Arşivimizden  - From Our Archives

 

H.Kürşat Badakal

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ayşegül Kanbak

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Devrim K. Fenomen

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > MART 2008 SAYISI - MARCH 2008 ISSUE > Salih Güler : Az ile Çoğu Anlatmak
Salih Güler : Az ile Çoğu Anlatmak

’Siyah beyaz, bazen kurgu bazen doğaçlama ancak  hep estetik ve teknik değeleri yüksek, çarpıcı diye tanımlıyorum fotoğraflarınızı. Bu duruma gelinceye kadar ne gibi aşamalardan geçtiniz?

 

Önce kedilerimi çekmeye başladım ilk makinam 2 megapixel lik Olympus ile 2002 yılında. Daha sonra katıldığım bir yarışmada ödül kazanınca biraz süratlendim ve ilk DSLR makinamı alıp AFSAD ın kapısını çaldım. Temel eğitim sonrası İsa Özdemir hocanın Soyut Atölyesine devam ettim.  Daha sonra Ankara Devlet Opera ve Balesinde “hareket netsizliği“ tarzında yaptığım çalışmalarla ilk ve şimdiye kadar ki son kişisel sergim olan “Işığın Dansı” nı açtım. Bütün bunları birleştirince ; Artık fotoğrafı öz ve biçim olarak düşünmeye başlamıştım. Fotoğrafta gerek kompozisyon, gerekse kadraj anlamında biçimi iyi anladığıma inanıp kendi “‘öznel’ gerçekliğimi yansıtmaya çalıştım.


 

Bir fotoğrafın düşündürdüğü mü, estetikliği mi , varması gereken hedefi mi önemlidir sizce?

 

Fotoğrafta teknik gerçekten önemlidir, ama benim için önemli olan ilk sırada fotoğrafın ‘ruhu’dur. Bana göre bir anlam ifade edebilmeli fotoğraf. Sadece teknik  olmamalıdır. Teknik, gerçek olandır; duygu ise varoluş sebebi. Fotoğrafın kendine özgü bir anlatım dili olmalıdır... Bir duyguyu ya da düşünceyi fotografik anlatım kullanarak, izleyiciye ‘en az leke’ ile anlatan fotoğraflar bana göre sanatsaldır.

 

Son aylarda  stok fotoğrafçılığına ilgi duyuyorum. Evimin bir odasını küçük bir stüdyo haline getirdim. Yani sanatsal kaygılardan uzak bazı çalışmalar yapıp fotoğrafı profesyonelleştirmeye çalışıyorum.


 

Ben hep fotoğrafların, sahiplerinin kişilklerini ve hayat görüşlerini yansıttıklarını düşünürüm.Sizce de böyle mi? Fotoğraflarınız sizi yansıtıyor mu?

 

Kesinlikle kendim olmalıyım fotoğrafın içinde.. İzleyenler de kendilerini o fotoğrafın içinde bir yerlere koyabiliyorlarsa başarılıyım demektir.


 

Tuz gölündeki kurgularınıza baktığımda herbirinin titizlikle hazırlandığını görüp çok etkilenmiş ve bu işi ne denli ciddiye aldığınızı düşünmüştüm. (Tuz Gölü Fotoğrafı deyince aklıma gelen yegane isimsiniz.) Hatta National Geography ile Nikon'un ortaklaşa düzenlediği Uluslararası fotoğraf yarışmasında ‘ Rising Star Award' ödülünü kazandınız. 2002 de başladığınız  fotoğraf serüveninde bu kadar kısa sürede bu kadar yol alacağınızı düşünmüş müydünüz? Ve bunun sırrı nedir?

 

Doğaya, obje ve imgelere, dolayısıyla hayata grafiksel yaklaştığımı sanıyorum. Bazı fotoğrafları kafamda önceden kurgular ve öyle çekerim. Kurgunun zeka gerektirdiğine inanırım. Uygun koşulları sağlarsam çekimimi yaparım. Örneğin ödül kazanan fotoğafımda ki koç kafasını bir ay aradım. Yine Tuz Gölü’ndeki nü ve at arabası hep önceden tasarlanmış şeyler. Ben elime fotoğraf makinası alıp da “hadi fotoğraf çekmeye gidelim” demem pek. Tesadüfen katıldığım birkaç gezide elbette çektiğim kayda değer bazı fotoğraflarım oldu, fakat kaygı ile fotoğraf çekmeyi, hele hele belgesel fotoğraf çekmeyi pek sevmem. Benim için estetik ve duygusal kaygı daha ön plandadır. Aslında fotoğrafın “belgeselliğine” de pek inanmam.

 

Belgesel fotoğraf denilince benim de aklıma ilk önce savaş fotoğrafları geliyor nedense. Çocukluğumda gördüğüm birkaç savaş fotoğrafı hala hafızamdadır, rüyalarıma dahi girerdi, ama hafızamdaki görüntü merkezinde o kadar kötü fotoğraf, video görüntüsü birikti ki, artık rüyalarım çok karmaşık. Bu yüzdendir ki çoğu zaman fotoğraflarımda sadeliği tercih ediyorum.

 

Savaş fotoğrafları günümüzdeki en etkili belgeseller olarak lanse edilir genelde. Yanlı çekimler, ya da objektif fotoğraf çekimleri kitleleri farklı bir biçimde etkiler her zaman. Savaşanlar hem kendi ülkesinden hem de dünya ülkelerinden destek bulmak için farklı bir açıdan bakarlar "o an" a, ve fotoğrafçılar kanalıyla farklı şekilde yansıtırlar görüntüleri izleyicilere... Ben izleyici olarak neye inanayım; kolu, başı kopmuş insanların görüntüsüne mi, Amerikalı bir askerin gözyaşına mı, toplu mezar görüntüsüne mi? Burada sorgulanması gereken şey bence başroldeki insanların vicdanları.



Fotoğrafa dair herşey yapmak bilgisayar ortamında mümkündür efektler ile, kurgu ile.

 

Gerçeğinden daha gerçek görüntüler yapılabiliyor günümüzde. Bu yüzden ben tarafsız bir savaş görüntüsüne, ya da belge olduğu iddia edilen fotoğraflara asla inanmıyorum, çünkü her fotoğrafta bir taraf vardır, menfaat vardır. Savaşın ya da sosyal olguların gidişatını etkilemek için, ya da belgeye dayanarak elde edilecek menfaatler düşünülürse fotoğrafçılar aldıkları talimatlar doğrultusunda görüntü iletirler.

 

Bence tarafsız olan tek şey insanın kendi gözüdür. Olayı orada, o anda yaşar, müdahale yoktur vicdanları ile başbaşadırlar.


 

TV görüntülerinde en çok izlenen kan, vahşet, dehşet, acz görüntüleri ise; ki bu gerçektir. Bazı fotoğrafçıların da üstlere tırmanabilmek için bu görüntüleri ortaya sermeleri son derece normaldir. Birilerinin üzerine çıkıp da birşeyler elde edilmesine ve bunun kişisel menfaatler doğrultusunda yapılmasına her zaman karşıyım.

 

Susan Sontag, savaş dehşet ve acz fotoğraflarından hareket ederek kaleme aldığı son kitabı "başkalarının acısına bakmak" ta yakın geçmişte yaşanan bazı savaşları belgeleriyle incelemiş ve insanlara şu soruyu yöneltmiştir. "Savaşın ve dehşetin yüzünü sergileyen fotoğraflara bakmaya ne kadar dayanabilirsiniz?" İnsanlar kendi vicdanlarında önce bunu sorgulamalıdır.


 

Dijital fotoğrafçılık ve masa üstü yayıncılık ile beraber hayatımıza giren, kesintisiz görüntü bombardımanının tüm hayatımızı kuşattığı bir çağda, gerek savaş fotoğrafçılığının misyonu gerekse başkalarının acılarıyla ıstıraplarına duyarlı olmak, saygı ötesinde bence bir insanlık görevidir.

 

Kısaca ben Belgesel Fotoğrafta tarafsızlığa inanmıyorum.

 

Ben fotoğrafın sanatsal boyutunda asla “belge” olarak görmek istemiyorum, her ne kadar bir belge olsa da, benim için her fotoğraf düşündürmeli, izleyen herkes kendi hikayesini yazabilmelidir. Aynı zamanda biraz zor olmalı ki çözümü uzun sürsün, kolay olmasın. Bu yüzdendir ki fotoğraf asla”anların dondurulması” ya da "keyifli paylaşımlar" değildir bana göre. Sadece anların soyutlanmasıdır.

 

Aslında fotoğrafın “tanımı”nında yapılması doğru değildir, nedenine gelince, yapılan bir tanım o fotoğrafı hapseder, asla açılımı olmaz, oysa fotoğraf hepsidir, ya da yapılan tanımların hiçbiridir. Bu tanım çekene göre de, izleyene göre de değişir. Hal böyle olunca fotoğraflara isim vermek de son derece yanlıştır o yüzden. İsim vermek izleyeni her zaman etkiler, oysa bir fotoğraf kendini anlatabilme yeteneğine sahip olabilmeli, izleyen herkesi içine çekebilmeli, düşündürmelidir.


 

Gördüğünüz örneklerden muhakkak etkileşim olmuştur görsel anlamda. Örnek alıp, etkilendiğiniz fotoğrafçılar oldu mu?

 

Etkilendiğim fotoğrafçılar, fotoğraflar elbette oldu, fakat ben “ben” isem benzer şeyler üretmek yerine, yaratıcılıktan uzaklaşmamak için kendimi ifade edebilecek çalışmalara yöneldim.

 

Fotoğrafa PS veya diğer işleme programların ne kadar katkısı var sizce? Kullanıyor musunuz? Hangisini ve nereye kadar? 

 

Dijital fotoğraf çeken herkesin kesinlikle bilmesi gereken şey masaüstü müdahaledir. Renk ayarları, ton ve keskinlik ile CMOS tozlanmasının bu müdahale ile giderilmesi kaçınılmazdır. Elbette sınırlarım var manipulasyon konusunda, karanlık oda müdahalesini geçmeyecek şeyler yapılmalı, bunu da soran olduğunda söylemelidir fotoğrafçı. Gördüğüm, incelediğim kadarıyla, gerek yarışmalarda derece alan fotoğraflarda gerekse bazı sitelerde açıklama yapmadan sunulan ve beğeni kazanan bazı fotoğrafların “doğrudan” olmadığına inanmaktayım. Aşırı PS müdahalesi ile fotoğrafik değerler kaybolmakta, abartılı renk ve tonlamalar fotoğrafı bozmakta, kısaca tribüne oynama söz konusu.


 

Ayrıca “fotoğraf yarışması“ adıyla açılan yarışmalarda dereceye giren eserleri bakıldığında bunların çoğunun manipulasyon olduğu çok açık. Maalesef seçiciler çalışmaların manipulasyon mu yoksa gerçek mi olduğunu anlayamıyorlar ya da anlamak istemiyorlar. Konu açılmışken bu yarışmalar hakkında da bir cümle söylemek isterim.

 

Yarışmaların artık eski özgünlüğü kalmadı, her belediyenin, her şirketin açtığı yarışmalar neticesinde toplanan onca fotoğrafa, dereceye giren fotoğraflar haricinde para ödenmeden sahip olunmakta ve herhangi bir telif ücreti ödemeden bunlar kullanılmaktadır. Oysa dereceye girsin ya da girmesin her fotoğrafta bir emek vardır. Kuruluşların bu sözde “fotoğraf sanatını destekleme” yarışmalarına katılırken bir kez daha düşünmekte yarar var.


 

Tarzınız değişir mi? Bir gün farklı şeyler de deneyebilirim (digital manipülasyon, makro,belgesel gibi...) diyebilir misiniz? 

 

Zaman içerisinde insanların duygu ve düşüncelerinin farklılaştığına inananlardanım. Ben fotoğrafta artık sadeliği, kısaca “az ile çoğu” anlatmayı amaç edindim kendime.  Genel anlamda fotoğrafa: ‘ günümüz yaşamının görüntüsel kirliliğini mümkün olduğu kadar soyutlayıp, sadece öznel gerçekliğim ile bütünleştirmek, belki de hayatın güzelliğini ‘az’ ile ‘çok’u anlatabilmek’ olarak bakıyorum. Minimalist düşünsellik yapımda olduğu için tarzımın değişeceğini pek sanmıyorum.

 

Fotoğraf için ekipman ne kadar önemlidir? Kullandığınız ve sahip olmak istediğiniz ekipmandan bahseder misiniz?

 

İlk ve tek şart değildir bence, ancak ciddi anlamda bu iş yapılacaksa cep telefonu ile de çekilmemeli. Şu an elimde Nikon D2x- Nikon D300 DSLR makinalar ile yine Nikon objektifler var. Zaman içerisinde sahip olmak istediğim şey ise orta format digital bir makina ve ekipmanları. Neler çekeceğim ise hayalini kurduğum soyutlamalar olacaktır.


 

Diğer zamanlarında fotoğraf dışında Salih Güler,  neleri yapmaktan keyif alır? Bunlardan fotoğrafçılığına yansıyan şeyler var mı?

 

Genç yaşta emekliye sevk ettim kendimi, aile şirketimizdeki tüm hisselerimi devredip ayrıldım kısa bir süre önce. En büyük hobim fotoğraf elbette, fırsat buldukça geziler yapıp fotoğraf çekmekteyim. Hayvanları çok severim. Barınak hayvanları yararına bir sergi açmayı planlıyorum önümüzdeki yıllarda.

 

Röportaj: İnci İŞLER

 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 22 yorum, 1-22 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
bana biri gelip de, az ile çoğu anlatmak dese, başka hiçbir şey söylemese, ağzımdan çıkacak yegane sözcükler "salih güler" olur.
salih güler diyince de, bir türlü aklımın almadığı şu gerçek aklıma gelir; ankara gibi ruhunu kaybetmiş, türkiye'nin başkenti olma sorumluluğu ile bürokrasinin katı yüzlerinin soğuk bakışları ile kalakalmış bu şehirde, ne duyguları ayaklandıracak ne de gözlerimize bayram yaşatacak birşeyler bulmak bu kadar zorken, bu şehirde fotoğrafçı olmak zor derken, fotoğrafları ile bir mucize yaratır salih güler.
belgesel fotoğraf konusunda bir türlü anlaşamadık bugüne kadar, fotoğrafa dair pek çok konuda da. iyi ki anlaşamadık, fotoğraf konusunda salih güler'le tartışmak kadar keyifli bir fotoğraf tartışması yok çünkü. biribirimize muhalif düşüncelerimizle ve bu düşüncelerin çatışmasından doğan sinerji ile, bana ait fotoğraf tanımını en çok besleyenlerden birisin salih.
salih güler fotoğraflarında, asla görmeyeceğinizi sandığınız acı, yaşamın çirkin yüzü, gözyaşları, belgesel fotoğraflarda eleştirdiği kan ve vahşet, adaletsiz dünya, aslında o fotoğrafların arkasında, çok çok uzaklarda vardır, buna eminim. ama o bunların fotoğraflarında varolmasına izin vermez, fotoğraflarına öyle bir titizlikle, öyle bir ince eleyip sık dokumayla, öyle bir kıvamda yaşamı, hüznü ve en önemlisi de kendini koyar ki, izleyici bu fotoğraflarla karşılaştığında yaşamın özüne ait tadı tüm yoğunluğu ile hissederken, belli belirsiz duyumsadığı hüzünle fotoğrafın gerçekliğinden en ufak bir kuşku duymaz. yaşam gerçekten de böyle birşeydir işte, tıpkı bu fotoğraflardaki kadar sade ve bir o kadar yoğun...
sevgili inci işler'e çok teşekkürler, fotoğraflarını okumaktan büyük keyif aldığım salih güler'i, kendi sözcükleri ile okumak da en az fotoğrafları kadar keyifli.
seni tanımak çok güzel ve gurur verici salih, selam ve sevgilerimle...
şule tüzül eklemiş - adds | 02 Mart 2008 Saat - Time 19:47
Kısa sürede büyük işler, azla çoğa kattıklarınla işte Salih kardeş...Başarılar dost selamlar...
Bülent EROL eklemiş - adds | 02 Mart 2008 Saat - Time 21:05
"Fotoğrafçılar filozof değildir"
Henri Cartier - Bresson söyledi diye kafam karma karışık.Ben yine de almayayım kendi bildiğimce. Kendi çapımda."Fotoğraf çekmek" diye bir kavram vardı aklımda sıradan , öylesine. Şimdi bir arkadaşımın etkisi ile " fotoğraf yapmak" şekline büründü son bir yıldır.Doğa ve Yaban Hayat fotoğrafçısı olmak için katıldığım atelye çalışmasına devam ederken tanıdım bu fotoğraf ustasını. Şimdi ters ışıkta kanatlarının üzerinde 3mm beyaz ışık şeridi oluşacağı, ya da dolunayda daldaki dev sulietinin ayın tam arkasına geldiği andaki fotoğrafını yapmaya çalışıyorum dev kanatlı bir kuşun. Tuz gölünde 20 dakika içinde ne çekmek istiyorsan çekmelisin diyen bir usta ile kardaki ayak izinden bir şiir yazabileceğiniz duyguları saklayan bir kare bu yazıyı ne güzel anlatıyor. Yolunuz açık olsun.
Cavit Bilen eklemiş - adds | 03 Mart 2008 Saat - Time 09:32
Antalya^daki sunumdada büyülenmiştim....

tebrikler.....
Leyla Dikilitaş eklemiş - adds | 03 Mart 2008 Saat - Time 09:33
Sevgili Sahil Abi;

Kalabalıklaştıkça ve kirlendikçe hayat, zaman çaldıkça bizden, ve biz hep biraz eksildikçe, tensel değil o içsel büyüğü, yani olması gerekeni az ve öz ile anlatmaya devam etmen dileğimle..

Sevgiler..
Emrah Delikan eklemiş - adds | 03 Mart 2008 Saat - Time 10:20
Salih GÜLER; Dinginliğin, sadeliğin ve yaratıcılığın insanıdır...
Çalışmaları çok estetik, hayaldünyası oldukça geniş, farkındalığın fotoğraçısıdır...
Farklı bakış açısıyla yeni kadrajlar yaratır ,fotoğraflarına bakıldığında oksijen alırsınız sizi rahatlatır ...
Fotoğrafçı kişiliğinin yanı sıra ,benim için çok değerli bir dosttur ...
Sevgiyle Kal...
Aygül YILDIRGAN eklemiş - adds | 04 Mart 2008 Saat - Time 00:01
Sevgili Salih,
Muhteşemsin, başarılarının devamını dilerim
ışık talipoğlu eklemiş - adds | 04 Mart 2008 Saat - Time 12:51
Sevgili Salih,

Her fırsatta izlemekten keyif aldığım fotoğraflarınla, her fırsatta dinlemekten zevk aldığım fotoğraf üzerine düşüncelerini burada birlikte keyifle takip ettim.
Teşekkür ediyorum sana, bu görsel ve düşünsel şölen için...

Okan YILMAZ eklemiş - adds | 04 Mart 2008 Saat - Time 13:45
Salih Guler Insanligi , fotograflari kisaca saygi duydugum nadir insanlarlardan Tebrik ederim Saygilarimla
Ufuk OZKAN eklemiş - adds | 05 Mart 2008 Saat - Time 08:54
Sevgili Salih,

Yeni fotoğraflarını görüp senden de haber alınca çok mutlu oldum. Hediye fotoğrafın hala evimizin en değerli köşesinde asılıdır.

Kendini fotoğrafa adamış olmana da, işi bir kenara bırakmış olmanı da takdir ettim.

Nice başarılar dilerim.
Özgür ULUPINAR eklemiş - adds | 05 Mart 2008 Saat - Time 14:53
Salih Bey fotoğraflarınız "güzel" de, belgesel fotoğraf üzerine bu kadar büyük laflar etmeseniz...
Fotoğrafı eğlence olarak görmeyen, doğrudan fotoğrafın gücüne inanmış serbest fotoğrafçılar da
var dünyada. İşte Koudelka...

Selamlar



Yusuf Darıyerli eklemiş - adds | 10 Mart 2008 Saat - Time 10:42
Teşekkür ederim bu röportajınız gerçekten çok faydalandığım bir yazı oldu gerek düşünsel gerek görsel olarak. Salih Bey'e ve fotoritim çalışanlarına teşekkürlerimi sunarım. Saygılarımla...
Hasan Burak DURMUŞ eklemiş - adds | 10 Mart 2008 Saat - Time 11:35
Sevgili Salih Güler,

fotoğraflarını yine ilgi ve beğeni ile izledim.

Fotoğraflarına eşlik eden röportajdaki ifadelerini ise fazla iddialı bulduğumu söylemek isterim.

Şayet fotoğrafa gelecek yıllarda da gerçek bir sevgi ile devam edersen birkaç yıl sonra muhtemelen senin de yadırgayacağın çok köşeli ve iç tutarlılığı şüpheli yargılar bunlar.

Bir de şu hususu belirtmek isterim:

Bir yerde renklisine rastgeldiğim bir kareni bir başka yerde S&B olarak görmek; fotoğraflarını önceden tasarladığını söyleyen birinin işleri için "acaba bu kare gerçekten son kararı mı?, bu fotoğrafın artık gerçekten bitmiş hali mi bu mu acaba? diye düşündürüyor beni.

Kolay gelsin.
Ahmet Gökhan Demirer eklemiş - adds | 12 Mart 2008 Saat - Time 14:18
merhabalar;

Sadelik dolu fotoğraflarındaki ayrıntıları keyifle izlediğim Salih Güler'e sonsuz teşekkürler bu güzel fotoğraflar için.
Sevgilerimle
Cem Güneysu eklemiş - adds | 14 Mart 2008 Saat - Time 15:19
Fotoğraf yaşı büyük olmamasına karşın;özellikle neyi,ne şekilde vermek istediğini kendisine söylüyor olması,başarısının anahtarı olmuş.
Gerçekten de bütün fotoğrafları minimalist yapıdadır ve bu biçim,söylemi ile örtüşmektedir.
Bu ciddiyetle fotoğraf üreten birisinin,diğer tarzlarla ilgili bilgisinin ve düşüncesinin olmaması mümkün değildir.Ancak,çok içinde olmadığımız bölümlerle ilgili görüşlerimiz de sınırlı olmalıdır.Örnegin,sayın Salih GÜLER, yarışmalara toğun olarak katılıp başarılı olmasına karşın,yarışmaların günümüzdeki amacını anlamış olmakla,gerçekten de önemli bir konuyu (telif hakkını) vurguluyor.
Teknik değerinden daha çok,yüksek estetik değerleri ile dikkatimizi çeken ve beğenimizi kazanan fotoğraflarının artarak gelişeceğine olan inancımla,sayın Salih GÜLER'i kutluyor,selam,sevgi ve saygılarımı iletiyorum
Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 16 Mart 2008 Saat - Time 22:29
sürekli geliştiğini görmek bir zamanlar beraber çalıştığın "birini" çok mutlu ediyor..fotoğrafla birlikte fikirler de değişir, gelişir, yeni arayışlar çeker insanı ve ne güzelki sende bunları en iyi şekilde görebiliyoruz..yeni çalışmalarında da teknik başarın ve şiirselliğin sürüyor, sakın hızından vazgeçme; AVANTİ !!!

isa özdemir
isa özdemir eklemiş - adds | 20 Mart 2008 Saat - Time 13:11
Salih röportajda "belgesel" diye bize sunulan, ancak gerçeği örterek feyk atıp işin içine "propaganda" ve "menfaat" katanları eleştirmiş. Aynen katılıyorum kendisine. Sözde "gerçek" ama aslında farklı amaçlara hizmet etmeye yönelik "belgeseller" hedefinde Güler'in. Yoksa yaptığı belgesel düşmanlığı değil. Anlamayan ve algılayamayanların birden fazla okuması gerekir diye düşünüyorum bu röportajı. Geç kalmışlığın ve geç başlamışlığın açığını fotoğrafa "odaklanarak" olarak kapatan Güler, deklanşöre basmadan önce kafasında fotoğrafı çekebilen gerçek fotoğrafçılardan... Dikkatle izliyoruz Salih seni. Kardaki ayak izlerinden...
Cantürk YILMAZ eklemiş - adds | 21 Mart 2008 Saat - Time 09:22

Sevgili Salih Abi,

Fotoğraflarındaki grafik ,estetik ve düşündüren yaklaşım ,röportajına da yansımış .Beni de düşündüren kısım fotoğrafı meslek edinen profesyonel yada edinmeyen amatör fotoğrafçıların ,yarışmalara katılsın yada katılmasın telif haklarının korunması yönündedir.Bu konuya değindiğin için sana teşekkür ederim.Umarım bu mesajlar bazı kesimleri düşündürür yada harekete geçirir. Belgesel fotoğraflara gelince ,yapılan eleştirilerden seni tanımadıkları çok açık ..Aslında Kendini fotoğraflarınla anlatıyorsun. Minimalist tarzın ve fotoğrafa bakış açın ayrı bir zeka ürünü ..!
Sen bir Güneşsin aydınlatmaya devam et nasıl olsa balçıkla sıvanmaz..

Sevgiler...
Okan Metin eklemiş - adds | 22 Mart 2008 Saat - Time 01:00
Sevgili Salih Abi,
Fotoğraflarınızı nerde görürsem göreyim tanırım.
Çok özgün ve zengin yapıdadır.

Fotoğraf adına bildiklerini paylaşmaktan çekinmeyen, samimi ve dost kişilik.
Sizi tanıdığım için kendimi hep şanslı hissetmişimdir.

Sevgilerimle...

Abdullah GENÇASLAN
Abdullah GENÇASLAN eklemiş - adds | 25 Mart 2008 Saat - Time 11:52
Sevgili Salih Abi,

Herkes benim söyleceklerimi söylemiş.

Başarılarının daha çok ve daha büyük olması dileğiyle.

Serdar Bıçakçı
Serdar Bıçakçı eklemiş - adds | 25 Mart 2008 Saat - Time 17:41
Fotoğraflar çok güzel. Röportajınızı okuyuyunca kendinize olan güveni anlamak mümkün. Bir fotoğrafçı kendine güveniyorsa bir şeyler yapabilir. Başarılarınızın devamını dilerim.
Abdullah Coşkun eklemiş - adds | 25 Mart 2008 Saat - Time 20:33
Sevgili Salih,Senin fotoğrafa dair düşüncelerini okumak dinlemek kadar keyifli .Senin desteğinle fotoğraf benimde kanıma girdi.yaşama bakışım değişti.Duygusaldım ama görsel bakışım geliştikçe dahada duygusal oldum.
Fotoğraflarında beni en çok etkileyen grafik,netlik ,sadelik ve tabiki estetik.naıl bukadar sade bir dille bu kadar çok şey anlatılabilir senin fotoğraflarından öğrendim..
Tüm fotoğrafların şiir tadında sade ve mesaj yüklü..
Yaşamın fotoğrafın büyülü ışığıyla ,hep başarılarla ,ama sağlıklı geçsin ..Selamlar sevgiler..
inci türkmen eklemiş - adds | 30 Mart 2008 Saat - Time 14:37
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.
Onay Kodu - Security Code

Ara - Search

e-Panel “Fotoğraf Dernekleri”

 

EİF “En İyi Fotoğrafım” Mayıs'08

 

 

 

 

TFSF Onaylı Ulusal Yarışmalar

National Photo Contests Under TFSF Patronage

12 Mayıs 2008  1. EFOD FOTOĞRAF YARIŞMASI "Su İçin(de) 3 Çığlık"

19 Mayıs 2008  BEYŞEHİR ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOSEL MARATONU

22 Mayıs 2008  TÜTEN TUR FOTOĞRAF YARIŞMASI "En Güzel Tatil Fotoğrafını Ben Çekerim"

26 Mayıs 2008  AKADEMİ ALBÜM ULUSAL FOTOĞRAF PROJE YARIŞMASI

16 Haziran 2008  BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünden Bugüne Köprüler"

30 Haziran 2008  DENİZ TİCARET ODASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Denizde Yansımalar"

31 Temmuz 2008  ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Adaların Sesi"

06 Ekim 2008  BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.