
Sessiz Galata ; belki de o dönemin -galatanın yeni inşaa edilmeye başlandığı yıllar -tarihi yapısına kendimce en uygun olan bir fotoğraf, tabii ki o dönemde yaşamadım bilmiyorum ama ben böyle hissettim,
Fotoğrafın ne anlattığını açıklamak istemiyorum, sağdaki 13 yazısı modelin havaya doğru süzülüşü binaların üstümüze doğru geliyor gibi olması bunları izleyenlere bırakıyorum… Keşke bir kelebek olsaydım… Onlar gibi olmayı isterdim, bunu gercekten isterdim, insan ömrü cok fazla uzun kelebekler kadar kısa değil. Bu kadar uzun yasamak istemezdim cidden, belki yapacak bircok şey olabilir hayatta ama yine de istemezdim… Sonuçta birgün ölmeyecekmiyiz ? O zaman bunu ertelemenin ne manası var ki ? Özgürdürler, 24 saatleri var, 24 saat sonunda bitecektir hayatları… O zaman bu 24 saatte hayata neyi sığdırabilirler ki ? Kelebek olup anlayabilseydim keşke. Kanatları muhteşem güzellikte, renkleri de keza. Canınız cok sıkkınsa bir kelebek fotoğrafına, açıp bakın, inceleyin ciddi anlamda bir terapi oluyor bu… Eğer imkanınız varsa veya bulabilirseniz, incitmeden avucunuzun icine alın onu, kanatlarını nasıl çırptığını hissedin, o kanatlarındaki kadife dokusunun ne kadar muhteşem olduğunu anlayacaksınız. Her gidilen yolun kelebeklere varacağını bilerek yaşamak isterdim… Burada da o durum var zaten; bir yol var oraya doğru ilerliyorsun, kelebekler seni benimsiyor kendi dünyalarına alıyorlar ve artık o kadar huzur doluyorsun ki o hayattan çıkmak istemiyorsun… Ama çıkmak zorundasın, cünkü bu gercek dışı bir durum bir rüya. Bu hayattan çıkarken son bir jest daha yapıyor kelebekler sana, kendi ruhlarını armağan ediyorlar ve sen onu bütün yasamın boyunca hatırlıyorsun koruyorsun, ama o armağanı çok zarif bir şekilde kabul ediyorsun, görünmez elbette cünkü o kelebeğin RUHU. Bir rüyadan uyanıyorsun gercek yasama dönüyorsun, ama birşeyi artık iyi biliyorsun “sen artık bir kelebeğin ruhuna sahipsin”, çünkü onlar bunu sana armağan ettiler… Mutlusun, huzurlusun. Bunlara bu dünyaya sahip olabilmek herkese özgü birşey değildi cünkü… Ama sen onların dünyasını gördün, keske diğerleri de görebilseydi diyorsun. Görmeleri onlara bağlı cünkü bu gözle görülebilecek birşey değil. Kelebek (Düşler ülkesi) İyi ki varsın…

Bu fotoğrafta Galata’yla birlikte cekilen günden. Kasımpaşa civarından aşağıya doğru kamyonetin arkasında inerken cekmiştim… Binanın arka kısmını sildim başka çektiğim bir fotoğraf koydum… Amacım ise oldukca belli dengesizliğin getirdiği dengeyi yaratabilmekti… Bosluktayız hersey dönüyor , algılama zayıflığı ve görme biçiminin kaosu. Yine çekmekten büyük mutluluk duyduğum fotoğraflarımdan...


Son zamanlarda fotoğrafın içindeki kompozisyona, mesela el duruşları ve,bakışlara daha fazla ağırlık vermeye başladım… Bu fotoğrafım da bu çalışmalarıma bir örnek…. En kısasından bunun özeti, elin o şekilde durmasındaki amaç sanki yanımda başka birisi varmış gibi hissetmemdir.

Çektiğim ilk çocuk portre fotoğrafı değil ama beğendiğim ilk portre fotoğrafım, ben bile şaşırmıştım nasıl çektim diye, bir stüdyo çekimi. "O an" çok zor yakalanır stüdyoda, bu fotoğrafta bunu başardığıma inanıyorum, çocukların bakışları zaten her şeyi anlatıyor.

İnsanın kendine koyduğu sınırlar vardır, bunlara değinmek istemiştim. Bir arkadaşım bu fotoğrafa çok güzel bir yorum yazmıştı. Paylaşmak istiyorum çünkü en iyi o yorum anlatmıştı fotoğrafı; “kendini kısıtlamakla, yağan özgürlüğü kucaklamak arasındaki sınırda bir pencere açma, soluk alma çabası... Korku ve tutkunun, pes etme ve hırsın, kaçış ve kükreyişin tek bir karede dengelendiği”.
Yazı ve Fotoğraflar : Şafak YILDIZ
www.safakyildiz.com ![]()
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"