükte sanatçılar olması gerekir… Halen profesyonel galeriler ve müzeler yerine amatör derneklerin temsil etmeye çalıştığı Türk Fotoğrafı 1970’ler ve 80’lerdeki Fotoğraf ustalarımızın tekrarı olmaya devam etmektedir maalesef.


Efendine İtaat Et


 

Şu an çalışmalarınıza nasıl devam ediyorsunuz, yakın dönemde neler planladınız, aktarabilir misiniz?

 

Kendi atölyemde, İstanbul ve Amerika’da çalışmalarıma devam ediyorum. Şu an ticari fotoğraf vaktimin çoğunu alıyor maalesef… Eğer zamanı uygun kullanmayı başarabilirsem film ve video yapmayı planlıyorum…

 

 

Röportaj: Levent YILDIZ

 

 

 


Sadık DEMİRÖZ Hakkında

 

 

1969 yılında Balıkesir’de doğan Demiröz, ilk orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamladıktan sonra 1995 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi grafik bölümünden mezun oldu ve aynı bölümde öğretim elemanı olarak çalışmaya başladı. 1997 yılında Amerika’dan kazandığı bursla Savannah College of Art and Desıgn’ da fotoğraf dalında M.F.A. (Master of Fine Arts) yaptı. Eskişehir Fotoğraf Sanatı Derneği kurucularından olan Sadik Demiröz birçok özel ve resmi fotoğraf projelerinde yer aldı. Çalışmaları 30’dan fazla ülkede bianeller, festivaller, fotoğraf günleri gibi çeşitli etkinliklerde sergilendi. Eserleri resmi ve özel koleksiyonlarda bulunan Demiröz düzenli yayınlarda makaleler yazdı, sempozyum ve panellerde konuşmacı olarak yer aldı, fotoğraf yarışmalarında jüri üyeliklerinde bulundu.


Sadık Demiröz

 

1999 yılında Uluslararası Fotoğraf Federasyonu tarafından Artist of F.I.A.P. ünvanıyla ödüllendirildi. Aynı yıl Photographic Society of America tarafından “Two Star Exhibitor” ünvanı verildi.

 

200’den fazla ulusal ve uluslar arası ödül aldı.

Bunlardan bazıları:

1996 Yunus Nadi Fotoğraf Ödülü-Cumhuriyet Gazetesi, Türkiye

9. Devlet Fotoğraf Sergisi Başarı Ödülü- Kültür Bakanlığı, Türkiye

Gaudi Medal - 39. Gaudi Medal- İspanya

 

7 kişisel sergi açmış olan Demiröz evli ve iki çocuk babasıdır.

Halen kendi atölyesinde çalışmalarına devam etmekte ve fotoğraf dersleri vermektedir.  



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 4 yorum, 1-4 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Söyleşi çok güzel.Güzelliği; sanatçının ne yaptığını biliyor olmasını,söylediği ile ürettiğinin örtüşüyor olmasını,sadece bir kişi ile örtüşmenin dahi yeterli olabileceğini,Türk fotoğrafında "düşünsel boyutun eksik olduğunu ,fotoğraflarına vermiş olduğu isimlerin neredeyse "imzası" anlamına geldiğini ifade etmesinde yatmaktadır.
Kutluyorum
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 09 Ocak 2012 Saat - Time 01:04
Sevgili Sadık , çalışmaların bir çok şeyi tekrar sorgulamız konusunda bizi uyarıyor.Görüntülerin ötesine geçerek bizi ,insanı anlatıyor.Sanatçının en önemli misyonu olan yeniden yaratma meselesinde sorgulamayıda ihmal etmiyor.Değerli bir kuru yaprağın geleceğin dünyasında, bir " nadir " olmaması dileğimle... kocaman yüreğini selamlıyorum. Ali Balkı
Ali Balkı eklemiş - adds | 09 Ocak 2012 Saat - Time 23:39
Günümüzde çoğunlukla yanlış anlaşılan yaratıcı fotoğrafın sadece photoshop ortamında yapılabileceğini zannedenler için dikkatle incelenmesi gereken fotoğraflar. Fotoğrafın fotoğraf makinesinde değil beyinde üretildiğinin güzel örnekleri için Sadık Demiröz'e teşekkürler. Ali İhsan Ökten
ALİ İHSAN ÖKTEN eklemiş - adds | 11 Ocak 2012 Saat - Time 23:07
GÖRSELİ ÖNCE DÜŞÜNSEL FİKİRDE OLUŞTURMAK SONRA DA RESMEDEREK ESERLEŞTİRMEK,, BU İŞİ EN İYİ YAPAN SANATÇILARDAN BİRİ İŞTE DEĞERLİ KARDEŞİM...HAYATIN REJİSÖRÜ IŞIK NİMETİ İLE SANA HEP BU SAHNEDE ROL VERSİN SEVGİLİ SADIK.BU ROLÜ ÇOK İYİ OYNUYORSUN VE HAKEDİYORSU..k.zaim
Kazım Zaim eklemiş - adds | 12 Ocak 2012 Saat - Time 23:25
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.