Arşivimizden  - From Our Archives

 

Claudio Cambon

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > ÖZEL SAYI 2007 > Siyah Beyaz : Erdal Yazıcı
Siyah Beyaz : Erdal Yazıcı

İnsan'ın olduğu her yerde Erdal Yazıcı'yı görüyoruz. Yaşamın, hayatın içinde hep. Hayatla anlam bulan fotoğrafları soluyorsunuz adeta. Bu , gazetecilik yaşamınızdan gelen bir alışkanlık mı? Fotografik estetiği yaşama dair anlatma çabalarınızın altında neler yatıyor?

 

Fotoğraf çekimlerimde doğrudan yaşamın içinde buluyorum kendimi. Beni yaşamın merkezine çeken bir güç olmalı. Bir üretim anı, sokakta kendi dünyalarında oynaşan çocuklar, kahvehanede yarenlik eden yaşlılar, yaşamın ağır yükü altında eğilmeyen kadınlarımız… Doğrudan onlara dahil olarak, onlardan birisi olarak çekimlerimi ya da röportajımı tamamlıyorum. Ben onlara nasıl bakıyorsam onlar da objektifime öyle bakıyorlar.İletişimde  sevgi, güven ve içtenlik var…


 

Türkiye'de fotoğrafçıların organize oluşlarını, fotoğraf dernek ve gruplarını nasıl buluyorsunuz? Uluslararası fotoğrafçı çıkarma konusunda çekilen zorluklar neler?

 

Fotoğrafçılar biraz da yalnız insanlar; kollektif olmada zorlanıyoruz; kollektif işler üretmede de…Sanıyorum popülist yaklaşımlar ağır basıyor. Fotoğraf çekmenin başlıca amacı yarışma ödülleri ya da çeşitli ünvanlar almak değildir. Fotoğraf amaç değil araç olduğu zaman anlam kazanıyor. Dernek ve topluluklarımızda  projeler üretilip,  bu projelere takım halinde sahip çıkarlarsa, ülkemiz adına da değerli, başarılı tanıtıcı fotoğraflar üretilir. Uluslararası alanda da yerimizi alabiliriz diye düşünüyorum.



 

Sergiler, dia gösterileri ve albümler ile devamlı bir üretim içindesiniz. Bu üretkenliğinizi neye borçlusunuz ?

 

Bunlar yılların ürünleri. Hayat gibi fotoğrafta bir kareye sığmaz. Tek tek fotoğraf  üretmeyi, çalışmayı da bu yüzden sevmiyorum. Ama fotoğraf çekmek benim yaşam biçimim. Yazar, romanlar öyküler yazar yıllar boyu, ben de fotoğrafla anlatırım,  anlamlandırırım, algılarım dünyayı .Bu kadar zahmete bunun için katlanırım. Mesajlarımın doğru yerlere ulaşması, iyiye güzele, değişime katkım olsun isterim. Gerçekleşirse de mutlu olurum.



 

Bizimle paylaştığınız siyah-beyaz fotoğraflarınız oldu bu sayımızda. Siyah-beyaz fotoğraf ve renkli fotoğraf karşılaştırması yapmak denince sizin bakışınızla neler söyleyebilirsiniz   ?

 

Siyah beyaz fotoğraflar benim ilk göz ağrım. Onlarda da beyazdan siyaha pek çok renk tonu var. Anlatım gücü var. Çarpıcı yorumlar var. Düşündürücü ve etkisi daha fazla. Hayal gücünü zorluyor. Masalsı görsel bir  anlatımı var. Renkli fotoğraflar da doğru ışık, doğru anda etkileyici yorumlar veriyor.



 

Çocuk fotoğraflarının sizin için önemi nedir?

 

Çocuklar saflığın, bozulmamışlığın birer simgesi gibi. Bir sokağa, köye ya da dağ başında bir yaylaya ilk girdiğinizde sizi çocuklar karşılar. İlk objektifime takılan onlardır; çabucak arkadaş oluruz; oyunlarına, yaşamlarına, dünyalarına dahil olurum. Ben onları görüntülerim onlar da beni. Bir çok portremi, isimlerini anımsayamadığım bu küçük arkadaşlarım çekmiştir. Biraz da onlarla çocukluğumu yaşarım.



 

Çalışmalarınızda dijital fotoğrafçılıktan nasıl faydalanıyorsunuz?

 

Dijital makine de kullanıyorum; bunun yanında  analog makinelerimde hala diapozitif ve siyah beyaz filmlerim takılı ve onları da kullanıyorum. Kayıt şekli hızla değişiyor; görüntüyü artık filme değil de kameranın dijital kayıt aygıtına kaydediyoruz. Süreç çok hızlı gelişti ve daha da hızlanacak; çok yakında analog makinelerimize film  bulamayacağız. Her iki kayıt şeklini keskin çizgilerle ayırmak da doğru değil .Bu sürecin korkulacak bir yanı yok; fotoğraf her iki kayıtta da yine fotoğraftır; ama fotokopi olmaması koşuluyla. Ne yazık ki günümüzde rahatça üretildiği sanılan binlerce dijital fotokopiler çekiliyor.



 

Bir "Erdal Yazıcı Fotoğrafı"nın özellikleri nelerdir? Seyircisi ile neler paylaşma kaygısı taşır?

 

Paylaşmak istediğim yaşam sevincimiz; yaşamın içindeki umutlar, acılar, yıkımlar da var. Fotoğraflarım sadece o ana dair yaşadıklarımın birer görsel kanıtı. O fotoğraflar içinde ben de varım; bir sokak başında, bir deprem çadırında, seksenli kayıkçı İsmail Dedenin kayığında, bir çömlekçinin Kızılırmak boyundaki tezgahının başında, kalaycının dumanlı atölyesinde…


 

Yapmayı planladığınız ancak şu ana kadar gerçekleşmemiş projeleriniz var mı?

 

Yapmayı planladığım, başladığım ya da bitirdiğim bir çok projelerim var; umarım bunları paylaşacak kaynak ve zamanı bulabilirim.

 


Fotoğraf ve "belgeleme", "belgesellik" bağlantısı konusunda düşünceleriniz nelerdir?

 

Üzerinde çalıştığım bir çok projem birer belgesel tabii ki. Ama kuru, içi boş teknik dökümanlar değil bunlar. Ülkemizin bir çok yerinde gerçekleştirdiğim kişisel ya da kollektif projelerimde ürettiğim foto röportajlarımda ya da  yalnız bir fotoğrafta nice öyküler gizli.


Deprem yıkıntıları arasında bir çocuğun şaşkın bakışları ya da sokak başında kendi dünyalarını kurmuş çocukların mutluluğu…Bir çömlekçinin çamuru sevgiyle okşaması, sekseninde küreklere asılan kayıkçının  şaşılası direnci… Bir sergimde genç bir izleyicinin bir fotoğrafım üzerine söyledikleri beni çok etkilemişti: “ Yıkıldığımı sandığım anda bile bu fotoğrafa baktığımda tekrar hayat buluyorum…” 


 

Pek çok dünya ülkesini dolaştınız? Sizi en çok etkileyen ve fotoğraf çalışması açısından en sevdiğiniz hangisi oldu?

 

Paris’ te bit pazarı…Neler yok ki? Hitler Almanya’sından subay üniformaları, Hintli, Afrikalı satıcıların tezgahları… Fas’ın Fez şehrinde geleneksel yöntemlerle üretim yapan dericiler, İran’ın her şehrinde hala “turistikleşmemiş” çarşıları ve İsfahan’da çinilerine dünyasını resmeden çiniciler, Roma’da kilise önünde yıllar sora birbirine kavuşan kimsesiz yaşlıların buluşma anı…


 

Türkiye'de fotoğrafçı olmak bir avantaj mı dezavantaj mı?  Genç fotoğrafçılara neler önerirsiniz?

 

Her ikisi de... Zorluklara sonuna kadar direnebilirseniz diyecek sözüm yok; ama küsüp, fotoğrafı bırakan arkadaşlarım da oldu. Hem yaşamınızı sürdürüp hem de projeler üretmek çok zor. Yaşamınızı adamanız gerekli. En kolayı da popülist, günübirlik işlerin peşinde koşmak; tek tek fotoğraflar üretmek yerine kalıcı projelere imza atmak gerek.


Fotoğrafçılar yaşadıkları şehrin ya da ülkenin ve de dünyanın  görsel belleklerini oluşturan kişileridir bence; şehrimizdeki yaşanan bir olay, yıkım bizi doğrudan ilgilendirmez mi? Irak’ın talan edilmesi, yanıbaşımızda yaşanan bir deprem ya da küresel ısınmanın sonuçları… Yaşama dair, insan olarak ya da bu ülkede yaşayan bir fotoğrafçı olarak sorumluluklarımız var…









 

Röportaj : Levent YILDIZ 



Erdal YAZICI Hakkında

1953 Yılı Ağın (Elazığ) doğumlu. Fotoğraf çalışmalarına 1983 yılında  başladı. İlk foto-röportajları Günaydın Gazetesi’nde yayınlandı. Onu izleyen yıllarda Cumhuriyet Gazetesi, Atlas, Gezi, National Traveler  gibi dergilerde çalışmalarını sürdürdü. 


            

Günümüze değin 9 konulu fotoğraf sergisi açtı. Yurt içinde ve yurtdışında karma fotoğraf sergilerine katıldı. Belgeci tarzda birçok  fotoğraf projesi gerçekleştirdi; bu çalışmaları kitap haline getirildi. Değişen üretim koşulları yüzünden yok olmaya yüz tutmuş zanaatlarla ilgili çalışmasını “Bir Yaprak Dökümü Öyküsü” isimli  fotoğraf albümünde topladı.. İkinci albümü “Yarınımız Umudumuz Çocuklar”da  sokakta, okulda, iş ortamında olumsuz koşullarda yaşayan “yarının umudu” çocukları anlattı fotoğraflarıyla. 1992-2000 yılları arasında Bursa’da  İpekböceğiyle ilgili belgesel çalışma  gerçekleştirdi. İlk iki albümünde siyah-beyaz fotoğraflarını yayınlayan Erdal Yazıcı, üçüncü albümünde ise zanaatkarların renkli fotoğraflarını “Son Yüzler” isimli fotoğraf albümünde topladı. Dördüncü  Fotoğraf Albümü “Çocuk Dünyam” da  ise çocukların renkli dünyaları yer aldı. 1999  yılında, Gölcük, Adapazarı, Düzce  depreminin getirdiği yıkımı  görüntüledi. Türkiye’nin doğası, arkeolojik yapısı ve anıt yapılarının da  yer aldığı birçok çekim projesi gerçekleştirdi; bu çalışmaları kitaplaştırıldı. Tarımsal ve doğal yaşam  alanlarının kirletilmesi ve yok edilmesini fotoğraflarıyla anlattı.

Günümüze değin yurt içi ve dışında birçok dia gösterisi gerçekleştirdi. Erdal Yazıcı şu an  ‘Serbest Fotoğrafçı’ olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

www.erdalyazici.com 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
harika fotoğraflar.başarılarınızın devamını dılıyorum...
cansu gök eklemiş - adds | 21 Ağustos 2008 Saat - Time 02:26
genç izleyiciniz, "fotoğraf"ın en kısa ve öz tanımını da yapmış aynı zamanda: “ Yıkıldığımı sandığım anda bile bu fotoğrafa baktığımda tekrar hayat buluyorum…” bir fotoğrafçı için bundan daha derin ve yoğun, daha gurur verici, yaptığı işi doğrulayan bir yorum olabilir mi? ne mutlu size. fotoğraflarınızın her biri, hayat bulmamıza neden olacak duygularla dolu gerçekten. yaşlı kadının elinde, objektife bakan kediye bakıyorum, kedi, kadının içindekileri almış da kendi yüzüne giydirivermiş. kara tahtanın önünde kısacık ömrünü özetleyen çocuk. yıkıntıların içinden doğan minik beyaz gelin. büyümüş de küçülmüş minik adamlar, minik kadınlar; fotoğrafın gerisindeki yaşam onlardan daha küçük hale geliyor minik ama heybetli duruşları karşısında. elinde ekmek ve süt şişesi olan o mutluluk anının içinde olmayı kim istemez? fotoğraflarınıza bakıp bakıp tekrarlıyorum ben de; yaşam böyle birşey işte. yaşam aynı bu fotoğraflardaki gibi birşey. keşke hiç unutmasak... yüreğinize sağlık erdal bey, genç izleyiciniz gibi ben de hayat buldum fotoğraflarınızda. saygı ve sevgilerimle.
şule tüzül eklemiş - adds | 21 Ağustos 2008 Saat - Time 13:16
gerçekten böylesine müthiş kareleri uzun zamandır görmemiştim fondada güzel bir müzik olunca insan dalıp gidiyor.diğer bakanlar ne hissetti bilemem ama ben hüzünlendim biraz.Hayatın gerçekleri arasında yaşamaya çalışan insanları görmek belki üzdü beni bilinmez ama gerçek olan bizler değilmiyiz.elinize yüreğinize sağlık.
sait berki eklemiş - adds | 13 Eylül 2008 Saat - Time 15:15
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.
Onay Kodu - Security Code

Ara - Search

 

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

11 Ekim 2008  KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.