Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > ARALIK 2008 SAYISI - DECEMBER 2008 ISSUE > Ufuk Sarışen : Ağların Ardındaki Balıkçılar
Ufuk Sarışen : Ağların Ardındaki Balıkçılar

AĞLARIN ARDINDAKİ BALIKÇILAR

 

Balıkçı teknesi, ardına martıları ve denizin köpüklerini katarak ufka doğru yol aldı… Aylarca denizle yaşayıp, karaya adım atamadı balıkçılar… Ağları denize salıp balıkların izini sürdüler. Küçük bir kamarada ekmeklerini, dertlerini bölüştüler… Yağmurun altında, buz gibi havada var güçleriyle sırılsıklam ağlara asıldılar. Öyle ya, o ağlar ekmek tekneleriydi. Günü geldiğinde de karaya dönüp kazançlarını paylaştılar…

 

Ve Ufuk Sarışen, fotoğraf makinesiyle onları izledi, aylar boyunca. Ağ balıkçılarının hayatlarına ortak oldu, vizörün gerisinden. Her bir denklanşörün sesiyle, balıkçıların ‘an’ları belgelendi. Gerçek ve de yalın…

 

Sarışen, “Ağ Balıkçılığı” adlı foto röportajını, Ekim 2006 – Şubat 2007 tarihleri arasında gerçekleştirdi. Ağ balıkçılarının onun dikkatini nasıl çektiğine gelince: “Sarıyer’e doğru giderken Büyükdere önlerinde demirlemiş birçok balıkçı teknesi görürsünüz. Ben bu bölgede oturduğum için yıllardır bu tekneleri izlerim. Hangi tekne ne tarafa gidiyor, kim Boğaz’dan hiç çıkmıyor, hangisi bir gitti mi sezon sonunda ancak geri dönüyor… Daha sonra içime, bastıramadığım bir şekilde teknelerde olmak fikri yerleşti. Akşam balıktan dönen teknecilerle sohbet ettim, işin nasıl yapıldığını öğrendim, dönenlerin fotoğraflarını çektim. Ardından Rumeli Feneri, Rumeli Kavağı ve Büyükdere merkezli teknelerle birlikte Karadeniz, Boğaz ve Marmara’da tekne içinde çekimler yapmaya başladım.”

 

Genellikle Karadeniz’den mevsimlik işçi olarak gelenler ağ balıkçılığı yapıyor İstanbul’da. Fakat güneydoğudan hatta Romanya, Ukrayna gibi ülkelerden bile gelenler var balıkçılık yapmak için. Ve hepsi, tüm balık sezonu boyunca teknelerinde yaşıyor, ki ancak böylelikle para biriktirebiliyorlar. Ufuk Sarışen, zor koşullar altında çalışanların hayatlarını belgelemeyi başarıyor. “Ben fotoğraf çekerken bile çok yoruluyordum” diyor Sarışen ve ekliyor: “Bir ağın atılması ve çekilmesi yaklaşık 2-3 saat sürüyor. Sürekli telaş hakim. Ama bir süre sonra bunun da organize bir telaş olduğunu görüyorsunuz. Karınca gibi, herkes görevinin bilincinde.”

 

Her açıdan yaklaşıyor fotoğraflarıyla ağ balıkçılarına Sarışen. Hem onların tekne içindeki yaşamlarına, gecelerine, gündüzlerine odaklanıyor hem de zor koşullarına. Kah bir sofra başında toplanmış görüyoruz balıkçıları, kah ağlara asılmış, kah bir koşuşturmanın içinde… Uzak olduğumuz, farklı bir yaşamın koşullarını sergilerken Sarışen, titiz bir çalışmaya da imza attığını ortaya koyuyor. Her bir kare ayrıntılarıyla düşünülmüş, her bir kare özenle seçilmiş.

 

Bir uzun yolculuğa çıkıyorsunuz siz de siyah beyaz fotoğraflar eşliğinde. Ağların ardından size bakıyor balıkçılar…

 

Yasemin BAY



Büyük teknelerin Karadeniz'den başlayan balık takibi 6 aylık sezon sonunda Akdeniz'de son bulur. Bu uzun yolculuk için hazırlıklar gece gündüz dinlemez.


Ağlardaki delikler av sezonu öncesi sıkı bir kontrolden geçmek zorundadır. Aksi takdirde deniz ortasında avlanmak yerine tamirata zaman ayırmak gerekebilir.


Sabahın karanlığı Rumeli Kavağı'nda demirli tekneler için işe başlama zamanıdır.



 Karadeniz ve Marmara eski günlerindeki balık çeşitliliğini ve verimliliğini ne yazık ki kaybetmiş durumda. Tekne sayısındaki doygunluk da kazancı olumsuz etkilemekte.



 İstanbul sınırları içerisinde gırgır tekneleri ile ağ balıkçılığı yapan balıkçıların kazançları da her geçen gün azalmaya başlamış. Gelişmiş radar ve bilgisayar sistemleri ile yapılan avlanma balığın üremesine engel olduğu gibi aşırı sayıda tüketilmesine de sebep olmuş.



Tekne demir alıp yola çıktığında avlanılacak bölgeye ulaşılıncaya kadar tayfa uyumaya devam ediyor. Teknelerde ortalama 15-20 personel çalışıyor ve makina dairesi de dahil her yer yatakhaneye dönüşüyor.

 

Denizde sudan sonra en önemli içecek çay.

 

Ağ atıldığı anda herkes ilk olarak kıyafetlerin asıldığı güvertedeki yere koşar, tulum, yağmurluk ve botlarını giymek için. Soğuk hava ve su bir araya geldiğinde ciddi bir tehdit oluşur. Hastalanmamak için bu ekipmanların kuru ve sağlam olması hayati önem taşır.

 

 İki ağ arası boş vakitlerde tavla, kağıt oyunları ve video seyretmek (TV çekmez genelde) olmazsa olmaz.

 

Teknenin ahçısı sabahın ilk ışıklarında güvertede uyuyan martıyı yakalamış  “öğlen pişirelim” diyor. Tabii ki daha sonra güvercin misali göğe savuruyor martıyı.

 

Sezonluk çalışan işçiler 5-6 ay boyunca kazandıklarını evlerine götürüyorlar. Bu süre boyunca ailelerini görme şansları çok az. Aile bağları cep telefonları yardımı ile korunuyor.

 

Şile – İstanbul

 

Teknede dinlenme zamanı. Arkadaşları, kendisi ile aynı ismi taşıyan ölüm ilanını gazeteden kesip balıkçıya “sen rahmetli olmuşsun” diyorlar.


 

Büyükdere – İstanbul


 

Atılan ağ tekneye doğru makinalar yardımı ile çekilmeye başlanır. Bu sırada ağın ağırlığı ve akıntı tekneyi savurmasın diye tekne bir bot ve halat yardımı ile sabitlenir.

 

Sabitleme botu kaptanı da balıkçılardan biridir ve ilk etapta ağı hızla yaymak önemlidir.



 Bot kaptanı her ağ atımında yaklaşık 2 saat botta kalır.



Kilyos – İstanbul


 

Teknedeki vinçler yardımı ile ağlar çekilmeye başlanır. İşi tümüyle makinalara bırakmak olmaz, ağlar takıldığında müdahale etmek için ağ sürekli izlenmelidir.

 

Bir sonraki ağ atımı için, ağların çekilirken düzgün istiflenmesi gerekir.


 

Ağlar yavaş yavaş çekilirken takılır kalır ara sıra, bu yüzden makinistin kulağı ağ başındaki balıkçının sesindedir.



Ağların altındaki balıkçılar ağları kontrol etmek için yoğun çaba sarf ederler.


 

Kısmetten önce, ağlardan dökülen sağanak bir deniz suyu yağar güverteye.

 

Yüzlerce kilonun çekilmesi makinanın gücüne, usulünce çekilmesi ise balıkçıların bileklerine emanettir.


 

İstanbul'daki ağ balıkçıları genellikle Karadeniz'den gelen mevsimlik işçilerden oluşur. Bunun yanısıra Doğu ve Güneydoğu'dan, Balkanlar'dan, Karadeniz ülkelerinden gelen yabancı uyruklu işçiler de çalışmakta.


 

Balıkçılar var güçlerini verirler ağların tekneyle sorunsuz buluşması için. Bu esnada hep bir ağızdan tempo tutulur.

 

Tekne sahipleri genelde aynı işçiler ile çalışmayı tercih ettiklerinden ekiplerde çok büyük değişiklikler yaşanmaz.

 

Balığın suyla vedalaşması balıkçıların kısmete merhabasıdır.

 

Balığın ağlardan güverte havuzlarına alınması ağ çekmenin en coşkulu anıdır belki de. Hem işin sonuna yaklaşılmış hem de ekmek parası kesinleşmiştir.


 

Poyrazköy – İstanbul


 

Ağın son cebi tekneye çekilmeden sabitleme botu ile tekne arasında yapay bir "ağ havuzu" oluşturulur. Bu havuzda kalan torik gibi büyük balıklar elle yakalanarak bota alınır. Aksi takdirde büyük balıkların ağdan kaçmaları kaçınılmazdır.


 

Rumeli Feneri – İstanbul



Ticari değeri olmayan balık ve diğer deniz canlıları geldikleri yere geri yollanır. Bu martılar için ziyafet demektir.


 

Balıklar boy ve türlerine göre ayrılarak kasalanır.

 

Büyükdere – İstanbul

 

Tekne içindeki soğuk hava depoları balığın ilk limana kadar taze olarak saklanması için kullanılır.


 

Büyükdere'de balıktan dönen tekneleri bekleyen kadınlar, balıkların kamyonlara yüklenmesinde tekne ekibine yardımcı olurlar ve karşılığında getirdikleri poşetlerin balıkla doldurulmasını umarlar.


 

Sarıyer – İstanbul

 

Teknenin peşindeki martılar avın bereketli geçtiğinin habercisidir.

 

Rumeli Feneri / Liman – İstanbul


Ufuk SARIŞEN Hakkında

Ufuk Sarışen, 1974 doğumlu. İlk kişisel sergisini Haziran 2008’de İstanbul Fototrek’de açtı (Ağların Ardındaki Balıkçılar), bazı karma sergilere katıldı.  Semazenler, Ağ Balıkçılığı, Karagoz ve Hayaliler, Salsa-İstanbul, Dansöz çıktı (devam ediyor) başlıca belgesel çalışmaları. Halen, çesitli dergi ve gazeteler için gezi fotoğrafları ve fotoröportajlar üretiyor. Uygulamalı fotograf proje atölyeleri düzenliyor. Kendi fotoğraf stüdyosunda fine-art denemeler yapıyor.

 

www.ufuksarisen.com



Kitap Hakkında

Ağların Ardındaki Balıkçılar

Fotoğraf Albümü

18x16

45 Sayfa

www.fototrek.com

 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 9 yorum, 1-9 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Güzel bir çalışma.
Elinize emeğinize sağlık.Selamlar...

Mehmet DAĞ
Mehmet DAĞ eklemiş - adds | 04 Aralık 2008 Saat - Time 09:39
Ufuk tebrikler,
çalışmanı bir kez de burada izlemekten keyif duydum,
ellerine sağlık.
Süleyman Uçar eklemiş - adds | 04 Aralık 2008 Saat - Time 10:09
Ufuk sergiyi gezmek kısmet olmamıştı,bikaç kareyi de mağaradan ya da siteden hatırlıyorum ama bütününü görünce çok daha anlam kazandı. En belirgin özelliği, yaşayan ve çok sıcak karelerden oluşması. Eline ve gözüne sağlık. Muammer'in de en çok istediği özelliği yakaladığına göre, senin de artık ''el verme zamanın geldi'' demektir. Herşey gönlünce, ışığın bol olsun:::))))
Muhterem Kılıç eklemiş - adds | 14 Aralık 2008 Saat - Time 14:25
Merhaba Ufuk...
Ruhunla fotoğraf çektiğini biliyorum ve bu nedenle bu fotoğraflara şaşırmıyorum. Hepsi birbirinden güzel. Hepsi dengeli ve ölçülü. Yüreğine sağlık. Selam ve sevgilerimle...
H.Bahadır LAÇİN eklemiş - adds | 16 Aralık 2008 Saat - Time 15:39
merhabalar , , ,

güzel olmuş demekle geçiştirilmeyecek bir çalışma.
elinize sağlık gerçekten emek verilmiş.
fotoğraflarla anlatım harika bi biçimde sunulmuş.
ve balıkçıların yaşamı siyah beyaz tercihi fotolarla çok çok iyi bi şekilde hissetrilimiş.

elinize sağlık
diğer çalışmalarınızda başarılar dilerim...
Ragıp Sarı eklemiş - adds | 17 Aralık 2008 Saat - Time 15:12
Merhaba sevgili Ufuk.Ufuk diyorum, zira sen doğduğunda ben balıkçılık yapıyormuşum:)) (Umarım gücenmemişsindir) Beni aldı bu karelerinle 1978-79-80 yıllarının Kumkapısına,Gariçesine,Sarıyerine,Büyükderesine götürdün..Beni aldın Kalkan avı içi Romayaya götürdün...Gırgırlarda tayfa olmak zor iştir.Sezon başladımı herşey ardında kalır,Anan,Baban,eşin,çocuğun,arkadaşın...Arkadaşında,Ananda,babanda sezon boyunca Teknedekilerdir. Seninde çekim yaptığın dönem kış balıkçılığı sezonuna denk gelmekte...Ağlar istiflenip köşe bucak balık aranırken, Kuleden (Yukarıdan) Reis HAZIROL komutunu verir ve PALACI çeliği çekmek için kışüstünde yerini alır.Ve MOLA emri ile çelik çekilir,ağlar büyük bir hızla denize serilirken BOTLA başbaşa gelinir.Sonra Tellerin IRGATla basılması,tertn KURŞUN çekilmesi devam eder. Ardından TORLARIN istifi için tocular,mantarcılar,kurşuncular...hepsi seninde dediğin gibi tatlı bir telaş ama RİTİM içerisinde işlerini yapar...En sonunda BOCA AĞINDA sıkıştırlan balık sürüsü torların taranması sonunda GEDAL ile yedek motorun güvertesine alınır...Şimdilerde karende gördüğüm kadar ile,daha bir modern olmuş tekneler.Buzhanesi,yatak yerleri,yemek yerleri...O zamanlar bu olanaklar daha kısıtlı idi..
Aslında çok şeyler yazmaya müsait ama uzatmayaım...KArelerini oldukça beğendim,bazıları ise tamda düşlediğim gibi...Kutlar,yeni çalışmalarında başarılar dilerim...Sevgi ile...
Ünal KALAFAT eklemiş - adds | 18 Aralık 2008 Saat - Time 20:48
Enaz balıkçılar kadar emek verilmiş,oldukça "iyi" niteliklere sahip bir çalışma,
Son bir yıldır,dijital teknolojinin egemenliğinden rahatsızlık duyan,"gerçeklik"gücü törpülenen "belgesel fotoğraf",bu sıkıntıyı "fotoğraf altı yazısı" ile gidermeye çalışıyor.bu şekilde bakıldığında , sayın Ufuk SARIEŞEN'in bilgi notları da yerinde bir uygulama oluyor.
Kutluyor,selam ve saygılarımı gönderiyorum

Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 27 Aralık 2008 Saat - Time 14:48
super olmuş elinize kaleminize sağlık bide şu kılıç avcılarını kaleme alsanız sizden rica edsem hemde tam zamanıyken zaten bitmekte olan kılıc balığını bide havyarlı zamanında yakalamıyolarmı işte işin en acı yanı bende birzamanlar balıkcıydım 2009un kasım ayına kadar (tek gecimim kılıççılıktı) ama masraflar arttı balık fiyatları yerinde sayyıyordu zaten yaklaşık 7,8 yıldır neyse kafanızı daha fazla ağırtmayayım saygılar
namık eklemiş - adds | 28 Mayıs 2010 Saat - Time 19:31
selam ufuk abi ben şarköyden lise birde okuyan birgencim boş zamanlarımda eniştemlerin 14metre teknesiile balığaçıkıyorum benim anlatılmaz birbalıktutkumvar ileride kısmetolursa birbalıkcı gırgırı almayı düşünüyorum vesana bizbalıkçıların hayatını yanssıttığın için tüm şarköylü balıkçılar adına çooook teşekkür ederim saygılar hürmetler abii
oktay şahin eklemiş - adds | 22 Eylül 2010 Saat - Time 21:04
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Adem Sönmez

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.