Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > OCAK 2007 SAYISI > Sepetçi Said Amca
Sepetçi Said Amca
İzmit’te küçük bir köy Ali hocalar, dolaşıyoruz sokalarında bu güzel köyü tanımak ve fotoğraflamak için. İnsanları çok sıcak, herkes bize güleryüzlü ve sevecen. Meydandaki taş fırında kadınlar ekmek pişiriyor ve bizde ucundan kıyısından nasibimizi alıyoruz.

Sokağın köşesinde 55 - 60 yaşlarında güleryüzlü bir amca harıl harıl bir işle uğraşıyor, yaklaşıyoruz yanına adı Said’miş. Elinde yarım dokunmuş bir sepet bize gülümsüyor ve hoşgeldiniz diyor. “Kolay gelsin amca” diyoruz ve başlıyoruz sohbete. Sepet yapımının inceliklerinden bahsediyor bize ve anlatıyor ;
“ 12 yaşımdan beri sepet yapıyorum, dedem öğretmişti bana. Bu sepetler kurutulmuş Kestane çıtalarından yapılır, çubuğun “şah” denen körpe devresi vardır ki, bu devre içinde kesilip kurutulmaya bırakılır ve daha sağlam sepetler yapılır. Ormandan getiridiğimiz bu kestane çubuklarını 1 hafta kurumaya bırakırız sonra bu çubukları çıtalar halinde keseriz ve suya batırıp yumuşamasını sağlarız. Sonra örümcek ağı gibi örmeye başlarız. Ölçü kullanmayız elimiz alışmış artık tecrübeliyiz bu konuda “ diyor ve şirin şirin gülüyor.

“Bu sepetlerin özelliği ağaçtan toplanan yaş meyvayı zedelemeden kabına ulaştırmasıdır” diyor Said amca. Ve devam ediyor: “ Günümüzde de meyva toplamakta bu sepetler kullanılıyor gayet pratik ve kullanışlı bir el taşıma aracı. Ama eskisi kadar rağbet görmüyor. Ne usta kaldı artık geride, ne de kestane ağaçlarının ve tarımın o eski bereketi. Dayanıklı olan kestane ağacının yerini de artık daha ucuz olan ve çok daha kolay bulunan fındık ağacı aldı” diyor.

Soruyoruz ; Said amca günde kaç tane yapabiliyosun bu sepetlerden diye. Said amca, “ Çok iyi bir usta günde üç dört sepet yapabilir. Alet edevat; bir bıçak ve bolca el emeği. O kadar emek harcamaya bir sepet 5 YTL ah ahh... işin ucunda iyi bir kazanç yok ki gençler heveslensin rağbet etsin” diyor. Ve ardından ekliyor: “ Fabrikasyonları çıktı artık daha zahmetsiz”

Said amcanın muabbetine doyum olmuyor ama gitme vakti geldi artık. Gene o güler yüzüyle uğurluyor bizi “gene gelin” diyor. Unutulmaya yüz tutumuş bu el emeği göznuru mesleklerden bir tanesini bir nebze de olsa tanıma şansı buluyoruz bu köyde ve eve doğru yola koyuluyoruz.

Yazı ve Fotoğraflar : Onur KOCAMAZ
Yorumlar - Comments
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
oooooooooooooooooooo süper siteymiş. tebriklerrr..... başarılar dilerim.ilk yorumu yapan ben oliyim dedim bari:d:d:D
nursel balcı eklemiş - adds | 31 Mart 2007 Saat - Time 20:36
Türk Kültüründe önemli bi yeri olan geleneksel sanatlarımız birer birer kayboluyor. Devletin bu sanatları yaşatanlara sahip çıkması gerekiyor.
Metin Yılmaz eklemiş - adds | 31 Ağustos 2007 Saat - Time 00:40
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.