Hayatın karmaşası içinde insanlarımız, dogamızda bulunan hatta ve hatta en yakınımızda, bazen camımızın önune konan o güzel şaheserlerin maalesef farkına bile varamaz olmuş durumda. Sadece kuş fotoğrafı degil, bize çok yakın oldukları halde, hayat denizinde yelkensiz bir biçimde ilerleyen bizler, biraz olsun çevremizdeki güzellikleri görmeliyiz artık. Ben bunun için şu kısa ömürde az da olsa bu güzellikleri gücüm yettigince sizlere sunmaya çalışacagım. Kısa bir tanımlama yapmak istersek; kuş fotografçılıgı gerçekten özveri isteyen çok zahmetli ve en önemlisi sabır gerektiren yaban hayatın önemli kollarından biri. Herkesin yapmak isteyecegi ama herkesin yapamayacagı bir seçim ayrıcada... Bir kuşu herkes çekebilir fakat onun estetik pozunu alabilmek, onu sofrasında ziyaret edebilmek " O özel " kareyi yakalamak, belki de hayatımızdaki en büyük bekleyiş olabilir... Kuş fotoğrafçılıgında en önemli unsur, çekmek istediginiz tür hakkında yeterli bir bilgiye sahip olmak ve yer tespitidir. Yer tespitinden sonra yaklaşma yerini tespit etmeli, zamanı planlanlamalı, iyi bir şekilde kamuflaj olabileceğiniz yeri ayarlamalı, son olarak da uygulamaya geçmelisiniz. Bunlardan biri eksik olur ise kuşların doğal hayatına asla ulaşılamaz!!! Sadece gözün gördüğünü yansıtan sıradan bir fotograf çekersiniz. Bu da sizi ne kadar tatmin eder artık bilemem.. İşin teknık kısmına gelince; 300mm den az olmamak kaydı ile bir objektif sahibi ve en azından orta bir DSLR kullanıcısı olmalısınız. Özellikle makinanın kullanımına, pozlama ve ayarlarına o kadar hakım olmalısınız ki adeta bir kolunuzu, bir bacağınızı nasıl kullanıyorsanız makinayı da o şekilde kullanabilmelisiniz. Tavsiyem, ek olarak da dürbün kullanmanız. Bunlardan sonra, doğa fotografçılığı olsun yaban hayatı olsun, en büyük unsur " iyi görmek, iyi duymak ve en iyi şekilde refleksleri kullanabilmektir" ... Örnek vermek gerekirse, yeri gelir geceyarısından yola çıkar binlerce kilometre yol yaparım. Sabahın ilk ışıklarında o güzel canlıların yanında olabilmek için uykusuz kaldığım geceleri saysam inanmazsınız belki de. Saatlerce bir çadırın altında bekleyişimi, o anlarda kendimle başbaşa, gözüm kuşların sofrasında iken ayak dibimden yılanların geçişini, o heyecanı, "paniklemem inşallah" diye içimden geçirdiğim nice anları bir bilseniz belki de bir daha düşünürdünüz. Fakat, bu bir seçim, seçimimi doğa fotoğraflarından yana yaptım. Ve bu yola kuşlar ile başladım. En buyuk idealim Afrika’daki canlıların sofralarına girebilmek. Bedeli de ona göre olacaktır, bunu biliyorum ve ben bu bedeli kabul ettim. Uzun lafın kısası ülkemizde doğa fotografçılığı pek fazla insan tarafından yapılmıyor maalesef. Bırakın kuşları bir kenara, doğamızın güzelliklerini belgeleyebilecek kişiler bile çok azınlıkta. Bizler biraz olsun bu boşlugu doldurmalıyız artık diye düşünüyor ve bu yola sizleri de davet ediyorum... Volkan AKGÜL
Kuş fotoğrafçılığının doğa fotoğrafçılığının bir kolu olduğunu biliyoruz. Manzara veya makro çalışanlardan ne gibi farklılıkları, kolay ve zor yönleri var ? Her kolun kendıne has bir özelliği ve zorluğu var tabi. Bu daha zor, böyle bilgi gerekiyor, bu olmazsa olmaz desem saçma olur. Sadece kuş fotograflamak gerçekten çok büyük sabır gerektiren bir uğraş. Sabır taşı olmamak elde değil. Artı olarak insan kendini de bir noktada geliştirebiliyor, en önemlisi kendini dinlemesini ve kendinle baş başa kalmasını öğreniyor. İyi bir kuş fotoğrafçısı olabilmek için belli bir kalite ve yeterlilikte ekipmana sahip olmak şartmıdır ? Bu iş için minumum gereksinimler nelerdir ? İyi bir kuş fotografçısı ve ötesi olabilmek için: gerçekten iyi ekipman şart! Doğa ortamında toz, toprak, su, her türlü darbeye dayanıklı bir body olmalı öncelikle ve 400 mm’ den az olmamak kaydı ile bir objektif, olabiliyorsa ilaveten teleconverter. Sizce Türkiye'de yaşamak kuş fotoğrafçılığı açısından ne gibi avantajlar ve deavantajlar sunmaktadır ? Türkiye göç yolları üzerinde bulunduğu için, mükemmel ve özel türlere sahip bir yer. Kışın kış göçmeni, yazın yaz. Her mevsiminde özel türleri barındırma ve türlerin konaklama açısından vazgeçilmez bir yeri ayrıca. Tabi makınayı eline alıp ben de kuş fotografçısı olacağım diyen herkes o türleri göremez ve olamaz da .. Bilgi şart! Göç eden ve yerleşik kuş türleri olduğunu biliyoruz. Göç zamanlarına ve yerleşim noktalarına göre önerebileceğiniz çekim noktaları ve çekim zamanları nelerdir ? En güzel fotoğraf sabahın ilk ışıklarında, kuşların karınlarını doyurmak için aktifleştiği sırada gerçekleşir. Hem ışığın geliş yönü, hem yumuşaklığı fotoğrafa çok güzel renksel etki yapar. Bir kuş fotoğrafçısını doğaya çıktığında ne gibi şartlar beklemektedir ? Buna karşı ne tür bir donanım, ön hazırlık ve tecrübe gerekir ? Ben sağlığa çok önem veririm Sağlık olmazsa hiçbirşey olmaz. Her türlü yaralanmaya, zehirlenmeye vs. hazırlıklı olmalıdır. Çünkü kuşlarımızın bir çoğu bataklık ve yöresel göllerde yaşarlar, yılan, zehirli böcek vs her şey olabilir. Özellikle çoban köpekleri :) İlk önce Acil Yardım çantası otomobillerinde bulundurmaları gerekli bence. Fotoğraf makinasının yedek bataryası olmazsa olmazlardan.. Son olarak ta laptop .) Doğal ortamındaki kuşların hareketlerini takip etmek ve en uygun anı yakalamak için özellikle farklı türlerin fotoğraflarını çekerken) araştırma, tecrübe, şans gibi hangi faktörlere en çok gereksinim duyulur ? Tecrübe, araştırma,teknik ve son olarak da şans tabi. Sizce her kuş fotoğrafçısı muhakkak ornitoloji (kuş bilimi) konusunda bir ön eğitimden geçmelimidir ? Kuş gözlemiyle ilgili eğitimleri hangi kanallardan alabilirler ? Bu konuyla ilgili varsa bildiğiniz kulüp, dernek, v.b. hakkında çok kısaca bilgi sunabilirmisiniz ? Öyle bir zorunluluk yok tabi. Fakat bilgili olunursa kuşların zarar görmemesi ve özel kareler çekmek açısından çok iyi olur. Kaçta beslenir, kaçta uyur, kaçta hiperaktifleşir, ürkekmi vs. bunları bilmek çok artı sağlıyacaktır. Bilgi için öncelikle trakus.org a üye olmalarını tavsiye ederim. OrnıtoFoto toplantıları var, her ay Türkiye’nin heryerinden katılımcılar ile gerçekleşiyor ve buralarda da fotoğraf olsun kuş türleri olsun eşsiz bilgilere ulaşılabiliyor. Büyük ornıtologlar ve paylaşımcı insanların bulunduğu bir yer. Kuş fotoğrafı çekerken kamufle olarak kuşların mı size yaklaşmasını beklersiniz, yoksa siz mi onlara yaklaşmaya çabalarsınız ? Araç içinden yapılan anlık çekimlerle iyi kuş fotoğrafı yakalamak mümkünmüdür ? Siz ne tür bir taktikle yaklaşmaktasınız konulara ? Ortama göre degişir tabi. Ben genellikle araç içinden çekerim. Son zamanlarda kamuflaja yönelmedim desem yalan olur. Kamuflaj altında sadece onların yanaşmasını beklerim. Zaten kamuflaj içinde biraz hareket edersenız olan kuşda gider! Nokta vuruşu yapmalısınız, konacağı yerı önceden tespit etmeli ve o noktaya odaklanmalı... Yavru kuşların, anneyi ve yavruları rahatsız edecek derecede yakından çekilmesinin etik ve biyolojik açıdan uygun olmadığını biliyoruz. Bu tür kareleri çekerken canlıları rahatsız etmeden uygulanabilecek yöntemler varmıdır ? Kamuflaj tek çare... Ben çekmem ama ne olursa olsun onların da bir hakları var dilleri olmasada onlarda bir canlı ve özel hayatlarına sofralarına o kadar tecavüz etme hakkını kendimde görmuyorum. Çok nadir fotoğraflandığını bildiğiniz kuş türleri ile karşılaşmak bir kuş fotoğrafçısı için nasıl bir duygudur ? Varsa bu tür karelerinize örnekler verebilirmisiniz ? Çok özel bir durum, anlatmak yetmez, yaşamak gerekir diye düşünüyorum. Benim öyle özel karelerim var ki, hepsi ileriki sergilerimde kullanılmak üzere bir köşede toplanıyor. Şu anda bile internet ortamında çok özel karelerimi yayınlamasam da bir çok türe ait ve oldukça çeşitli fotoğraflarım var. Çekim sonrasında bilgisayar ortamında fotoğraflarınıza ne tür müdahaleler yapmaktasınız ? Bu iş için belli sınırlar veya kısıtlamalar varmıdır ? Nikon kullandıgım için kendi programı “Nikon Capture” ‘ dan kesinlikle geçiririm fotoğrafı. Genellikle raw çeker, en çok contrast ve keskınlık ayarları ile oynarım. Başka müdahalelere girmem asla... Dijital düzenleme kesinlikle olmaz, tavsiye de etmem, önemli olan doğallığı koruyabilmek bence... Her şeyin fazlası zararlı Kuş fotoğrafçılığında en ciddi sorunlardan birinin süper tele kategorisindeki objektiflerin ışık geçiriminin az olması ve elde çekim yaparken en küçük titreşim nedeni ile görüntünün blur çıkma tehlikesinin bulunması olduğunu biliyoruz. Çekim esnasında kullandığınız süper tele objektifin titreşimini engellemek için ne tür yöntemler veya teknikler kullanırsınız ? Genellikle elde mi, yoksa sabitleyici bir araçla mı çekim yaparsınız ? Aslında süper tele derken 400 mm f2.8 objektifler de mevcut günümüzde, dezavantajı çok pahalı olması. Yanı 2.8 diyafram gerçekten o lensi çok iyi konuma getirmeye yeter. Işık açısından. Fakat fiyat işte... Titreşim ve getirisi fluluğun önüne geçmek için, kesinlikle tripot öneririm. Kendimden de örnek vermek istemiyorum açıkçası, çünkü ben biraz kendime has yöntemler ile çalışıyorum. Kesinlikle tripot kullanmam, Her zaman elde çekerim. 18 yaşımda aldım makinayı ilk elime ve hastane muhabiri olarak Akşam Gazetesi’nde çalışıyordum. Beni eğiten Ali Oktay çok sert bir muhabirdi, Olaylarda anı yakalamak için MF Manuel odaklama yapmam için, her zaman baskı yapar ve elle çekmem konusunda beni çok sıkardı :) Tabi doğal olarak birisi elinde silah ile birini kovalarken de tripot kuramazdık zaten. O zamanın zor şartları ve üzerimdeki baskıdan gelme bir alışkanlık aslında, elde çekebilme kabiliyeti. Ama bugünün teknolojisi ile çok faydasını görüyorum. Sanki kolumun bir parçası ağır ya da değil. Sadece odaklanır ve deklanşöre basarım. Tripot denedim ama insanlar uçan bir kuşu tripotla çekebilirlerken ben aksıne çekemem, elde çekerim. Bu da benim bir kabiliyetim sanırım :) Çekilen kuş fotoğraflarını kişiler nasıl değerlendirebilirler ? Dergi, bilim yayınları, kitap, medya, sergi vs. nerelerde kullanma imkanı var ülkemizde ? Kişinin kendi potansiyeli ile alakalı bir durum aslında. Ben kendımden örnek vermek istersem Kariyer Dergisi, National Geographic, Hürriyet Gazetesi ve yöresel bir çok derginin fotoğraflarıma talip olması üzerine onlara yayınlama hakkını verdim. Son olarakta Özgürlüge Kanat Çırpış adlı bir sergiyle profesyonellige büyük adımı attım. Ürün fotografları çekerek yaşamımı sürdürsem de, doga ve kuş olarak fotoğraflarımı satmaya başladım ve özel karelerin alıcısı gerçekten var bu ülkede... Son olarak, kuşları fotoğraflamaya yeni başlayacaklara ne gibi önerileriniz olabilir ? Amaç hobi mi? Profesyonellik mi? Önce buna karar vermeli ve çok iyi düşünmeliler. Profesyonellik ise kesinlikle ekipmandan kısıntı olmaz, ne alınacaksa baştan en iyisi alınmalı. Çünkü hedef büyük olunca gideri de o kadar buyuk oluyor. Ek olarak kesinlikle makınalarını çok iyi tanımalı ve hergün gerekirse binlerce doğa fotografı izlemeli ve görüş açılarını zenginleştirmeliler. Son olarak da Kuş Gözlemcisinin Cep kitabi başlıklı çok degerli türler hakkında bir kitap var Onu kesin olarak alıp okumalarını tavsiye ederim .
Volkan Akgül ile Kuş Fotoğrafçılığına Dair
Volkan AKGÜL Hakkında
26 yaşında, Turizm İşletme Bölümü mezunu.
İstihbarat Muhabiri iken doğa fotoğrafçılığını meslek edinmiş. Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
Evli ve bir çocuk babası.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"