e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
1954 Ankara doğumluyum. Anadolu Üniversitesi AÖF Halkla İlişkiler bölümü mezunuyum.
1977 yılında fotoğrafa başladım. Ankara Çankaya Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde belediye foto muhabiri olarak çalıştım. Daha sonra Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'ne geçtim. Başbakanlık resmi fotoğrafçısı olarak Başbakanlık muhabirliği yaptım ve Eylül 2007'de buradan emekli oldum.
Katıldığım yarışmalarda ödül ve sergilemeler aldım ancak artık yarışmalara katılmıyor ve kendimle yarışmayı yeğliyorum. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği, Koleksiyoncular Derneği, IFPO (İnternational Freelance Photographers Organization), AFSAD ve Ankara Kulübü üyesiyim.
Deklanşöre ilk basışımın üzerinden otuz yıl geçmiş. 1977'de o zamanlar elemanı olduğum Devlet Halk Dansları Topluluğu'nun Rusya turnesinde edindiğim bir Zenit'le başladı bu serüven. Ardından karanlık oda denemeleri, yığınla kart ve film yakma, umutsuzluklar, başarısızlıklar… Ama yine de devam.
1989'da ne yapıyorlar diye çaldığım AFSAD'ın kapısı. Bilgi tekrarından zarar olmaz diyerek kayıt yaptırılan Temel Fotoğraf Kursu.
2005 yılında kendi çabamla çıkardığım ve baskısı hüsranla sonuçlanan " Bir başka Ankara" albümü ve son olarak da son beş yıldır üzerinde çalıştığım, 2008'de yayımlanacak "Türkiye'de Basın Fotoğrafçılığının Görsel Tarihi Osmanlı'dan-1960'a" adlı derleme çalışmasının ilk cildi.
Bunların dışında, fanatizm boyutunda bir Ankara sevdası. Ankara fotoğrafları, malzemeler, Ankara kitapları toplama merakı. Bu merak, fotoğraf çekmekten her zaman önde gidiyor. Eskiler, koleksiyonculuk için DEVA NÂ PEZİR (Devası olmayan hastalık) diyorlar.
Ankara Dost kitabevi 1994 yılında bir sergiye ev sahipliği yapmıştı. Reha Akçakaya'nın "Görünmez Işıkla Yolculuk" fotoğraf sergisi. 1995 yılında albümü de çıkan bu sergi beni de sarıp sarmaladı. Ancak, insan gözünün algılamadığı bu görünmez ışığı yakalamak öyle kolay değildi. Bunun için özel kızılötesi film ve filtrelere ihtiyaç vardı ve ne yazık ki, film Türkiye'de yoktu. O zamanlar kanka olduğum Resul Baştuğ'a bu filmle Ankara çekelim dedim, "tamam" dedi.
Halk dansları hocalığı yaptığım Japon arkadaşlarıma yazdım. Her yıl Ankara'ya gelen bu arkadaşlar, bana film taşıdılar ve teknik sorunları da çözdükten sonra 1996 da çalışmaya başladık. Üç yıl sonra, Türkiye'deki ikinci kızılötesi fotoğraf sergisi, -konusunu Ankara'dan alan ilk- Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde açıldı. Bu sergiden sonra filmin meraklıları arttı. Dernekte kızılötesi çalışma grupları kuruldu. En önemlisi, sayemizde Kodak, bu filmi Türkiye'ye getirtti. Benim için ikinci etap, albümdü. Bazı sorunlar nedeniyle ben bu işe tek başıma girdim ve 2005 yılında da albüm çıkmış oldu.
Fotoğrafları sizlerle paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

















Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.