Bookmark and Share
Uğur Okçu : Scanograph

SUNUM

Bir geminin sancak iskele sallanmasını aynı karede göstermeye çalıştım fotoğraf makinesi ile, denizde yaşarken. Yalpanın, gemi içinde yaşayanı nasıl etkilediğini tek karede anlasın istedim fotoğrafa bakan insanlar.

 

Böyle başladı scanograph yöntemi ile fotoğraf çekme öyküsü.


 

Kısaca; analog bir fotoğraf makinası ile fotoğraf çekerken, filmi, çekim aşamasında makine içinde döndürmeye dayalı bir teknik.

 

Işık ayarları ilk başta biraz sıkıntı yarattı. Çünkü filmi makine içinde döndürürken kullandığım motor, perdenin saniyede 4-5 kez açılıp kapanmasını sağlıyor. Bu durumda uygun bir sonuç için normal ayarlardan farklı bir şeyler yapmak gerekiyordu. Ortama göre ASA değerleri ile oynuyorum. Sürekli 100 ASA slide film kullanıyorum. Çok aydınlık ortamda ASA ayarlarını 50’ ye kadar düşürüyorum. Karanlıkta ise 1600 ASA’ ya çıkıyorum en fazla. Filmi çeksem de (Pull process), itsem de (Push Process) de, bunu banyo aşamasında banyo yapana söylemiyorum. Filmi 1600 ASA da çeksem bile 100 ASA olarak yıkatıyorum. Böylece ışıkla ilgili sorunlarımı çözdüm.

 

Bir de müzik fotoğrafı oluşturmayı denedim scanograph tekniği ile. Iron Butterfly’ ın IN-A-GADDA-DA-VIDA adlı rock müzik parçasının 2.30 dakikalık bateri solosunun fotoğrafını çekmeye çalıştım. İki altonun alt kısımlarındaki şeffaf kısımları çıkarıp altoların üzerine koydum. Karanlık bir ortamda alttan her altoya saksı içine monte ettiğim kırmızı ve yeşil spotlarla ışık verdim. Altoların üzerine ise sürekli su açıktı.


 

Altoya, baget parçadaki bateri solosu ile birlikte vurduğunda, çıkan su yüksekliğini sesin görsel yansıması olarak scanograph tekniği ile saydam üzerine kaydetmekti projenin amacı. Ortaya 24 x 1300 mm lik bir saydam çıktı proje sonunda.

 

Sağlıklı günler dost sevgiler,

 

Ş. Uğur OKÇU 
 



SCANOGRAPH - (Grafik Tarama)
 

Fotoğraf sanatında bir yenilik. Umarım bu yenilikle sizde karşılaştınız yada karşılaşmanız pek yakındır. Uğur Okçu'nun SCANOGRAPH adını verdiği teknik ile yaptığı fotoğraflar, soyut sanatın fotoğraf dilindeki verileri, yani fotoğraf soyutlamalar. Yer yer fotoğrafa konu olan objeyi yakalayabiliyorsunuz, yer yerse onun müzikal izdüşümleriyle algılarınız harekete geçiyor. Bu fotoğrafı bir bakışta görüp algılamanız neredeyse olanaksız. Onu ardışığı olan süreçlerde izleyip yaşıyorsunuz. Soyutlanmış simge ve kavramsal öğelerle yüklü olan bu fotoğraflarla hiç yabancılık çekmeden iletişim kurabiliyorsunuz. Bu fotoğrafların diğer fotoğraflardan farkı, kesintisiz ve zaman dilimleri olan bir izleme sürecinin kaçınılmaz olarak yaşanması. Bu onun yaşam boyutunu oluşturuyor.


 

Uğur Okçu'nun fotoğraflarından benim aldığım duyumsamalar, doğanın devingenliğini bir süreç olarak izlerken sürekli ve değişen etkilenmeyi yaşamak. Doğanın karşısında yaşanan duygusal süreçleri, beynin soyutlamasına denk düşen algılamalarla coşkulu bir devinmeye dönüşüyor. Doğanın karşısında beynimiz bir fotoğraf karesi gibi durmaz. Çoğunlukla büyük bir coşkuya kapılarak etkilendiğimiz bir doğasal görünümün fotoğrafını çekersiniz, ama elde edilen fotoğraf ölüdür. Çünkü orada etkileyici olan ve coşku veren sadece görünüm değildirt. Doğanın ayırdına varamadığımız devingen süreçleri ile ilgili atmosferidir. Ressam bunu soyutlama ile elde eder. İşte Uğur Okçu'nun fotoğrafları bu durmayan hayatiyeti yakalıyor.


 

Bu fotoğrafların diğer özelliklerine kısaca değinmek istiyorum.

 

  • Raslantısal süreçler nedeniyle, bir daha elde edebilme olasılığının yok denecek kadar az olması.

 

  • Alternatif zenginliğine, aynı obje üzerinde çok değişik alternatiflerde boyutlar üretebilme olanağına sahip olması.

 

  • Objeye ait soyutlamalar objeyi bilinmez hale getirmemeiş. Tam tersine yeniden anlamlanmış soyut objelere dönüştürmüş. İnsan beyninin iletişim kuramıyacağı hiç bir süreç bu fotoğraflarda yok.

 

  • Bu çalışmalar fotoğrafa yeni bir dil, yeni bir boyut getiriyor. Geç gelişen cam üzerinde elde edilen sonuçlardan çok farklı boyutlarda.


 

Macerayı seven, hızlı araba kullanan, rock ve klasik müzik dinlemekten hoşlanan tez canlı Uğur Okçu, deneyler yapmaktan ve yeni tasarımlar üretmekten bıkmıyor. Yıllarca, büyük maliyetlerle yüzlerce denemeden sonra elde ettiği bu başarı ona yetmiyor. Şimdiden kafasında bir yığın deney tasarıları var. "Bu iş sadece teknik bir olay ve teknik bir kurgu değil. Ben fotoğraflarımda beyinsel duyarlılığımı yaşar hale getirmek istiyorum" diyen Uğur Okçu, hedefini her zaman çok iyi gözden geçirilmiş ayrıntılarıyla planlamasada, sonunda aradığıyla karşılaşmayı başarıyor.

 

Muharrem PİRE - Ressam


















Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
her seferinde yeniden ve yeniden görmekten bıkmayacağım fotoğraflar...
tebrikler ve selamlar...
şule tüzül eklemiş - adds | 02 Mart 2008 Saat - Time 18:56
Uğur Okcu'nun fotografları, fotografı bir anın dondurulması, zamandan bir kesit olarak tanımladığımızda, bu tanımın dışına taşar. Onun fotografları bir anın değil, anların kesitidir.Teknik bilgisi ve yaratıcı,harektli doğası onu bu yola itmiştir. Özgür ve sınır tanımaz kişiliğine uygun ürünlerdir, bunlar. Ürünlerinde Ugur'un kişiliği yansır.
Buradakilerin çoğunu (portreler hariç) gördüm. Son işlerini merek ediyorum, sevgili adaşım.
Uğur Bilge eklemiş - adds | 04 Mart 2008 Saat - Time 18:21
Hani bir beden vardır;kara~kuru,~yıkık~yılgın.Bu bedenin beyninden çıkan her yeni şey az ya da çok şaşırtır hepimizi.Uğur OKÇU bu tipolojinin tam tersidir.Biraz konuşun ,hemen anlarsınız yakında birşey yumurtlayacağını,Sadece bu mu? Kendisi TACİKİSTANDA dır.Savaşa karşı örgütlediği fotoğraf sergisi konur sokakta açılır.
Bu araştırıcı,girişken,doymaz ruh,sonunda;SCANOGRAPHY oluşturarak fotoğrafın niteliğini geliştirmiştir.Bu dünya çapında bir yeniliktir.Ürünlerinin niteliği bir kenara bırakılsa dahi bu buluş için UĞUR'a teşekkür borçluyuz.Benim de ilk kez gördüğüm "portre" fotoğraflarında olduğu gibi,diğer konuların fotoğraflarının da teknik açıdan daha iyi hale geleceğine inanıyorum.Hoş bu halleri ile de sürrealizm'in özgün örnekleridir.Daha da öteye gidince,her bir görüntünün TEK olması,orjinaliteyi yakalamaktadır ki bu konu yüzey sanatlarındaki bir ürünün değeri belirleyen önemli kıstastır.
Tebrikler,teşekkürler,selamlar,sevgiler ve de saygılar Uğur OKÇU'ya
Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 05 Mart 2008 Saat - Time 01:04
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.