1960 ve 1970 yılları arası Türk fotoğrafçılığına gönül verenlerin yoğun şekilde Türkiye'yi fotoğraflamaya başladıkları yıllardır. Ben de kendi adıma Türkiye'nin güzelliklerini araştırmaya ve soruşturmaya başlamıştım. Hocalığımın dışında fırsat buldukça, Anadolu'nun güzelliklerini ve kültürel değerlerini fotoğraflamak için planlar yapıyor, hangi mevsimde nerelere gidilir nasıl gidilir diye araştırıyordum. Türkiye' de henüz yol problemi halledilmemiş, bugünkü turizm yöreleri sakin ve yolsuzdu. Bu arada doğu karadeniz seyahatim olmuş, doğu karadenizin güzellikleri hakkında fikrim vardı. Bu vesile ile Orman Bakanlığı ile ilişkilerim oldu. Türkiye'nin tabiat güzelliği olan bazı yöreleri Milli Parklar statüsüne alınıyordu. O sıralar Milli Parklar Daire Başkanı olan Zekai Bayar' dan Bolu civarında yedi göller diye orman içi bir yer olduğunu öğrendim. Zekai Bey, sonbaharının çok renkli ve güzel olduğunu anlatıyordu. İlk fırsatta gideceğimi söyledim. Kesin yılları hatırlayamıyorum. 1962-1964 yılları arasında idi. Bir ekim ayı sonu hemşerim ve arkadaşım Yusuf Ziya Ademhan (fotoğraf çekmek için 1996 yılında çıktığı Erzincan' da dağda kayboldu) ve İbrahim Aktaş'ı da yanıma alarak bir hafta sonu otobüsle Bolu' ya hareket ettik. Arabamız yoktu. Niyetim, o zamanlarda Ulus Gazetesinde çalışan Yusuf Ziya Ademhan'ın gazeteci kimliğinden faydalanarak Orman İdaresin’den bir cip almak ve böylece Yedi Göller'e ulaşmaktı. Nitekim düşündüğümü uyguladık. Yusuf Ziya Ademhan yetkililerle görüşerek şöförü ile birlikte bir cip aldı. Şöför yolun çok bozuk ve bakımsız olduğunu, bu bakımdan sabah çok erken yola çıkacağımızı ve akşama ancak varabileceğimizi söyledi.
Sabah yedide yola koyulduk fakat ilerledikçe yolun durumu bizi endişelendiriyordu. Hakikatten yol çok bakımsız, çalışmayan bir orman yoluydu. Yer yer duruyor, yol tamiratı yapıyor, dere geçitlerinde yapılan basit köprüleri tamir ediyor ve devam ediyorduk. Umutsuzluğa düştüğümüz çok oldu. Geriye dönme düşüncelerimiz oldu. Şöför bizi hep cesaretlendiriyor, hep az kaldı diyordu. Ama yol bir türlü bitmiyordu. Nerdeyse akşam olacaktı. Şöför birden işte Yedigöller dedi. Şimdiki Bakacak mevkiinden aşağıları gösteriyordu. Ama biz göl filan göremiyorduk. Neyse orada su birikintisi gibi duran küçük bir gölet gördük. Kafamda çok güzel göller tasarladığım için moralim de bozulmadı değil. Göllerin yanına indiğimizde akşamın son ışıkları da gitmek üzereydi. Fakat yukarıdan gördüğüm düşüncelerim tersine döndü. Sanki cennete gelmiştik. Sonbaharın bütün güzellikleri sanki oradaydı. Rengarenk ağaçlar yorgan gibi yere serilmiş yapraklar, göle yansıyan ağaçlar anlatılmaz, o zaman bir fotoğraf bazen bir roman niteliğindedir sözünün doğruluğunu kanıtlamak için hemen sehpamı kurarak fotoğraflamaya başladım. Hava kararıncaya kadar 6x6 mamiya fotoğraf makinemle çalıştım. Arkadaşlarım da bu güzelliklere şaşırmışlardı. Yusuf Ziya Ademhan 'çek Sıtkı çek' diyordu. 'Ben buradan ropörtaj yapacağım'. Nitekim bu seyahatten sonra Yusuf Ziya Ademhan da fotoğrafa başladı. O yıllarda orada ufak bir bekçi kulübesi ve Dirgeneli bekçi Şakir vardı. Geceyi Şakir'in kulübesinde geçirdik. Sabahleyin yine bütün gölleri dolaşarak fotoğrafladım. Gelişimiz 10 saat sürmüştü. Dönüş 8 saat sürdü. İlk Yedigöller gezim böyle oldu.
Yedigöller' in ilk fotoğrafı Vakıflar Bankası' nın o yılki takviminde yayımlandı. O yıllarda gölde ördekler de vardı. Büyük gölde şimdiki köprünün yerinde daha fotojenik küçük bir köprü vardı. Çok beğenilen fotoğrafım, oradan çekilmiş ve yansıması ile köprü ayırdedilemeyecek kadar net ve berraktı. Bu fotoğraf için çok telefonlar aldım.
Yedigöller'e daha sonraki yıllarda çok seyahatlerim oldu. Şakir bizim dostumuz olmuştu. Ara verdiğimiz yıllar. Nerde ise beni sorgulardı. 1967’de arabam oldu. Ondan sonra Mengen Dirgene yolunu öğrenerek o yoldan giderdim. Yedigöller'in dört mevsimini yaşadım. Fakat arabamla bir yolculuğum var ki onu da anlatmadan geçemeyeceğim.
1990’lı yıllar. Arkadaşım İbrahim Aktaş'ı da alarak Yedigöller'in yolunu tuttuk. Mengen üzerinden gidiyoruz. Kasım ayının 7’si Dirgene'ye vardık. Kar serpiştirmeye başladı. Akşama da kalmıştık. Vadiye doğru ilerledikçe kar artmaya yükseldikçe yerler beyazlanmaya başladı. Bir hayli zaman geçmişti, nerede olduğumuzu da kestiremiyorduk. Saat 9’u bulmuştu. Yollarda kar kalınlığı gitttikçe artıyordu. Korkmaya başladık zira kışa da hazırlıklı değildik. Arabada zincir de yoktu. Derken Yedigöller Milli Parkı tabelasını gördük. Sevindik, yolumuz az kalmıştı. Fakat kar da gittikçe arttı. Araba patinajlamaya ve kaymaya başlamıştı. Ve beklenen oldu. Araba kayarak arka tekerlekleri şarampole düştü. Çamura saplandı. Artık çaresizdik. Nerede idik, misafirhaneye ne kadar kalmıştı. Keşfe çıktık. Diz boyu kar vardı. Giyimimiz müsait değildi. Bata çıka bir müddet yürüdük. Bir yokuşu çıktık ve aşağıda ışıklar gördük ve sevindik. Fakat ışıklara ulaşmak mümkün değildi. Düşünceme göre misafirhane sol tarafta olması lazımdı. Işıklar sağda idi acaba başka bir yola mı saptık diye tekrar arabanın yanına indik. Ortalık zifiri karanlık göz gözü görmüyor. Bir neticeye varamadık. Tekrar geldiğimiz yere geri döndük. Ben ışıkların ne olduğunu oraya nasıl inebileceğimizi araştırırken İbrahim daha ileriye doğru gitmiş, sevinerek bana gel gel diyordu. Ne var İbrahim dedim ve
Sıtkı FIRAT


































Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :
Sıtkı Fırat
Sıtkı Fırat : Portfolyo
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"