Arşivimizden  - From Our Archives

 

Haluk Uygur

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > OCAK 2008 SAYISI - JAN 2008 ISSUE > Tuğrul Çakar : İmza Günü
Tuğrul Çakar : İmza Günü


 

“Afedersiniz.. Kitabınızı imzalamadan önce yüzüme bakmanızı, sonra birşeyler yazmanızı istiyorum.”


Bunu yapmaya çalışırım. Ancak önce şaşırdığımı söylemeliyim. Daha önce de birçok kez kitap imzaladım.  İnanın ilk kez oluyor bu. Oysa öyle kolay kolay şaşırmam ben. Hep, herşeye hazırmışım gibi gelir. Ya da öyle olduğumu düşünmek, kendime oynadığım bir oyun. Demek ki hep, herşeye hazır değilmişim. Şaşırdığım gerçekse bu da öyle. Yine de bu şaşkınlığı yaşadığımı unutmaya çalışacağım. Hiç bir şey olmamış gibi davranıp hep, herşeye hazır olduğuma inanmaya çalışacağım. Öyle gerekiyor. İçimdeki o güçsüz, hemen açılıveren kilidin üstünü birşeylerle örtmem gerekiyor. Söküp atamadığıma göre örtmeliyim.




 

Buraya gelirken uzun bir süre yürüdüm. Başka insanların yüzüne bakmamaya özen göstererek yürüdüm. Ne garip değil mi? Şimdi siz, sanki bunu biliyormuşsunuz gibi, yüzünüze bakmamı istiyorsunuz.



 

Pencereden dışarıya bakar mısınız? İşte şu bahçe duvarı. Üç gün önce o duvarın üstüne oturup bekledim onu. Eskiden de onu hep orada beklerdim. Yaklaşık üç yıl. Belki başka beraberliklerden farkı olmayan, ama nedense bizim öyle olduğunu savunarak geçirdiğimiz üç yıl. Söz verdiği saatte geldi. Yüzünde, yeni insanı tarafından takılmış, doğrusu hiç de yakışmayan bir maske vardı.



Sık sık kontrol ediyor, düşmemesi için belirgin bir özen gösteriyordu. Onu düşürmemesi için sıkı sıkı tembihlendiği o kadar açıktı ki. Maskeyi çıkarmayacağını çok iyi anladığım halde yine de sürdürdüm konuşmamı. Başka şansım olmayacaktı biliyordum. O yüzden sürdürdüm.



 

Sözlerimi bitirdiğimde kovdu beni yaşamından. Bir de anımsayabildiğim, konuşmaya çalıştığım sırada, maskeyi takanın onu sık sık araması, maskeyi çıkarmamasını  yeniden, yeniden anımsatması. En zor olan buydu sanırım. En çok acı veren, en çok parçalayan buydu.



 

Bir taksiye binip oradan uzaklaşmayı becerebildim sonunda. Gidecek yeriniz yoksa taksiden inmek zorunda kalırsınız. Geri döndüğümde yoktu. Ona, o maskeyi takanın yanına koştuğunu biliyordum. Maske takanın, maskeyi çıkarmadığı için onu kutlayacağını, sonra bu kutlamayı birlikte sürdüreceklerini biliyordum. Geceyi, maske takanın onun çıplak bedeninin üstüne abanıp debelendiğini düşündüğümde ise, başımın döndüğünü, kustuğumu anımsıyorum.
 


 

Sonra uyuttular beni. Yeniden doğrulabilmem için, yürüyebilmem için. Birileri için de olsa yürüyebilmeniz gerekir. Bunu isteyip istemediğinizi en son size sorarlar. Biliyor musunuz? Onun için de yürüyebilmem gerekiyor benim. Maske takanın yanında rahat olabilmesi için bir yas devresi gerekmiyor artık. Buraya gelirken, neden insanların yüzüne bakmak istemediğimi anladığınızı sanıyorum.



 

Ve şimdi siz, kitabımı imzalamadan önce, yüzünüze bakmamı, sonra da birşeyler yazmamı istiyorsunuz. Bir yasak koymadığınıza göre, yazmaya başlamadan önce, size birşeyler sorabilir miyim?



 

İnsanların yüzüne baktığımda, yüzlerinin etrafına dört çizgi koyarım hep. Sanırım fotoğrafın getirdiği bir alışkanlık. O zaman baktığım yüz herşeyden arınmış gibi gelir. Yine de yalan söylemeyi sürdürür fotoğraf. Ancak yalan yalnız kalır.



 

Bu akşamki yüzünüz hangi yüzünüz? Örneğin, her cumartesi günü burada yapılan söyleşilerde aynı oyunu oynayan yüzünüz olabilir mi? Bu oyun, cumartesi günleri buraya oturan kişileri farkında olmadıkları bir ankete sürüklüyor olabilir mi?



Bu akşamki yüzünüz yeni bir oyuncu bulabildiği için gülümseyen, ama evinize gittiğinizde böyle bir hile yaptığı için bakamayacağınız  yüzünüz olabilir mi?


 

Bu akşamki yüzünüz hangi yüzünüz? Yoksa, az önce düşündüğüm o sevimsiz oyunun uzağındaki yüzünüz mü? Bu akşamki yüzünüz böyle bir soruyu ilk kez yönelten yüzünüz olabilir mi?



Yüzünüze çok  kısa bir süre bakabilmeme karşın, hemen görebildiğim o aydınlık bu akşamki yüzünüze mi ait? Bu akşamki yüzünüz, az sonra, o aydınlığı yeniden görmek  istediğimde, kaçıracağınız yüzünüz mü?



 

Bu akşamki yüzünüz hangi yüzünüz? Az sonra dışarıya çıkacağız. Buradaki insanlar, az önce görmüş olsalar da tanımayacaklar beni. Tanımış olsalar bile, yüzlerini başka bir yöne çevirebilecekler.



Bu akşamki yüzünüz o yüzlerden biri mi? Sokakta bir başıma  kaldığımda, üşüdüğümde, anımsayabileceğim yüzünüz mü bu akşamki yüzünüz? Yoksa sokağa adım atar atmaz unutmamı isteyeceğiniz yüzünüz mü?



 

Bu akşamki yüzünüz, kurallarını sizin koyduğunuz bu oyunu sürdürmek istediğimde, yarın ve artık yanınızda taşımayacağınız yüzünüz olabilir mi? Oyunu bitirmek istemediğimi, bu akşamki yüzünüzü  yeniden  arayabileceğimi söylediğimde, ya da bunu siz anladığınızda, artık telaşlar içinde kalacak olan yüzünüz, bitirme, kurtulma, uzakta olabilme tuzakları hazırlayan yüzünüz, bir sonraki yüzünüz mü olacak?



Bu akşamki yüzünüzü, o yüzünüzle barışık olmaya hazırladınız mı? Yoksa yüzlerinizi birbirine göstermemek için hep bir öncekinin üstünü karalamaya alışkın mısınız? Hep birbirini tanımayan yüzleriniz mi olacak sizin?



 

Bir sonraki yüzünüze bakmamamı, sizi artık göremememi başardığınızda rahatlamış da olacaksınız.



Bu akşamki yüzünüzü hiç aramadan, ona hiç seslenmeden de olabileceğinizi düşünebiliyorsanız sorun yok. Peki, artık hiç anımsamadığınız, size artık bir yabancı gibi gelen ve bende kalan yüzünüz ne olacak?



 

Şimdi birşeyler yazabilmem için söyler misiniz, bu akşamki yüzünüz hangi yüzünüz?


 

Tuğrul ÇAKAR 

03 Aralık 2000, Ankara

 

Tuğrul Çakar’ın  “İki Hayat Çek Usta, Bol Acılı Negatif” adlı kitabından alınmıştır. (Komer Kültür Sanat Yayınları)



Tuğrul ÇAKAR Hakkında

1946 yılında Sakarya’da doğdu. Yüksek öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde tamamladı. Fotoğraf çalışmalarına 1978 yılında başladı. 198l – 1985 yılları arasında Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nde ( AFSAD ) Yönetim Kurulu, Fotoğraf  Dergisi’nde ise Yayın Kurulu ve Danışma Kurulu üyeliği yaptı.

 

1980 – 1993 yılları arasında Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’nde fotoğrafçı olarak çalışan Tuğrul Çakar ilk kişisel sergisini l985 yılında Londra’da açtı. Sergi çeşitli üniversitelerin isteği üzerine iki yıl açık kaldı. Ankara ve İstanbul’da tekrarlanan sergi istek üzerine son olarak İzmir’de izlenime sunuldu. Bu dönemde İngiltere’de yayınlanan “ The Photographer ” Dergisi’nde makalesi eşliğinde portfolyosuna yer verildi.


 

Çok sayıda saydam gösterisi de düzenleyen Tuğrul Çakar, günümüze kadar olan çalışmalarını 10 kişisel sergi ve karma sergilerle Türkiye’nin pek çok yerinde izlenime sundu.

 

Ulusal ve uluslar arası alanda düzenlenen birçok fotoğraf yarışmasında seçici kurul üyeliği yapan ve 1993 yılında Gazi, 1999 yılında Hacettepe Üniversitelerinde fotoğraf dersleri veren Tuğrul Çakar, Uluslar arası  Fotoğraf Federasyonu (FİAP) tarafından “ A FİAP ” ünvanı ile onurlandırılmıştır.

 

Çok sayıda fotoğrafı ödüle değer bulunan Tuğrul Çakar, Adana Fotoğraf Amatörleri  (AFAD) ile Fotoğraf Sanatı Derneği  (FOTOGEN) üyesi olup, FOTOGRAF SANATI KURUMU’nun (FSK) da kurucu üyesidir. Ayrıca DASK (Doğa Araştırmaları Sporları ve Kurtarma Derneği) üyesi olan Tuğrul Çakar DOGAY (Doğada Görüntü Avcılığı Yarışması)’nda DASK temsilcisi olarak Seçici Kurul  Üyesidir.

 

1990 yılında ‘ SUYA ÇAĞRI ‘, 1992 yılında ‘ FIRAT’I BEKLERKEN ‘ adlı iki fotoğraf albümü yayınlayan Tuğrul Çakar, 1993 yılına kadar yayınlanmış fotoğraf yazılarını ve öykülerini “ EN UZAKTAKİ GRİ ” isimli kitapta topladı. Yazmayı sürdürdüğü öyküleri ise, İMGE yayınevi tarafından, l999 yılında “ AKŞAMÜSTÜ YİNE HÜZÜN ”, Komer Yayınevi tarafından “ İKİ HAYAT ÇEK USTA BİR BUÇUK BOL ACILI NEGATİF” İsimleri ile yayınlandı. Son olarak elle renklendirilmiş fotoğraflarından oluşan albümünü “ CAM EVLERİN KADINLARI” ismi ile yayınladı.

 

Fotoğraf ve yazın üzerine yoğunlaştırdığı çalışmalarını Ankara’daki atölyesinde sürdürmekte,  Başkent  Üniversitesinde öğretim elemanı olarak çalışmaktadır.




Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 8 yorum, 1-8 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Sevgili Tuğrul,
Yeniden seni okumak, insanı düşündüren, sorgulayan ama sohbet tadını hiç bozmayan Tuğrul çakar'ı yeniden okumak yeni yılın ilk keyfi oldu. Fotograflar için söylenecekleri düşünüyorum da, yazılanlarla ne kadar güzel bütünleşmiş olduklarından başka bir sey gelmiyor usuma. Fotograf kalitesi için birşeyler söylemek zaten aseble iştigaldir.Sevgi ve özlemlerimle iyi yıllar dilerim.
Uğur Bilge eklemiş - adds | 02 Ocak 2008 Saat - Time 13:08
Sevgili Tuğrul Hocam,
Öykü tadında harika fotoğraflar...Bildiğim kadarıyla filmi boyuyarak elde ettiğiniz zahmetli bir teknik... Elinize, gözünüze, yüreğinize sağlık... Sizi Fotoritimde daha sık görme umuduyla...
Sevgiler
Funda Gönendik
Funda Gönendik eklemiş - adds | 03 Ocak 2008 Saat - Time 10:30
Sevgili Tuğrul Hocam,
Fotoğraf sanatıyla sizin aracılığınızla tanışmış olmak benim için büyük bir şans!Sanatınızın ruhuma kazandırdığı ilhamlar için ayrıca teşekkür ediyorum size.
Sevgiler,saygılar...
Ekin Ekinci
Ekin Ekinci eklemiş - adds | 03 Ocak 2008 Saat - Time 19:14
Merhaba Tuğrul ağabeyim, uzun bir zaman oldu, mersin Üniversitesi Fotoğraf Topluluğu danışmanı idim o yıllar. Kırmamış, davetimiz üzerine saydam gösterisi yapmak üzere gelmiştiniz. Şu anda Fotoritim'de sizinle bir arada olmak gerçekten de büyük mutluluk.

Baybars SAĞLAMTİMUR
Baybars SAĞLAMTİMUR eklemiş - adds | 04 Ocak 2008 Saat - Time 00:13
Sevgili Tugrul Hocam
Öykü kitaplarınızı okudum biliyorum,fotoğraflarınızı izledim biliyorum(en azından bir kısmın),jüri üyemiz olarak sizi de tanıyorum, biliyorum. Ama bildiklerimin bu şekilde bir bütün olarak karşıma çıkmış olması beni çok etkiledi.Şiir ve fotoğrafın birlikte uyumunu da çok beğenirim. Ancak sizin fotoğraf tarzınızın bu öykünüzde gerçekten kelimenin tam anlamıyla hayat bulması beni çok şaşırttı..Sanırım siz bu fotoğrafları çekerken zaten bu öyküyü içinizden bimem kaçıncı kere yazıyordunuz. Ve hepimize maskelerimizi hatırlattınız. Acaba kaçımız kaç maskeyle dolaşıyoruz.Bir romanda insanın kırk maskesi olduğu gibi bir tez okuıdfuğumu hatırlıyorum. Umarım hepimiz maske takmadan yaşayabileceğimiz insanlarla oluruz. Ellerinize emeğinie sağlık .Paylaşımınız için teşekkürler.
YÜKSEL COŞKUN-DASK Üyesi
yüksel coşkun eklemiş - adds | 04 Ocak 2008 Saat - Time 17:18
tuğrul hocam çok güzel olmuş çalışmalarınız ben başkent üniversitesinden öğrenciniz volkan yeşilay aynı zamanda fotoğraf sanatçısı arkadaşınız zeynel yeşilayın oğluyum başarılı çalışmalarınızın devamını bekliyoruz saygılar
volkan yeşilay eklemiş - adds | 04 Ocak 2008 Saat - Time 21:04
Sevgili Tugrul Çakar,

Çok hoş ve anlamlı bir çalışma olmuş. Bugün bende bir fotograf sitesinde yaptığım yorumda insanlarımızın portrelerini pek çekmiyoruz diye düşündüm. Genelde de fazla yok.
Burada ki çalışmanız çok şey düşündürüyor.

Sizi kutluyorum.

Geç haberim olduğu için imza gününüze katılamadım. Üzgünüm.

Size sevgiler saygılar sunuyorum. Ve de sürekli başarılar diliyorum.

Zeynel Yeşilay eklemiş - adds | 04 Ocak 2008 Saat - Time 21:08
Sevgili Tuğrul ÇAKAR, askerlik terminolojisi ile söylersem; benim AFSAD ortamındaki "TERTİP" ' imdir.Uzun yıllar derneğin varoluşuna adadık kendimizi.Daha sonra kendimize değer verdiğimizde niteliklerimizi dışa döndürdük.Ve gördüm ki Tuğrul ÇAKAR aynı zamanda yazardır da,Bu daldaki ürünleri teker teker ortaya çıkmaktadır.
Bu serideki fotoğrafları; fotoğraf çekme eyleminin fotoğraf yapmaya dönüşmüş örnekleridir.Ve son dönem çalışmaları ağırlıklı olarak böyledir.Işık aracılığı ile aktarmış olduğu duygu yanı poliüretan kadınlara can vermiştir.
Teşekkürler,tebrikler,selamlar,sevgiler,saygılar Tuğrul ÇAKAR'a
Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 13 Ocak 2008 Saat - Time 19:10
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

04 Ekim 2008  MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI

06 Ekim 2008  BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"

06 Ekim 2008  ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI

11 Ekim 2008  KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.