e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
BİR ANLIK IŞIK
Serdar Akyay
Yaşanan anlar ve fotoğraf o kadar birbirine benziyor ki... Ve hayatın sonu... Ölüm...
İyi bir görüntü kaydedici olabilir, teknolojik gelişimleri de çok iyi kullanıyor olabiliriz.
Acaba "fotoğraf" mı çekiyoruz, yoksa iyi görüntüler mi kaydediyoruz. Kafamın içinde uzun yıllardır rahatsız edici düşünce. Arayış ve bunalımlar.
Muhtemelen kişisel tatmin duygusunun da içinde yer aldığı bir düşünce yumağı.
Üretimin bir felsefesi, düşüncesi duygusu olmalı. Bir şeyler anlatmalı. Tabii önce bana ve sonra paylaşma. Bence paylaşma görüntünün izleyicilere açılması değil, duygunun, ruhun, hislerin paylaşılması, aktarılması aktarılabilmesidir.
Hani "eşref saati" derler ya, işte öyle bir esintinin olması gerekmekte bir şeylerin ortaya çıkması için.
Tüm sanat disiplinlerinde üretilen hiç bir eser ansızın ortaya çıkmamıştır. Zaman, birikim, kültür ve duygu yoğunluğunun uygun zamanda bir araya gelmesi ile sunulmuştur, paylaşılmıştır. Büyük bir duygu yoğunluğu yaşanmış ve taşmıştır. Mavi ışığın dalga boyu kısadır ama en güçlü ışıktır. Uzaklardan fark edilmesi zordur, yaklaşmak gerek onu görmek için. Bir eseri anlamak içinde ona yaklaşmak iyi okumak gerekmez mi? Fotoğrafa ne kadar yaklaşırsak o kadar iyi sonuç alınmıyor mu? Yaklaşmak sadece mesafe olarak mı ele alınmalı? Ya... ruh, duygu?
İçimde hissettiğim ve aklımdan çıkartmadığım bir duygudur "ölüm". Yaşamın başlangıcı kadar doğal… Önemli olan benden sonraya ne bıraktığım.
İki Ölüm var.
Biri; bedenin cansız hale gelmesi…
Diğeri ise; yaşamak zorunda olduğumuz süreçte davranışlarımızı etkileyen olumsuzlukların verdiği ve bize hissettirdiği bıkkınlıklar, dertler, umutsuzluklar, mutsuzluklarımız, sevgisizliklerimiz ve kısaca karamsarlıklarımız bize ölüm gibi gelir. Bedenimizin cansız hale gelmesi bile umurumuzda olmaz. Hemen herkesin bu gibi ruh hali başından geçmiştir. Hayat devam ediyordur ama biz durmuş, küskün, karamsar, umutsuz halimizi görmez direnç ve mücadele etmeyiz. Ta ki "bir anlık ışığı" fark edene kadar… Unutmamak gerekir ki ikinci ölümden kurtarsak da kendimizi, bayrağı taşıyacak birine teslim edememişsek, bir yapıt bırakmamışsak bunun ilkinden ne farkı var?
Her zaman bir ışık vardır. Yaşamak zorunda olduğumuz hayatı sürdürmek için. Paylaştığım fotoğraflarım, bunu hatırlatmak ve bu zorunlu yaşamın içinde bir enstantane kadar kısa olan "o anların" önemini vurgulayıp farkındalık yaratmak için bir araya geldi. Hayat felsefem ve fotoğrafın birleştiği bu noktayı paylaşmam gerektiği düşüncesine dönüştü "bir anlık ışık".
Yaşanan anlar ömür içinde bir enstantane kadar zaman alır. O mutlu anlarımız az olduğu için de kıymetlidir. O anlar sadece bize aittir. Kendimiz ile başbaşayızdır. Canımızı teslim edince de öyle değil mi? Güzel bir rüya gibi. Ürettiğimiz ve kaydettiğimiz görüntüler içinde teknik anlamda kötü ama ruhunuza hitap eden anısı büyük olan kayıtlar bize farklı duygu ve düşüncelere götüren bir enstantane değil midir?
İyi bir şeyler üretme zamanım, ya da öyle zannettiğim anlar, "o anı" yakalayabildiğim zamanlardır. Bulunduğum ortamda bir şeyler etkilemelidir beni. Kişi, mekân, ışık, atmosfer vs. kısaca bir duygu seline kapılmalıyım. "Yaşanan bir an" olmalı. Bunlardan yoksun olarak kaydettiğim görüntüler sadece görüntü olarak kalıyor. Onları yaşayamıyorum. Bir şeyler noksan kalıyor sanki.
Kaybettiğim sayısal arşivim ve sonuna gelinmiş bir serginin kaybolması "o anları" yok etmiş, sıkıntılı bir periyodun içindeyken farklı bir etkileşim, değişik bakmamı sağladı. İnanın bunu daha önce neden hiç düşünmedim diye hayıflandım, kızdım kendime. Hep salık verdiğimiz düşünce ve fikirleri neden kendimde uygulamamışım ki. . Mum gibi dibine ışık vermemek ama ışık verdikçe erimek gibi...
Panoramik çekimler yapıyordum bir kaç senedir amaçsızca. O "bir anlık ışık" ile farklı boyutlar kazanmaya başladı. Şu anda bu ışık birden fazla doğuma gebe…
Evet "bir anlık ışık", karanlık oda deneyimlerimin o kısmının, o anda ortaya çıkmasıyla bir bütün oldu. "bir anlık ışık" ın basılı halde sergilenmesi ve albüm olarak sayfalar arasında toplanması, teslim edeceğim bir bayrak benim için. Önce gösteri haline getirdim sadece ismini oturtmak için iki ay bir zamana ihtiyaç varmış. Sonra uygun bir müzik olmalıydı. Doğumdan ölüme kadar anlatmalıydı yaşanan çağlayanları. Bir ay kadar da onun için lazımmış. Her şey zamanı gelince oluyor. Ama beklemekle de o zamanı bulmak mümkün değil. Sergi ve albüm için sadece arayış içinde geçecek olan zamana ihtiyaç var. "Bir anlık ışık" lazım…
Duygu, teknik, isim ve müzik bir araya gelince "bir anlık ışık" oldu... İşte...
Bütünün içinden bazı kareleri paylaşmış olmam sizlere "o anı" yaşatır mı? bilmem ama.















A.N.Serdar AKYAY Hakkında
İÜ Orman Fakültesi mezunu (1979). 1974 yılında karanlık odasını kurdu. Deneme yanılma ile karanlık oda çalışmalarını öğrendi. Üniversite yıllarında fotoğrafçılıkla gelirini sağladı.
Çalışma hayatında yolu Kocaeli ne düştü. KASK la tanıştı. 1995 den beri üyesi.Üç dönem yönetim kurulunda yer aldı. Eğitim takımında bulunuyor. Kandıra MYO da fotoğraf derslerine girdi.
Sosyal mesajlı bir kişisel sergi açtı ve pek çok karma sergiye katıldı.
Dia pozitiflerden oluşan birçok gösteri yaptı. Bunları, Dijital çalışmaları ve gösterileri takip etti.
Bir dönem yarışmalara da katıldı çeşitli ödüller aldı.

2006 yılının son çeyreğinde dijital döneme geçti. Üç yıllık çalışması ve yine sosyal içerikli bir sergi hazırlığı teknolojinin kurbanı oldu ve tüm çalışmalarını kaybetti. O döneme ait sadece iki gösterisi elinde bulunmakta. Bu travma, takip eden yıllarda amaçsızca fotoğraf çekmesine neden oldu.
2011 başında hastanede üç hafta geçirdi. Bu dönem bir çıkış sürecinin tetikleyicisi oldu. "Bir anlık ışık" isimli gösterisini hazırladı.
Altı yıldır TFSF Yarışmalar Birimi Sorumlusu. Fotoğraf yarışmalarının şartnamelerinin hazırlanmasında kurumlara TFSF adına danışmanlık yapıyor, onaylıyor. Yarışma jürilerinde TFSF Temsilcisi olarak yer almakta.
TFSF Yayını olan Almanak kitabının çıkarılmasında katkıda bulunuyor.
Şu anda Adapazarı’nın bir köyünde doğal bir yaşam sürüyor ve bağlı bulunduğu ilçenin Halk Eğitim Merkezinde fotoğraf derslerinde eğitmenlik yapıyor.
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.