Arşivimizden  - From Our Archives

 

Erwin Olaf

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ali İhsan Ökten

Atakan Dürüst

Aydan Çınar

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

Hasan Sönmez

Hülya Yeltepe

İmren Doğan

Levent Yıldız

Mehmet Uçkun

Pınar Dağ

Şebnem Aykol

Şebnem Evren

Tuba Döner

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES

 

Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > OCAK 2009 SAYISI - JANUARY 2009 ISSUE > Tuna Akçay : Türk Tarihinde At
Tuna Akçay : Türk Tarihinde At

Türk Tarihinde At

 

“Kuş kanadı ile Türk atı ile”

Kaşgarlı Mahmut

 

Türkler, tarihte atlarla olan sıkı bağları ve at yetiştiriciliği ile tanınırlar. Göçebe bir yaşamları olan Türklerin atlarla olan münasebetleri bozkır ikliminin koşulları ile de alakalıdır. Ayrıca at, bozkır yaşamında ticari bir varlık, yaşamsal kolaylık ve savaşlarda büyük bir üstünlüktür. Eskiçağda böyle önemli bir hayvan olan atın bozkır ve göçebe kültürünü benimsemiş Türkler tarafından yaşamlarının bir parçası haline getirilmesi normal karşılanmalıdır. Bu kadar çok yaşamların içlerine girmiş olan atçılık ve yetiştiricilik, Türklerin kültürlerini, dinlerini, yaşayış biçimlerini de etkilemiştir.

 

  • Çinliler Türklerden bahsederken; Yaşamları atlarına bağlıdır… derler
  • Çin ve Arap kaynaklarında Türklerin at yetiştiriciliği ile uğraştıkları ve yetiştirdikleri atları komşu ülkelere sattıkları bilgisi geçmektedir.
  • Ayrıca Çin kaynaklarında 11 cins Türk atından bahsedilir.
  • Kaşgarlı Mahmud’un, “Divanu Lügati’t Türk” adlı eserinde; “At Türk’ün kanadıdır” der.
  • Batılı yazarlardan Sidonius’a göre “At, başka bir kavmi sadece sırtında taşır, ancak Hun kavmi at sırtında ikamet eder”  demiştir.
  • Avrupalılar Hunları; “At’a yapışık kavim” olarak adlandırmıştır.
  • Bizans kaynakları Türklerin atlar ile bağlarından şöyle bahseder “Türkler sanki at üstünde doğmuşlardır, yerde yürümesini bilmezler”.
  • Bu bağı ölüm bile ayıramaz. Orta Asya’daki Türklerin mezarlarında yapılan kazılarda atlarıyla birlikte gömüldüğü tespit edilmiştir.
  • Türklerde at yetiştiriciliği altı bin yıl öncesine dayanmaktadır. İlk ehlileştirmenin de Türkler tarafından yapıldığı tespit edilmiştir.
  • Şaman mitolojisinde at ölümün ve sezginin sembolüdür. Gökyüzünde ve yeryüzünde yeri vardır. Tanrının insanlara yardım etmesi için atlara ihtiyaç vardır.
  • Türklerin şaman ayinlerinde asalarının başında at sembolleri bulunmaktadır. Bu da diğer dünyaya göç edilmesi sırasında ölen kişiye yardım edecek hayvanın at olduğunu gösterir.
  • Efsaneye göre Türk gökyüzünden yeryüzüne at ile inmiştir.
  • Tanrı ile iletişim kurmak kanatlı bir at sayesinde oluyordu.
  • Köroğlu’nun metinlerinde de uçan at efsanesine rastlıyoruz.

                   Kırat’ımın elinden babam can mı kurtulur?

                   Elma gözlü Kırat’ım benim

                   Canım Kırat gözüm Kırat

                   Sana olsun murat

                   Her yanında çifte kanat

                   Uçar gider ha gider, ha gider

  • Kazaklara göre at rüzgardan yaratılmıştır.
  • Sudan çıkan at efsanesi de Türklere aittir. Arap devleti idaresindeki Türk orduları at yetiştiriciliği yaparlardı. Bağdat civarında yapılan yetiştiriciliğin efsanesi de bu atların göl aygırından türediğine inanılır. Önemli olan nokta ise; meşhur Arap atı neslinin de bu soya dayandığı söylenir.
  • Köroğlu’nun Elaziz rivayetinde, Köroğlu’nun babası atları seçerken tuzlu göle sürer bir tek Kırat kurtulur. Bu atın da aygırı neslinden geldiğine inanılır.
  • Dede Korkut destanında da hapse düşen adamın atının kendisini 16 yıl beklediğinden söz edilir.
  • Manas destanında Kökötöy Han’ın atı Maaniker’den şöyle bahsedilir.

                   Kanadı altı, ayağı dört

                   Bulutlu göğün altından

                   Dönüverir çitin üstünden

                   Yürür mü uçar mı görünmez,

                   İnsanlarca bilinmez.

  • Efsaneleşmiş atlardan Türk tarihinde bir de Kamertay vardır. Bu at gül suyu içer, badem yer, havada rüzgar gibi gider. Sevdiği adamı istediği yere göz açıp kapayıncaya kadar ulaştırır.
  • Ayrıca destanlarda geçen efsane atlar ilk önce sahibini bindirmez daha sonra kahramanın gücünü görür ve onunla dost olur. Birçok Türk destanında bu tip hikayeler geçmektedir.
  • Türk tarihinde atlar konuşur ve sahibiyle dertleşir ve sahibine öğüt verir.
  • At kurbanı da çok eski bir Türk geleneğidir. Hükümdar öldükten sonra Tanrı Gölüne diri atların atıldığı ve kurban edildiği bilinir.
  • Kurban edilecek atların arasında kır ve beyaz seçilmektedir.
  • Manas’ın doğduğu gün Yakup Han “ak boz kısrak” kurban eder.
  • Kurban edilecek at, boğularak yada bel kemiği kırılarak öldürülür. Hayvanın canı çıkmak üzereyken, ellerinde tuttukları ekmek atın yanına getirilir. Böylelikle çıkan talih ve mutluluğun ekmeğe karıştığına inanılır.
  • Kurban edilen hayvanın kemikleri kırılmaz. Ateşte yakılır veya gömülür. Kimi özel ayinlerden sonra kemikler toplanır bir kaba konur ve kayın ağacına asılır.
  • Türklerde önemli bir yas adeti ölünün bindiği atın kuyruğunu kesmektir.
  • MS 983-985 yıllarında Uygur başkentine giden Çinli elçi Wang Yente, Uygur Türklerinde mülkiyetin at renklerine göre düzenlendiğini belirtir. Peçenek Türklerinde de benzer biçimde, boylar atların renkleriyle vurgulanır. Sekiz boydan oluşan Peçenekler’in atlara bağlı olarak aldıkları adlar şöyledir:

 

1.      Yavdı Erdim: Parlak Erdem. Parlak atları olan Erdem boyu.

2.      Kürekçi Çor: Gök (Mavi) Çor. Gök (mavi) atları olan Çor'un boyu.

3.      Kabukşın Yula: Ağaç kabuğu renginde atları olan Yula'nın boyu.

4.      Suru Kül-Bey: Boz atları olan Kül-Bey'in boyu.

5.      Kara Bay: Kara atları olan Bay'ın boyu.

6.      Boru Tolmaç: Koyu renkli atları olan Dilmaç'ın boyu.

7.      Yazı Kaban: Kaban boyu (net değildir).

8.      Bula Çoban: Alaca atları olan Çoban'ın boyu.

 

 

At ile ilgili atasözleri

 

  • Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.
  • Acemi katır kapı önünde yük indirir.
  • Acemi nalbant gavur beygirinde dener kendini.
  • Mesleğinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini telef alınmasına acınmayacak malzeme üzerinde yapar.
  • Aç at yol almaz, aç it av almaz.
  • Ağanın gözü ata tımardır.
  • İşveren, birlikte çalışıp yorulmazsa, işçi var gücüyle işe sarılmaz.
  • Alçak at binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay.
  • Alçak ata binmek, güçsüz, korunmasız kimseyi dövmek marifet değildir.
  • Alma alı, sat yağızı, bin doruya, besle kırı.
  • Biniciler al ve yağız renkli atları tutmazlar. Doru ve kır donlu atları makbul sayarlar. Atını ona göre seç.
  • Almadığın hayvanı kuyruğundan tutma.
  • Alma sarı, satma sarı, kapındaysa tutma san.
  • Sarı donlu atı ne beslemeli ne de alıp satmalıdır.
  • Arık ata, kuyruğu da yüktür.
  • Halsiz kişi, kimseye yardım edecek durumda değildir. Bu yardım ne kadar az ve yardım edilecek kişi ne kadar yakını olursa olsun.
  • Arslan kükrerse atın ayağı kösteklenir.
  • Ata arpa, yiğide pilav.
  • Ata binen, nalını mıhını arar.
  • Ata binersen Allah'ı, attan inersen atı unutma.
  • Ata da soy gerek, ite de.
  • At, adımına göre değil, adamına göre yürür.
  • Ata dost gibi bakmalı, düşman gibi binmeli.
  • Ata eyer gerek, eyere er gerek.
  • At arıklıkla, yiğit gariplikle.
  • At, at oluncaya kadar sahibi mat olur.
  • At, avrat, pusat(zırh) emanet verilmez.
  • At beslenirken, kız istenirken.
  • At binenin, kılıç kuşananın. (Zilyedin mülkiyet karinesi)
  • At binicisini bilir.
  • At bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur at bulunmaz.
  • Atı atasıyla, katırı anasıyla.
  • İyi kişi temiz soyu ile, kötü kişi karışık soyu ile tanınır.
  • Atım tepmez, itim kapmaz deme.
  • Atına bakan ardına bakmaz.
  • Atın bahtsızı arabaya düşer.
  • Atın dorusu, yiğidin delisi (makbuldür).
  • Atın ölümü arpadan olsun.
  • Atın ürkeği, yiğidin korkağı.
  • Atın varken yol tanı, ağan varken el(halk) tanı.
  • At ile avrat yiğidin bahtına.
  • Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz.
  • Atlar tepişir, arada eşekler ezilir.
  • Atlıya saat olmaz.
  • At ölür, itlere bayram olur.
  • At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
  • At, biniciye göre kişner.
  • Atta, avratta uğur vardır.
  • Atta karın, yiğitte burun.
  • İyi koşan atın karnı, yiğit erkeğin burnu büyük olur.* *E.N.: Karadeniz halk deyişi
  • Attan düşene yorgan döşek, eşekten düşene kazma kürek.
  • At yedi günde, it yediği günde semirir.
  • At yiğidin yoldaşıdır.
  • Beleş atın dişine bakılmaz.
  • Bin atın varsa inişte in, bir atın varsa yokuşta bin.
  • Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır, bir at bir yiğit kurtarır, bir yiğit vatan kurtarır.
  • Hiç bir işi, ödevi küçük saymamak gerekir.
  • Bir (kere) sürçen atın başı kesilmez.
  • Canı yanan eşek, atı geçer.
  • Katıra: "baban kim?" demişler, "Dayım at" demiş.
  • Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan.
  • Küheylan at, çul içinde de bellidir.
  • Osmanlının ayağı üzengide gerek.
  • Sen dede, ben dede, bu atı kim tımar ede?
  • Yağmurda düşmanın koyunu, dostun atı satılsın
  • Yaşı at pazarında sorarlar.
  • Yumuşak huylu atın çiftesi pek yavuz olur.
  • Yürük at yemini, yavuz it ününü arttırır.
  • Yiğit yiğide at bağışlar.
  • Yoksul âlâ ata binse, selam almaz.
  • Yularsız ata binilmez.
  • Yürük ata kamçı olmaz.
  • Yürük ata paha olmaz.

 

Not: Atların ve gönüllerin fotoğrafçıları Mehduh Ekici ve Mustafa Şahbaz ustalarıma buradan selam olsun

 

Kaynakça:

Prof. Dr. Mehmet Şeker – Türk Medeniyeti Tarihi

Yrd. Doç. Dr. Şayan ULUSAN ŞAHİN - Türk Kültüründe At Arabası

Eyüp Akman – Türk Kültüründe ve Azerbaycan Destanlarında At

Rahşan Özen – Kayseri Folklorunda Evcil Hayvanlarla İlgili Atasözleri


Arkeologlar Derneği Mersin Şubesi

Yönetim Kurulu Başkanı

(M.A.) Arkeolog

Tuna AKÇAY

www.tunaakcay.net

akcaytuna@gmail.com

akcaytuna@hotmail.com
 

 

Özgürlük Anı

 

 

Deli Dumrul

 

 

Hız ve Asillik


 

Asil Ayaklar

 

 

Özgür Doru

 

 

Durma Anı

 

 

Kara Bale

 

 

Çoşku 

 


Oyun Zamanı

 
İlk An, İlk Aşk

 

 

Evinize Gelen Özgürlük

 


Zor Dönüş

 

  

Ceylanım

 

 

Dört Nala

 


Kızıl Kuyruk

 


Asil Ruh

 

 

Zoro

 

 

Takip

 

 

Çoşkulu Aşk

 

 

Özgürlük

 

 

Sadakat

 


İki Dost

 

 

T.C.D.D.

 


Kaçış

 

  

Dün Geceki Rüyam

 

 

Yansıma

 

 

Kaybolan Doru

 


Onu Aramak

 

 

Çılgın Sisler


Ferrari'sini Satan Bilge

Sadakat


Tuna AKÇAY Hakkında

 

1981 Çanakkale / Küçükkuyu doğumludur. İzmir’de doğup büyümüş Manisalı bir baba, Manisa doğumlu kökeni uşak olan annenin ortanca evladıdır. Babasının Türk Silahlı Kuvvetler mensubu olması nedeniyle sırasıyla; Çanakkale - Küçükkuyu, Sivas - Altınyayla, Isparta, Hakkari - Çukurca, İzmir, Adana, Elazığ, Bilecik - Söğüt’te yaşar. Çocukluğundan beri Anadolu’nun farklı yörelerinde yaşaması nedeniyle genç yaşta kültürel çeşitliliği karelerine taşır. 2000 yılında Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümünü kazanır. Bir yıl Almanca hazırlık okur. Dört yılda da lisans dönemini bitirir. Üniversite yıllarında ülkemizin önemli antik kentlerine Arkeolojik geziler organize eder. Ayrıca ülkenin birçok yerinde gerçekleştirilen çeşitli kazı ve yüzey araştırmalarına katılarak mesleki anlamda bilgisini geliştirir. Bu araştırmalar kazılar sırasında arkeoloji fotoğrafçılığı hakkında fikirler, çalışmalar üretmeye başlar. Özellikle 2001 yılından beri Doç. Dr. Emel Erten başkanlığında yapılan Olba Arkeolojik Yüzey Araştırmasında binlerce kareden oluşan araştırma arşivine katkı sağlar. 2005 yılında Arkeologlar Derneği Mersin Şubesinde kurucu üyesi olarak yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini üstlenir.

 

Fotoğraf: Memduh Ekici

 

Daha sonra ilk seçimde başkanlığa seçilerek Mersin’de arkeolojik tahribatı önlemek ve arkeologların özlük haklarını korumak için çeşitli çalışmalarda bulunur. Arkeolojinin tanıtımı, korunması ve kültürel bilgilendirmenin sağlanmasını amaçlayan projelerde koordinatörlükler yapar. Bu konu ile ilgili çeşitli gazetelerde ve yayın organlarında basın bildirileri, köşe yazıları yayınlar. Arkeologlar Derneği Mersin Şubesi’nin 2008 yılında düzenlenen II. Olağan Genel Kurul Toplantısında tekrar başkanlığa seçilir. 2005 yılında Mersin Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalında Yüksek lisansına başlar. 2008 Ocak ayında da “Olba Mezarları” başlıklı master tezini vererek M.A. unvanını almaya hak kazanır. Bir adet uluslararası bilimsel makalesi ve çeşitli popüler dergilerde yazıları da yayınlanır. 2001 yılından beri fotoğraf sanatı ile ilgilenmektedir. Fotoğraf çalışmaları, portre, yaşam, doğa, makro ve estetik arkeoloji fotoğrafçılığı üzerinedir. Fotoğraf ve arkeolojiyi estetik bakış açısıyla değerlendiren çeşitli makaleleri bulunmaktadır. Fotoğraflarını kendi web sitesinde ve paylaşım sitelerinde yayınlar. Ayrıca ulusal ve uluslararası fotoğraf yarışmalarında dereceleri ve başarıları bulunmaktadır.



FOTORİTİM ARŞİVİNDEN : 

Tuna Akçay : Estetik Arkeoloji Fotoğrafçılığı Işığında Eskiçağ Mezarlarının Fotoğraflanması
Tuna Akçay : Bir Arkeolog ve Fotoğrafçı Gözüyle Arkeolojik Alanlarının Fotoğraflanması : Olba Antik Kenti
Tuna Akçay : Estetik Bakış Açısıyla Arkeoloji Fotoğrafçılığı  



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 17 yorum, 1-17 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
http://www.facebook.com/photo.php?pid=255991&id=1016004855#/video/video.php?v=56708750928

facebook üyeliği olanlar bu çalışmanın görsel sunumunu da görebilirler...
Tuna Akçay eklemiş - adds | 04 Ocak 2009 Saat - Time 00:42
sevgili tuna merhaba , , ,

çok güzel at manzaralı yazın ile güzel bir çalışma olmuş.
atasözleri ve tarihimizdeki at kavramını öz bir ifade ile betimlemişsin.
eline sağlık diyorum tebrik ederim tunacım...
Ragıp Sarı eklemiş - adds | 04 Ocak 2009 Saat - Time 16:14
Merhaba Tuna Bey,

"Kuş Kanatsız Türk Atsız Olmaz" diye bir ata sözümüz vardır.
Kahraman ve Apaçi adında iki atım var.
At tutkunu olarak yaptığınız çalışmalara hayran kaldım.
Başarılı çalışmalarınızın devamını tebrik ederim.
Saygılar.
Mehmet Akif ASMAZ
Mehmet Akif ASMAZ eklemiş - adds | 05 Ocak 2009 Saat - Time 01:11

sevgili Tuna
hepsi o kadar güzel ki at fotoğraflarının...

Oya Yıldız
oya yıldız eklemiş - adds | 07 Ocak 2009 Saat - Time 17:58
Sevgili Tuna çok başarılı bir çalışma oluşturmuşsun yazı ile fotoğraf bütünleşmiş ben eline sağlık diyor kutluyorum sevgiler saygılar.
Cemil Güven eklemiş - adds | 14 Ocak 2009 Saat - Time 21:03
Değerli kardeşim Tuna,Yaşantındaki doğallığı , samimiyeti,sıcaklığı ve titizliği bu çalışmanda da göstermişsin...Çok başarılı ve güzel bir çalışma ve sunum olmuş...Gönülden kutlarım.. Burada,Memduh bey ve benimle ilgili güzel iltifatların için ayrıca teşekkür ederim...Başarılarının artarak devam etmesi,sağlıklı,mutlu ve fotoğraf dolu nice günler dilerim...
MUSTAFA ŞAHBAZ (BEY-33) eklemiş - adds | 15 Ocak 2009 Saat - Time 09:50
Seninle gurur duyacağımızı biliyorum...Hatta bizden ve senden sonra gelecek olan nesillerin de seni hayırla ve gururla yadedeceği eserler bırakacağına da yürekten inanıyorum.Sendeki idealistliği kendi gençlik yıllarımdan hatırlıyorum.ALLAH yardımcın olsun....
memduh ekici eklemiş - adds | 15 Ocak 2009 Saat - Time 11:49
Gönlüne.. yüreğine ve emeğine sağlık Tuna bey kardeşim.. harika bir çalışma ve düzenleme.. insanı alıp bambaşka ufuklara götürüyor.. Mekici ustama da selam ve sevgilerimi sunuyorum.. Allaha emanet olun..:)
Ahmet DUMAN eklemiş - adds | 15 Ocak 2009 Saat - Time 12:12
Ustaların yorumları arka arkaya dizilmiş ne mutlu bana... Beni çok ama çok mutlu ettiniz. Allahın izniyle bu hayata dair ödevlerimi, görevlerimi imkanlarım çerçevesinde yapmaya çalışıyroum. Keşke daha fazla imkanım olsa keşke bu topraklar için hizmet etme şansım olsa işte o zaman dostlar ve düşünceler daha sık bir arada olur.

"Allah'a dayandım!" diye sen çıkma yataktan...
Ma'nâ yı tevekkül bu mudur? Hey gidi nâdan!
Ecdâdını, zannetme, asırlarca uyurdu;
Nerden bulacaktın o zaman eldeki yurdu?
Üç kıt'ada, yer yer, kanayan izleri şâhid:
Dinlenmedi birgün o büyük nesl-i mücâhid.
Âlemde "tevekkül" demek olsaydı "atâlet';
Mîrâs-ı diyâetle yaşar mıydı bu millet?
Çoktan kürenin meş'al-i tevhîdi sönerdi;
Kur'an duramaz, nezd-i İlâhîye dönerdi.
Tuna Akçay eklemiş - adds | 15 Ocak 2009 Saat - Time 13:01
Merhaba,
Emeklerinizi taktir ediyorum, guzel bir calisma, fotograflar cok iiy, bilgiler de...
Saglikla kalin...
Sahin Zengil eklemiş - adds | 17 Ocak 2009 Saat - Time 00:49
Gönlüne ve emeklerine sağlık abi, hepsi birbirinden güzel çalışmalarını topluca görmek ayrı bir tad verdi gerçekten. Daha nice makalelerine yorum yazabilmek dileğiyle.

Selam ve saygılar.
Ali SEVGİ eklemiş - adds | 29 Ocak 2009 Saat - Time 20:27
Sevgili Yeğenim Tuna,
Öylesine güzel bir çalışma ortaya çıkarmışsın ki seninle gurur duymamak mümkün değil. Emeklerinden
dolayı seni kutluyor başarılarının bununla kalmayacağını çok iyi biliyorum. Sevgiler.
Erkan KARAKUŞ eklemiş - adds | 06 Şubat 2009 Saat - Time 15:09
tek kelimeyle harikasınız diyorum
zevkle izledim ellerinize sağlık
erol kahveci eklemiş - adds | 07 Şubat 2009 Saat - Time 09:28
Hem içerik hem görsellik doyurucu idi. Böyle kültürümüz var ama sazdan da attan da uzağız ne yazık!. Emeğinize -yüreğinize sağlık
alalma eklemiş - adds | 07 Şubat 2009 Saat - Time 17:34
şahane sununuz için içten teşekkürlerimi sunarım. Atla ilgili serilerinizin devamını dilerim.
S.Ali ERDEM eklemiş - adds | 17 Mart 2009 Saat - Time 08:58
Ben Uzbekistanliyim Dog'u dilleri unverstesi 3 sinif turk bo'lumu o'g'rencisiyim. Burada Atlar konusunda arashtirma yapiyorum.Sundug'unuz bilgileri fotograflari go'runce sevindim. bo'yle uzellig'i go'stere bildig'iniz ichin teshekur ederim.
Kamile rahmanova eklemiş - adds | 26 Mart 2009 Saat - Time 08:41
sunumunuz çok güzel har atın ayrı bir anlatımı ayrı bir uyarışı var gibi geldi bana fotoğraflarınızda isimleride sanki özenle seçilmiş bence at özgürlüğün, hırçınlığın, isyankarlığın en güzel örneğidir..

ilginizden dolayı teşekkür ederim ..SAYGI VE SELAMLARIMLA
ECRİN CANSEVER (ALMİLA) eklemiş - adds | 06 Haziran 2009 Saat - Time 10:08
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

 

e-Panel

Ara - Search


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi

Anadolu Fotoğraf Dergisi

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.