Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > MART 2009 SAYISI - MARCH 2009 ISSUE > Zeynep Orhon Targaç : Sikkelerin Işığında Anadolu
Zeynep Orhon Targaç : Sikkelerin Işığında Anadolu

SİKKELERİN IŞIĞINDA ANADOLU

 

Sikkelerin ön ve arka yüzlerinde yer alan çeşitli sembollerin, mitoloji kahramanlarının, kişilerin, yer isimlerinin ve tarihlerin ustalıkla süslenişlerine duyduğum hayranlık, beni onlara daha da yakından bakmaya yöneltti. Kullanılan metallerin cazibesinde imparatorların gücünü gördüm ve bu paraların kalıplarını hazırlayarak işleyen sanatkârların becerilerini, hem fotoğraf severlere hem de numismatik (madeni para) bilimiyle ilgilenenlere objektifimle detaylarına inerek yansıtmak istedim.

 

Birçok medeniyetin doğduğu, Anadolu’nun doğusundan batısına yaklaşık 2500 yılı kapsayan bir süreçte, sultanların ve güç sahibi beylerin güçlerinin bir göstergesi olarak, fethettikleri yerlerde kurdukları darphanelerde, temsil ettikleri veya bağlı oldukları devlet adına bastıkları sikkelerden seçtiklerimle yola çıkacağız.

 

Fotoğrafları çekilen sikkeler; İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne kayıtlı, Anadolu Baskılı Sikkeler - “Collectus Nummus”  adlı sikke koleksiyonundan seçilmiştir.  
 




Efes’in çalışkanı!

 

Bizi diğer arıları düşünmeye çağırıyor. İşçi arılar, kraliçe arı ve arılar topluluğu... Sizce bu muhteşem görev bölümü antik Efes’e örnek mi olmuştu?


GREK

Ephesos (İÖ 480-450)

Gümüş drahmi, 14 mm, 2.84 gr.

 

Öy.: Yuvarlak kanatları açık arı; solda E; sağda Ø

Ay.:  Incusum

 

Env. No.: ITK – CN-GIo62-00478

Ref. No.: BMC 14.48, 7-9




Zeugma

“ Bir Roma kalıntısı için sulu mezar”.

New York Times, Mayıs 2000

 

Sikkenin üzerindeki Kader Tanrıçası Tykhe Tapınağı’nın kalıntıları, Belkıs Tepe’si olarak adlandırılan akropolden 300m aşağıdaki Fırat’a kadar asırların birikimini taşımakta.

 

 

ROMA ŞEHİR         

KOMMAGENE

Otacilia Severa (I. Philippus’un karısı) (İS 244-249)

Zeugma (Belkıs)

Bronz, 29 mm, 16.69 gr

 

Öy. MAP  (WT) AKIL  CEOVHPAN CEB

İmparatoriçenin büstü, sağa.

Ay. ZEVGMATEWN

Yüksek bir kaide üzerinde (Peribolos’lu), dört sütunlu (tetrastyle) tapınak, içinde giyimli bir figür. Altta capricornus, sola.

 

Env. No.: ITK – CN-RPCo5-00469

Ref. No.: BMC 20. 128, 33



 

Niksar’ın amforası

 

Niksar’da basılan paranın arka yüzünde gördüğüm bu törensel tabloda canlandırılan sahne, şarap bağlarını hatırlattı. Şarap, Pontus şarapları adı ile mi anılıyordu ve ticareti amforalarla Karadeniz’den mi yapılıyordu? Bu sikke beni, üzümlerinin adı ve rengi neydi diye düşündürdü, ya sizi?

 

 

ROMA (Şehir Sikkesi)
PONTOS
III. Gordianus (İS 238-244)
Neocaesarea (Niksar)241-242
Bronz/bakır, 26 mm, 15.96 gr.
 
Öy.:  AU K M ANT G(OR)DIANOC CEB
İmparatorun defne çelenkli büstü, sağa.
Ay.:  KOIPONTMH(NE)OKAICAPIAC
Kesimde ETPOH
Agonistik masa üzerinde içinde palmiye olan kupa, altında amfora.              
 
Env. No.: ITK – CN-GRPo8-00472
Ref. No.: BMC 13.14,12




Artukoğulları’nın Kentavros’u

 

Yarısı at yarısı insan figürü. Mardin’de o yıllarda güneş sistemi ile ilgileniliyor! Yıldız haritasında bu figür oğlak burcunun simgesi. Kentavros’un başı ikizlerin ve ejderin kuyruğu ise oğlak burcunun simgesi. İnanılmaz değil mi?


ARTUKOĞULLARI

Nasır el-Din (Nasreddin) Artuk Arslan (1200-1239, H. 597-637)

Mardin

1202, H. 5(99)

Bakır . 25-27 mm, 11.98 gr.

 

 Öy.:  Kentavros, sağa, geriye doğru ok atıyor

Çevrede; bi-Mardin seneti / (tis’a ve) / (tis’in) ve / hamse mie /[sene beşyüz (doksan dokuz)]

 

 Ay.:  El-Nasır lidinillah / Emir ül-müminin / El-Melik ül-Adil / Ebu Bekr /(Melik-i Diyarbekr)/ (Allah’ın ve dinin yardımcısı, inananların emiri, adil melik, Diyarbakır Meliki Ebu Bekir)               

 

Env. No.: ITK – CN-10-k1f-00064

Ref. No.: BMC III, 429 (var.); Butak 41




Edessa-Ruha-Şanlıurfa...

 

“Urfalıyam ezelden gönlüm geçmez güzelden”... Urfa’nın büyüsü, tılsımı bu türküden belli. Urfalı olmanın ayrıcalığının farkında olanlar, ezelden ebede yaşadıkları topraklarda tarihsel zenginliklerine sahip çıkarken, yaşamlarındaki yöresel motiflerin silinmesine de izin vermeyecekler.


ROMA ŞEHİR         

MESOPOTAMIA

X. Abgaros (İS 242-44)

Edessa (Şanlıurfa)

Bronz, 24 mm, 8.62 gr

 

Öy.: AVTO(K)  ( K M ANT OP) DIANOC  CEB

III. Gordianus’un defne çelenkli büstü,sağa. Önde yıldız.

 

Ay.: (ABG)AROC   BACILEVC

X.Abgaros’un büstü, sağa. Başında tiara, arkada yıldız.

              

Env. No.: ITK – CN-RPMe25-00479

Ref. No.: SNGCopPalestine, 225; BMCArabia, s. 114, 144 vd




Işık Saçan Pyramos’un gizemi

 

Bir zamanlar karadut ağacının meyveleri kar gibi beyazdı. “O beyaz dutlar ansızın nasıl karadut oldu?” sorusunun cevabı, Ovidius’un Pyramos - Thisbe aşk öyküsünde.      

GREK ROMA

KILIKIA

Hierapolis-Kastabala (Bedrum) (İÖ. 1. yüzyıl)

Bronz, 19-22 mm, 7.72 gr

 

Öy.:  Şehir tanrıçasının büstü, sağa.

Ay.:  (IEROPOV) ITWN

         (TWNP) ROSTWI  P(U)RAMW(I)

Nehir tanrısı Pyramos; sağa doğru yüzüyor, sağ elinde meşale tutuyor.              

 

Env. No.: ITK – CN-GRCi134-00296

Ref. No.: BMC 21. 83



Lidya’nın Zeus’u

 

“…Zeus buyruklarını, insanlara iletirken kuşların en şaşmazı kartalı kullanırdı. Uçuşuna göre, iyiye veya kötüye yorulur buyruk..”

 

GREK ROMA

LYDIA

Sardes (Sart) (İÖ 2.-1. yüzyıl)

Bronz, 21 mm, 7.32 gr

 

Öy.:  Tykhe’nin büstü, sağa.

Ay.:  Zeus Lydios, ayakta, sola; sağ elinde kartal, sol elinde asa tutuyor.Arkada; SARDINWN

      Ön boşlukta; monogram

              

Env. No.: ITK – CN-GRLy150-00485

 


Hedefini bulan ok

 

“Yetişmek için menzile, gidiyorum gündüz gece, gündüz gece heyy...” Aşık Veysel 

 

Göksel sembolleri tercih etmiş Kılıçarslan’ın hakkakı. Bilgiye, eğitime verilen önemi ay sembolüyle anlatmak istemiş. İnsanlık tarihimize bakarsak çok yol aldık mı sizce?


ANADOLU SELÇUKLULARI

Rükneddin Kılıçarslan [I.Saltanatı – 1248-1249, (H. 646-647)

Sivas

1248, H. 646

Gümüş dirhem, 23 mm, 2.80 gr.

.

Öy.: Ortada; yürüyen at üzerinde, sağa ok atan Sultan; sağ omuz hizasında ay  figürü.

Çevrede; El Sultan el azam Rükn el dünya veldin Kılıçarslan bin Keyhüsrev kasim emir el müminin/Büyük Sultan, dinin ve  dünyanın temel direği, Keyhüsrev’in oğlu Kılıçarslan,inananların emirinin ortağı).

 

Ay.: Ortada; El imam el Mustasim billah, emir el müminin/(İmam Mustasim billah, inananların emiri. Çevrede; Sene site ve arbain ve sittemiye, durube haza el dirhem bi Sivas/(bu dirhem altıyüz kırkaltı senesinde Sivas’ta darb edildi).               

 

Env. No.: ITK – CN-10-h21-00117

Ref. No.: BMC III, 245, Artuk I, 1129




Güneş aslan burcunda doğarken... UYANIŞ!

 

Aydınlanışın, uyanışın ve sevginin simgelerini taşıyan bu sikkede, eşi Gürcü prenses Tamar’a aşık olan Sultan II. Keyhüsrev, sikkelerinin üzerine onun portresini koymak ister. İnsan resmi yasak olduğundan eşinin burcu olan aslanı sembol olarak kullanır.


ANADOLU SELÇUKLULARI

II. Gıyaseddin Keyhüsrev (1237-1245, H. 634-643)

Konya

1241, H. 639

Gümüş dirhem, 22 mm, 2.91 gr.

 

Öy.: Arslan üzerinde güneş, (Şir-i Hurşit); üzerinde El imam el Mustansır billah Emir ül müminin / ( İnananların Emiri, imam Mustansır billah) Alt sırada; Durube haza el dirhem Konya / (bu dirhem Konya’da darp edilmiştir)

 

Ay.: Es Sultan el azam / Gıyased Dünya ved-din / Keyhüsrev bin Keykubad / (Büyük Sultan Keykubad’ın oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev)

Çevrede; Sene tis’a selasin/ve sittema’e / (sene 639

 

Env. No.: ITK – CN-10-h19-00494

Ref. No.: Hinrichs 423-428




Başı dumanlı Erciyes

 

Gökle toprağın birleşmesi ve ışık saçan dağ. Doruktaki yıldızıyla Erciyes’ın bir volkan olduğunun bilgisini saklamıyor mu?


ROMA (Şehir Sikkesi)

KAPPADOKIA

Marcus Aurelius (161-180)

Kaisareia (Kayseri)                  

Gümüş didrahmi., 20 mm, 6.80 gr.

 

Öy.:  AYTOCP ANTWN(E)INOC CEB

İmparatorun defne çelenkli büstü, sağa.

Ay.:  YPAT OC G

Erciyes (Argaeus) Dağı

 

Env. No.: ITK – CN-GRCa162-00497

Ref. No.: BMC 169




Kartalların gücü Hasan Keyf’e yetmedi!

 

Geç ortaçağ döneminde simya çalışmalarında transmutasyonun aktif ve pasif prensiplerinin sembolü çift başlı kartal Hititlerce de kullanılmış… ”Diğer hayvanlar gibi kartalların da uzuvlarından bazıları ikincil oluşur. Mars’ın, İkizler ve Başak burcunda olduğu sırada tekrarlanan olay sonrası çift başlı kartal doğar...


ARTUKOĞULLARI

Nasır el-Din (Nasreddin) Mahmud (1200-1222, H. 597-619)

Hısn (Hasankeyf)

1213, H. 610

Bakır, 28-30 mm, 15.38 gr.

 

Öy.:  Yüksek kabartmalı stilize edilmiş kanatları açık olan çift başlı kartal figürü; göğsünde Artukluları  simgeleyen boy damgası, çevresinde; durube el  Hısn sene 610 (610 yılında  Hısn’da darbedilmiştir).

 

Ay.: Ortada; el melik el Salih, Mahmud bin Artuk, el melik el adil, Ebu(Bekir)/(Faziletli hükümdar Artukoğlu Mahmud, adil hükümdar Ebu(Bekir).

Çevrede; el İmam el Nasır emir el müminin/(İnananların Emirinin yardımcısı, imam).

              

Env. No.: ITK – CN-10-k2g-00051

Ref. No.:  BMC III, 349; Artuk I, 1212.




Bitlis’li Şemseddin’in darp ettiği gümüş

 

“…Emir Şeref, Bitlis vilayetinde, koyunlardan ve Müslüman ve kafir aşiret ve kabilelerin gelip gittiği otlaklardan alınan vergilerden toplanan paraların beşte birini, Şah Tahmasp’ın makamına ve onun ödül almaya hak kazanan devlet adamlarına sunulacak olan hediye ve armağanlara tahsis etti…”


ŞEREF HANLAR (13.-17. yüzyıl)

Şems el-Din (Şemseddin) bin Ziya el-Din (? - ?)

Bitlis

Gümüş, 28 mm, 4.20 gr..

 

Öy.:  Lailahe illallah / Muhammed / resulullah / duribe Bidlis / (Allah’tan başka tanrı yoktur. Muhammed onun elçisidir. Bitlis’te darp edildi)

 

Ay.:  Altıgen içinde; Halledallahu / Şems el-Din bin Ziya el-Din / Mulkehu /(Ziyaeddin’in oğlu Şemseddin / Allah mülkünü devamlı kılsın)

 

Env. No.: ITK – CN-11-c11b-00278

Ref. No.: Artuk II, 2516




Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanından yüzlerce yıl sonra…

 

Karamanoğlu Mehmet Bey,günümüzden tam 729 yıl once,“Bu günden sonra Divanda, dergahda ve bargahta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır” diyen bir ferman yayınladı. Mehmet Bey, o dönemde edebiyat dili olarak Farsça, ilim dili olarak arapçayı kullanan Selçuklulara karşı halkı etrafında toplayarak Türkçeyi devlet dili ilan etmişti.


KARAMANOĞLU BEYLİĞİ

 

Mehmet II (bin Alaeddin), H. 805-822 (M.1402-1419)

H.811

KONYA

Gümüş, 19-22 mm, 1,66 gr

 

Öy.:  Ortada kare şeklinde kufi yazı ile;

La-ilahe-il-lallah Sellal-ü-aleyh

Çevrede:Ebubekir, Ömer, Osman, Ali

 

Ay.: Çevrede, sene H.811 (M.1408), duribe Konya

Ortada: Es-Sultan-ül Azam

 Mehmet bin Ala-ed-din

 Halladallah-ü Memlekete

 

 

Env. No.:İTK- CN-11-c1t-01086

Ref. C.Ö. Cilt 8, No.: Krmn 70




Bereketin bol olsun, Tanrı Gallos!

 

Nümismatiğin belge ve delil olma özelliklerinden birini daha bu sikkede görüyoruz. Ölü gömme geleneği ve çömlek-kremasyon uygulaması karşımıza çıkıyor.


ROMA (Şehir Sikkesi)

PHRYGIA

Trajan Decius (İS 249-251)

Philomelion (Akşehir)

Bronz/bakır, 23-24 mm, 7.85 gr.

 

Öy.:  AVT K G MEC K TRAI DEKIO CE 

İmparatorun büstü, sağa.

Ay.:   FILOMHLEON EP EVTVOC(VC) Sol boşlukta B

Nehir tanrısı, Gallos; sola doğru uzanmış; sağ elinde bereket boynuzu(cornucopiae) tutuyor, içinden su akan, ölü küllerinin saklandığı kap üzerinde dinleniyor.              

 

Env. No.: ITK -  CN-RPPh39-00473

Ref.No.: BMC 25. 360, 42.

 


Marmara Denizi’nde balık kaynadığının resmidir!

 

Eğer zıt yönde yüzen balıklar balık burcunu simgeliyorsa ve Şubat, Mart bu burcun başlangıcıysa, toriklerin, palamutların Marmara’ya girişi bu aylarda olmaz mıydı?


ROMA ŞEHİR         

THRAKIA

Annia Galeria Faustina (Junior) (Marcus Aurelius’un karısı) (İS 145-176)

Byzantion (İstanbul)

Bronz, 26 mm, 9.60 gr

 

Öy. ANNIA FAVCTEINA  CEBAC(T)H

    İmparatoriçenin büstü, sağa.

Ay. BVZIANTIWN  EPITYXHCPO(V)EWC

İki ton balığının (sağa ve sola) arasında yunus, sola.

               

Env. No.: ITK – CN-RPTh38-00471

Ref. No.: BMC 3.100, 66




Selçuklu sikkelerindeki yıldız süslemeleri

 

Anadolu Selçukluları dönemindeki tasavvufi literatürde, özellikle Mevlana’nın Mesnevisi’nde ve Divan-ı Kebir’inde burçlar birer metafor kaynağı olmuştur. Yıldızların en parlaklarından biri kuşkusuz Venüs’tür. Selçuklular Venüs’ü kendi yıldızları olarak kabul etmiş ve sikkelerinde süsleme olarak sekiz köşeli yıldızları kullanmışlardır.

 

Sikkegen işaretlerinin en önemlilerinden biri olan bu yıldızlar; satır aralarına, fotoğraftaki sikkenin arka yüzünde yer alan Gıyaseddin Keykavus örneğinde olduğu gibi, özellikle sultan ve halife isimlerinin üzerlerine, kutsal ve onur işareti olarak konmuştur.


ANADOLU SELÇUKLU

 

İkinci Gıyaseddin Keykavus (H.655-664, M.1257-1265)

Konya

H. 658

Gümüş dirhem, 21-22 mm, 3.01 gr

 

Öy.: Ortada, El izzete lillah

Çevrede: duribe  bi medinete Konya, fi sene seman hamsin sittema’e

 

Ay.: Es Sultan el azam İzzeddünya ved-din ebu el feth Keykavus bin Keyhüsrev

 

 

İTK No.: CN- 10-h20-01100

Ref.: Artuk 1142




Şehr-i muazzam’ın (Tire) derya kuzuları!

 

Ünlü gezgin Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde, Tire’yi anlatırken; “taht-ı kadim şehr-i muazzam Tire” tanımını kullanır. 14. yüzyılın ilk yarısında yine ünlü gezgin İbn-i Batuta’yı da Tire’ye çeken gizemler Aydınoğulları tarihinin sayfaları arasında, bizlerin ulaşmamızı bekliyor.


AYDINOĞULLARI BEYLİĞİ

Anonim (1300-1424, H. 700-829)

Tire

Bakır mangır, 10-12 mm / 11 mm, 1.02 gr / 1.03 gr

 

Öy.:  Balık figürü, sağa.

Ay.:  Hullede Mülkehu / durube Tire / (Mülkü ebedi olsun / Tire’de darp edildi).

 

Env.: No.: ITK – CN-11-c4h-00498 / 00499

Ref.: No.: Ölçer 5, 0 371




İkizler-Gemini!

 

Paranın kalıbını hazırlayan sanatçı, iki benzer erkek yüzüyle ve arasında belki de bir yıldızı sembolize eden noktayla biri ölümlü, biri ölümsüz iki insanı, yansıtırken, vurulan tarih 549 yılı muharrem ayının ilk çarşambası..


ARTUKOĞULLARI

Necm el-Din (Necmeddin) Alpi (1152-1176, H. 547-572)

Bakır, 33-34 mm, 14.14 gr.

 

Öy.: Profilden yüzyüze bakan, iki insan büstü;

        Üstte; Necm el-Din (Necmeddin),

        Altta;  Melik-i Diyar Bakr  (Diyarbakır Meliki)

        Kesimde; Artukoğulları boy damgası              

Ay.:  Sağda, başı haleli Meryem, soldaki İmparatoru taçlıyor, her ikisi de ayakta.

        Çevrede; Ebu-ül Muzaffer Alpi / bin / Timurtaş bin İlgazi bin / Artuk /

        (Artukoğlu İlgazi oğlu Timurtaş oğlu zafer kazananların babası Alpi)

 

Env. No.: ITK – CN-10-k1c-00056

Ref. No.: BMC III, 368; Butak 23




Çakır gözlü yaman Athena

 

…”Serifos kralı, Danae’yi elde etmek ister. Bu amaçla Perseus’u Medusa’nın kafasını kesmeğe gönderir, eline keskin çelikten bir orak (harpa)verir.Perseus kanatlı sandallarıyla havaya uçar ve Athena’nın üç gorgo’dan biri olan Medusa’nın üstünde kalkanını ayna gibi tutmasından yararlanarak kafasını uçurur”…

 

GREK

PONTOS

VI. Mithridates Euphator Dönemi (İÖ 120 - 63)

Amisos (Eski Samsun)

Bronz, 30 mm,19.08 gr

 

Öy.: Athena’nın başı sağa; miğferi pegasos, dört at protomu ve aplustre ile süslü.

Ay.: AMISOY

     Perseus ayakta, cepheden; sağ elinde harpa, sol elinde medusa’nın başı kesik bedeni, sağa. Sol boşlukta A/E, sağ boşlukta S.

              

Env. No.: ITK – CN-GPo7-00495

Ref. No.: BMCPontus, s.16, 30; SNGvAulPontus, 63; SNGvAulPontus, Nachtrage I,

               6722; BMC 13.16, 32-3




Justinian’ın küresi, PAX

 

“...Justinian sol elinde tuttuğu küreyle, elinde kılıç, mızrak ya da başka bir silah olmasa da bütün yeryüzünün ve denizlerin ona bağlı olduğunu belirtmek istemiş. Elindeki kürenin üzerinde bir haç var. İmparatorluğunu ve savaşlardaki zaferi, bu haç sayesinde kazanmış…” (Rocopius’un betimlemesinden)

 

BİZANS

II. Justinian (669- 10 Temmuz 685; 705 – 4 Kasım 711)

Constantinople (İstanbul)

Altın semissis, 16 mm, 2.11 gr.

 

Öy.:  D. N. Ihs. Chs. ReX REGNANTIUM

İsa’nın büstü, önden; başının arkasında haç; saçları kıvırcık, çember sakallı, pallium ve colobium giyiyor; sol elinde İncil tutuyor.

 

Ay.:    D. N. IUSTINIANUS MULTUS AN’

II. Justinian’ın büstü, önden; kısa sakallı; taç ve loros giyiyor; sağ elinde 3 basamak üzerinde potent haç; sol elinde küre üzerinde PAX yazan patrik  haçı  tutuyor.

 

Env.: No.: ITK – CN-Bc13,16-00457

Ref.: No.: DO, - .


 

Zeynep Orhon TARGAÇ Hakkında
 

1997 “Dünden Bugüne Fotoğrafhaneler”

Belgesel, Araştırma

 

1920–1960 yılları arasında var olmuş ve bugün yaşamayan fotoğraf stüdyolarını gün ışığına çıkartıp, arşivlerine ulaşarak, fotoğraflardan bir bölümünü belgelerle birlikte Fotoğraf Dergisi’nde “Dünden Bugüne Stüdyolar” başlığıyla 1997–2005 arasında 9 yıl süreyle yayımladı. Ulaştığı bu belge ve bilgiler, hızla kaybolan fotoğraflarla cam negatifler; dönemlerinin ve yörelerinin tarihi ve sosyal tanıklarıdır. Bu çalışma birçok üniversitede, sempozyum ve panel ile fotoğraf etkinliklerinde dijital ortamda sunulmuştur.

 

2003 “Sikkelerin Işığında Anadolu”

Belgesel, Fotoğraf Sergisi

 

Sergi İstanbul Arkeoloji Müzelerine kayıtlı “Collectus Nummus–Anadolu Baskılı Sikkeler” koleksiyondaki antik sikkelerden seçilerek,  sikkelerin darb edildiği şehirlere göre modüler yapıda hazırlandı. Bu antik sikkelerin Türkçe/İngilizce yorum ve teknik bilgilerinin de yer aldığı Sergi, iki bin yılı kapsayan bir dönemde, Anadolu’da darp edilen sikkelerin üzerindeki semboller ve resimlerden alınan makro detaylara ve bu değerli belgelere dikkat çekmektedir.

 

Dijital ortamda, CD olarak da hazırlanan bu sergi, 2005–2008 yıllarında da başta Kayseri TC Erciyes Üniversitesi’nin Avrupa Üniversiteler Birliği’ne girişi nedeni ile yapılan etkinlikler, Mardin Arkeoloji Müzesi, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı, Fotoğraf Atölyesi, Reproset Sanat Galerisi ve Koç Aliianz Fotografevi olmak üzere, davet aldığı birçok üniversite, müze ve fotoğraf etkinliğinde sunuldu.  


Zeynep Orhon Targaç (Fotoğraf: Süveyd Orhon)

 

2005 “Anadolu Medeniyetlerinden Kültür Yansımaları”

Kitap Fotoğrafları

 

Yavuz Tatış’a ait İzmir Arkeoloji Müzesi’ne kayıtlı arkeolojik eserler koleksiyonunu tanıtım amaçlı hazırlanan bu kitabın profesyonel fotoğraf çekimleri yapıldı ve 2005’de yayımlandı.

 

2005 “Türkiye’den Görüntüler”

Fotoğraf Sergisi

 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Brüksel’deki sergi salonunda ve yine Brüksel’deki Uluslararası NATO Karargâhı’nda (International Military Staff – IMS) açılan “Türkiye’den Görüntüler” adlı karma sergiye, çektiği 7 fotoğrafla katıldı.

 

2005 “Taşın Ustaları”

Fotoğraf Çalışması

 

Türkiye’deki heykeltıraşları ve tematik olarak mermeri ele alan bu Sergi, “Taşın Ustaları” adıyla birçok fotoğraf etkinliğinde yer aldı. 

 

2005 Fas “ahlan wa sahlan”

Fotoğraf Sergisi

 

Bu Sergi; Zeynep Orhon Targaç’ın,  Ocak-Şubat 2005 tarihleri arasında Marakeş, Atlas Dağları ve Sahra’ya yaptığı fotoğraf gezisi sırasında çektiği fotoğraflardan oluşuyor. Kendisi “ahlan wa sahlan” olarak isimlendirdiği bu sergi ile ilgili olarak şunları söylüyor: “Yüzlerce fotoğrafın arasından seçtiğim bu karelerle, dünyanın uzak bir köşesinden öyküler anlatmaya çalıştım.”

 

2007 ‘’O an bir daha geri gelmeyecek”

Fotoğraf Sergisi

 

Bu Sergi; Zeynep Orhon Targaç’ın cam negatif koleksiyonundaki “Dünden Bugüne Fotoğrafhaneler–1” bölümünden seçtiği ve 1924–1960 zaman kesitine ait 70 adet cam negatifin baskısından oluşan fotoğrafları kapsıyor.

 

Kendisi bu Sergisi hakkında özetle; ‘’Benzerlerinin müzelerce korunarak önemli sponsorlar tarafından yayınlandığını bildiğim, koleksiyonumun önemli örneklerini, fotoğraf araştırmacılarının ve fotoğraf severlerin böylesi önemli materyale ve onların içerdiği bilgilere ulaşabilmelerini amaçlayarak sergiledim’’ diyor.


www.ztargac.com  


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 9 yorum, 1-9 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Sikkelerin Işığında Anadolu çalışmanız ve diğer çalışmalarınız için sizi kutlarım


seher başoğul eklemiş - adds | 09 Mart 2009 Saat - Time 16:22
Seher Hanım,
Değerli ilginize çok teşekkür ederim.Ben de size çalışmalarınızda nice başarılar diliyorum.Sevgiyle,
Zeynep Targaç eklemiş - adds | 16 Mart 2009 Saat - Time 13:53
Tarihin içinde bir yolculuk yaptım adeta.
Bu değerli çalışma ve paylaşmınız için teşekkür ederim bir tarih tutkunu olarak.
Mahmut Ak eklemiş - adds | 16 Mart 2009 Saat - Time 14:10
Fotoğrafçı olarak çok teşekkür ederim.
Tarihte anlatılan ve teknik anlatımın dışında onları görmeye yola çıkmıştım. Beğeninize memnun oldum.
www.camnegatifler.blogspot.com
a girerseniz orada da sizin ilginizi çekeceğinizi düşündüğüm bazı konular bulabilirsiniz..

Selamlarımla,
zeynep targac eklemiş - adds | 16 Mart 2009 Saat - Time 14:27
tebrik ederim gerçekten harika bir çalışma.
nihat tekdemir eklemiş - adds | 22 Temmuz 2009 Saat - Time 10:46
SAmsun sikkesindeki VI.Mitridate hakkında eksik bilgi var, onun parasında BAZİLEUS MİTRİDATES EUPATORE diye yazar.
BAŞOĞUZLU İmparator, asla GREK değildi, ülkesinin adı da PONTOS değildi. BAtılıar Pontos adını PAN Soylu, Dağlı, Çoban kavimler için kullanır, Biz kendimize PANTUS demeyiz ki. Kafkas Dağlılarıyız, KAŞGAR Dağlılarıyız, doğru ama çoban değil... PAN-Sİ, PAN'ın Oğullarıyız.

MİTRİ-BEDRİ
DATES; Dedesi, Atası, yani BEDRİ SOYLU, MEDE-URİ... Zaten ZEUGMA'daki adı da MHTİ OKS, yani METE OĞUZ'dur. Sevgili büyüğümüz BEDRİ OĞUZ Atamızın büyüddüğü köy, Rize'de BEDRAN (İkizdere) BEDRİ ANA köyüdür... HAYDAR Onun yaylası...
SESAR'a karşı 48 yıl savaşan bir Oğuz Beyine nasıl GREK dersiniz, artık bu mantıktan çıkarsanız iyi olur. OĞUZ BELİ; BEL-KIS... TEON; Atena, Tauna, TİNA, bakın bakalım kimdir? Kalei BALA da adı var..

PARASINDA AY-YILDIZ olan BAZİLEUS sikkelerini sıralayın da görün nasıl Şaman Oğuz Türkmen sembolleriyle doludur! Sekizli ŞEMS, yani güneş ve Hilal, Cumhurbaşkanlığı forsumuzun ortasındadır, iyi bakın. Osmanlı padişahlarının ve Selçuklu nişanlarının sekizli yıldızı... HAtta Bizans yıldızı, KOMAN-OS yani Kuman Oğpuz boyundan hanedanın simgesi, KAS-TA-PON'u OĞUZ ATA PAN'ından...

sevgiyle
Mahiye Morgül
i

Mahiye Morgül eklemiş - adds | 13 Aralık 2009 Saat - Time 22:31
Sayın Mahiye hanım,
Donemin super gucu sayabilecegimiz grek devletçiklerin ekonomik olarak bolgeye yerleşmesi, inanış, politika, alfabe vb. kulturel ve göç ile yarattıkları demografik asimilasyondan dolayı tarihsel dönem adı olarak GREK kelimesinin kullanılması gayet normaldir.
Ayrıca biraz yavaş olmakta fayda var...Pontos antik yunanca deniz demektir. Sizin bahsettiğiniz mitolojik yarı keçi yarı insan olan hayal kahramanları Pan lar ile bir alakamız yoktur ki bu hayali çobanların öttürdükleri kamış lardan günümüze gelen pan flütler hatırınızda kalmış olabilir mesela.
Pontos deniz demektir tekrar ediyim karadeniz adıda örneğin tarihçi Xenophone bahsettiğiniz kavimlerin çokta fazla yazılı belgesine rastlanmayan çok uzak donemlerde isa dan önce 400 lerde Anabase kitabında Karadeniz için PONTOS EUXEINOS terimini kullanır...
Zaten soylence ile bilimsel düşünce ayrımı orda başlıyor. 4 YY. da dahi felsefe ve tarih kitabı yayınlamak ya da 2009 yılında söylence edebiyatı yapmak...
Gelelim Mitri dedemize ailenin ilk kralı yani 1. Mitri Dede Milattan önce 300 ler...şimdi tarihi bazı notlara girmeyelim ama el insaf.
Hadi Milattan önce 300 lerde yaşayan mitri dedeye ok. Ya buyuk Pers ateş tanrısı Mitra...
Pers lerde mi oğuz boyundan Mete dedeye ateş tanrısı demişler.
İnsanlar azteklerden, eskimolara, berber kavimlerinden turklere ya da hintavrupalılara kadar binyıllarca varlıklarını çözmeye çalıştıkları ve ulaşamasalarda hareketlerini takib ederek her hareketinden anlamlar çıkarttıkları ya da yeryüzü olaylarını yorumladıkları AY-YILDIZ-GUNES vb. gok cisimlerini sembol, arma, nişan, idol olarak kullanmışlardır. kimi 5 kimi 6 kimi 8 köşeli yıldızları ele alalım elli şekli yokya her değişik dönem her değişik kavim bunlardan birini ya da birkaçını kullanmış ama o dönem ne aztekler ne iranlılar ne türkler adlarına tescil ettirmemişlerdir. Her ampul un akparti anlamına gelmediği gibi her ay ya da yıldız da dedemiz anlamına gelmez.
Mübarek adam Obama da maçka daki oba köyünden değilmi dostlar.

Murat Serim
Murat Serim eklemiş - adds | 15 Aralık 2009 Saat - Time 00:15
Konuya yaklaşımınızın ve yaptığınız yorumun bilimsel olduğunu söyleyebilmek olası değil.

Fotoritim sayfalarında sergimle ilgili on açıklamalarda belirttiğim gibi, fotoğrafları, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne kayıtlı bir koleksiyondan çektim ve yorumladım.

Sikkelerin teknik açıklamaları ise, ‘’sikke bilimi’’ anlamına gelen ‘’nümismatik’’ konusunda yetkin bir uzman tarafından hazırlanmıştır. Nümismatik uluslararası düzeyde bir üniversite bilim dalıdır. Bu bağlamda, kendi arzularınıza göre yorumlamaya çalıştığınız sikkenin, ‘’Grek - Pontos’’ ve VI. Mithridates Euphator dönemine ait olduğu olgusunu isteseniz de değiştiremezsiniz. Üzerlerindeki tarih ve hükümdar bilgileri ile, sikkeler tarihe ve arkeologlara ışık tutan birer belgedir. Bu nedenle, belirtiğim hususlar bilimsel kabul görmüş somut birer veridir.

Bu fotoğraf dahil olmak üzere, diğer sikkelerin yer aldığı ‘’Sikkelerin Işığında Anadolu’’ fotoğraf sergim, Koç Alianz Sanat Galerisi’nde, Mardin Arkeoloji Müzesi’nde ve Kayseri Erciyes Üniversitesi’nin Avrupa Üniversiteler Birliği’ne katılım haftası etkinliklerinin açılışında vs sergilenmiş olup, gerek görsel ve gerekse bilimsel açılardan, özellikle nümismatik camiasınca büyük beğeni kazanan bir belgesel olarak değerlendirilmiştir.

Ulusal değerler ve Türkçü yaklaşımlar; içten sahip çıkarak desteklediğim konular olduğu için, Anadolu’muzun zengin tarihine ışık tutmak amacıyla hazırladığım bu projeyi, herşeye bilim dışı bir şekilde sahip çıkarak çarpıtmanın imkanı yok. Dolayısıyla, başta da belirttiğim gibi yaklaşımınıza katılmam mümkün değil. Şehirler tarihleriyle yaşar. VI. Mithridates’i Bedri Dede olarak yazıp, bilimsel ve belgesel bir çalışmayı komik duruma düşüremem.

Bu konuda daha fazla bilgi almak isterseniz, sikkenin altında kaynak olarak gösterdiğim beş uluslararası referansa ve özellikle British Museum’un Pontos Kataloğunun 16. sayfasındaki 30 numaralı sikkeye bakmanızı öneririm.

Zeynep Orhon TARGAÇ
Zeynep Orhon Targaç eklemiş - adds | 16 Aralık 2009 Saat - Time 13:56
Merhaba, yukarıdaki tartışmayı keyifle okudum. Mithridates'in "Bedri Dede" olarak yorumlanması da bence uzun yıllar hatırlayacağım yeni bir bakış açısı oldu :) Bunu hatta bugün altacağım derste öğrencilerimle de paylaşacağım.:)

Aslında arkadaşımızın değinmese de, belki tek haklı olduğu bir konu var: Historia Nummorum, British Museum katalogları gibi yayınlar Pers sikkelerini "Grek" sikkeleri ile beraber ele alırlar. Bunda amaç aynı coğrafi bölge ve dönemsel süreçi paylaştıkları içindir. Dolayısıyla tabi ki bu katalogların yazarları da Pers, Pontus, Kappadokia, Mısır, Lübnan kıyısı gibi yerlerin geniş anlamda "Grek" olmadığının farkındalardı. Özellikle Pontus- Paphlagonia bölgesinde az sayıda Grek kolonileri vardı, ama bunlar kültürel olarak Pontus bölgesine belki de ciddi bir etki yapmışlardır. Ama Pers tanrısı Mithras'ın adından türetilen Mithridates şahıs adından da anlaşılabileceği gibi, Pontus kralları Pers kökenlerine de vurgu yapmaktadırlar.

Diğer yandan Hellenistik dönemde Grekçe herkezin anlayabildiği ve bu gibi yerlerde ikinci bir dil olarak öğrenilen ana dildir. O nedenle Grek olmasalar da İran'daki Parthia Krallığı gibi bariz örnekler ve diğerleri sikkelerinde bu ortak dili kullanırlar. Bunu günümüzdeki İngilizceye benzetebiliriz. Moğolistan hiç bir zaman İngiliz egemenliğine girmedi, ama banknotlarında "Central Bank of Mongolia" yazar örneğin. Osmanlı banknotlarındaki Osmanlıca dışında Fransızca kullanımı da benzer olarak düşünülebilir.

Diğer yandan Karadenizde "Pontusça" olarak adlandırılabilecek tek bir yazıt bile ele geçmemiştir, arkeolojik araştırmalarda ele geçen bütün Hellenistik dönem ve öncesi yazıtlar Grekçedir. Bu nedenle burada Grekçenin dil olarak ciddi bir hakimiyeti olduğunu düşünebiliriz. Hiç kuşkusuz, Kafkasyadaki dillerden çoğu ve Lazca bu dönemde de mevcuttu veya oluşuyordu (hatta Lazuslardan bahseden bazı Grekçe kayıtlar da var) ama bunların günümüze ulaşan bu kadar erken hiç bir yazılı kaynağı yoktur. Bunların yanında Ermeniceyi de sayabiliriz. Armenia kralları da Grekçe yazmıştır isimlerini sikkelerinde. Ermenice yazılmış en erken belgeler tartışılan bu dönemden 800-900 sene sonra ortaya çıkar ki, M.S. 5. yüzyıla aittirler. Bu kadar uzun bir sürecin belki de başka bir dilden değişerek gelen yeni bir dilin oluşmasında ve gelişmesinde yeterli olduğu belli.

Hellenistik dönemle beraber Anadolu'da Pers döneminde kullanılan pek çok yerli dil, kamusal yazıtlardan ve sikkelerden kaybolur. Karca, Lidçe ve Frigçe'nin son örnekleri erken Hellenistik döneme aittir. Keza, sikkelerde görülen Likçe, Sidece ve daha pek çok yerli dil M.Ö. 4.yy.da yerlerini Grekçeye bırakır. Anadoluya Perslerle gelen Aramice de yavaş yavaş silinir.

Tekrar sikkelere dönersek, Hellenistik çağ öncesinde Anadolu'da basılan sikkelerde Grekçe dışında, Likçe, Pamphylia dilleri (Sidece vs.), Karca, Lidçe, Aramice gibi diller de mevcuttur. Hellenistik çağ ile tamamı Grekçe olur. Roma döneminde de Grekçenin yanına Latince sikke yazıtları da bazı yerlerde eklenir ama hakim dil Grekçedir.

Bu durum herkezin Grek olduğunu tabi ki göstermez, ama herkezin Grekçe anlayabildiğine işaret eder. Anadolu'nun yerli dilleri ise, yer isimlerinde hala varlıklarını sürdürmektedir. Tarsa/Tarsus, Adana gibi pek çok yer Hititlilerden veya öncesinden gelen isimlerini hala korumaktadır. Apasa/Ephesos, Parga/Perge gibi pek çok antik kentimizin isimleri de bronz çağı kayıtlarında yani günümüzden 3300 sene öncesinden beri geçmektedir.
Ahmet Tolga Tek eklemiş - adds | 19 Nisan 2010 Saat - Time 10:29
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.