
Merhaba sevgili fotoğraf dostları,
Bana ayrılan bu sayfada her ay eski ve yeni çalışmalarımdan bir sergi ile birlikte, popüler kültürden uzak kendi köşesinde yüreğiyle fotoğraf üreten yurt içi ve yurt dışından sanat fotoğrafçılarından sergiler ile Türkiye fotoğrafına düşünsel ve yazın anlamında katkıda bulunmuş kişilerden ürünler sergilemek istiyorum. Popülaritesini, maddi ya da sosyal konumunu kullanarak basın ve medyada sıkça yer alan kişilerin ve dünyada tröstleşmiş fotoğraf kuruluşlarının bize pompalanan işlerinden uzak bir köşe olacak.
Fotoğraf sanatı ile ilgili görüşlerimden ve eleştirilerimden oluşan birkaç paragrafla başlamak istiyorum,
Toplumumuz bir kişiyi sevdiği zaman ona her şeyi yakıştırıyor. O artık her şey olabilir; fotoğrafçı olur, şarkıcı olur, yani Süpermen misalidir. Aman ne esprili, ne efendi çocuktur. Bir kaç sıradan fotoğraf çeker, konsept çalıştım deyip görüntülere anlam yükler. 30–40 yılını bu sanata vermiş insanlar varken birdenbire jürilerde belirir.
Bazı kişilerde bugünlerde dernek yönetimlerinde yer aldıktan sonra (Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri gibi) kendilerini her konuda belirleyici kişi olarak görüyorlar nedense. Bu tür davranışlar kendini fotoğraf sanatına adamış kişilere zarar vermektedir. Bir derneğin yönetiminde yer almak özveriyle dernek faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine yardımcı olmak içindir. Belirli bir grubun amacına hizmet edemez. Yönetimde olmak kişiyi fotoğraf sanatında bir yere getirmez. Kişi fotoğraf sanatında ancak ürettiği yapıtların kalıcılığı ile anılır.
Fotoğraf; reklamcılık, pazarlama, coğrafya dergileri ve gazetelerden tıp sektörüne kadar birçok alanda kullanılmaktadır. Ama biz burada, sanatsal amaçla üretilmiş fotoğraftan bahsedeceğiz dostlarım. Fotoğraf üretiminde bazı kavramlar çok karışmaktadır. Bir profesyonel maddi gelir sağlamak kaygısıyla bir turizm şirketinin, endüstri kuruluşunun ya da bir beldenin, cami ya da kilisenin sipariş üzerine fotoğraflarını çektiği zaman bu zanaattır. Sipariş bir işin sanat olamayacağı gibi sanat fotoğrafı üreten kişi de profesyonel bir tanıtım fotoğrafçısının imaja yönelik işlerini aynı kalitede üretemeyebilir. Sanatsal kaygı ve zanaat fotoğrafta amaç olarak ayrı kavramlardır. Ama ikisi de gereklidir ve birbirlerine katkıları vardır. Bir profesyonel tanıtım fotoğrafçısı ticari bir iş çekerken sanatsal birikimi varsa işe bazı estetik değerler ya da farklı fikirler katabilir veya zanaat yönü iyi olan bir sanat fotoğrafçısı bazı durumlarda teknik handikaplar yaşamaz. Daha sonraki aylarda bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.
Fotoğraf yetenek, kültürel donanım, teknik bilgi ve çok yoğun bir çabayla elde edilir. Uzun bir yaratma sürecinin sonucudur, yani her sanat dalında olduğu gibi yeni bir şeye varlık kazandırma sürecinin. Müdahalesiz veya müdahaleli her iki haliyle de üretildiğinde farklı etkiler barındıran bu sanat son yıllarda birçok çağdaş sanat sergilerinde de, ana materyal olarak kullanılmaktadır. Fotoğrafın sanat olabilmesi için çekilen doğayı ya da durumları belgeleyip başkalarının önüne getirmek yetmez. Çekilen olay ya da nesnelerin başkalarının görmediği bir biçimde görülüp değerlendirmesidir. Yani bir çarpışma sonucu kişinin kendi dünyası ile ve kendi travmaları ile o dönemin sosyal ve kültürel yapısının yansımaları sonuçtaki görüntüye yansır. .Fotoğrafta üretimin anlamı hafta sonu fotoğrafçılığı ya da boş zamanlarını değerlendirme biçimi olmamalıdır. Rastlantılara dayalı fotoğraflar kalıcı bir özellik taşımazlar. Fotoğrafta biçim ve mesaj kaygısı yoksa sıradan bir manzara veya durum fotoğrafı olmaktan ileri gidemez
Fotoğrafa gönül vermiş amatörlere gelince; onlar tatillerini ve boş vakitlerini değerlendirip fotoğrafta deneyim sahibi oluyorlar. Zamanla aralarından ciddi fotoğrafçılar çıkıyor.
Hak edilmemiş alkış kalp para gibidir. Toplayana er geç zarar verir.
-Montaigne
Sevgilerimle
Timurtaş ONAN
"Timurtaş Onan'ın 80'li, 90'lı yıllarda çektiği fotoğraflarından oluşan İstanbul : İnsanlar Kuş Misali adlı kitap yakında yayına çıkacak. Bu bölümde kitaba konu olan sergiye ait çalışmaları sunuyoruz." TİMURTAŞ ONAN’DAN DURUM HİKAYELERİ
Kokunun insanı geçmişe götüren tuhaf bir yanı vardır. Soğuk kış günlerinin ayazında burnumuza gelen kömür kokusu, ilk kez girdiğimiz bir evde dolaplara konmuş lavantanın içine gizlendiği nevresimi aşıp kenini bize duyuran esansı, aktarın önünden geçerken etrafımızı saran baharat kokusu, bilmediğimiz bir sebepten, zamanını tam kestiremediğimiz bir eski an’ımıza götürür. Halüsünatif, kendi derinliğinde boşluk hissi yaratan, isim koyulamayan bir duygu verir. Çekilirken güneşi arkamıza aldığımızdan bir kısmı beyaz çıkmış bir çocukluk fotoğrafımıza, annemizin vatkalarını düzelterek yürüdüğü bir semt pazarına, ailenin yaşlılarından birinin evinde yaptığımız; sobanın üzerinde kızartılan ekmek kokusunun mahmurluğumuzu arttırdığı bir kış sabahına götüren kokular... Timurtaş Onan’ın, “İstanbul; İnsanlar Kuş Misali” isimli kitabı, insanda o nereden geldiğini bilmediğimiz kokunun etisini yaratıyor; içinden ne zaman geçtiğimizi hatırlayamadığımız bir anımıza götürüveriyor. Anıların hep sepia, siyah- beyaz ya da buğulu hatırlandığı filmlerin aksine, çıplak gözle bakıldığında görülebilecek bir canlılıkla, görmenin yerini ansızın diğer duyu melekelerine bırakan bir fotoğraf kitabı bu.
İstanbul’un kartpostallarda yer alan, vazgeçilmez simgelerinin; Boğaz Köprüsü’nün, Galata ve Kız Kulesi’nin, Yeni Cami’nin, Haydarpaşa’nın suluboyayla yapılmış bir fon hissi yarattığı bu fotoğraflarda sembollerle insanlar yer değiştirmiş. Fotoğraf çekerken, “Pardon biraz çekilir misiniz? Arkanızdaki binanın fotoğrafını çekeceğim,” diye ricada bulunulan herkes var bu fotoğraflarda; bu kez başroldeler. Sait Faik’in, Firuzan’ın, Tomris Uyar’ın kahramanlarına benziyorlar. Durum hikayelerindeki kahramanların o naif, mütevazı, kendi halinde kişilerinin; poz vermeden, fotoğraflarının çekildiğinden habersiz, “Çekiyorum, gülümseyin!” ihtarından uzak, içinde köyler kasabalar barındıran bir şehre dağılmış kendi hikayelerini yaşarken yansıyan görüntüleri, bakanı da peşine takıp kendi öyküsüne tanık ediyor. Kitaptaki fotoğraflar, yakalanmış anlar olmaktan çıkmış; sayfayı çevirdiğinizde de akmaya devam ediyor sanki: Karaköy- Haydarpaşa vapurundan inenler evlerine dağılıyor, eski zamanlarımızdan hatırladığımız bir Ford dolmuşun şoförü hareket etmek için beklediği son müşteriyi de bulup yola koyuluyor, rıhtımda kovalamaca oynayan üç erkek çocuk, siz kitaptaki diğer fotoğraflara bakmayı bitirene dek, büyüyüp birlikte balık tutan üç delikanlı oluyor….
Timurtaş Onan, fotoğraflarında da sıkça yer alan güvercinler gibi insanların, semtlerin arasında dolaşıp öykülerine tanık oluyor ve gördüklerini fotoğraflara bakanları da o hikayenin içine çekerek aktarıyor. Onun kendi kendine tutturduğu bir ıslığın hafifçe kulağımıza gelmesi gibi bu fotoğraflar. Durum hikayelerini okurken o diyaloglardaki sadeliğin insana duvarları ince yan daireden konuşulanları duyuyormuş hissi veren doğallığı, kurgulanmamış havası verecek kadar ustaca yapılmış kurgusu gibi.
“İstanbul; İnsanlar Kuş Misali”, hafıza tazeleyen bir anı kitabı, durum öyküsü anlatan bir fotoğraf kitabı. Figüran olarak görmeye alıştığımız insanların başrolde olduğu bu kitap, İstanbul’un yakın tarihine de yaşanmışlıkları ön plana alarak ışık tutuyor. Timurtaş Onan’ın, gözden kaçanları, altını çizmeden ön plana çıkaran tarzının etkileriyle örülü bu kitabın fotoğraf meraklılarında kendine has bir yeri olacağına inanıyorum.
Seray ŞAHİNER


































































Farklı Yaklaşımlar
"Son yıllarda modern sanat müzelerine daha fazla ilgi duymaya başladım. Modern sanat bienallerini ve galerileri, eskisine göre daha sık ziyaret ediyorum. Ve gözüme takılanları, insan ögesiyle birlikte, detaylar keşfederek, bakışları, hareketleri, gölgeleri, yürüyüşleri sergilenen sanatle birlikte görmeye çalışarak fotograflamak çok sevdiğim bir tutku haline geldi.
Bu küçük portfolyoda bu çalışmalardan bazı örnekler sunuyorum.
Örnekler çoğalırsa, belki bir gün daha geniş kapsamlı bir çalışma yapabileceğim."


















www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"