
Bu konuda bitmek bilmeyen bir tartışmadır sürer gider fotografçılar arasında. Bir sanat adamı, bir fikir adamı veya bir izleyici için değil ama bir koleksiyoncu için böyle bir teklikten söz etmek mümkün olabilir. Koleksiyoncu için eserden çok, eserin nesnesi önemlidir. O, sadece eserin orijinal nesnesiyle ilgilenir. Bir romanın, şiirin veya bestenin "el yazması" nı (ilk nesnesini) çok önemser koleksiyoncu. Aynı şekilde bir heykelin, bir tablonun veya fotografın da koleksiyoncu için önemi bu noktadadır. Antik bir buluntuyu, yahut antik olmaya yüz tutacak kadar eskimiş herhangi bir eşyayı (yüzyıllık bir otomobil,bir tüfek, bir kılıç,bir saat,bir masa-sandalye-koltuk ya da çok eski bir kamera) önemsediği ölçüde önemser sanat yapıtlarını da. Tek farkla, sanat yapıtlarının orijinal nesneleri çok büyük servetler karşılığı satın alınabildiği için, alıcısına kazandırdığı statü, prestij ve bireysel tatmin çok daha yüksektir.

Yanıt : Bütün bu karmaşa (kaos) bir yana, önceleri geleneksel fotografide geliştirilen karanlık oda teknikleri (kolaj, montaj..vb) ile fotograf üzerinde yapılabilen değişiklikler nedeniyle fotografın başlangıçtaki güvenirliği önemli ölçüde sarsılmıştı. Ancak şimdilerde sayısal tekniklerle bilgisayar ortamında fotograf üzerinde çok daha kolay ve etkili değişiklikler yapılabiliyor olması, güven duygusunun tamamen yitirilmesine yol açmıştır. Photoshop gibi fotografın orijinali üzerinde istenen her tür değişikliği yapmaya çok elverişli yüksek teknik olanaklar sunulunca, fotograf güvenilirliğini yitirmenin de ötesinde artık güvenilmez bir belge olma yolunda mesafe almaya başlamıştır. Karanlık odada ya da photoshopla gerçekleştirilen değiştirmeler dışında da doğrudan fotograf yoluyla insanların duygularına inme, istenen herhangi bir mecraya sevk etme, gerçeğin ötesinde bir atmosferin içine sokma konularında fotograf kimi zaman etkili bir silah olarak kullanılmaya çok elverişlidir. Bireyleri ya da bütün toplumu yanıltmak için küçümsenemeyecek bir potansiyele sahiptir. Bununla birlikte pozitif amaçlar için kullanıldığında çok iyi bir bilgi taşıyıcısı materyal ve güvenilir belge olma niteliğine de bürünebilir.
Fotoğraf : Tekin ERTUĞ
Yanıt : Her ikisine de bakar. Birine bakar, diğerini görür. Hiç birine bakmaz, ikisini birden görür. Fotografçının kamerasına bakmasını gerektirecek fazla bir şey yoktur. Diyafram (f) değerleri ve enstantanesini değiştirirken veya netleme yaparken bile çoğu kez, gözü vizörden dışarıyı taramaktadır. Sadece objektif ve pil değiştirirken, filtre takarken, temizliğini yaparken kamerasına bakar fotografçı. Onun dışındaki şeyler otomatiğe bağlanmış gibi, farkında olmaksızın gerçekleşir adeta. Bir insanın otomobil kullanırken vites koluna hiç bakmadan ve alışkanlık haline getirdiği üzere, istem dışı bir davranış gibi vites değiştirmesine benzer. Kamera,usta bir fotografçının adeta elinin bir parçası gibidir. Herhangi bir iş için parmaklarını kullanırken nasıl insan parmaklarına bakmaz ise, kamerayı kullanırken de bir usta, kamerasına bakmaz çoğunlukla.

Söyleşi : Burcu KOÇOĞLU
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
Fotoğraf Değerlendirme
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
31 Temmuz 2008 ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Adaların Sesi"
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"