Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > OCAK 2009 SAYISI - JANUARY 2009 ISSUE > Umut Hepvar : Şeb-i Yelda : Birgit Jürgennsen
Umut Hepvar : Şeb-i Yelda : Birgit Jürgennsen

Ich möchte hier raus!:

"Kabuğunu Reddeden Bir Kaplumbağa Olarak Kadın" ve Birgit Jürgennsen Fotoğrafları

 

Umut Hepvar

 

İstanbul Modern Sanat Müzesi, 10 Eylül’den bu yana, bir kaç serginin yanı sıra, Verbund Koleksiyonu yöneticisi Gabriele Schor ile İstanbul Modern Sanat Müzesi Şef Küratörü Levent Çalıkoğlu’nun küratörlüğünde hazırlanan "Suyun Bir Arada Tuttuğu" adlı sergiyi de ziyaretçilerin ilgisine sunuyor. Sergi, 1970’lerden bu yana modern sanatta kimlik, beden ve mekan üzerine kurgulanmış fotoğraflar, videolar ve yerleştirmelerden oluşuyor. Sergi ile ilgili ayrıntılı bilgi İstanbul Modern’in web sitesinde var. Ben daha ziyade, bu sergi vesilesi ile tanıştığım ve son günlerde kafamı kurcalayan kimlik ve toplumsal cinsiyet konularına belki çok yenilikçi olmayan ama farklı bir bakış açısı ile yaklaşmış bir fotoğraf sanatçısı, Birgit Jürgennsen’in fotoğrafları üzerine bir beyin fırtınası denemesine girişmeye niyetliyim.


Gladiatorin


 

Öncelikle, toplumsal cinsiyet kavramı ile ilgili şüphelerimi dile getirerek başlayayım. Her ne kadar günümüzde feminist kuram cinsiyet (sex) ve toplumsal cinsiyet (gender) arasındaki farkın altını net olarak çizmiş ve toplumsal cinsiyeti oluşturan iktidar örüntülerini daha çok Foucault’cu bir iktidar eleştirisi ile sorgulamış olsalar da, her kavramsallaştırma ve tanımlama çabasında olduğu gibi toplumsal cinsiyet kavramı ve tanımları da kendi iktidar mekanizmalarını yaratmış ve kendine özgü ötekileştirme süreçlerini yaratmıştır. Bu nedenle belki, son 30 yılın feminist kuramı, bir çok şeyin yanında, tanımların sürekli yapılıp bozulduğu ve kadın/kadınlık/ kadındışılığın tanımlarının iktidar merkezinden çevreye ve marjinale doğru kaydığı ve giderek muğlaklaştığı bir terminoloji mücadelesidir aynı zamanda. Kadın sanatçıların, kimlik meselesine dair derinlikli ve “ciddi” ideolojik ve felsefi sorgulamalar yerine ironiyi, yapıbozumu ve nihilist bir başkaldırıyı öne çıkarıyor olması bu sebeple şaşırtıcı değildir. Zira, cinsiyet ve cinsel roller sürekli kurgulanıp tersine çevrilebilen, evrilirken kendisi ile çatışma halinde olan ve sürekli ve güvenilir bir temelden yoksun yapboz parçaları haline gelmiştir.

Ich möchte hier raus! (Selbstportrait) 1976



20. yüzyılın ikinci yarısında kadın fotoğrafçıların özellikle portre ve otoportre çalışmalarına yönelmesi ve kadınlık ve erkeklik mevzuuna dair çoğu zaman sınırlarda dolaşan ve alışıldık formların dışında yeni temsillerin arayışına yoğunlaşmış olması tesadüf değildir. Postmodern feministler cinsel kimliğin oluşumunu klasik erkek egemenliği safsatası ve cinsiyet dikotomilerinin ötesinde, mikro iktidar yapılarına vurgu yaparak ve toplumsal kurumların cinsel kimliği biçimlendirilmesindeki etkililiğini merkezine alarak, cinsel iktidar eleştirisinin ancak diğer iktidar yapıları ile ilişki içinde bir anlama kavuşacağını savunmuştur. Bu nedenle, fotoğrafta kadın temsili, ikinci dünya savaşı sonrası dönemde iktidarın görece paylaşımının özgürleştirmekten daha çok yalnızlaştırdığı ve mevcut sömürü mekanizmalarının üzerine kurulduğu toplumsal cinsiyet rollerinin kolay değişmeyen kalıplarına hapsettiği kadınların temsilidir. Bu bağlamda, o ünlü “kadın temsili”, postmodern feministlerin imgeleminde dalga geçilen, yerine yeni iktidar ve cinsiyet tanımları koyma derdinden uzak, yıkımın ve yapıbozumun özgürleştirici doğasının altını çizen temsillerdir. Bu nedenle, kadın fotoğrafının bu yeni döneminde biyolojik tanımlar ve kesinleştirmeler üzerine kurulu cinsellik kavramından ziyade toplumsal iktidar aygıtları üzerine kurulu, zamansal ve mekansal olarak tanımı değişebilen ve görece daha özel/öznel cinsiyet tanımlarının mümkün kılındığı toplumsal cinsiyet kavramı öne çıkartılmıştır.


Jeder hat seine eigene Ansicht (Selbstportrait)


 

İsmi kendi ülkesi dışında pek duyulmamış Avusturyalı fotoğraf sanatçısı Birgit Jürgennsen’in fotoğraflarının ilk bakışta hatırlattığı da böylesi sınırlarda dolaşan kadın/kadınlık tanımları oldu. 1949 doğumlu Viyana doğumlu sanatçı 1970’li yılların hemen başından yaşamını yitirdiği 2003 yılına kadar çoğunluğu Avusturya’da olmak üzere bir çok sergide yer aldı, sergilerde kuratörlük yaptı ve Viyana’da bulunan der Hochschule für Angewandte Kunst (Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okulu) ve der Akademie der bildenden Künste (Güzel Sanatlar Akademisi) de öğretim üyeliği yaptı. Fotoğrafın dışında, resim, baskı, kolaj ve heykeller de üreten Jürgennsen’in eserlerinde genel olarak dikkati çeken, kadın bedeninin modernlik dışı ritüeller ve simgeler üzerinden yeniden tanımlanması ve erkek egemenlik ile modernite arasında karşılıklı ilişkinin reddinin kadınlık tanımının temelinde yer alıyor olmasıdır.

Ohne Titel (selbst mit fellchen), 1974



Ağırlıklı olarak kullandığı hayvan maskeleri, totemler, kurukafalar ve deri kıyafetler Jürgennsen’in imgeleminde kadının varoluşu için ilkörneksel (arketipsel) kadın modellerini izlediğinin işaretlerini veriyor. Ancak, Jürgennsen’in postmodern Amazonları ne doğanın içindedir (kadını doğanın bir parçası olarak değil, doğa ile uyumsuz bir şekilde “resmeder” Jürgennsen) ne de evsel mekanların bir parçasıdır (kadını ev hayatının ve içsel mekanların bir parçası olarak gören erkek egemen bakışın tersine Jürgennsen’in mekanları kimliksizdir, kadının kimliksizliği ile örtüşür ve pekiştirir). Dönemin başka bir ünlü fotoğraf sanatçısı Cindy Sherman gibi, sürekli olarak mekan ve kimlik ilişkisi ile oynuyor Jürgennsen ve bir anlam kurmaya ve bunun üzerinden imgeye ve onun evrenine hakim olmaya alışmış erkek bakışını her seferinde bozguna uğratıyor. Kadının mekansal köksüzlüğü aynı zamanda sanatçının kullandığı malzemeler ile de yineleniyor. Afrika totemleri ile Germen kültürünün hayvansal figürleri, yaşam ile ölüm, bedenin çıplaklığının aksine gözlerin (erkek bakışına maruz kalan ve o bakışı besleyen üretilmiş kadın rızasının) sürekli örtülü olması  gibi çelişkili birliktelikler, Donna Haraway’in chimera benzetmesini getiriyor akla. Jürgennsen de, aynı Haraway gibi, cinsiyetin ve bedenin sonunu ilan ediyor ve bundan sonrası için çok parlak bir gelecek öngörmüyor. İnsan bedeni, kutsanmışlıkla hayvani yabansılık, insani duyarlılık (sensuality) ile makineleşmenin getirdiği mekanik hissizlik duygusu ve cinsel sınırlanmışlık ile sınırlarda gezen şehvetin temsiline evsahipliği yapıyor Jürgennsen’in fotoğraflarında. “Herkesin kendine ait bir bakış açısı vardır” diyor Jürgennsen kendi sırtına alelacele çiziktirdiği bir cümlede. Onun fotoğraflarına her bakan, kendi hikayesini okuyor, ister erkek ister kadın olarak kodlanmış olsun bakışı. Ama bunun da ötesinde, her bakanın ortak olarak gördüğü başka bir şey daha var fotoğraflarda. Jürgennsen insanın ilkel geçmişine ve modern öncesinin “saflığına” vurgu yapıyor ve modernlikle ve modernliğin getirdiği sınırlanmışlık, dışlanmışlık ve önemsizleştirilmişlik duygusu ile oynuyor.


Ohne Titel (Selbstportrait aus der Serie 'Totentanz mit Mädchen'


 

Sözü çok uzatmadan burada keselim ve vakit ayirip bu metni okuyanları İstanbul Modern’de Ocak başına kadar misafir olacak sergiye davet edelim. Bir hatırlatma daha yapalım, sergide yer alan seçki Jürgennsen’in yalnızca siyah beyaz fotoğraflarından bir kaçını içeriyor, sanatçının diğer çalışmalarını http://birgitjuergenssen.com/home/bj.php adresinde görmek mümkün.



FOTORİTİM ARŞİVİNDEN : 

Umut Hepvar : Şeb-i Yelda : Fotoğrafın Doğusu Batısı Olur Mu
Umut Hepvar : Şeb-i Yelda : Hafıza-i Beşer (N)İsyan ile Malüldür 
Umut Hepvar : Şeb-i Yelda : Fotoğraf ve Ötekileştirme  



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz. No comments for this document yet, you can make comment from the form below.
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.