e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
Uğur Varlı ile Fotoğraf Baskı Hizmetleri Üzerine Söyleşi
Atakan Dürüst ve Uğur VarlıAtakan Dürüst: Öncelikle bir merhaba diyelim ve sizden başlayalım istiyorum. Bizler Uğur Varlı’nın fotoğraf, baskı vb. konulardan ziyade, öncelikle iyi bir fotoğrafçıda olduğunu biliyoruz. Sizin fotoğrafa bakışınızı ve fotoğraf çalışmalarınızı anlatır mısınız?
Uğur Varlı: Aslına bakacak olursanız, baskı ve diğer işlerle yoğun çalışmalarımdan dolayı, fotoğraf çekimine büyük bir ara vermiş oldum. Son 7-8 yıldır çok sık uğraşamıyorum fotoğrafla. Fotoğrafın baskı kısmının içindeyim ama çekim kısmının dışında kaldım. Şu anda bir birikim sürecindeyim. Birikim ve gözlemleme. Ondan önceki dönemde doğa fotoğrafları ve yaşam ağırlıklı fotoğraflar çekiyordum. Bir sergim oldu sadece; kızılötesi sergim. Mükemmeliyetçi bir yapım var bundan dolayı çok fazla sergi açma fikri bana doğru gelmiyor. Bu arada kendimde gördüğüm en büyük eksiğim ve bundan sonra çok önem vereceğim konu ise proje çalışması yapmamış olmam. Fotoğrafa başladığım zamandan bu yana sürekli denemeler yaptım ben. Kendimi nereye yönlendirebilirimin peşindeydim. Uzun sürdü bu süreç ama arşivimde çok fazla birikmiş fotoğrafım var. Kızılötesi 2 sene kadar çalıştım. 2001 – 2003 yılları arasında çalıştım. Türkiye’de az yaygın olmasından dolayı beni cezbetti. İlk Reha Akçakaya yapmıştı bu tür çalışmaları. Bir de Edirne’de Trakya Üniversitesi'nde bir sergi açmıştım. O da İstanbul’la ilgili bir sergiydi. İstanbul’la ilgili siyah beyaz peyzajlarım vadı. O çalışmaların bir sergisiydi o da.
Atakan Dürüst: Genelde siz de siyah beyaz ağırlıklı çalışmalar yapmışsınız. Çoğunlukla baktığımızda fotoğrafçıların bir çoğunun siyah beyaz fotoğrafları tercih ettiğini görmekteyiz. Sizce bunun sebebi nedir? Ya da sizin tercihiniz neden bu yönde?
Uğur Varlı: Aslında illa siyah beyaz olacak diye katı bir görüşüm yok ama söylediğiniz gibi genlellikle siyah beyaz çalışıyorum. Sebebi benim açımdan çok fazla gerçekliği görmek istememek, daha çok hayali. Siyah beyaz bana daha etkileyici, nostaljik, daha çekici geliyor. Siyah beyaz tercihinde, karanlık odanın vermiş olduğu o büyünün de etkisi var. Eskiden çok fazla filmli ve dia çalışmalarım da oldu. Son iki yıldır da dijital çalışıyorum. Analog yada dijital olmalı diye de bir takıntım yok benim. Fotoğrafa ara vermemin sebebi şu: Ara diyorum çünkü insanın hayatına fotoğraf sanatı girdikten sonra ölünceye kadar bitmez. Ben bir süreç olarak değerlendiriyorum bunu. Şu anki süreçte izleme ve işimi yapma dönemi. İleride daha fazla fırsat bulduğum dönemlerde tabii ki çekimlerime devam edeceğim ve farklı projeler yapacağım ama şu anki misyonumun fotoğraf sektörüne hizmet etmek ve kendimi görsel ve bilişsel anlamda geliştirmek olduğunu düşünüyorum. Burada bir mini galeri açtık ama daha büyük bir galeri açma düşüncem de var. Daha ileri düşüncem sanatla içiçe olmak ve fotoğrafı daha ileriye götürmek kendi adıma.
Atakan Dürüst: Uğur Varlı Fotoğraf Hizmetlerinin geçmişinden ve bugüne nasıl geldiğinden bahseder misiniz?
Uğur Varlı: Biz aslında bu işe, süreç olarak anlatacak olursam 2001 yılında Hayyam’da başladık. O zamanlar profesyonel fotoğraf çekim hizmetleri yapıyordum. Bu arada bir yazıcım vardı ve baskı işlerine de meraklıydım çok. Karanlık odamın yanında yazıcımlada kendi baskılarımı yapardım. Hatta arkadaşlar, eş, dost yarışmalar vs. için baskı yaptırmak isterlerdi bana. Ondan sonra printeri Hayyam’daki yerime getirdim. Baktık birkaç baskı işi daha peşi sıra gelmeye başladı ve devamı da geldi. Bir dönemde ayağımda bir problem oldu ve çok fazla ayakta kalamamaktan ötürü çekim işlerime ara verdim. Hatta bırakma kararı aldım. Bir de dijitalin devreye girmesi ile birlikte çekim olayının Türkiye’de biteceğini biraz gördüm. Devam ettirmek anlamında da işin baskı kısmı daha cazip geldi bana ve bu işe ağırlık vermeye karar verdim. Daha sonra 2006 yılında Epson’dan bana bir teklif geldi. "Siz baskı olayında tanınıyorsunuz. Bizim ürünlerimizide tanıtır mısınız?" anlamında bir teklifti. Ben de olumlu baktım ve Epson’un bayiliğine de bu şekilde girmiş oldum. 2-3 yıldır da gayet güzel gidiyor. 2007 yılında Atalay İş Merkezi'ne geçtik. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra bir üst kata, yani ikinci kata taşındık.
Atakan Dürüst: Bize biraz Uğur Varlı Fotoğraf Hizmetlerinin verdiği hizmetlerden bahseder misiniz? Neler yapılıyor kısacası burada?
Uğur Varlı: Burada ana başlıkları ile sayacak olursak; film tarama, fotoğraf baskı, fotoblog, forex, tüm laminant ve ahşap çerçeve hizmetleri yapılmakta. Bunun yanında Epson’un ürünlerini de satmaya başladık. Baskı makinaları, printerlar, tarayıcılar, projeksiyon makinaları, kağıt medyaları, kartuşları vb. satışını da yapmaktayız. Çerçeve işine son bir sene başladık ve işin bütünlüğü için bunun gerekli olduğunu düşündük. Açıkçası anahtar teslim sergi işleri yapılmakta burada.
Atakan Dürüst: İlk sergisini açacak olan amatör bir fotoğrafçıya hangi yollardan geçeceği ve neler yapması gerektiği hakkında bir yol haritası çizsek. Seçtim fotoğraflarımı, size gelmem yeterli sanırım?
Uğur Varlı: Şunu söylemek gerekli, öncelikle sergi açılacak galerinin belli olması lazım. Yani ben fotoğraflarımı basayım ve hazır hale getireyim, ondan sonra sergilenecek yere bakarım denmemesi gerekli. Çünkü sergilenecek fotoğrafların adedi ve büyüklüğünün galeriye göre belirlenmesi gerekiyor. Düşünün, büyük bir galeride ufak fotoğraflar ya da tam tersi küçük bir galeride büyük fotoğraflar abes durabilir. İkinci olarak bence sergilenecek fotoğrafların adedi çok önemli. Benim görüşüm; ideali 25 ila 30 arası uygundur. Çok fazla fotoğraf insanları sıkacaktır. Az fotoğraf ise insanların tadını damağında bırakacaktır. Nitekim şu anda bizim galerimizde de 30 fotoğraf sergilenmekte. Onun dışında şunu söylemem gerekir ki sergi açmak için sergi açmamalı insanlar. Yapacakları iş mutlaka içlerine sinmeli yani. Tabii ki sergi de bir aşamadır ve mükemmele ulaşmak diye bir şey yok sonuçta ama açacağı sergileri insanlar bir motivasyon, bir basamak olarak görmeli ve içine mutlaka sindiği zaman sergisini açmalı. Bu aşamalardan sonra ben eskisi gibi fotoblog seçimini tercih etmiyorum. Nedeni ise fotobloglar, isterseniz en kalitelisini kullanın kısa bir süre sonra bombe yapıyorlar. Bu bombeyi önlemek için arkasına alüminyum kasnak yapıyoruz ama bu sefer de herhangi bir çarpma ya da düşmede ezilme riski olabiliyor. Bunun yerine forex kullanabiliyoruz düşmeye ve ezilmeye karşı dayanıklı olarak. 
Forex de plastik tabanlı bir malzeme, fotoblog gibi. 3 mm. 5 mm. gibi çeşitli ebat ve kalınlıkları var. Biraz zahmetli bir iş o da ve ben forexi de pek tercih etmiyorum açıkçası. Mesela 2-3 ayrı sergide kullanılacak forexte kullanılmış fotoğraflar. Birincisi taşımada, getirme, götürmede problemler olacaktır ağırlık olarak. Fotobloğun forexe göre en büyük avantajı hafif olması. Çerçevelenmiş bir fotoblog bile çerçevesiz bir forex kadar ağır olmaz. Ben şunu özellikle belirtmek istiyorum ki çerçeve mutlaka kullanılmalı bence sergilerde. İnanılmaz bir şıklık katıyor, bir kere duvardan ayırıyor fotoğrafı. Düzgün seçilmiş bir çerçeve fotoğrafta olması gereken bir şey. Eğer cam kullanılmıyacaksa kesinlikle öneriyoruz fotobloğa çerçeveyi. 30 – 45 ebatların üstündeki çalışmalarda deformasyon zaten oluyor. O yüzden ikinci kalite bir fotoblog öneriyoruz aslında biz çerçevesi ile birlikte. Toplu halde sergi için yapıldığında bu işlem uygun fiyata da gelmiş oluyor.
Atakan Dürüst: Türkiye’de açılan sergilere nasıl bakıyorsunuz siz? Dedik ya sergi açmak için açılmamalı, bir şeyler anlatmalı insanlara.
Uğur Varlı: Öncelikle şunu söyleyeyim, gelişigüzel çok fazla sergi açılıyor ülkemizde. Tabii bizim açımızdan güzel bir şey bu J Açan açısından şunu söyleyeyim, kişiye motivasyon katıyorsa güzel ama sadece bunun için ise tabii ki yetersiz kalıyor. Gerçi bizim ülkemizdeki süreç bu aslında. Fotoğrafa bu kadar yaygın olarak yeni başlandığı için popüler hale gelmesi için bir süreç bu kadar çok sergi. Türkiye’de fotoğraf daha fazla insana hitap etmeye başladı. Bundan dolayı dijitalle beraber kendi evinde baskı yapan insanların sayısı arttı. Toparlamak gerekirse, evet lüzumsuz sergi sayısı çok ama bunun yanında da nitelikli sergilerde de büyük bir artış var tabii ki. Bir de şuradan anlıyorsunuz bunu. Teknik. Bir insan sergi açacaksa tekniğini halletmiş demektir. Ama bizde gelen fotoğrafların çoğunda teknik halledilmiş değil. İnsanların elinde, dijital için söylüyorum, ne ekran kalibrasyonu olan monitörleri var, ne belli düzeyde photoshop bilgileri var. Ne de başka bir kaygı... Evet herkeste fotoğraf makinası var ama gerekli altyapı yok. Biz aslında bunların da hizmetini veriyoruz burada.
Atakan Dürüst: Size gelen fotoğraf baskısı talepleri içinde en çok hangi problemlerle karşılaşıyorsunuz?
Uğur Varlı: Çok fazla renk problemleri yaşanıyor. Açıklık ve koyuluk, yaptıkları rötuşlarda harelerin ve izlerin kalması, fotoğraflarındaki temizlik problemleri, negatif taramalarda çok fazla çizikler oluyor. Filmlerin iyi korunmamış olması. Yeni nesil film tarayıcıların bunları çok fazla ortaya çıkarıyor olması. Neticede bunların hepsi burada çözülüyor ama bir süreç meselesi tabii ki. Bunlar da zamanla aşılacaktır. Dediğim gibi en büyük problem renklerle ilgili. Mümkünse çalışmalarını ya kaliteli monitörlerde yapsınlar ya da buraya getirmeleri çözüm için daha uygun olacaktır.
Atakan Dürüst: Burada bir de isminizin baş harflerinden oluşan ve 12.12.2009 Cumartesi günü kendinize ait “Koleksiyonumdan Siyah Beyaz Kareler” sergisiyle açılan UV galerisinden bahsedelim biraz. Henüz çok kısa süre oldu ama sizin serginizden sonra ne gibi aktiviteler oldu?
Uğur Varlı: İlk çalışmaları açıkçası ben kendi koleksiyonumdan yapmayı tercih ettim. Ben hem siyah beyaz hem de renkli olarak kendime bir koleksiyon biriktirdim. Arkadaşlarımız ve müşterilerimizden fotoğraf istedik ve vermek istediklerinden bir koleksiyon oluşturduk. Şu an 200’e yakın fotoğraf birikti. Bir siyah beyaz, bir renkli olarak sergisini açtım ben. Çok duyurusunu yapamadık ama bu çalışmaları devam ettirmeyi düşünüyorum. İkinci olarak 2010 yılı itibari ile Gültekin Çizgen küratörlüğünde galerimizin bir tanıtımını yapalım istedik. Öyle bir teklif geldi ve ben de olumlu baktım. İlk sergiyi de kendisine açtık. Bundan sonra da her ay bir sergi ile devam edecek burada. Buradaki sergilerin bir özelliği de bizim baskılarımız olması olacak.
Atakan Dürüst: Galeriyi kullanmak isteyen fotoğrafçılar için şartlarınız nelerdir?
Uğur Varlı: Galeriyi ücretsiz kullandırıyoruz biz. Sadece tabii ki baskının burada olması şartıyla. Bunun dışında fotoğrafların seçimini karar verme süreci Gülteki Çizgen yardımı ile oluyor. Bize bir 10-15 fotoğraflık portfolyo bırakılırsa Gültekin Bey’in yardımı ile yönlendirmeler gerçekleşiyor.
Atakan Dürüst: Fotoğraf sanatının günümüzde yani dijital çağda pahalı olduğunu düşünüyor musunuz? Hem satılan makine ve aksesuarlar hem baskı maaliyetlerini düşünecek olursak bu konuda ki düşünceleriniz neler?
Uğur Varlı: Bana göre fotoğrafın maliyeti çok değil. Neye göre söylüyorum bunu? Fotoğrafa hobi olması açısından baktığımızda, günümüzde ucuz bir hobinin olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bunu ucuza da maledebilirsiniz. Bu daha çok istekle alakalı. İlla pahalı makinalar gerekmiyor. Günümüzdeki gençlik için şöyle görüyorum ben. Hepsinin en iyisi olsun istiyorlar. En iyisi olsun diye bir şey yok. Şu anda 100 TL'ye bile analog güzel bir makine alabilirsiniz. Ayda da buna 3-4 makara film için bütçe ayıramıyorsanız zaten bunu yapmamanız gerekiyor. Hayatta hiçbirşey maliyetsiz değildir. 10.000 dolara da makine var 100 dolara da ama şunu söylemeliyim ki fotoğraf ile uğraşmak isteyen insan uğraşır. 
Ben ilkokul, ortaokulda bu işe başladım ve harçlığımı biriktirerek bile buraya harcardım. Dediğim gibi özveri ve istekle alakalı bir olay bu. Fotoğrafa yeni başlayacak arkadaşlara benim tavsiyem bu işe bütçesine uygun bir makine ile başlamaları. En iyi diye bir şey yoktur zaten. Bir de baskı konusunun motivasyon açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Fotoğrafı ekranda görmek, ya da film olarak tutmak yerine baskı olarak görmenin gerçek olduğunu düşünüyorum. Fotoğraf baskı olarak bir değere ve sonuca ulaşır. Özellikle yeni başlayan arkadaşların hem motivasyon açısından hem kendi gelişimlerini gözlemlemesi açısından her ay iki fotoğrafını basmasını ya da bastırmasını ve kendi gelişimini izlemesini öneriyorum.
Söyleşi ve Söyleşi Fotoğrafları: Atakan DÜRÜST
Diğer Fotoğraflar: Uğur Varlı Fotoğraf Hizmetleri web sitesi
Son dönemde Uğur Varlı Fotoğraf Hizmetleri tarafından yapılan
Sergi Baskıları
Tersane-i Amire / Bekir Tuğcu – Tuğba Kırallı
Merih Akoğul “İÇ İÇE İSTANBUL”

Yusuf Tuvi “DÜNYANIN RENKLERİ”
Figen Çiftçi “BEZESTAN”

Bahar Kaleli “RENK COĞRAFYALARI”
Bülent Özgören “YÜZÜMÜZÜ AĞARTANLAR
İFSAK 154.Dönem Proje Fotoğraf Sergisi
Yusuf Darıyerli “Az Kısalt”-İstasyon Berberi Cavit

İzzet Keribar – “FARKLI YAKLAŞIMLAR”

Cengiz Akduman “PANİSTANBUL”
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.