Arşivimizden  - From Our Archives

 

Claudio Cambon

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > NİSAN 2007 SAYISI > Sanat Akımları : Empresyonizm
Sanat Akımları : Empresyonizm

EMPRESYONİZM  (İzlenimcilik)

Doğadaki dış unsurların kişinin kendi içerisinde birtakım izlenim, duygusal iz bırakmasını savunan bu sanat ve edebiyat akımı 19. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkmış ve bütün sanat dallarını etkilemiş bir akımdır. Bu akım içerisinde yer alan sanatçılar, doğayı, çevreyi olduğu gibi değil, dış unsurların görünüşünü değiştirmeden, kendi izlenimleri yardımı ile tasarladıkları şekilde resme yansıtmışlardır.

Camille Pissarro Avenue de Opera


İntibalar, sanatçıdan sanatçıya değişeceği ve her sanatçı, eserinde kendi intibalarını anlatacağı için, meydana getirilen sanat eseri, onu meydana getirenin tam kişiliğini ortaya koyacaktır. Bu özellikleri dolayısıyla empresyonistler, kendilerini çevreleyen dış dünyaya karşı ilgisizdirler. Onların dile getirmek istedikleri, kendi iç dünyalarıdır. Empresyonizm'de objenin kendisi değil, uyandırdığı intibalar önemlidir. Bu bakımdan realizmin karşıtıdır.


Manet Le Chemin


Bu yeni akımın öncüleri kendilerini Salon’a kabul ettirebilmek için sayısız güçlükle karşılaştılar.1874 de bir araya gelip ,bir fotoğrafçının atölyesinde bir sergi düzenlediler. Bu sergide adı katalogda ‘’impression,soleil levant’’(izlenim,güneşin doğuşu) olan Monet’in bir tablosu vardı. Tablo, bir limanın sabah sisleri arasından görünümüydü. Eleştirmenlerden birisi tablonun adını gülünç buldu ve tüm topluluktan ‘izlenimciler’diye söz etti .Eleştirmenin bu ince alayı ‘gotik’, ‘barok’ nitelendirmelerinin aşağılayıcı anlamı gibi unutuldu ve ‘izlenimci’ diye adlandırılmaya başlandılar...



Monet Sunrise
 

İzlenimcilerin  ilk sergilerinin nasıl karşılandığını zamanın gazetelerinden izlemek ilginçtir...:

Önemli bir haftalık gazete 1876 da şunları yazmıştır: ‘’ La Rue Le Peletier bir yıkımlar sokağıdır.Operanın yanmasından sonra işte size 2. bir kıran daha. DuranRugel’de , resim sergisi olduğu ileri sürülen yeni bir sergi daha açıldı. İçeri giriyorum. Ürkmüş gözlerim korkunç şeylere katlanmak zorunda. Aralarında birde kadın bulunan 5 veya 6 delimsi, yapıtlarını sergilemek için bir araya gelmişler. Bu ürünler karşısından gülmekten katılanlar gördüm. Ama ya ben onları görünce içim kan ağladı. Bu sözde sanatçılar kendilerini devrimci, ’izlenimci’ olarak tanımlıyorlar. Bir tuval parçası alıyorlar, bir de boya ve fırça, tuvale rastgele birkaç renk lekesi atıyorlar, ortaya çıkan şeye de, imza atıyorlar. Tımarhanede delileri, elmas bulduklarını sanarak yoldan taş toplarken gördüğümüz zamanki üzgünlüğü duyuyor insan burada.’



Eleştirmenleri yanlızca resimsel teknik değil,konuların türü de şaşkınlığa uğratıyordu. Geçmişte, ressamdan, birçoklarının kanısına göre ’resim gibi’ olması gereken bir doğa köşesi seçmesi isteniyordu. Böyle bir isteğin saçma olduğunun farkına pek az kimse varıyordu. Eğer ressamlar buna bağlı kalmış olsalar sonsuza kadar kendilerini yineleyip dururlardı.

 

Bu yeni İzlenimci topluluğun ressamları ,yeni ilkelerini yanlızca manzaraya değil günlük yaşamın her sahnesinde uyguladılar.

 

Jan Steen,açık hava eğlentisinde değişik eğlendirici tipleri betimlemeyi amaçlamış;

Watteau, aristokrat eğlentileri canlandıran düşsel sahnelerde, sükun dolu bir varoluş havası yakalamak istemişti. Renoir’de her ikisinden de birşeyler buluyoruz. O, kalabalığın neşeli devinimini yakalamayı seviyor, coşkulu güzelliğin büyüsüne kendini bırakabiliyor. Ama onun niyeti asıl başkadır.O, parlak renklerin canlı çeşitliliğini çağrıştırmak ve kalabalığın burgacı üstünde güneşin etkisini incelemek istiyor.Francesco Guardi’nin birkaç renk lekesiyle Venedikli gondol kürekçilerini nasıl canlandırdığını anımsarsak, yüzyıllık bir süreden sonra, bu tabloların neden böylesi alay ve küçümseme fırtınası kopardığını anlamak güçleşiyor. Hemen anlıyoruz ki bu tablolar  taslak gibi görünseler de bir savsaklamanın değil tersine derin bir resimsel deneyin ürünüdür.Eğer Renoir her ayrıntıyı çizmiş olsaydı tablo cansız ve sıkıcı birşey olurdu.


Renior Moulin Galette
 

İzlenimci akımın en yaşlı ve yöntemli savunucularından biri olan Camille Pissarro’nun güneş altındaki bir Paris bulvarının ‘izlenimini’çağrıştırdığı gibi tablolar karşısındaki şaşkınlığa uğrayan kimseler şunu soruyorlardı.: ‘ Bulvarda yürüdüğümde  böylemi davranıyorum yoksa? Biçimden yoksun bir lekeye dönüşmek için bacaklarımı, gözlerimi ve burnumu yitiriyorum..?’

 

Birkez daha bir insana ‘özgü olan’ın bilinmesi ,gerçekte görünen şeye ilişkin yargıda etkili oluyordu.

İzlenimci bir tabloyu değerlendirebilmek için birkaç adım gerilemek gerektiğini ve bu bilmeceli lekelerin biçim kazanıp canlandırdıklarını görme mucizesindeki hazzı seyirciye anlatabilmek için epey zaman gerekecekti. Hem bu mucizenin hemde görsel deneyimin ressamdan seyirciye aktarılması, izlenimciliğin gerçek amacıydı...


Renior
 

Seyircinin anlayışsızlığı ne denli sert ve inatçı olursa olsun, izlenimciliğin zaferi kesin oldu. ’Başkaldıranlar’dan bazıları, özellikle Monet ve Renoir bu zaferin gününü görecek kadar uzun yaşadılar. Bütün Avrupa’da ünlü ve saygın kişiler haline geldiler.Yapıtlarının kamuya açık galerilere girdğini ve varlıklı kimselerin en çok sahip olmak istediği mülkiyet haine dönüşdüğünü daha sağken gördüler.Bu değişim ayrıca hem sanatçılar hem eleştirmenler üzerinde süreğen bir iz bıraktı.Aşağılayıcı eleştirmenler alay ettikleri tabloları satın almış olsalardı iyi bir sermaye yaparlardı kuşkusuz. Bu yüzden eleştiri bir daha kolay kolay kendini toparlayamayacağı bir saygınlık yitimine uğradı. İzlenimcilerin verdiği savaş tüm yenilikçiler için masalsı bir söylence oldu. Bu yenilikçiler gerektiği zaman alışılmamış yöntemleri seyircinin anlamaktaki bu kocaman yeteneksizliği anımsatabilirlerdi.

 

Belki de ressamlar , XIX . yüzyıl insanının dünyayı yeni bir gözle görmesine yardımcı olan bir yandaşı olmasıydı. Portreler için kullanılar fotoğraf gibi. Fotoğraf için uzun duruşlar gerekiyordu ve fotoğrafını cektirmek isteyen herkes  uzun süre kımıldamadan durabilmek için katı bir tavır içine girmek zorundaydı. Taşınabilir fotoğraf makinasının ve şipşak fotoğrafın gelişmesi ,İzlenimci resmin doğduğu günlere rastlar. Fotoğraf beklenmedik açılardan çekilmiş, rastlantısal görünümlerin güzelliğini bulgulamaya yardımcı oldu . Ayrıca fotoğrafın gelişimi ,sanatçıları ister istemez ,bulgulama ve deney yolunda daha iyiye itecekti. Bir mekanik buluşun daha iyi ve daha az masrafla yapabilceği görevi resmin yerine getirmesi gerekli değildi artık. Geçmişte resmin yararlı birçok iş için kullanuldığını unutmamalıyız. Örneğin bir soylunun imgesini geleceğe aktarmakta veya bir kır konağının görünümünü tespit etmekte kullanılıyordu. Ressam şeylerin geçici özelliğini yenerek ,herhangi bir varlığın veya nesnenin görünümünü geleceğe aktarılmak üzere koruyabilen yetenekte bir insandı. Yoksa XVII.yüzyılın bir Hollandalı ressamı eğer soyu tükenmekte olan’ Didus ineptus’ kuşunun resmini yapmasaydı bugün bu kuşu bilemezdik..


Velazques Meninas

XIX.yüzyılda fotoğraf resmin görevini yüklenmek üzereydi. Bu durum sanatçılar için , protestanlığın dinsel simgeleri kaldırması kadar ağır bir darbe oldu. Fotoğrafın bulunmasından önce belirli toplumsal yeri olan hemen herkes yaşamında hiç olmadı bir kez portresini yaptıryordu. Şimdi ise bir ressam arkadaşa yardım etmek veya onu desteklemek dışında kimse bu eziyete katlanmak istemiyordu. Bu yüzden sanatçılar yavaş yavaş fotoğrafın giremeyeceği alanları bulgulamak zorunda kaldılar. Böyle bir itki olmasaydı, Modern Sanat, bugünkü gibi olmazdı...

Hazırlayan : İnci İŞLER

Yorumlar - Comments
Toplam 17 yorum, 1-17 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
İnci hanım emresyonizm hakındaki bilgileri özette olsa kapsamlı bir biçimde aktarmışsınız bize. çok teşekkürler size.
Erhan Bayladı eklemiş - adds | 06 Nisan 2007 Saat - Time 11:35
Erhan Bey, sizin de çok sevmiş olduğunuz hatta nick olarak kullanıdğınız Renoir'den bahsederken aklıma gelmiştiniz. Gerçekten de hayran olmaya değer bu değerli usta'nın %1'i kadar ressam olabilsem diye iç geçirerek hazırladım hep bunları.
Çok teşekkür ederim değerli ilginiz için..:)
inci isler eklemiş - adds | 06 Nisan 2007 Saat - Time 13:49
ya çok güzel ama yazıcım çıkartmıyo
kbr can eklemiş - adds | 16 Mayıs 2007 Saat - Time 19:58
Emeğinize sağlık. Değerli aktarımlarınız için teşekkür ederim. Fotografçıların özellikle sanat tarihi ve felsefe ile ilgilenmelerini hep tekrarlarım. Sanat akımlarının farkına varmak, sanatçıların uslamlama ile ulaştıkları yapıtları görmek, düşünsel dizgede felsefeyi takip edip sorgulama ve buluşmayı yaşayabilmek, fotografçılar için yepyeni ufuklar açacaktır. Tabii ciddiye aldığımız takdirde.
Bu çalışmanızda akımın başlangıcı olduğu öne sürülen Saman Yığını tablosununda yer almasını isterdim.
Tekrar tebrik ve teşekkürlerimle.
Recep Dönmez eklemiş - adds | 17 Mayıs 2007 Saat - Time 12:12
ben 15 yasinda bir ogrenciyim ve cumaya odevim var ben türk rmpresyonistlerin adini bulmaliyim. en basitinden osman hamdi bir empresyonistmidir?
dogancan aksu eklemiş - adds | 23 Mayıs 2007 Saat - Time 21:18
iş yoruma dayanınca herkesin dediği gibi elinize sağlık demektensee gerçekten mükemmel bir sayfa olmuş demeyi tercih ederim güzel sanatlardayız ve sanat tarihi ödevimiz için ideal bilgiler teşekkür ederiz...
hira yıldız eklemiş - adds | 27 Mayıs 2007 Saat - Time 18:08
hım bende eklim çok uzun bunu yazmak var.biraz ögrencileri düşünün yani.ama yinede güzel olmuş.resimler alınmıo ama resimsiz kaldım.o yüzden bu siteyi az düzenleyin.düzenlerseniz çok güzel olur
yagmur dereli eklemiş - adds | 29 Mayıs 2007 Saat - Time 16:28
gerçekten çok açıklayıcı ve çok güzel bir sayfa olmuş.inci hanımın ellerine sağlık
funda karabeyoğlu eklemiş - adds | 05 Kasım 2007 Saat - Time 14:04
tskkrler bilgi için ben ege üni seramik bölümünün öğrencisiyim cok işime yaradı ii gnler:D
Hakan X eklemiş - adds | 20 Kasım 2007 Saat - Time 11:37
gerçekten empresyonizm sanat akımına çok güzel örnekler ve bilgiler vermişsiniz şahşım adıma çok begendim;gerekli olan yorumu ve bilgiyi ustaca vermişsiniz hayran kaldım diyebilirim emeğinize sağlık bu konuda bizlere bilgi verdiğiniz için teşekkür ederim.
Sevda AKBAL eklemiş - adds | 23 Aralık 2007 Saat - Time 23:01
YA BANADA RESİM HOCASI VERDİ BU ÖDEVİ ASLINDA HİÇ İLGİLENMEDİGİM KONULAR AMA BAKTIK ÇA VE OKUDUKÇA İLGİMİ ÇEKİYO HELEDE İZLENİMÇİLİGİN ŞAHASER RESİMLERİİ BAKTIKÇA İNSANI BAŞKA BİR ALEME GÖTÜRÜYO SANKİ.....
hülya güneş eklemiş - adds | 09 Ocak 2008 Saat - Time 15:38
verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ederim.
fadim bağrıaçık eklemiş - adds | 18 Şubat 2008 Saat - Time 11:13
empresyonizm herkesi olduğu gibi benide çok etkiledi.verilen örnek resimler bu konuyu çok iyi yansıtmakta.verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim...elif
elif çevik eklemiş - adds | 27 Şubat 2008 Saat - Time 11:25
çok güzel
sanane eklemiş - adds | 04 Mart 2008 Saat - Time 19:33
empresyonizm değişik bişi yaaaaaa süperrr resimler çok değişikler
sare akça eklemiş - adds | 13 Mart 2008 Saat - Time 20:26
YA SİZE ÇOK TŞK EDERİM.BEN 6.SINIFA GİDEN BİR ÖĞRENCİYİM VE BU SAANT AKIMINI RESİM DERSİ ÖĞRETMENİZMİZ ARAŞTIRIN DEMİŞTİ.HAZIRLAYANLARA VE TÜM EMEĞİ GEÇENLERE TEŞŞEKKÜR EDİYORUM
ŞİMAL ÖZCAN eklemiş - adds | 17 Mart 2008 Saat - Time 19:18
ben eşit agırlık ögrencisiyim bu gün dışavurumculukla ilgili sunum izledik çok güzeldi forumlarımız farklı ama etkileyiciydi reessamlar kullandıgı çizgiler gözü yormuyo çok şey anlatılmak istenmiş kısacası.... cenem düştü yine......
hülya GÜNEŞ eklemiş - adds | 20 Mart 2008 Saat - Time 22:29
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.
Onay Kodu - Security Code

Ara - Search

 

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

11 Ekim 2008  KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.