Arşivimizden  - From Our Archives

 

Erwin Olaf

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ali İhsan Ökten

Atakan Dürüst

Aydan Çınar

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

Hasan Sönmez

Hülya Yeltepe

İmren Doğan

Levent Yıldız

Mehmet Uçkun

Pınar Dağ

Şebnem Aykol

Şebnem Evren

Tuba Döner

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES

 

Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > EKİM 2008 SAYISI - OCTOBER 2008 ISSUE > Tuna Akçay : Bir Arkeolog ve Fotoğrafçı Gözüyle Arkeolojik Alanlarının Fotoğraflanması : Olba Antik Kenti
Tuna Akçay : Bir Arkeolog ve Fotoğrafçı Gözüyle Arkeolojik Alanlarının Fotoğraflanması : Olba Antik Kenti

BİR ARKEOLOG VE FOTOĞRAFÇI GÖZÜYLE ARKEOLOJİK ALANLARIN FOTOĞRAFLANMASI : OLBA ANTİK KENTİ

 

Geçen sayıda yayınlanan “Estetik Bakış Açısıyla Arkeoloji Fotoğrafçılığı” başlıklı yazımda; “Estetik Arkeoloji” kavramını anlatmaya çalışırken, maddeler halinde sıralanan öneriler, fotoğrafçıları belirli kalıplara sokmak amaçlı değil, özgür iradeleri ve hayal güçlerine bir yön verip estetik arkeoloji fotoğrafları oluşturmaya teşvik etmektir. Bu düşüncenin antik kentlere ve eski eserlere bakış açısının değişmesinde önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum.

 

İkinci adım olarak bu makalede, bir antik kentin fotoğraflanabilecek alanlarını tanıtıp, çekim koşullarını örneklerle açıklayacağım. Örneklemeler arkeolojik eserlerle sınırlı kalmayacaktır. Böylelikle doğa ile iç içe olan arkeolojik kentlerde, fotoğrafçıların kareleyebileceği birçok malzeme bulunduğu da göz önüne serilecektir.

 

Örnek olarak Olba antik kentini ele alacağız.

 

Bir antik kentte dolaşırken, o yerleşimin neden önemli olduğunu, içinde neleri barındırdığını, bilim dünyası açısından ne gibi ilklere ev sahipliği ettiğini bilmek gerekir. Fotoğraflanacak antik kentin kimliğini bilmek, fotoğrafçının yaratabileceği kompozisyonlar için de önemlilik arz etmektedir. Örneğin dini bir yönetimle idare edilen bir kentte karelenen fotoğrafların vurgusu buna göre olmalıdır. Bir başka örnekte ise, Knidos antik kenti fahişeleri ile meşhur bir antik kenttir, buna vurgu yapılarak karelenen fotoğraflar daha etkili ve bilinçli olacaktır. Bu yüzden de Olba’nın kısaca siyasi ve jeostratejik durumundan biraz olsun bahsetmek istiyorum.

 

Olba kenti de Doğu Dağlık Kilikia bölgesinde yer alır. Günümüzde Mersin’in Silifke ilçesi Uzuncaburç beldesinin 4 km doğusundadır. Olba akropolisi denizden 1040 metre yüksekliktedir. Akropolisin bulunduğu tepenin ovadan yüksekliği yaklaşık 50 metredir. Akropolisin doğusunda ve güneyinde iki vadi bulunur. Bu vadiler birleşerek Şeytanderesi Vadisini oluşturur. Bu derin ve uzun vadi güneyde Akdeniz’e açılarak, Olba’nın kıyı ile bağlantısını sağlar. Böyle bir bağlantı kentin stratejik açıdan önemini arttırmaktadır. Ayrıca akropolise üç farklı yol ve rotadan ulaşılabilir. Bunlar; kente göre güneydoğudaki Keşlitürkmenli, kuzeybatıdaki Örenköy ve doğudaki Uzuncaburç üzerinden açılan yollarıdır. Akropolisde bu yolları gözetleyen kuleler bulunmaktadır.  


 

Olba kentindeki en erken buluntular Geç Hellenistik döneme tarihlenir. Kent Geç Hellenistik dönemde merkezi Olba-Diokaisareia’da bulunan Olba tapınak devleti sınırları içerisindedir. “Tapınak Devlet” kavramı genelde tapınağa ait, kült organizasyonunu, bölge içerisinde rahipliği, dini yönetimi tanımlamak için kullanılır. Bu yönetimin başında yönetici olarak bir rahip kralın bulunduğu bilinmektedir. Tapınak devletinin hükmettiği coğrafyada, nüfusu kontrol altında tutan bu yapılanmaya hizmet eden bir de tapınak köleleri (khierodouloi) bulunur. Başrahipler, egemen oldukları toprakların (khorahiera) içindeki tapınak kölelerinin efendisidirler. Ancak yöneticiler bu görevlileri satmaya yetkili değillerdir. Tapınak köleleri dini ayinlerden çok, devletin egemen olduğu sınırlar içindeki toprakların işlenmesi görevini üstlenirler.

 

Olba’da birçok doğal ana kayadan oluşturulmuş kült ve tapınım alanları bulunur. Özellikle ölü kültü ile ilgili alanlar Olba antik kentinin kimliğini oluşturan önemli mekânlardır. Bu bilgiden yola çıkarak bu kentte vurgulanması gereken önemli kavramlardan bir tanesinin de “Kült” olduğunu söyleyebiliriz. Oluşturulacak kompozisyonlarda seçilecek renk tonlarında bu kavram düşünülerek hareket edilebilir.


Bağımsız bir lahdin bulutlu bir havada siyah beyaz çekimi (Olba- Tırnak Tepe Nekropolisi)
 

Olba’da birçok fotoğraflanabilecek alan ve eski eser bulunmaktadır. Ayrıca Olba, doğa ile iç içe olduğundan dolayı fotoğrafçılara farklı kategorilerde fotoğraf çekme imkânı sağlar.

 

Olba’daki çekim alanlarını sıralayacak olursak;

 

-Su Kemeri

-Anıtsal Çeşme Binası

-Akropolisten Şeytanderesi Vadisi

-Kalıntılar içinde çeşitli kompozisyon çalışmaları

-Kiliseler

-Açık hava Kült alanları

-Antik kentin etrafına yayılmış çeşitli mezarlar (Lahitler, Tapınak planlı anıt mezar, Kaya mezarları)

-Yörüklerin yaşadığı bir köy olması nedeniyle gündelik yaşam fotoğrafları

-Çeşitli türden canlılar ve kuş fotoğraflarına imkân vermektedir.

 

Olba, Roma imparatorluk döneminde önemli imar faaliyetlerinde bulunur. Özellikle su sıkıntısının giderilmesi için devasa yapılar inşa edilir. Bu gibi faaliyetlerin sosyal boyutu düşünüldüğünde, kentlere yapılan imar yatırımları imparatorluğun yerel halka yaptığı bir propaganda olarak da değerlendirilebilir. Roma’dan gelen bu hizmet imparatorluğun yayılımcı politikasının da bir göstergesidir. Bu yüzden bir fotoğrafçı bu bilgiyle “propaganda” kavramını devasa binaları kareleyerek vurgulayabilir. Bu kavramı en iyi anlatacak karelerden bir tanesi de su kemerinin (aquaeductus) içinde olduğu bir fotoğraftır.

 

Su kemerini gösterişli bir şekilde fotoğraflamak için bazı teknikler kullanmamız gerekir. Öncelikle geniş açı bir objektife ihtiyacımız vardır (sigma 10-20 mm, nikkor 12-24 mm, sigma 12-24 mm) Alttan üste doğru kadrajlanan çekimler gösterişli bir binanın estetik güzelliğini daha da arttırır.


Su Kemerinin, gökyüzü dâhil edilerek alttan üste doğru kadrajlanması

Bu kare estetik arkeoloji fotoğrafçılığı açısından yanlış bir örnektir. Güneşin tam tepede olması, fotoğrafı estetik kılacak herhangi bir nesnenin bulunmaması, tam cepheden karelenmesi ve yapının tamamının alınmaması fotoğrafı olumsuz kılan etkenlerdendir. 


Bu çalışmada ise bulutların estetik dağılımı, yapının tamamının alınması, ışık durumunun uygunluğu fotoğrafı başarılı kılan etkenlerdir.

Aralık ayında karelenen su kemerinin ışık koşulları biraz daha farklıdır. Güneş olmadığı zamanlarda bu tür büyük yapılarda gölge olmadığı için istediğimiz açıdan fotoğraflama imkanı bulabiliriz. Bu tip mat tonlar estetik olarak daha ilgi çeker. Ayrıca bu açıdan karelenen yapı yıkıntıları ile geçmişin izlerini taşımaktadır.
 

Olba’da farklı tipte birçok mezar bulunmaktadır. Kentin her yerinde mezarlara rastlayabilirsiniz. Bu mezarlar değerlendirilerek kurgu, deneysel vb… kategorilerde fotoğraflar yaratılabilir. Ancak bu tip çalışmaların, eski eseri ikinci planda bırakacak şekilde fotoğraflanmasından kaçınılmalıdır. Örneğin Niko Guido’nın eski eserleri karelerine aldığı çalışmalarda nü model ön plandadır. Bu tip çekimlerde arkeolojik alan sadece bir mekan olarak düşünülür ve ikinci plana atılır.

 

Başak tarlalarının içinden süzülen bir model ile tapınak planlı anıt mezar bu karede görülmektedir. Bu mezardan yola çıkılarak anlatılmaya çalışılan konu; “gidilen ve gidilecek yol bellidir”.Yapının ne olduğu bilindiği için buna göre bir kompozisyon oluşturulmuştur.

 

Olba’da savunma kuleleri akropolisin etrafını çevirmektedir. Tamamen vadiye hakim bu kuleler fotoğraf için güzel bir malzemedir.

Olba’nın yerleşim alanda bir Yörük köyü (Ura) bulunmaktadır. Bu unsur değerlendirerek halkla eski eslerleri aynı kadraja alıp güzel kompozisyonlar çıkartılabilir.

Olba’da Arkeolojik alanlar çocukların oyun alanıdır. 

  

Olba jeolojik yapısı nedeniyle birçok canlıya ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle derin vadiler, çalılık alanlar canlıların beslenme alanlarıdır. Makro fotoğrafı sevenler için birçok canlı, yerleşimin hemen hemen her yerinde bulunmaktadır. Atmaca yuvaları, çeşitli kuş türleri, akrep, yılan, özellikle de kelebek Olba’da bulunan başlıca canlılardandır.

 

INSECTA-LEPIDOPTERA-LYCAENIDAE 
Mavi Zebra
Leptotes pirithous

INSECTA-LEPIDOPTERA-LYCAENIDAE
Himalaya Mavi Kelebeği
Pseudophilotes vicrama
 

INSECTA-LEPIDOPTERA-LYCAENIDAE
Çokgözlü Mavi
Polyommatus 


INSECTA-LEPIDOPTERA-SATYRIDAE
Küçük Çalı Perisi
Coenonympha pamphilus 

 

Erik Kırlangıçkuyruk
Iphichlides Podalirius

 

INSECTA-LEPIDOPTERA-NymphalIdae
Bahadır
Argynnis (Pandoriana) pandora

 

Robber fly (Katil Sinek)
Diptera
Asilidae


 

Sonuç olarak bir antik kente fotoğraf gezisi yapılırken, o kentin mimari, sosyal ve siyasal özelliklerini iyi bir şekilde etüt etmemiz gerekir. Fotoğraf sosyal bir sunum aracıdır. Bilinçli olarak çekilen bir karenin yüzlere binlere ulaşacağı düşünüldüğünde, bakan gözlerin de bilgilenebileceğini de düşünmemiz gerekir.

 

Antik kentlere yapılan fotoğraf gezilerinin artmasını dilemekteyim. Arkeolojik yerleşimlerin sadece eski eser karelenen alanlar olmadığı, doğadan ve insan yaşamından da izler taşıdığını unutmamız gerekir. Karelenen her estetik kare insanların arkeolojik alanlara bakış açısını da değiştirecektir. Saygı duyulana, beğenilene zarar verilmez bu yüzden eski eser tahribatının bu yolla da azalabileceğini umuyorum.

 

Not: Olba yüzey araştırmaları TC Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2001 yılından beri Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel ERTEN başkanlığında, Klasik Filolog Murat Özyıldırım başkan yardımcılığında sürdürülmektedir. Kendilerine bana her türlü konuda destek verdikleri için sonsuz teşekkür ederim.

 

(M.A.) Arkeolog

Tuna AKÇAY

www.tunaakcay.net

akcaytuna@gmail.com

akcaytuna@hotmail.com

 

Kaynakça

 

Erten 2003 Erten, E., “Olba (Uğuralanı) 2001 Yüzey Araştırması”, XX.Araştırma  Sonuçları Toplantısı, 185-196, Ankara.

 

Erten 2004 Erten, E., “Olba 2002 Yüzey Araştırması”, XXI. Araştırma  Sonuçları Toplantısı, 55-66, Ankara.

 

Erten 2005 Erten, E., “Mersin, Silifke, Olba Yüzey Araştırması-2003, XXII. Araştırma  Sonuçları Toplantısı, 11-23, Ankara.

 

Erten 2006 Erten, E., “Mersin, Silifke, Olba (Uğuralanı) 2004 Yüzey Araştırması”, XXIII. Araştırma Sonuçları Toplantısı, 309-318, Ankara.

 

Özyıldırım 2003 Özyıldırım, M., “İlkçağ ve Erken Hıristiyanlık Kaynaklarında Olba Sözcüğünün Değişik Kullanımı”, Olba VIII, 145 – 159, Mersin.

 

 

 

Tuna AKÇAY Hakkında

 

1981 Çanakkale/Küçükkuyu doğumludur. İzmir’de doğup büyümüş manisalı bir baba, manisa doğumlu kökeni uşak olan annenin ortanca evladıdır. Babasının Türk Silahlı Kuvvetler mensubu olması nedeniyle sırasıyla; Çanakkale-Küçükkuyu, Sivas-Altınyayla, Isparta, Hakkari-Çukurca, İzmir, Adana, Elazığ, Bilecik-Söğüt’te yaşar. Çocukluğundan beri Anadolu’nun farklı yörelerinde yaşaması nedeniyle genç yaşta kültürel çeşitliliği karelerine taşır. 2000 yılında Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümünü kazanır.1 yılı Almanca hazırlık olmak şartıyla 5 yılda lisans dönemini bitirir. Üniversite yıllarında ülkemizin önemli antik kentlerine birçok Arkeolojik gezi organize eder. Ayrıca ülkenin birçok yerinde gerçekleştirilen çeşitli kazı ve yüzey araştırmalarına katılarak mesleki anlamda bilgisini geliştirir. Bu araştırmalar kazılar sırasında arkeoloji fotoğrafçılığı hakkında fikirler, çalışmalar üretmeye başlar.


 

Özellikle 2001 yılından beri Doç. Dr. Emel Erten başkanlığında yapılan Olba Arkeolojik Yüzey Araştırmasında binlerce kareden oluşan araştırma arşivini oluşturur. 2005 yılında Arkeologlar Derneği Mersin Şubesinde kurucu üyesi olarak yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini üstlenir. Daha sonra ilk seçimde başkanlığa seçilerek Mersin’de arkeolojik tahribatı önlemek ve arkeologların özlük haklarını korumak için çeşitli çalışmalarda bulunur. Arkeolojinin tanıtımı, korunması ve kültürel bilgilendirmenin sağlanmasını amaçlayan projelerde koordinatörlükler yapar. Bu konu ile ilgili çeşitli gazetelerde ve yayın organlarında basın bildirileri, köşe yazıları yayınlar. 2005 yılında Mersin Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalında Yüksek lisansına başlar. 2008 Ocak ayında da “Olba Mezarları” başlıklı master tezini vererek M.A. ünvanını almaya hak kazanır. Anadolu’nun birçok yerini görme şansı bulduğu için bu yörelerden karelediği çalışmalarını çeşitli ulusal ve uluslararası fotoğraf sitelerinde yayınlamaktadır. 


FOTORİTİM ARŞİVİNDEN : 

Tuna Akçay : Estetik Bakış Açısıyla Arkeoloji Fotoğrafçılığı  


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 6 yorum, 1-6 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
:)
İlk makalenin alt kolları niteliğindeki bu makaleni de çok beğendim.Anlaşılır bir dille yazılmış, içeriği çok bilgilendirici bir yazı olmuş. Gereken bilinç edinilemediği için arkeolojik eserlerin ve alanların hakettiği ilgiyi görmediği, bu da yetmezmiş gibi yersiz amaçlar uğruna tahrip edildiği toplumumuzda, fotoğraf sanatının da yardımıyla arkeoloji alanında yeni bir bilinçsel oluşuma katkıda bulunduğunu düşünüyorum.Bir arkeolog bilimsel çalışmalar yapmanın, salt arkeolojik makaleler üretmenin yanısıra, toplumu bilinçlendirmeli, bilgilendirmeli, duyarlı hale getirmelidir. Bu bir çok şekilde yapılabilir. Geçmişte planlanan, öncelikle öğrencilerin, akabinde halkın duyarlığını pekiştirmek amacı güdülen ''Bilinçlendirme ve Bilgilendirme Projeleri'' bunun bir diğer örneği niteliğindedir. Kısacası çıkış noktası arkeoloji olan bir bilim insanının fotoğrafçı kimliği ile hem toplumsal anlamda arkeolojik bilinçlenmeye; hem de fotoğrafçılık anlamında yeni bir alana hizmet ettiğini görüyoruz. Makalelerinin hem arkeolojiye hem de fotoğraf sanatına sunulmuş çok iyi hizmetler olduğunu düşünüyorum. Yaratıcılığın, mesleğine olan aşkın ve çalışma azmin başarıya giden yoldaki en önemli meziyetlerin. Böyle devam ettiğin müddetçe hem bilime hem de toplumların gelişimine çok güzel katkılar sağlayacağını biliyorum.. Emeğinle elde ettiğin bu başarıları izlemek takip etmek çok büyük bir keyif benim için. Bu henüz başlangıç.. Yürünecek yollar görülecek zamanlar var:).. Nice başarılara hep beraber tanık olmak dileğiyle. Her zaman ihtiyacın olduğu her an yanıbaşındayım canım benim..Yola devam...

Hülya
Hülya YAVUZ eklemiş - adds | 01 Ekim 2008 Saat - Time 00:39
Selamlar sevgili dostum.. Yazını okudum. Çok beğendim daha önce ki sayıda yazdığın yazıyıda beğnmiştim.. Başarılarının devamini dilerim.. Tebrikler görüşmek üzere..
Ufuk AKÇAY eklemiş - adds | 01 Ekim 2008 Saat - Time 01:25
Selamlar dostum.. Geçen sayıda ki yazınıda okudum çok güzel bence her ay devamlı olmalı.. tebrik etmek istedim dünde birşeyler yazdım ama sistem eklemedi sanırım:) başarılar dilerim görüşmek üzere..
Ufuk AKÇAY eklemiş - adds | 01 Ekim 2008 Saat - Time 10:43
Sevgili arkadaşım.. Konuşma dilinde yazmış olman güzel. Böylece okuyanın ilgisi dağılmıyor. "Zengin eserlerin, fakir bekçileri " olmaktan çıkabilme yolunda çabalarını gönülden destekliyorum. Selam ve Sevgilerimle...
Hayrettin KIRDI eklemiş - adds | 04 Ekim 2008 Saat - Time 21:11
tuna kardeş bu güzel yazı dizisi ve fotoğraf sunumun için çok güzel olmuş.bizlerde bir gün burada fotoğraflarımızı yayınlama başarısı bulabilirmiyiz.fotoğrafların hepsi bir birinden değerli başarılar diliyorum.selamlar.
ibrahim duman eklemiş - adds | 06 Ekim 2008 Saat - Time 23:48
meraba tuna abı benım icin de arkeolojı hakkında bır öykune yer verır mısın? buna cok ihtıyacım var lütfen sevgılerım le nurgül batıbay
nurgül batıbay eklemiş - adds | 12 Ekim 2008 Saat - Time 17:24
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

 

e-Panel

Ara - Search


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi

Anadolu Fotoğraf Dergisi

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.